Danıştay: Arşiv Araştırması – Güvenlik Soruşturması

danistay-guvenlik-sorusturmasi-arsiv-taramasi-atama-iptal-bozma-ankara-avukat

Danıştay 12. Daire Başkanlığı  2015/2238 E. , 2015/4853 K.
(Danıştay: Arşiv Araştırması – Güvenlik Soruşturması – Bozma – Atama)

page1image24796096

“İçtihat Metni”

 

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2015/2238
Karar No : 2015/4853

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :
Vekili :
Karşı Taraf (Davalılar) :

İstemin Özeti : Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 21/11/2014 tarihli ve E:2014/124; K:2014/1753 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir
Savunmasının özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi :
Düşüncesi : İdare mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve 2577 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği düşünüldü:

Dava; Şırnak Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanması planlanan infaz ve koruma memuru öğrencisi davacının, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 15.maddesi uyarınca atamasının yapılmasının uygun olmadığına ilişkin 07.01.2013 tarihli ve 2013/4 sayılı işlemi ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2013 tarihli ve 7772 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının atanabilmesi için güvenlik soruşturmasının olumlu olarak sonuçlanması gerektiği açık olup, her ne kadar hakkında Mahkemece verilen kararda hükmün açıklanması geri bırakılmış ise de; yapacağı görevin önem ve özelliği dikkate alındığında hizmet gerekleri doğrultusunda takdir yetkisi kullanılarak güvenlik soruşturmasının olumlu olmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Devlet Memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özelşartların belirlendiği 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, Devlet Memurluğuna alınacaklarda genel şartlar sayıldıktan sonra, özel şartların belirlendiği (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde; “Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak” koşuluna yer verilmiştir.

10.07.2003 tarihli ve 25164 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin “Özel şartlar” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının 5/d bendinde; koruma güvenlik görevlisi ile infaz ve koruma memuru kadrolarına atanabilmek için “Güvenlik soruşturması olumlu olmak” şartına yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, infaz ve koruma memurluğu yazılı ve sözlü sınavlarını kazanarak 20.07.2012 tarihi itibariyle Erzurum Ceza ve İnfaz Kurumu Eğitim Merkezi’nde eğitime başladığı, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında, “Görevli Memura mukavemet, müessir fiil, yüze karşı alenen sövme, saldırgan sarhoşluk ve kamu malına zarar vermek “suçlarından dolayı Malatya 3.Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/12/2008 tarihli ve E:2008/510, K: 2008/803 sayılı kararıyla; “Görevli Memura Mukavemet” suçundan “1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına”, “saldırgan sarhoşluk” suçu yönünden zaman aşımı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, hakaret ve yaralama suçları ile ilgili olarak şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle bu suçlarla ilgili davaların ortadan kaldırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 30/12/2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bunun üzerine Şırnak Adli Yargı İlk Derce Mahkemesi Adalet Komisyonu’nun 07.01.2013 tarihli ve 2013/4 sayılı işlemiyle davacının güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmak şartını taşımadığından atamasının yapılmasının uygun olmadığının değerlendirildiği ve kararın Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne gönderildiği, yapılan inceleme sonucunda, davacının güvenlik soruşturması olumsuz kabul edildiğinden açıktan ve aday olarak atanmasına imkan bulunmadığına dair 18.01.2013 tarihli ve 7772 sayılı işlemin tesisi üzerine bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olmasının bu hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade ettiği ve Kanun’da öngörülen denetimli serbestlik süreleri içinde yeniden suç işlenmemesi halinde söz konusu suçun hiç işlenmemiş kabul edileceği belirtilmektedir.

Davacının arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırılmasına dayanak teşkil eden Malatya 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/12/2008 tarihli ve E:2008/510, K: 2008/803 sayılı kararının incelenmesinden; davacının arkadaşıyla birlikte alkollü bir vaziyette yol ortasında şakalaşıp çevreyi rahatsız etmeleri üzerine, müşteki M’nin kendilerine müdahale ettiği, devamında sanıkların buşahsa karşı küfür ettikleri, yumruk vurmak suretiyle yaraladıkları, olay yerine gelen polis memurlarına karşı da kendilerine yapılan karakola davete müteakip direndikleri, davacının, arkadaşının polis otosuna bindirilmesini direnmek suretiyle engellemeye çalıştığı, arkadaşıyla birlikte polis memurlarına karşı sövdüğü hususları sabit görülerek, M’ye karşı işlemiş olduğu hakaret ve basit kasten yaralama suçları ile ilgili olarak şikayetten vazgeçildiğinden bu davaların 765 sayılı KCK 460 ve 489 maddeleri gereğince ortadan kaldırıldığı, ancak “görevli memura mukavemet suçundan” cezalandırıldığı görülmektedir.

Davacının yaklaşık 11 yıl önce ve henüz 18 yaşında iken gerçekleştirdiği fiiller nedeniyle görevli memura mukavemet suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ve bu sürenin herhangi bir yasaklamada bulunulmadan veya yükümlülük yüklenilmeden geçirilmesine karar verilmesinin, söz konusu fiilin niteliği ve aradan geçen süre göz önüne alındığında hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu duruma göre; davacının atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, kullanılmayan 45,60-TL tutarındaki yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta gideri avansının davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/09/2015 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir