Etiket: ankara ceza avukatı

yargitay-uyusturucu-madde-ticareti-soyut-beyan-delil-yetersizligi-bozma-ankara-avukat

Yargıtay: Uyuşturucu Madde Ticareti – Soyut Beyan – Delil Yetersizliği – Bozma

20. Ceza Dairesi         2018/5189 E.  ,  2018/5896 K.
(Yargıtay: Uyuşturucu Madde Ticareti – Soyut Beyan – Delil Yetersizliği – Bozma)

  •  

“İçtihat Metni”

Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Bölge Adliye mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafiinin dilekçesinde “sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına” dair temyiz istemlerinin hükmün hukuki yönüne ait olduğu değerlendirilerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;

Kendisinde uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine, haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet hükmü kesinleşen …’dan ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin, …’ın soyut, …’un aşamalarda değişen soyut beyanları dışında sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

yargitay-hakaret-tehdit-hagb-manevi-tazminat-ankara-avukat

Yargıtay: Hakaret – Tehdit – HAGB – Manevi Tazminat

4. Hukuk Dairesi         2016/14832 E.  ,  2019/508 K.
(Yargıtay: Hakaret – Tehdit – HAGB – Manevi Tazminat)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 30/06/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisine karşı hakaret ve tehditte bulunduğunu, ceza yargılaması sonunda mahkumiyetine karar verildiğini belirterek, olay nedeniyle oluşan manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre dava konusu eylemlerin sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar dava konusu olay nedeniyle davalı hakkında açılan kamu davası sonucunda hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar hukuk hakimini bağlamaz ise de dosyada mevcut deliller ve özellikle ceza yargılamasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının, davacıya yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla; olayın oluş şekli de gözetilerek mahkemece davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Şu halde, mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

 

arac-satisi-dolandiricilik-kapora-yargitay-ankara-ceza-avukati

Yargıtay: Dolandırıcılık – Araç Satışı – Kapora

15. Ceza Dairesi         2015/10361 E.  ,  2018/6786 K.
(Yargıtay: Dolandırıcılık – Araç Satışı – Kapora)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 158/1-g, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın, dolandırıcılık kastı ile gazeteye satılık araç ilanı verdiği, ilanı gören katılanın sanık ile irtibata geçtiği, arabanın satışı konusunda anlaştıkları, sanığın araç için kaparo istediği, katılanın da sanığın belirttiği hesaba toplamda 2200 TL para gönderdiği, ancak sonrasında sanığa ulaşamadığı sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Continue reading “Yargıtay: Dolandırıcılık – Araç Satışı – Kapora”

yargitay-dolandiricilik-hac-umre-vize-ankara-ceza-avukati

Yargıtay: Nitelikli Dolandırıcılık, Hac, Vize, Umre

15. Ceza Dairesi         2017/35970 E.  ,  2018/628 K.
(Yargıtay: Nitelikli Dolandırıcılık, Hac, Vize, Umre)

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılanlar … ve … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Continue reading “Yargıtay: Nitelikli Dolandırıcılık, Hac, Vize, Umre”

yargitay-akil-hastaligi-adli-tip-kurumu-rapor-kasten-oldurmeye-tesebbüs-ankara-ceza-avukati

Yargıtay: Kasten Öldürme, Akıl Hastalığı, Adli Tıp Raporu

1. Ceza Dairesi         2018/355 E.  ,  2018/1896 K.
(Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Akıl Hastalığı, Adli Tıp Raporu, Bozma)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
MAĞDUR KATILAN : …
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs etmek
HÜKÜM : TCK’nun 81, 35, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca; 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ilişkin.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ün katılan …’e yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan, o yer Cumhuriyet savcısının haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ve müdafiinin TCK’nun 36. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

1-Taraflar arasında olay öncesinde öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı, darbe sayısı, sanığın ciddi bir engel bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi nazara alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, kasten yaralama suçundan temel cezanın neticeye etkili olacak şekilde üst sınırdan tayini suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,

2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyet hükmünü içeren Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1429 Esas ve 2010/9 Karar sayılı ilamının TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına esas alınması gerekirken, 4 Ay 15 gün hapis cezasını içeren Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/465 Esas ve 2012/543 Karar sayılı ilamının esas alınması,

3-Sanığın suç tarihi itibariyle ve halen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince müşahade altına aldırıldıktan sonra, 4. İhtisas Kurulundan rapor alınıp, raporlar arasında çelişki bulunduğu takdirde, sanığın bizzat Adli Tıp Genel Kurulunda muayenesi yaptırılarak raporunun aldırılmasından sonra, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik incelemeyle yeterli olmayan rapora dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 18/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

6136-sayili-kanun-hancer-bicak-ankara-ceza-avukati-1.jpg

6136 Sayılı Kanuna Göre Yasaklanan Bıçak ve Aletler

10.07.1953 tarihli 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’la Ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulması düzenlenmiştir. Bu yazımızda Ankara Ceza Avukatı | Tahancı Hukuk Bürosu olarak kanunun dördüncü ve beşinci maddelerinde üretilmesi, satılması, satınalınması, taşınması ve bulundurulması yasaklanan bıçak ve aletleri fotoğraflarla anlattık. Yazımızı fotoğraflarla anlatma sebebimiz kişilerin bu bıçak ve aletleri tanıyarak yanlışla ya da bilmeyerek dahi olsa edinmelerinin önüne geçmektir. Bu yazımızda ateşli silahlar üzerinde durulmamıştır.

Continue reading “6136 Sayılı Kanuna Göre Yasaklanan Bıçak ve Aletler”