Avukat Tarafından Temsil Edilen Kişi

Av. Fatih Tahancı 19 Ara 2025 10 dk okuma
Avukat Tarafından Temsil Edilen Kişi

Avukat tarafından temsil edilen kişi, hukuki bir uyuşmazlıkta ya da dava sürecinde hak ve menfaatlerini korumak amacıyla avukata vekalet veren kişi ya da kuruluştur. Bu kişi, hukuk dilinde “müvekkil” olarak adlandırılır. Müvekkil, vekalet sözleşmesi kapsamında avukata belirli hukuki işlemleri kendi adına yapma yetkisini tanır. Avukat ise, müvekkilinin çıkarlarını korumak, hukuki süreçleri yürütmek ve adil bir sonuca ulaşmak için gerekli tüm yasal işlemleri gerçekleştirmek ile yükümlüdür.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süreleri: Vekalet sözleşmesi ile ilgili zamanaşımı süreleri Türk Borçlar Kanunu'nda yer almaktadır; süreler, hangi işlemin yapıldığına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
  • Şartlar: Avukat, müvekkilinden ayrıca vekalet almadan başka davalarda işlem yapabilmesi için vekaletnamede genel yetki verilmesi gerekmektedir (Avukatlık Kanunu m.171).
  • Gerekli Belgeler: Avukatlık ilişkisi genellikle yazılı bir vekalet sözleşmesi ile kurulmalıdır; bu sözleşme, müvekkilin avukata yetki verdiğini gösterir.
  • Cezalar: Avukatlık sıfatı taşımayan bir kişinin başkası adına dava açması hukuken mümkün değildir; bu durum, Avukatlık Kanunu m.35'te belirtilmiştir ve usulden reddedilir.

Avukatlık ilişkisi, güven esasına dayanan özel bir vekalet ilişkisi olup, bu ilişki yalnızca bireyleri değil aynı zamanda şirketleri ve kurumları da kapsar. Uygulamada bu temsil, dava açılması, savunma yapılması, sözleşme hazırlanması veya hukuki danışmanlık verilmesi gibi birçok farklı biçimde karşımıza çıkar. Bu nedenle “avukat tarafından temsil edilen kişi kimdir” sorusunun yanıtı yalnızca bir terimden ibaret değildir; aynı zamanda hukuki temsilin sınırlarını ve sorumluluk alanlarını da ifade eder.

Avukat Tarafından Temsil Edilen Kişiye Ne Denir ?

Avukat tarafından temsil edilen kişiye “müvekkil” denir. Müvekkil; bir kişiyi kendi adına hareket etmesi, dava açması, savunma yapması veya hukuki işlemleri yürütmesi için yetkilendiren kişidir. Hukuk dilinde bu ilişki, vekalet sözleşmesi ile kurulur ve avukata belirli sınırlar içinde temsil yetkisi tanınır. Günlük dilde “temsil” ve “vekalet” kelimeleri birbirinin yerine kullanılsa da, hukuken bu iki kavram arasında fark vardır.

Vekalet, iki taraf arasında yapılan sözleşme ile bir kimsenin diğeri adına ve hesabına hareket etmesini sağlayan hukuki ilişkidir. Temsil ise her zaman bir sözleşmeye dayanmak zorunda olmayıp, tek taraflı bir irade beyanı ile de doğabilir. Bu nedenle, “avukatın temsil ettiği kişi” denildiğinde doğru kavram vekalet ilişkisi kapsamında kullanılan “müvekkil”dir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 502 ila 514. maddeleri arasında vekalet sözleşmesi ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda da “müvekkil” kavramına yer verilmiştir. Örneğin, Avukatlık Kanunu m.171’e göre, vekaletnamede genel yetki verilmişse avukat, müvekkilinden ayrıca vekalet almadan başka davalarda da işlem yapabilir. Benzer biçimde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74 ve Ceza Muhakemesi Kanunu m.130’da da “müvekkil” ifadesi açıkça kullanılmaktadır.

Uygulamada ise “müvekkil” yerine bazen “vekil eden” veya “iş sahibi” kavramları kullanılabilir. Ancak doğru ve hukuken yerleşmiş terim “müvekkil”dir. Müvekkil ne demek sorusuna verilebilecek en basit yanıt; avukata vekalet veren ve onun hukuki yardımından yararlanan kişi veya kurum şeklindedir.

Avukata Vekalet Veren Kişiye Ne Denir ?

Avukatlık özel bir vekalet ilişkisidir. Bu sebeple avukat tarafından temsil edilen kişiye genel olarak, “birini vekil kılan kişi” manasına gelen “müvekkil” denmektedir. Bu kullanıma, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun muhtelif maddelerinde de rastlamak mümkündür. Örneğin:

Vekaletnamede, bunun düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde vekalete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse, avukat, bu tarihten sonraki dava ve işlerde müvekkilinden ayrıca vekalet almaya lüzum kalmaksızın işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir” (m. 171).

HMK 74 ve 82 nci maddeleri ile CMK 130 uncu maddesinde de “müvekkil” ifadesi kullanılmaktadır.

Fakat “müvekkil” ifadesi dile ağır geldiğinden ve çoğu zaman ifadeye aşinâ olmayanlar için manası bilinmediğinden, uygulamada bunun yerine “vekil eden” ifadesinin kullanıldığına da sıkça rastlanmaktadır.

Yine 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun muhtelif maddelerinde müvekkil için “iş sahibi” ifadesinin de kullanıldığı görülmektedir. Örneğin:

Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” (m. 164/son).

Neden Avukat Tutmak Gerekir?

Avukat tarafından temsil edilen kişi yani müvekkil, avukat aracılığıyla haklarını en etkin biçimde koruyabilir ve olası hak kayıplarının önüne geçebilir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatın yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça belirtir. Aynı kanunun 2. maddesinde ise avukatlığın amacı, her türlü hukuki uyuşmazlığın adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun şekilde çözülmesi olarak tanımlanmıştır. Bu düzenlemeler, avukatın toplumdaki rolünün yalnızca bir temsilci olmadığını, aynı zamanda adaletin sağlanmasında etkin bir unsur olduğunu ortaya koyar.

Bir kişi veya kurum, herhangi bir sözleşme yapmadan önce veya bir hukuki ihtilaf ortaya çıkmadan önce dahi bir avukattan danışmanlık almalıdır. Çünkü hukuki süreçler yalnızca dava ile sınırlı değildir; önleyici hukuk hizmeti sayesinde sorunlar ortaya çıkmadan çözülebilir.

Avukatlar, müvekkillerine yalnızca mahkeme süreçlerinde değil; sözleşme hazırlama, şirket kuruluşu, icra takibi, arabuluculuk başvurusu, idari işlemlerin takibi gibi çok geniş bir yelpazede hizmet verirler. Bu sebeple avukatın müşterisine ne denir sorusuna verilecek en doğru yanıt “müvekkil” olsa da, avukatın görevi yalnızca bir “müşteri ilişkisi” değil; yasal güven ilişkisi kurmaktır.

Ayrıca, avukatlar; yasal düzenlemeleri bilen, uygulamadaki değişiklikleri takip eden, tecrübesiyle en doğru hukuki stratejiyi belirleyebilen kişilerdir. Dolayısıyla bir davayı veya hukuki işlemi avukatsız yürütmek, hem maddi hem de zaman açısından telafisi zor sonuçlar doğurabilir.

Avukatla Temsil Zorunlu Mudur?

Türk hukuk sisteminde avukatla temsil zorunluluğu her durumda geçerli değildir. Genel kural olarak, taraflar davalarını kendileri açabilir ve yürütebilirler. Ancak bazı istisnai durumlarda, özellikle yüksek yargı organları önünde avukatla temsil zorunlu hale gelmiştir.

Medeni yargılama hukukunda, avukatla temsil ihtiyaridir. Yani kişi, davasını bizzat takip edebilir veya dilerse bir avukat aracılığıyla yürütebilir. Fakat Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi gibi üst yargı organlarında, kanun gereği yalnızca avukat aracılığıyla temsil mümkündür. Bunun nedeni, bu mahkemelerde yapılan işlemlerin teknik bilgi ve özel usul bilgisi gerektirmesidir.

Tarafın avukatla temsil edilmesi, dava sürecinde büyük bir kolaylık sağlar. Avukat, usul hatalarının önüne geçer, dilekçelerin zamanında verilmesini sağlar ve delillerin eksiksiz sunulmasını temin eder. Ayrıca, avukat tarafından temsil edilen kişi, hukuki sürecin yükünü doğrudan taşımak zorunda kalmaz; çünkü avukat, müvekkil adına tüm işlemleri yürütür.

Bununla birlikte, avukatlık sıfatı taşımayan bir kişinin başka bir kimse adına dava açması veya mahkeme önünde temsil etmesi hukuken mümkün değildir. Bu durum, Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Baroya kayıtlı olmayan kişilerin, bir başkası adına vekillik yapmaları mümkün olmadığı gibi, bu şekilde yapılan işlemler usulden reddedilir.

Avukat ve Müvekkil Arasındaki Sözleşme

Avukat ve müvekkil arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen vekalet sözleşmesine dayanır. Bu sözleşme, avukatın müvekkili adına hukuki işlemleri yürütmesi, onu temsil etmesi ve belirli bir işi üstlenmesi esasına dayanır. Avukatlık sözleşmesi, genellikle yazılı şekilde yapılır ve müvekkilin avukata verdiği vekaletname ile resmiyet kazanır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesi, vekalet sözleşmesini “Bir kimsenin, diğerine bir işin görülmesi veya bir işlemin yapılması için yetki vermesi” şeklinde tanımlar. Buna göre vekil, müvekkilin menfaatine olacak şekilde, hukuki veya fiili bir işi yerine getirmeyi taahhüt eder. Ancak bu sözleşme, hizmet sözleşmesi veya eser sözleşmesi gibi bir sonuç değil; özen borcu doğurur.

Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi ise avukatlık sözleşmesinin ücret yönünü düzenler. Bu maddeye göre, “Avukatlık asgari ücret tarifesinin altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz.” Ayrıca avukat, ücretsiz dava almışsa bu durumu baroya bildirmekle yükümlüdür. Bu kural, hem müvekkilin hem de avukatın haklarını koruma amacını taşır.

Avukat vekili ne demek sorusunun yanıtı ise bu noktada ortaya çıkar. Bu temsil yetkisi, vekaletname ile sınırlıdır ve avukat, vekaletnamenin kapsamı dışında işlem yapamaz.

Avukatlık sözleşmesinin geçerliliği için yazılı şekil zorunlu değildir; ancak ispat kolaylığı açısından yazılı şekilde yapılması tavsiye edilir. Sözleşmede mutlaka; işin konusu, vekalet ücreti, avukatın yetkileri ve müvekkilin yükümlülükleri açıkça belirtilmelidir.

Bu kapsamda, avukatın müvekkili ile arasındaki sözleşme, karşılıklı güven ve sadakat esasına dayanır. Avukat, müvekkilinin çıkarlarını korurken aynı zamanda dürüstlük ve meslek kurallarına uygun davranmak zorundadır.

Müvekkilin Ücret Ödeme Yükümlülüğü

Müvekkil, avukata vekalet verdiğinde yalnızca temsil yetkisi tanımakla kalmaz, aynı zamanda bu temsil hizmetinin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğü altına da girer. Bu ücret, Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca belirlenir ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olamaz. Yani avukat ile müvekkil arasında yapılan sözleşmede, kararlaştırılan vekalet ücreti bu tarifeden düşük olamaz.

Avukatlık sözleşmesi, bir iş görme sözleşmesi niteliğindedir ve kural olarak rızai niteliktedir; yani tarafların karşılıklı irade beyanıyla kurulabilir. Yazılı şekil şartı bulunmamakla birlikte, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı sağlamak adına sözleşmenin yazılı yapılması önemlidir. Ayrıca, avukat tarafından temsil edilen kişi ile avukat arasındaki güven ilişkisinin açık ve net olması için ücretin, işin kapsamı ve süresinin sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekir.

Müvekkil, kararlaştırılan vekalet ücretini zamanında ödemezse, avukat işi bırakma hakkına sahip olabilir. Ancak bu durumda avukat, müvekkilini zararlandırmamakla yükümlüdür. Avukatlık Kanunu m.174’e göre, müvekkil tarafından avukatın haksız azli durumunda, avukat vekalet ücretinin tamamına hak kazanır. Buna karşılık, avukatın haklı nedenle işi bırakması halinde de ücretin orantılı kısmı talep edilebilir.

Ücretin dışında, müvekkil ayrıca dava sürecinde yapılacak harç, masraf, posta ve bilirkişi ücreti gibi yargılama giderlerinden de sorumludur. Bu giderler, avukat tarafından peşin olarak ödenmişse, müvekkilden geri alınabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Avukat Tarafından Temsil Edilen Kişiye Ne Denir ?

Avukat Tarafından Temsil Edilen Kişiye Müvekkil Denir

Neden Avukat Tutmak Gerekir ?

Avukatlar bilhassa bir çok dava türü ile sürekli karşı karşıya gelen, farklı konulardaki uygulamayı yerinde gören ve tespit eden tecrübe sahibi kimselerdir

Avukata nasıl hitap edilir?

Avukata genellikle “Sayın Avukat”, “Av.” veya “Avukat Bey/Hanım” şeklinde hitap edilir. Resmî yazışmalarda ise avukatın adının önüne “Av.” kısaltması getirilir.

Müvekkil firma ne demek?

Müvekkil firma, bir şirketin veya kurumun, hukuki işlerinde kendisini temsil etmesi için avukata vekalet verdiği durumu ifade eder. Bu durumda müvekkil, bir gerçek kişi değil, tüzel kişiliktir.

Vekil avukat ne demek?

Vekil avukat, müvekkili adına hareket eden, dava açan, savunma yapan ve hukuki işlemleri yürüten avukattır. Vekil sıfatı, vekalet sözleşmesi ve vekaletname aracılığıyla kazanılır.

Avukat vekili ne demek?

Avukat vekili, başka bir avukatın veya müvekkilin işini onun adına yürütmek üzere yetkilendirilen avukattır. Uygulamada, özellikle büyük hukuk bürolarında veya ortak dava takiplerinde bu tür vekalet ilişkileri sıkça görülür.

Avukatın Savunduğu Kişi

Avukatın savunduğu kişiye müvekkil denir. Ceza yargılamasında savunma yapılan kişi sanık veya şüpheli olabilir; ancak avukatla kurulan hukuki ilişkide doğru terim yine müvekkildir. Günlük dilde iş sahibi ifadesi de kullanılabilir. Bu adlandırma, avukatın kimi temsil ettiğini ve kimin yararına işlem yaptığını açık biçimde gösterir.

Avukatın Müşterisi

Avukatın müşterisine hukuken müvekkil denir. Müşteri kelimesi ticari ilişkileri çağrıştırsa da avukatlıkta ilişki bir hizmet satışı değil, vekalet ve güven esasına dayalıdır. Bu nedenle resmi metinlerde ve dava dosyalarında müvekkil ifadesi kullanılır. Günlük konuşmada müşteri denmesi mümkündür; ancak hukuk dili açısından doğru karşılık bu değildir.

Müvekkilin Tanımı

Müvekkil, bir avukata kendi adına işlem yapma yetkisi veren kişi veya kuruluştur. Bu kişi gerçek kişi olabileceği gibi şirket, dernek veya vakıf da olabilir. Müvekkil, avukata dava açma, savunma yapma, başvuru yapma ve gerekli usul işlemlerini yürütme yetkisi tanır. Yetkinin sınırı vekaletname içeriğiyle belirlenir.

Müvekkil Firmanın Anlamı

Müvekkil firma, avukatla vekalet ilişkisi kuran şirketi ifade eder. Uygulamada bu kullanım, şirketin hukuki işlerinde avukat tarafından temsil edildiğini anlatır. Şirketler dava takibi, sözleşme incelemesi, icra işlemleri ve kurumsal danışmanlık için avukatla çalışabilir. Bu durumda müvekkil sıfatı gerçek kişilerde olduğu gibi tüzel kişilik için de geçerlidir.

Vekil Edenin Anlamı

Vekil eden, bir başkasını kendi adına hareket etmesi için yetkilendiren kişidir. Avukatlık ilişkisinde vekil eden, avukata temsil yetkisi veren müvekkildir. Bu ifade, yetkiyi veren tarafı anlatır ve vekil ile karıştırılmamalıdır. Vekil eden kişinin iradesi, vekaletnamenin kapsamını ve avukatın yapabileceği işlemleri doğrudan belirler.

Hukukta Vekilin Anlamı

Vekil, başkasının adına işlem yapan ve onu hukuken temsil eden kişidir. Hukukta vekil çoğu zaman avukatı ifade eder; ancak her vekil avukat değildir. Vekalet ilişkisi içinde vekil, yetki verilen işlemleri yapar ve temsil ettiği kişinin menfaatine hareket eder. Yetkinin sınırları sözleşme, kanun ve vekaletname ile çizilir.

Dava Vekili Ne Demek?

Dava vekili, mahkemede bir tarafı temsil eden ve onun adına dava işlemlerini yürüten kişidir. Güncel uygulamada bu görev çoğunlukla avukat tarafından üstlenilir. Dava vekili, dava dilekçesi vermek, duruşmalarda bulunmak ve usul işlemlerini takip etmekle görevlidir. Bu kavram özellikle eski mevzuat ve yargılama dilinde sık görülür.

Mahkemede Vekil Ne Demek?

Mahkemede vekil, tarafın yerine mahkeme önünde işlem yapan temsilci anlamına gelir. Bu kişi, vekaletname kapsamında beyan verir, dilekçe sunar ve duruşmada tarafı temsil eder. Uygulamada vekil çoğunlukla avukattır. Mahkemede vekil bulunması, tarafın bizzat gelmeden de usul işlemlerini yürütmesine imkân tanır ve savunma hakkını güçlendirir.

Avukat Müvekkil İlişkisi

Avukat müvekkil ilişkisi güven, sadakat, sır saklama ve özen yükümlülüğü üzerine kuruludur. Avukat, müvekkilin verdiği bilgileri korur, yetki sınırları dışına çıkmaz ve hukuki menfaati gözetir. Müvekkil ise doğru bilgi vermek ve vekalet kapsamına uygun hareket etmekle yükümlüdür. Bu ilişki, yazılı vekaletname ve mesleki kurallarla güvence altına alınır.

Bilvekale Ne Demek?

Bilvekale, vekaleten anlamına gelir ve bir işlemin vekil aracılığıyla yapıldığını ifade eder. Bu terim, özellikle resmi yazışmalarda ve eski hukuk dilinde kullanılır. Bilvekale imza atan kişi, işlemi kendi adına değil, temsil ettiği kişi adına gerçekleştirir. Güncel dilde daha yaygın karşılık “vekaleten” ifadesidir.

Vekaletname Neden Gereklidir?

Vekaletname, avukatın hangi işlemleri yapabileceğini gösteren resmi yetki belgesidir. Bu belge olmadan avukat, müvekkil adına birçok usul işlemini yerine getiremez. Vekaletnamenin içeriği, genel veya özel yetki şeklinde düzenlenebilir. Böylece temsil sınırları baştan belirlenir ve sonradan çıkabilecek yetki uyuşmazlıkları azaltılır.

Avukat Hangi İşlemleri Müvekkil Adına Yapabilir?

Avukat, vekaletname ve kanuni sınırlar içinde dava açabilir, cevap verebilir, başvuru yapabilir ve takip işlemlerini yürütebilir. Ayrıca sulh görüşmeleri, delil sunumu ve çeşitli usul işlemleri de temsil kapsamında olabilir. Ancak bazı işlemler için özel yetki gerekebilir. Bu nedenle yetki kapsamı her dosyada ayrı değerlendirilir.

Temsil Yetkisinin Sınırları Nelerdir?

Temsil yetkisinin sınırları, kanun, vekaletname ve müvekkilin talimatlarıyla belirlenir. Avukat, kendisine tanınan yetkiyi aşamaz; aksi halde yapılan işlem geçersizlik veya sorumluluk riski doğurabilir. Özellikle feragat, sulh, kabul ve ibra gibi işlemler çoğu zaman açık yetki gerektirir. Bu sınırlar, müvekkilin iradesini korumayı amaçlar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 19 Aralık 2025

0 Yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp