Kategori: Aile Hukuku: Boşanma, Nafaka, Velayet, Soybağı

ankara-avukat-bosanma-tazminat-ceza-davasi-yargitay-emsal-ictihatAnkara Avukat – Tahancı Hukuk Bürosu; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin geçmişten günümüze Aile Hukuku alanında; boşanma, velayet, soybağı, nafaka, maddi tazminat, manevi tazminat, mal rejimi konularında vermiş olduğu emsal kararlarını – içtihatlarını bu bölümde müvekkilleri ile paylaşmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun aile hukuku alanında vermiş olduğu emsal kararlar – içtihatlar bilindiği üzere hukukun uygulanışı açısında hem avukatlara hem de yargının diğer kurucu unsuru olan hakimlere ışık tutmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu’nun ortaya koymuş olduğu içtihatlar, takip edilip uygulamaya sokulmadığı takdirde telafisi mümkün olmayan zararlar ne yazık ki ortaya çıkmaktadır. İnsan hayatının teknoloji ve bilimsel gelişimler ile değişime uğraması sonucunda aile hukuku da bir takım değişikliklere uğramaktadır.

Tahancı Hukuk Bürosu, yukarıda bahsedilen değişimin farkında olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu’nun vermiş olduğu son tarihli içtihatları yakından takip ederek hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerini sunmaktadır.

Tahancı Hukuk Bürosu, Ankara boşanma avukatı, ceza avukatı, icra avukatı, iş davası avukatı, miras avukatı, kamulaştırma avukatı olarak danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktadır.

evi-terk-etmek-ankara-avukat-bosanma-davasi-guven-sarsici-davranis-hastalik

Yargıtay: Boşanma Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık

2. Hukuk Dairesi         2018/7379 E.  ,  2018/14452 K.
(Yargıtay: Boşanma – Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve kadın tarafından açılan tedbir nafakası davasının eldeki dava ile birleştirilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakasının miktarı ile lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadına yüklenen erkeği evden kovma vakıası yönünden tanık beyanları duyuma dayalı olmakla beraber asıl evi terk edenin davacı-karşı davalı erkek olduğu, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal vakıasının ise güven sarsıcı davranış boyutunda olup ayrıca erkeğin kadının hastalığı ile ilgilenmeyerek birlik görevlerini yapmamak üzere evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı -karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Continue reading “Yargıtay: Boşanma Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık”

Yargıtay: Aldatma - Manevi Tazminat - Kişilik Hakları - Sadakat

Yargıtay: Aldatma – Manevi Tazminat – Kişilik Hakları – Sadakat

4. Hukuk Dairesi         2017/4695 E.  ,  2019/206 K.
(Yargıtay: Aldatma – Manevi Tazminat – Kişilik Hakları – Çocuk)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine asıl dava 28/04/2011, birleşen dava 21/09/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2015 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı-birleşen dava davacısı … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacılar-birleşen dosya davalıları vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 30/05/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davacılar-karşı davalılar vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Geri çevirme sonrası noksan ikmali yapıldığı anlaşılmakla, dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava dilekçesinde, … davacı …’e velayeten dava açmış olup yargılama sırasında davacı … reşit hale gelerek Av. …’a vekalet verdiğinden davada taraf sıfatı bulunmayan …’in gerekçeli karar başlığında davacı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.

1-Asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dava; kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl davada, davacılar vekili; davalı …’ın, davacı …’in eşi diğer davacıların babası olan … ile evli olduğunu bildiği halde birliktelik yaşadığını, bu nedenle ailecek zor günler geçirdiklerini ve davalının eyleminin davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Continue reading “Yargıtay: Aldatma – Manevi Tazminat – Kişilik Hakları – Sadakat”

yargitay-bosanma-terk-agir-kusur-tazminat-nafaka-ankara-avukat

Yargıtay: Boşanma – Terk – Ağır Kusur – Tazminat – Nafaka

2. Hukuk Dairesi         2018/1553 E.  ,  2018/13667 K.
(Yargıtay: Boşanma – Terk – Ağır Kusur – Tazminat – Nafaka)

  •  


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve velayet düzenlemesi yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile erkek yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazdara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; öğretmen olan erkeğin … görev yaptığı ve tarafların ortak konutlarının burada bulunduğu sırada davacı-karşı davalı erkeğin eşinden habersiz tayinini isteyerek henüz bir yaşını dahi doldurmayan ortak çocuğu da alarak evi terk ettiği ve … gittiği, davalı-karşı davacı kadının da erkeğin peşinden … giderek ortak çocuğu alıp … bulunan aynı zamanda lojman olan ortak konuta geri döndüğü, ancak erkeğin bu arada evdeki bir kısım eşyaları … bulunan bir yurda bağışladığı, erkeğin iş arkadaşları da olan kadın tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere araya bazı kişilerin girerek eşyaların tekrar kadına teslim edildiği, daha sonra kadının çocuğu ile birlikte Kurtalan ilçesinde bulunan baba evine dönmek zorunda kaldığı, tarafların fiili ayrılığının bu şekilde başladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece kadına kusur olarak yüklenen “öğretmen olan eşinin tayininin … çıkmasına rağmen eşi ile gitmeyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı ve birlik görevlerini yapmadığı” vakıaları ispatlanamamış olup, bu vakıalar kadına kusur olarak yüklenemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken hatalı kusur belirlemesi ile yazılı şekilde davalı-karşı davacı kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Continue reading “Yargıtay: Boşanma – Terk – Ağır Kusur – Tazminat – Nafaka”

Yargitay-2-Ankara-Avukat-Bosanma-Tazminat-Tam Kusur-Bozma

Yargıtay: Boşanma – Tazminat – Tam Kusur – Bozma

2. Hukuk Dairesi         2017/6908 E.  ,  2018/13048 K.
(Yargıtay: Boşanma – Tazminat – Tam Kusur – Bozma)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından katılma yoluyla, tedbir ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatın miktarları yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen erkeğin şiddet uyguladığı vakıası ispatlanmadığından kusur belirlemesine esas alınamaz ise de; mahkemece belirlenen ve gerçekleşen vakıalardan davalı erkeğin tam kusurlu eylemleriyle boşanmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.11.2018 (Pzt.)

Kararın PDF Versiyonu İçin Tıklayınız

ankara-bosanma-avukati-zina-yargitay-manaevi-tazminat

Yargıtay: Zina, Boşanma, Manevi Tazminat

2. Hukuk Dairesi         2018/2452 E.  ,  2018/6204 K.
(Yargıtay: Zina, Boşanma, Manevi Tazminat, Bozma)

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kadının davasının zinadan kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.03.2018 günü temyiz eden davalı … vekili Av. …ve karşı taraf davacı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Continue reading “Yargıtay: Zina, Boşanma, Manevi Tazminat”

cekismeli-bosanma-davasi-ankara-avukat-taleple-baglilik-manevi-tazminat.

Yargıtay: Boşanma, Taleple Bağlılık, Manevi Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2017/6380 E. , 2017/13782 K.
(Yargıtay: Boşanma, Taleple Bağlılık, Manevi Tazminat, Kusurlu Eş, Affetme)

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; mahkemece, davalı-davacı erkeğin eşiyle barışma girişiminde bulunması nedeniyle yaşanan olayları hoşgörüyle karşılayıp atfettiği ve bu olaylara dayalı olarak boşanma kararı verilemeyeceği belirtilerek davalı-davacı erkeğin davasının reddine karar verilmiş ise de; erkeğin fiili ayrılık döneminde barışma girişiminde bulunması evlilik birliğini sürdürme konusunda bir iyi niyet göstergesi olup, tek başına eşinin kusurlu davranışlarını af anlamına gelmez. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-davalı erkeğin mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarına karşılık, davacı-davalı kadının da eşinin annesini istemediği, eşinin annesine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı erkeğin davasının da kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, kadının kabul edilen boşanma davası temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle boşanma hükmü kesinleştiğinden, erkeğin boşanma talebinin konusuz hale geldiği de görülmektedir. Bu durumda erkeğin boşanma davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararla birlikte davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir ve tayin edilmesi gerekmektedir (HMK m. 231/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

3- Hakim istekten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez(HMK m. 26). Davacı-davalı kadının manevi tazminat isteği bulunmamaktadır. İstek olmadığı halde, davacı-davalı kadın yararına manevi tazminata karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.12.2017 (Pzt.)