Taksirle Yaralama Suçu, TCK 89
Gündelik yaşamda herkesin dikkat ve özen yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğe aykırı davranışlar, istenmeyen sonuçlara yol açtığında ceza hukuku devreye girer. Taksirle yaralama, bir kimsenin vücuduna acı veren ya da sağlığını/algılama yeteneğini bozan sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmeden meydana gelmesi hâlinde ortaya çıkan suç tipidir. Bu suçun kanuni dayanağı TCK 89 hükmüdür.
Taksirle Yaralama Ne Demek?
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışta bulunmak + sonucu istememek + sonucu öngörebilecek durumda olmak, fakat öngörmemek = taksirle yaralanma. Buradaki “yaralanma” yalnızca fiziksel acı veya organ hasarı değil, sağlığın ya da algılama yeteneğinin bozulması gibi halleri de kapsar.
Gündelik Örnekler
Trafik Olayları
- Hız, takip mesafesi, şerit ihlali, kırmızı ışık gibi kurallar, öngörülebilir riskleri bertaraf etmeye yöneliktir. İhlaller, taksirli neticelere kapı aralar.
- Yağış, sis, gece sürüşü gibi yol ve hava koşulları dikkate alınmalı; araç özelliklerine göre hız ve manevra ayarlanmalıdır.
- Araç bakım ve teknik yeterlilik (fren, lastik, far) taksir değerlendirmesinde önem taşır.
İş Sağlığı ve Güvenliği
- Yüksekte çalışma, kapalı alan, kimyasal kullanımı gibi alanlarda mevzuata uygun risk analizi, eğitim ve koruyucu donanım kritik önemdedir.
- Talimatların verilmemesi, denetimin eksikliği veya uygun ekipmanın sağlanmaması, taksirle yaralanma sonuçlarını doğurabilir.
Tıbbi Uygulamalar
- Prosedürlere uyulması, aydınlatılmış onam, sterilizasyon ve ölçümleme gibi standart önlemler ihmal edildiğinde taksir gündeme gelebilir.
- Tıbbi müdahalenin kabul edilebilir komplikasyonları ile dikkatsizlik/özensizlik kaynaklı zararlar ayrıştırılmalıdır.
Bu hallerin ortak paydası; failin hareketi bilerek yapması, fakat neticeyi istememesi ve normal dikkatli bir kişinin öngörebileceği bir sonucu öngörmemesidir.
Taksirle Yaralama Suçu TCK 89 (2026 Güncel Sınırlar)
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
- a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- b) Vücudunda kemik kırılmasına,
- c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
- d) Yüzünde sabit ize,
- e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
- f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
- a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
- b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
- c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
- d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
- e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.
Taksirle Yaralama Suçunun Özellikleri
Soruşturma Usulü Suçun soruşturmasının usulü aynı maddenin 5.fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre suçun basit halinin soruşturulması şikâyete bağlıdır ancak birinci fıkra kapsamında giren yaralamalar hariç suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmayacaktır. Yani birinci fıkra kapsamına girmeyen suçun oluştuğu durumlarda suçun işlendiği öğrenilir öğrenilmez savcılık tarafından resen soruşturma başlatılacaktır.
Kovuşturma Usulü Ceza muhakemesinde soruşturma aşaması tamamlandıktan sonra kovuşturma aşaması gelmektedir. Soruşturma evresinde savcılık tarafından düzenlenen iddianame kabul edildiğinde kovuşturma başlar. Bir başka ifadeyle ceza muhakemesinde mahkeme aşamasında geçen zamana kovuşturma aşaması şeklinde adlandırılabilir. Taksirle yaralama suçunda da görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleri olduğundan kovuşturma asliye ceza mahkemelerince yapılmaktadır.
Tutuklama Tedbiri 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 100. maddesinde tutuklama nedenleri sayılmıştır. Bu maddeye göre kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunduğunda, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. Fakat; şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa, bu kapsamda tutuklama kararı verilebilir. Aynı zamanda madde metninde katalog suçlar sayılmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100/4 maddesine göre ise “Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” şeklinde hükme yer verilmiştir. Bu durum da Taksirle Yaralama suçuna uyarlandığında;
- Taksirle Yaralama suçunun (89/1) üst sınırı yapılan değişiklikle tam 2 yıl olduğundan (üst sınırı 2 yılı aşmadığından) bu suçun temel halinde hâkim tarafından re’sen tutukluluk kararı verilemeyecektir.
- Ancak Taksirle Yaralama suçunun nitelikli hallerinde ve birden fazla kişinin yaralandığı (89/4) durumda ceza üst sınırı 2 yılı (5 yıla kadar) geçtiğinden, bu suçlar kapsamında hâkim tarafından tutuklama kararı verilebilecektir.
Uzlaşma Kurumu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253’üncü maddesi gereğince soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmadan Türk Ceza Kanunu’nda sayılı bazı suç tipleri için şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırma girişiminde bulunulur. Bu madde kapsamında (CMK 253/1-b.1) kapsamında Taksirle Yaralama Suçunun uzlaştırma kapsamına girdiği ve uzlaşmanın mümkün olduğu görülmektedir.
Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları
Taksirle Yaralama suçunun unsurları Türk Ceza Kanunu’nun 89.maddesinde düzenlenmiştir. Taksirle Yaralama suçunun oluştuğunu söyleyebilmek için madde metninde öngörülen tüm unsurların birlikte bulunması gerekmektedir. Suçun unsurları her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmeli bu değerlendirme sonucu iddia ve savunma hazırlanmalıdır.
Taksirle Yaralama Suçunun Maddi Unsurları
- Fail: Taksirle Yaralama Suçu fail bakımından özel bir durum ya da nitelik arz etmemektedir. Her cinsiyet ve yaş grubundan insan bu suçun faili olabilecektir.
- Mağdur: Tıpkı suçun failinde olduğu gibi suçun mağduru da herhangi bir nitelik arz etmemektedir. Herkes bu suçun mağduru olabilecektir.
- Suçun Konusu: İşbu suçun konusunu kişinin vücut dokunulmazlığı oluşturur.
- Fiil: TCK madde 89’da düzenlenen Taksirle Yaralama suçu her türlü hareketle işlenebildiğinden dolayı serbest hareketli bir suçtur. Bu suç hem icrai hem de ihmali şekilde işlenebilir.
Neler Taksirle Yaralama Suçunu Oluşturur?
- Ameliyat esnasında dikkatsiz davranan doktorun sebebiyle hastanın damarının delinmesi,
- Otomobil sürüşü esnasında dalgın şoförün bir yayaya çarpması,
- İşçi çalıştıran bir müteahhitin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymaması,
- Kendisine ait köpeği başı boş bırakan kişinin köpeği tarafından başkasının ısırılması gibi hareketler bu suçu oluşturur.
Taksirle Yaralama Suçunun Manevi Unsurları Taksirle Yaralama suçu, taksirle işlenebilen bir suçtur. Bu taksir bilinçli taksir ya da bilinçsiz (basit, adi) taksir şeklinde olabilecektir. Fail, bir neticeyi öngörmeyerek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranırsa bilinçsiz taksir oluşur. Fail öngördüğü neticeyi istememesine rağmen, şansına veya kişisel yeteneğine güvenerek hareket ettiğinde ise bilinçli taksiri oluşturacaktır.
Taksirle Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri
TCK 89. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında suçun nitelikli halleri düzenlenmiştir. İkinci fıkra kapsamında (kemik kırılması, sabit iz vb.) ceza birinci fıkraya göre yarı oranda artırılır. Üçüncü fıkra kapsamında (organ kaybı, bitkisel hayat vb.) ise ceza bir kat artırılarak verilir.
Taksirle Yaralama Suçunun Özel Görünüş Biçimleri
- Teşebbüs: Taksirle Yaralama suçu kasten işlenen bir suç olmayıp taksirle işlenen bir suçtur. Bu durumda taksirle yaralama suçunda teşebbüs hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır.
- İştirak: Taksirle yaralama suçunda fail bu suçun oluşmasını istemediğinden iştirak mümkün değildir. Birden fazla fail mevcutsa her fail kendi kusuru ile doğru orantılı olarak sorumlu tutulur.
Taksirle Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli Mahkeme: Verilecek cezanın üst sınırı 10 yılı geçmediğinden görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir.
- Yetkili Mahkeme: Suçun işlendiği yer Asliye Ceza Mahkemesidir.
Taksirle Yaralama Suçunun Cezası (2026 Güncel)
1. Taksirle Yaralama Suçunun Basit (Temel) Hali (TCK 89/1) Failin hukuka aykırı hareketi suçun basit halini oluşturuyorsa, failin cezası 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
2. Taksirle Yaralama Suçunun Nitelikli Hali (TCK madde 89/2) Bu hallerde ceza birinci fıkradaki ceza üzerinden yarı oranda artırılır. (Örn: Kemik kırığı, sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum).
3. Taksirle Yaralama Suçunun Nitelikli Hali (TCK madde 89/3) Daha ağır sonuçların (organ kaybı, bitkisel hayat vb.) oluşması halinde ceza bir kat artırılır.
4. Birden Fazla Mağdur (TCK madde 89/4) Fiil birden fazla kişinin yaralanmasına yol açmışsa, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
5. Şikâyet ve Takip Usulü (TCK madde 89/5) Temel kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak bilinçli taksir söz konusuysa ve sonuç nitelikli (89/1 hariç) ise şikâyet aranmaksızın resen soruşturma yürütülür.
Taksirle Yaralama Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, HAGB’ye karar verilebilir. Önemli Not: 2024 ve 2025 yıllarında yapılan yasal değişiklikler uyarınca, HAGB kararlarına karşı artık sadece itiraz değil, İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) yoluna gidilmesi mümkündür. Sanığın denetim süresi beş yıldır.
Taksirle Yaralama Suçundan Beraat
Yargılama sonucunda yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, failin taksirinin bulunmaması veya delil yetersizliği durumlarında beraat kararı verilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Taksirle yaralama suçu cezası ne kadar?
TCK 89/1 uyarınca temel ceza artık dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Hem alt sınır (3’ten 4’e) hem üst sınır (1’den 2’ye) artırılmıştır.
Taksirde nitelikli hal olur mu?
TCK 89/4 (birden fazla mağdur) durumunda ceza sınırı eskiden 6 ay – 3 yıl iken, güncel yasada dokuz aydan beş yıla kadar hapis olarak uygulanmaktadır.
Nitelikli taksirle yaralama uzlaşmaya tabi mi?
Suçun TCK md. 89/2-3-4’te düzenlenen nitelikli halleri bilinçli taksirle işlendiği takdirde takibi şikayete tabi değildir, savcılık tarafından resen soruşturulur. Taksirle yaralama suçu (TCK md.89), taraflar arasında uzlaşma prosedürü uygulanmasını gerektiren suçlardandır.
Trafik kazası taksirli suç mudur?
Trafik kazaları, kasten işlenen fiillerle değil taksirle işlenen fillerle meydana gelir. Trafik kazası, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle oluşur. Bu nedenle, trafik kazası hem genel taksirle hem de bilinçli taksirle meydana gelebilir.
Taksirle yaralama şikayete tabi mi?
Kural olarak evet. Ancak bilinçli taksir ile işlenip nitelikli sonuç (ör. ağır organ zararları) doğmuşsa şikâyet aranmaksızın soruşturma yapılabilir.
Şikâyet süresi nedir?
Failin ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkı kullanılmalıdır.
Uzlaştırma mümkün mü?
Evet, genel olarak uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanırsa ceza yargılaması sona erebilir.
Dava ne kadar sürede düşer?
Zamanaşımı genel hükümlere tabidir. Kesilme ve durma nedenleri de dikkate alınarak hesaplanır.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. 2017 yılında avukatlık yeminini ederek Ankara Barosu nezdinde 30870 sicil numarası ile serbest AVUKAT olarak çalışmaya başlamıştır.
kemik kirigi ve yuzde sabit iz varsa sikayet zamanasimi yine 6 ay midir
Hukuk eğitimi almamış bir vatandaşın anlayabileceği şekilde net bir makale teşşekkür ediyoruz.
Harika bir hukuk makalesidir. Gerçekten bu içerikten faydalandım.