Kategori: Yargıtay Emsal Kararları – İçtihatları

ankara-avukat-bosanma-tazminat-ceza-davasi-yargitay-emsal-ictihatAnkara Avukat – Tahancı Hukuk Bürosu; Yargıtay’ın geçmişten günümüze vermiş olduğu emsal kararlarını – içtihatlarını bu bölümde müvekkilleri ile paylaşmaktadır.

Yargıtay’ın ceza ve hukuk dairelerinin vermiş olduğu emsal kararlar – içtihatlar bilindiği üzere hukukun uygulanışı açısında hem avukatlara hem de yargının diğer kurucu unsuru olan hakim ve savcılara ışık tutmaktadır.

Yargıtay’ın ortaya koymuş olduğu içtihatlar, takip edilip uygulamaya sokulmadığı takdirde telafisi mümkün olmayan zararlar ne yazık ki ortaya çıkmaktadır. İnsan hayatının teknoloji ve bilimsel gelişimler ile değişime uğraması sonucunda hukuk dünyası da bir takım değişikliklere uğramaktadır. Bu hukuki değişiklikler kendisini öncelike emsal kararlarda içtihatlarda göstermektedir. İçtihatlara zaman içersinde kanun koyucu olan yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından zamanla kanunlaştırılmaktadır.

Tahancı Hukuk Bürosu, yukarıda bahsedilen değişimin farkında olarak Yargıtay’ın hukuk ve ceza dairelerinin vermiş olduğu son tarihli içtihatları yakından takip ederek hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerini sunmaktadır.

Tahancı Hukuk Bürosu, Ankara’da bulunan ceza avukatı, boşanma avukatı, icra avukatı, iş davası avukatı, miras avukatı, kamulaştırma avukatı olarak danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.

yargitay-kooperatif-zimmet-tapu-tescil-iptal-ankara-avukat

Yargıtay: Kooperatif – Zimmet – Tapu Tescil İptal Davası

23. Hukuk Dairesi         2016/4306 E.  ,  2019/668 K.
(Yargıtay: Kooperatif – Zimmet – Tapu Tescil İptal)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapui iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifin kura çekiminde müvekkiline isabet eden … mah. … mevkii, 16 parsel, 572 ada, A-1 blok, Kat:2 6 no.lu dairenin tapusunun müvekkili adına tescil edilmesi gerekirken kooperatif adına kayıt edildiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin hiçbir kesintiye uğramadığını ve halen aidatlarını da ödediği ileri sürerek yolsuz ve usulsüz tescilin iptali ile taşınmazın müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili zaman aşımı iddiasında bulunarak eski yönetim kurulu üyesi olan davacının zimmetsuçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, davacı aleyhinde kooperatifin uğradığı zarar sebebiyle tazminat davası açtıklarını kooperatifin muhtemel zararlarının tazmin edilebilmesi amacı ile davacıya tapunun devir edilmediğini tapu kaydı kooperatifin üzerinde olmasına rağmen daireyi kullanan ve semerelerinden davalının faydalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Continue reading “Yargıtay: Kooperatif – Zimmet – Tapu Tescil İptal Davası”

yargitay-uyusturucu-madde-ticareti-soyut-beyan-delil-yetersizligi-bozma-ankara-avukat

Yargıtay: Uyuşturucu Madde Ticareti – Soyut Beyan – Delil Yetersizliği – Bozma

20. Ceza Dairesi         2018/5189 E.  ,  2018/5896 K.
(Yargıtay: Uyuşturucu Madde Ticareti – Soyut Beyan – Delil Yetersizliği – Bozma)

  •  

“İçtihat Metni”

Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Bölge Adliye mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafiinin dilekçesinde “sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına” dair temyiz istemlerinin hükmün hukuki yönüne ait olduğu değerlendirilerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;

Kendisinde uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine, haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet hükmü kesinleşen …’dan ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin, …’ın soyut, …’un aşamalarda değişen soyut beyanları dışında sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

yargitay-hakaret-tehdit-hagb-manevi-tazminat-ankara-avukat

Yargıtay: Hakaret – Tehdit – HAGB – Manevi Tazminat

4. Hukuk Dairesi         2016/14832 E.  ,  2019/508 K.
(Yargıtay: Hakaret – Tehdit – HAGB – Manevi Tazminat)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 30/06/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisine karşı hakaret ve tehditte bulunduğunu, ceza yargılaması sonunda mahkumiyetine karar verildiğini belirterek, olay nedeniyle oluşan manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre dava konusu eylemlerin sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar dava konusu olay nedeniyle davalı hakkında açılan kamu davası sonucunda hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar hukuk hakimini bağlamaz ise de dosyada mevcut deliller ve özellikle ceza yargılamasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının, davacıya yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla; olayın oluş şekli de gözetilerek mahkemece davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Şu halde, mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

 

evi-terk-etmek-ankara-avukat-bosanma-davasi-guven-sarsici-davranis-hastalik

Yargıtay: Boşanma Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık

2. Hukuk Dairesi         2018/7379 E.  ,  2018/14452 K.
(Yargıtay: Boşanma – Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve kadın tarafından açılan tedbir nafakası davasının eldeki dava ile birleştirilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakasının miktarı ile lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadına yüklenen erkeği evden kovma vakıası yönünden tanık beyanları duyuma dayalı olmakla beraber asıl evi terk edenin davacı-karşı davalı erkek olduğu, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal vakıasının ise güven sarsıcı davranış boyutunda olup ayrıca erkeğin kadının hastalığı ile ilgilenmeyerek birlik görevlerini yapmamak üzere evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı -karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Continue reading “Yargıtay: Boşanma Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık”

Yargıtay: Aldatma - Manevi Tazminat - Kişilik Hakları - Sadakat

Yargıtay: Aldatma – Manevi Tazminat – Kişilik Hakları – Sadakat

4. Hukuk Dairesi         2017/4695 E.  ,  2019/206 K.
(Yargıtay: Aldatma – Manevi Tazminat – Kişilik Hakları – Çocuk)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine asıl dava 28/04/2011, birleşen dava 21/09/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2015 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı-birleşen dava davacısı … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacılar-birleşen dosya davalıları vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 30/05/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davacılar-karşı davalılar vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Geri çevirme sonrası noksan ikmali yapıldığı anlaşılmakla, dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava dilekçesinde, … davacı …’e velayeten dava açmış olup yargılama sırasında davacı … reşit hale gelerek Av. …’a vekalet verdiğinden davada taraf sıfatı bulunmayan …’in gerekçeli karar başlığında davacı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.

1-Asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dava; kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl davada, davacılar vekili; davalı …’ın, davacı …’in eşi diğer davacıların babası olan … ile evli olduğunu bildiği halde birliktelik yaşadığını, bu nedenle ailecek zor günler geçirdiklerini ve davalının eyleminin davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Continue reading “Yargıtay: Aldatma – Manevi Tazminat – Kişilik Hakları – Sadakat”

yargitay-bosanma-terk-agir-kusur-tazminat-nafaka-ankara-avukat

Yargıtay: Boşanma – Terk – Ağır Kusur – Tazminat – Nafaka

2. Hukuk Dairesi         2018/1553 E.  ,  2018/13667 K.
(Yargıtay: Boşanma – Terk – Ağır Kusur – Tazminat – Nafaka)

  •  


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve velayet düzenlemesi yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile erkek yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazdara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; öğretmen olan erkeğin … görev yaptığı ve tarafların ortak konutlarının burada bulunduğu sırada davacı-karşı davalı erkeğin eşinden habersiz tayinini isteyerek henüz bir yaşını dahi doldurmayan ortak çocuğu da alarak evi terk ettiği ve … gittiği, davalı-karşı davacı kadının da erkeğin peşinden … giderek ortak çocuğu alıp … bulunan aynı zamanda lojman olan ortak konuta geri döndüğü, ancak erkeğin bu arada evdeki bir kısım eşyaları … bulunan bir yurda bağışladığı, erkeğin iş arkadaşları da olan kadın tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere araya bazı kişilerin girerek eşyaların tekrar kadına teslim edildiği, daha sonra kadının çocuğu ile birlikte Kurtalan ilçesinde bulunan baba evine dönmek zorunda kaldığı, tarafların fiili ayrılığının bu şekilde başladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece kadına kusur olarak yüklenen “öğretmen olan eşinin tayininin … çıkmasına rağmen eşi ile gitmeyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı ve birlik görevlerini yapmadığı” vakıaları ispatlanamamış olup, bu vakıalar kadına kusur olarak yüklenemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken hatalı kusur belirlemesi ile yazılı şekilde davalı-karşı davacı kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Continue reading “Yargıtay: Boşanma – Terk – Ağır Kusur – Tazminat – Nafaka”