Yargıtay: Boşanma Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık

evi-terk-etmek-ankara-avukat-bosanma-davasi-guven-sarsici-davranis-hastalik
2. Hukuk Dairesi         2018/7379 E.  ,  2018/14452 K.
(Yargıtay: Boşanma – Davası – Terk – Güven Sarsıcı Davranış – Hastalık)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve kadın tarafından açılan tedbir nafakası davasının eldeki dava ile birleştirilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakasının miktarı ile lehine tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadına yüklenen erkeği evden kovma vakıası yönünden tanık beyanları duyuma dayalı olmakla beraber asıl evi terk edenin davacı-karşı davalı erkek olduğu, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal vakıasının ise güven sarsıcı davranış boyutunda olup ayrıca erkeğin kadının hastalığı ile ilgilenmeyerek birlik görevlerini yapmamak üzere evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı -karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı -karşı davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Davalı-karşı davacı kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde davalı-karşı davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4. TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

4-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m, 169). Dosya kapsamından davalı -karşı davacı kadın tarafından kendisi lehine nafaka talebi ile açılan …. 1. Aile Mahkemesinin 2014/258 esas – 2017/281 karar sayılı dosyasının 11.04.2017 tarihinde karara çıktığı ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyleyken davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan bağımsız nafaka davası henüz kesinleşmediğinden hali hazırda davalı-karşı davacı kadın tarafından alınmış bir nafaka da bulunmamaktadır. O halde; Türk Medeni Kanunu’nun 169, 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek, dava tarihinden geçerli olmak üzere, bağımsız nafaka davasının kabulü sebebiyle tayin olunan nafaka ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla, davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın …’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
temyiz peşin harcının istek halinde yatıran …’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.12.2018 (Çrş.)

 

Danıştay: Uzman Erbaş - Güvenlik Soruşturması - Atamama - Bozma
Yargıtay: Hakaret - Tehdit - HAGB - Manevi Tazminat

Aşağıdaki yazılarımız ilginizi çekebilir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir