Etiket: ankara şirket avukatı

sirket-unvanina-tecavuz-ortak-faaliyet-alani-ticaret-sicil-terk-ankara-avukat

Yargıtay: Şirket Unvanına Tecavüz – Ortak Faaliyet Alanı

11. Hukuk Dairesi         2014/15669 E.  ,  2015/1288 K.
(Yargıtay: Şirket Unvanına Tecavüz – Ortak Faaliyet Alanı – Ticaret Sicil Terkin)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2014 tarih ve 2013/59-2014/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi 1 nolu davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirketin kuruluşundan sonra kurulan davalı şirketlerin de unvanında … ibaresinin mevcut olduğunu, her üç firmanın aynı alanda ve aynı kanuna tabi olarak faaliyette bulunması karşısında her üçününde … ibaresinin kullanılmasının hukuken mümkün olmadığını, … isminin müvekkili şirketçe tanıtıldığını, davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde unvanlarında değişiklik yapmalarını talep ettiklerini fakat bir netice alınamadığını ileri sürerek davalı şirketlerin unvanında yer alan ve haksız olarak kullanılan … ibaresinin terkini ile müvekkili şirketin unvanına yapılan tecavüze son verilmesini talep ve dava etmiştir.

Continue reading “Yargıtay: Şirket Unvanına Tecavüz – Ortak Faaliyet Alanı”

ticaret-unvanina-tecavuz-ticaret-sicil-terkin-ankara-sirket-avukati

Yargıtay:  Ticaret Unvanına Tecavüz, Sicil Terkin

11. Hukuk Dairesi  2016/6092 E.  ,  2018/340 K.
(Yargıtay:  Ticaret Unvanına Tecavüz, Ticaret Sicil Terkin)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2015 tarih ve 2015/453-2015/874 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirketin 2009 yılında kurulduğunu, “… İşleri” ibaresinin marka olarak şirket adına tescil edildiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2010 yılında ticaret siciline tescil edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile hemen hemen aynı sözcükleri ticaret ünvanı olarak tescil ettirdiğini, bu durumun müvekkili şirket açısından haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalının ticaret unvanındaki “… …İşleri” sözcüklerinin ticaret sicilinden terkini ve davalının müvekkili şirketin ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin 2010 yılında ticaret unvanını hukuka uygun şekilde tescil ettirdiğini, AFİ logolu “Afi … …İşleri” ibareli markayı tescil ettirdiklerini, müvekkili şirket ile davacı şirketin hizmet sınıflarının farklı olduğunu, tarafların ticaretunvanlarının iltibas yaratmadığını, davacının dava açılmadan önce uzun süre sessiz kalmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı şirketlerin unvanlarının birebir aynı olmaması, unvanlarının vurgu kelimesinden sonra yeterince ayırt edici kelimenin bulunması, şirketlerin çalışma alanlarının birbirinden farklı olması nedeni ile unvanların iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir. Davacının “… İşleri Tasarım Reklamcılık Proje Uygulama San. ve Tic. Ltd. Şti.” davalının “… …İşleri Ajans Ltd. Şti.” ibareli ticaret unvanları olup, tarafların ticaret unvanlarının kök kısımlarında yer alan “… İşleri” ve “… …İşleri” ibareleri benzer olduğu gibi; davacı bilgi iletişim ve medya sektöründe, davalı ise bilgi teknolojileri alanında sistem yazılımı sektöründe faaliyet göstermekte olup, iki şirketin faaliyet alanlarının da benzer olduğu hususları gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Continue reading “Yargıtay:  Ticaret Unvanına Tecavüz, Sicil Terkin”