Özel sektörde emekli ikramiyesi, emekli ikramiyesi davasını kazananlar, hizmet birleştirmesi yapan memur emekli ikramiyesi alabilir mi, memur emekli ikramiyesi alma şartları gibi konularda çok aldığımız soruları yanıtladık.
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: Emekli ikramiyesi davası için idari dava açılmalıdır; zamanaşımı süresi 60 gündür.
- Şartlar: Memurun emekli ikramiyesi alabilmesi için hizmet sürelerinin Emekli Sandığı ve/veya 5510 sayılı Kanun kapsamındaki süreler üzerinden hesaplanması gerekmektedir.
- Gerekli Belgeler: Emeklilik işlemleri için gerekli belgelerin eksiksiz sunulması durumunda ikramiye ödemesi 45-60 gün içinde yapılır; eksiklik durumunda bu süre 90 güne kadar uzayabilir.
- Cezalar: Memur emekli ikramiyesi, nafaka borçları veya devlete olan kesinleşmiş kamu borçları dışında haczedilemez.
ÖZEL SEKTÖRDE EMEKLİ İKRAMİYESİ
İkramiye kelime anlamı olarak, bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için verilen aylık dışı paradır. Memurlardan farklı olarak İş Kanununa tabi çalışan işçilerde emekli ikramiyesi uygulaması yoktur. Bunun yerine işçilerin yine toplu ödeme alabilecekleri kıdem tazminatı uygulaması vardır. İş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sonlanması halinde işçiler de kıdem tazminatına hak kazanabileceklerdir.
EMEKLİ İKRAMİYESİ DAVASINI KAZANANLAR
Emekli ikramiyelerine dair davalar idari davadır. Dolayısıyla, emekli ikramiyesiyle ilgili doğabilecek herhangi bir uyuşmazlıkta idari dava açılacak olup yargılama sonucuna göre kişi emekli ikramiyesine hak kazanabilecektir.
MEMUR EMEKLİ İKRAMİYESİ ALMA ŞARTLARI
Emekli ikramiyesi 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 89. maddesinde düzenlenmiş olup ilgili maddede;
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.” denilmiştir.
Memur Emekli Olmadan Ölürse Emekli İkramiyesi Ne Olur?
Memur emekli olmadan vefat ederse, geride kalan hak sahipleri yani eş, çocuklar veya kanuni mirasçılar, merhum memurun emekli ikramiyesi hakkından yararlanabilirler. Bu durumda, vefat eden memurun hizmet süresi esas alınarak emekli olsaydı alacağı ikramiye tutarı hesaplanır ve aynı miktar hak sahiplerine toplu olarak ödenir.
Yani, memur görevde iken vefat etmeyip normal emekli olsaydı alacağı ikramiye tutarı ile vefat halinde mirasçılarına ödenecek tutar arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Her iki durumda da emekli ikramiyesi tutarında kesinti yapılmaz ve ödeme, Devlet Memurları Kanunu ile Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilir.
Bu uygulama, kamu görevlilerinin vefatı halinde ailelerinin maddi kayba uğramaması ve sosyal güvenlik güvencesinin devamlılığı amacıyla düzenlenmiştir.
Memur Emekli İkramiyesi Kaç Günde Yatar?
Memur emekli ikramiyesi, emeklilik işlemleri tamamlandıktan sonra genellikle 1 ila 3 ay arasında hak sahibinin hesabına yatırılır. Bu süre, emeklilik türüne (normal emeklilik, malulen emeklilik, ölüm nedeniyle emeklilik gibi) ve kurumun işlemleri tamamlama hızına göre değişiklik gösterebilir.
Kamu görevlilerinin emeklilik işlemleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülür. Kurum, emeklilik onayını aldıktan sonra ikramiye ödeme talimatını Maliye Bakanlığı’na iletir. Maliye tarafından ödenek aktarımı yapıldıktan sonra ikramiye tutarı, PTT veya ilgili banka hesabına yatırılır.
Normal şartlarda, tüm belgelerin eksiksiz iletildiği dosyalarda emekli ikramiyesi ödemesi 45 ile 60 gün içinde tamamlanır. Ancak eksik evrak, kurumlar arası yazışma veya onay gecikmeleri varsa bu süre 90 güne kadar uzayabilir.
Hizmet Birleştirmesi Yapan Memur Emekli İkramiyesi Alabilir mi?
Hizmet birleştirmesi yapan memurlar, yani çalışma hayatında hem Emekli Sandığı (4/C) hem de SSK (4/A) veya Bağ-Kur (4/B) kapsamında çalışmış olan kişiler, belirli koşulları sağladıklarında emekli ikramiyesi almaya hak kazanabilirler.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesine göre; emekli ikramiyesi, yalnızca Emekli Sandığı’na tabi hizmet süreleri için ödenir. Bu nedenle, hizmet birleştirmesi yapılmış olsa bile memur olarak geçirilen süreler dışında kalan SSK veya Bağ-Kur hizmetleri için ikramiye ödemesi yapılmaz.
Ancak kişi, hizmet süresinin bir kısmını farklı kurumlarda geçirmiş olsa bile, en son görev yaptığı kurum Emekli Sandığı’na tabi ise ve emeklilik hakkını buradan kazanmışsa, memuriyet süresine karşılık gelen yıllar için emekli ikramiyesi ödenir.
Örnek olarak, bir kişi 10 yıl SSK, 15 yıl da memuriyet hizmeti yapmışsa; emekliliği Emekli Sandığı’ndan olacağı için yalnızca 15 yıllık memuriyet süresi üzerinden ikramiye alabilir.
EMEKLİ İKRAMİYESİNİ KİM ÖDER ?
Emekli ikramiyesi, emekliye ayrılan kamu görevlilerine SGK tarafından ödenir. SGK daha sonra ödenen miktarı emeklinin çalıştığı kurumdan tahsil eder.
İşçilerde ise, işçi SGK’dan emekli olduğunda ise işçiye kıdem tazminatını işvereni tarafından ödenir.
EMEKLİ OLMADAN VEFAT EDEN MEMURUN EMEKLİ İKRAMİYESİ
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin;
– Yedinci fıkrasında, emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmadan ya da toptan ödeme yapılmadan ölen iştirakçiler için hesaplanacak emekli ikramiyesinin tamamının, aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan dul ve yetimlere, hisseleriyle orantılı olarak ödeneceği,
– Onuncu fıkrasında da Sosyal Güvenlik Kurumu’nca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli ikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa müstahak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyelerinin, kanuni mirasçılarına ödeneceği, hüküm altına alınmış.
EMEKLİ İKRAMİYESİNE HACİZ UYGULANABİLİR Mİ ?
Gerek 5510 sayılı Kanunun 93. Maddesi gereği gerekse de verilen yargı kararları doğrultusunda, emekli ya da yaşlılık aylıkları sınırlı tutularak cebri icra yolla tahsil yasağı getirilmiş, başka bir sınırlama yapılmamış olması dolayısıyla emekli ikramiyesine cebri icra yol ile el konulabileceği kabul edilmektedir.
Memur Emekli İkramiyesine Haciz Konur mu?
Memur emeklileri, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabidir. Bu kanuna göre, emekli ikramiyesi kural olarak haczedilemez. Yani memurun emekli olduğunda aldığı toplu ikramiye ödemesi, borçları nedeniyle doğrudan hacze konu edilemez.
Ancak, nafaka borçları veya devlete olan kesinleşmiş kamu borçları gibi bazı özel durumlarda, yasal çerçevede sınırlı oranda haciz uygulanabilir. Bunun dışında, memur emeklisi kendi rızası olmadan ikramiyesinden kesinti yapılmasına kanunen izin verilmemektedir.
Kamu Görevlisi Kavramı
Emekli ikramiyesi almaya hak kazanacak kamu görevlisi yani devlet memurunun nasıl belirleneceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun madde 4/1-c fıkrasında düzenlenmektedir. Anılan kanun hükmüne göre emekli ikramiyesi alma hakkı olan kamu görevlisi;
- Özel sektörde işçi olmayıp kamu idarelerinde kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında özel sektörde çalışan işçiler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
- Özel sektörde işçi veya bağımsız çalışan olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında özel sektör işçisi gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar
şeklinde tanımlanmış olup bu kapsamda sigortalı sayılırlar.
Yukarıda anılan kişiler dışında;
- Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
- Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
- Kamu görevlisi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar,
- Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Milli Savunma Bakanlığı hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar,
- Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis nasbedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar,
- Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler ile subay ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar,
Aynı şekilde kamu görevlisi gibi sigortalı olarak sayılmaktadır.
Kamu Görevlisine Emekli İkramiyesi Ödenmesi
Kamu görevlisi hatta daha bilindik ismiyle devlet memurlarına emekli ikramiyesi ödenmesi konusunda hukukumuzda bakılması gereken iki önemli unsur vardır. Bunlardan bir tanesi devlet memurluğunda geçirilen 25 yıllık fiili hizmet süresi diğeri ise geçirilen hizmetin tamamının 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu ya da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’dan herhangi birinde geçirilip geçirilmediği, geçirilmemiş ise son çalıştıkları yerde İş Kanunu’nun 14. maddesine göre iş akitlerinin kıdem tazminatı almaya hak kazanacak şekilde sona erip ermediğidir.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun İkramiye başlıklı 89. maddesine göre;
(1) Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4’üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir
Yukarıda yer alan kanun maddesine göre, devlet memuru, hizmetlerinin tamamını 5434 sayılı Kanun’a ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamına göre geçirmiş olup emekliye ayrılması durumunda hizmet süresini tamamlaması koşulu dışında herhangi bir koşul bulunmadan emekli ikramiyesine hak kazanmaktadır.
Bunun tam aksi şekilde hizmet süresinin tamamını 5434 sayılı Kanuna ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamına göre geçirmiş olmayıp öncelikle emekli sandığına tabi bir görevde bulunup sonra bu görevde 25 yılını doldurmadan ayrılarak kamu idareleri dışında bir hizmete tabi çalışarak bu hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle emekli ikramiyesine hak kazanan sigortalılar için, yalnızca hizmet sürelerini tamamlamaları yetmemekte kanun tarafından başka koşulların da yerine getirilmesi beklenmektedir.
Yukarıda bahsi geçen kanunun 2. fıkrasından da görüldüğü üzere hizmet birleştirmesi yapan devlet memurlarının emekli ikramiyesine hak kazanabilmeleri için devlet dairelerinde geçen çalışma süresinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerekmektedir.
Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için iş akdinin İş Kanunu’nun 14. maddesinde sayılı hallerden biri nedeniyle sona ermesi gerekmektedir.
Devlet Memuriyetinin Emekli İkramiyesine Hak Kazandıracak Şekilde Sona Ermesi (İş Akdinin Kıdem Tazminatına Hak Kazandıracak Şekilde Sona Ermesi)
25 yıllık fiili hizmet süresinin tamamını kamu idarelerinde doldurmadan hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olan devlet memurlarına hangi koşullarda emekli ikramiyesi ödeneceğini belirlemek için mevzuatın yaptığı atıfla İş Kanunu’nu incelemek gerekmektedir:
A) İş Kanunu 25/2 Dışında Fesih Halleri
İş akdinin işveren tarafından sona erdirilmesi durumunda bir yıllık kıdemini tamamlayan bir işçinin kıdem tazminatı hakkından yoksun kaldığı tek durum İş Kanunu’nun “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlıklı 25. maddesinin 2. bendinde yer almaktadır. Bu maddede yer alan hallerin varlığı neticesinde, işveren tarafından sona erdirilen iş akdi nedeniyle işçi kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır.
Buna göre İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendinde belirtilen haller şu şekildedir:
- İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
- İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
- İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
- İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
- İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
- İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
- İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
- İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
- İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması
Yani hizmet süresinin tamamını 5434 sayılı Kanun’a ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamına göre geçirmeyip hizmet birleştirmesi yapan devlet memurunun çalışması yukarıda sayılan hallerin varlığı halinde sona erdirilmişse emekli ikramiyesine hak kazanamayacaktır.
B) Haklı Nedenlerle Fesih Hakkı
İş Kanunu’nun birinci fıkrasına göre işçi iş akdini, İş Kanunu madde 24’te belirtilen haklı nedenlerle feshederse kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Söz konusu madde hükmüne göre işçi aşağıda yazılan sağlık nedenleri, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları veya zorlayıcı nedenlere dayanarak iş akdini sona erdirdiğinde aynı şekilde kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Aynı şekilde devlet memuru da bu nedenlerle işten ayrıldıysa emekli ikramiyesine hak kazanacaktır.
1) Sağlık Sebepleri
- İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
- İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.
2) Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri
- İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
- İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
- İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
- İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
- İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
- Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa yahut çalışma şartları uygulanmazsa.
3. Zorlayıcı sebepler
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
Yukarıda sayılan haller dışında devlet memuru istifa ederse emekli ikramiyesine hak kazanamayacaktır. Devlet memurunun İş Kanunu madde 17’ye göre iş akdini sona erdirmesi hallerine istisna olarak memurun askerlik hizmetine gitmesi, yaşlılık aylığından yararlanmak için istifası ve kadının evlenmesi nedeniyle iş akdine son vermesi oluşturmaktadır. Bu hallerde devlet memuru diğer koşulları sağladığı surece emekli ikramiyesine hak kazanabilecektir.
C) Devlet Memurunun Vefatı Halinde Fesih
İşçinin ölümü ile birlikte işveren ve kendi arasında yapılan iş akdi kendiliğinden sona ermesinden dolayı, İş Kanunu madde 14 uyarınca işveren bir yılını doldurmuş olan işçinin kıdem tazminatını ödemekle yükümlüdür. Bu nedenledir ki vefat etmiş olan devlet memurlarının çalışmaları ölüm ile sona erdiğinden, yukarıda sayılan tüm koşulları da sağlamaktaysa emekli ikramiyesine hak kazanır. Bu ikramiye ölen devlet memurunun mirasçılarına ödenir.
Sonuç olarak, hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı Kanun'a veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlere, başka bir deyişle hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılanlara 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, herhangi bir şart aranmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesi; buna karşılık hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olabileceklere ise, kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak işten ayrılmaları halinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir.
Emekli İkramiyesinin Hukuka Aykırı Bir Şekilde Ödenmemesi Durumunda Başvurulacak Yasal Yollar
Devlet memurlarına ikramiye ödenmesine ilişkin yukarıda sayılan hallerin dışına çıkılarak kanuna aykırı bir şekilde hak edilen emekli ikramiyesinin ödenmemesi halinde, Anayasanın 125. Maddesinde yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmü uyarınca, idare yapmış olduğu tüm hukuka aykırı işlemlerden sorumlu olmakta, kişinin yoksun kaldığı parasal tutarı faiziyle birlikte ödemek durumundadır.
1. İdareye Başvuru Yolu:
Emekli ikramiyesinin haksız bir şekilde ödenmemesi durumunda ilk akla ekle gelen yargı yoluna başvurmak olsa da öncelikle, emekli ikramiyesinin ödenmemesi kararını veren idare kurumuna başvurmak daha hızlı sonuçlar verebilmektedir. İYUK madde 11’de düzenlenen bu genel başvuru yolu genel olarak idari işlemlere karşı idari dava açma süresi içinde ihtiyari olarak yapılabilen; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını içeren bir başvurudur. Bu başvuru üst makama, üst makamın yokluğu halinde işlemi yapan makama yöneltilmektedir.
İdari başvuru yolunun en önemli özelliği başvuru yapılmasından itibaren dava açma süresini durdurmasıdır. Ancak her hâlükârda başvurunun üzerinden 60 gün geçmesi ile dava açma süresi işlemeye devam edecektir.
İdareye yapılan başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse, başvuru reddedilmiş sayılmaktadır.
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
Haksız ve hukuka aykırı kararı veren idareye başvurunun ardından olumsuz cevap alınması veya 30 gün içinde cevap vermemesi üzerine gidilecek ikinci yasal yolumuz, idare tarafından verilen kararın iptali için “iptal davası” açmaktır.
2. İptal Davası:
İptal davası, idari işlemlerin yetki, sebep, şekil, konu ve amaç yönlerinden birisi ile hukuka aykırılığa uğrayarak menfaatleri ihlal edilen kişiler tarafından açılan bir dava türüdür.
İptali istenen işlemin niteliğine göre iptal davalarına bakmakla görevli mahkemeler değişmektedir. Bu yazımızın konusu nedeniyle emekli ikramiyesini hukuka aykırı olarak alamayan devlet memurları bakımından görevli mahkeme idare mahkemeleridir.
Görevli mahkemeler olan idare mahkemelerinde dava açmak isteyen kişiler, hukuka aykırı işlemin kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde iptal davalarını açmalılardır. İptal davası açma süresi olan 60 günlük süre hak düşürücü bir süre olup, bu sürenin geçirilmesi ile kişiler dava açma haklarını kaybetmektedir. 60 günlük sürenin geçirilmesinin ardından dava açılsa dahi hâkim sürelere re’sen dikkat ederek, davayı reddetmektedir.
İdari işleme karşı iptal davasından önce üst makamlara başvuru yapılmış olmasından bahisle, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlayarak başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılacaktır. Bir örnekle anlatmak gerekirse;
Örneğin, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun yaptığı bir idari işlem 01.01.2020 tarihinde kişiye tebliğ edilmesi üzerine, işleme karşı üst makama 15.01.2020 tarihinde başvuran kişinin başvurusu üst makam tarafından 15.03.2020 tarihinde reddedilmiş olsun. Bu halde üst makamın red tarihinden itibaren 60 günden kalan dava açma süresi işlemeye devam edecektir. Yani işlemin tebliğ tarihinden, başvuru tarihine kadar olan 14 günlük süre, 60 günlük dava açma süresinden düşürülür; geriye kalan 46 günlük dava açma süresi 15.03.2020 tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Kanuni süresi içinde iptal davasını açmak isteyen devlet memurları İYUK madde 32 “Bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.” hükmü uyarında hukuka aykırı bir şekilde emekli ikramiyesini vermeme kararı alan idare merciinin bulunduğu yerdeki idare mahkemelerinde iptal davalarını açabileceklerdir.
Memur emekli ikramiyesini hangi kurum öder?
Ölen memurun kıdem tazminatı kime ödenir?
Emekli olunca alınan toplu paraya ne denir?
EMEKLİ İKRAMİYESİ NEDİR?
Emekli ikramiyesi, belirli kamu görevlilerine emeklilik, malullük veya ölüm halinde toplu olarak yapılan ödemedir. Bu ödeme, işçi statüsündeki kıdem tazminatından farklıdır; çünkü emekli ikramiyesi 5434 sayılı Kanun ve ilgili geçiş hükümlerine dayanır. Hesaplama, fiili hizmet süresi ve aylığa esas tutar üzerinden yapılır; kapsam dışı statüler bu haktan yararlanamaz.
EMEKLİ İKRAMİYESİNİ KİM ÖDER?
Emekli ikramiyesini Sosyal Güvenlik Kurumu öder. Kamu görevlilerinin emeklilik ve hak sahipliği işlemleri SGK’nın Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür ve ödeme, dosya sonuçlandırıldıktan sonra gerçekleştirilir. İlk bağlanan aylık ve ikramiye ödemeleri, T.C. kimlik numarası üzerinden banka veya PTT kanalıyla yapılabilir. Başvuru ve takip mercii de SGK’dır.
HİZMET BİRLEŞTİRMESİ YAPANLARIN EMEKLİ İKRAMİYESİ NASIL HESAPLANIR?
Hizmet birleştirmesi yapanların emekli ikramiyesi, 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilen hizmetler üzerinden bağlanan aylıkta, 5434 kapsamındaki süreler esas alınarak hesaplanır. İkramiye yalnızca kamu görevliliği niteliğindeki ve şartları sağlayan süreler için doğar. Birleştirme, toplam emeklilik hakkını etkiler; ancak her hizmet dönemi ikramiye doğurmaz. Hesapta fiili hizmet, statü ve ayrılış nedeni belirleyicidir.
HİZMET BİRLEŞTİRMESİ YAPAN MEMUR EMEKLİ İKRAMİYESİ ALABİLİR Mİ?
Hizmet birleştirmesi yapan memur, şartları varsa emekli ikramiyesi alabilir. Bunun için 5434 sayılı Kanun veya geçiş hükümleri kapsamında geçen hizmetlerin bulunması ve aylık bağlanması gerekir. Ayrıca, birleştirilen hizmetlerden kamu görevine ilişkin olan kısımlar ile ayrılışın kıdem tazminatı şartlarına uygun sona ermesi aranır. Özel sektör hizmeti tek başına emekli ikramiyesi hakkı vermez.
KİMLER EMEKLİ İKRAMİYESİ ALAMAZ?
Emekli ikramiyesi alamayanlar, kanun kapsamı dışında kalanlar ve gerekli hizmet veya ayrılış şartlarını taşımayanlardır. İş Kanunu’na tabi işçiler emekli ikramiyesi değil, koşulları varsa kıdem tazminatı alır. Hizmet birleştirmesi yapılsa bile, kamu hizmeti olmayan süreler tek başına ikramiye doğurmaz. Ayrıca aylık bağlanmayan veya toptan ödeme yapılan bazı statülerde ikramiye hakkı oluşmaz.
EMEKLİ İKRAMİYESİ YATMADI NE YAPMALIYIM?
Emekli ikramiyesi yatmadıysa önce emeklilik dosyası, hizmet cetveli ve banka/IBAN kaydı kontrol edilmelidir. Ardından SGK’ya başvuru yapılarak ödeme aşaması sorulmalıdır. Dosya eksikse tamamlanması, hak sahipliği varsa miras veya veraset belgelerinin sunulması gerekir. Uzun süre sonuç alınamazsa idari başvuru ve gerekirse iptal davası veya tam yargı davası gündeme gelebilir.
EMEKLİ İKRAMİYESİ İÇİN NEREYE BAŞVURULUR?
Emekli ikramiyesi için başvuru SGK’ya yapılır. Görevde olanlar son çalıştıkları kurum aracılığıyla, görevden ayrılmış olanlar ise doğrudan SGK emeklilik birimlerine veya e-Devlet üzerinden talepte bulunabilir. Hak sahipleri, ölüm halinde gerekli nüfus ve miras belgeleriyle başvurur. Başvurunun doğru birime yapılması, ödeme süresini ve dosyanın sonuçlanmasını doğrudan etkiler.
DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARILAN EMEKLİ İKRAMİYESİ ALABİLİR Mİ?
Devlet memurluğundan çıkarılan kişi, emekli aylığına hak kazanıyorsa ve kanuni şartlar varsa emekli ikramiyesi alabilir. Ancak çıkarılma nedeni ve hizmetlerin hangi statüde geçtiği önemlidir. Disiplin işlemi, her durumda ikramiyeyi otomatik olarak kaldırmaz; esas olan aylık bağlanması ve ilgili hizmetlerin ikramiye doğuran nitelikte olmasıdır. Somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
ÖZEL SEKTÖRDE EMEKLİ İKRAMİYESİ VAR MI?
Özel sektörde emekli ikramiyesi yoktur. İşçi statüsünde çalışanlar için toplu ödeme niteliğindeki hak kıdem tazminatıdır ve bu hak İş Kanunu şartlarına göre doğar. Kamu görevlilerine özgü emekli ikramiyesi ile özel sektördeki kıdem tazminatı birbirine karıştırılmamalıdır. Özel sektör çalışanı emeklilikte ikramiye değil, koşulları varsa kıdem tazminatı ve varsa diğer işçilik alacaklarını talep eder.
EMEKLİ İKRAMİYESİNE HACİZ KONULUR MU?
Emekli ikramiyesine haciz konulup konulamayacağı, alacağın niteliğine ve takip dosyasına göre değişir. Kural olarak sosyal güvenlik niteliğindeki bazı ödemeler korunur; ancak nafaka gibi istisnai alacaklarda farklı değerlendirme yapılabilir. İcra müdürlüğü işlemi, bankaya yatmadan önce veya sonra somut dosyaya göre değişebilir. Bu nedenle haciz itirazı, ödeme kalemi ve alacak türü birlikte incelenmelidir.
EMEKLİ İKRAMİYESİ KAÇ GÜNDE YATAR?
Emekli ikramiyesi, dosya tamamlandıktan sonra genellikle kısa süre içinde ödenir; ancak kesin bir gün sayısı dosyanın niteliğine göre değişir. Hizmet cetveli, hak sahipliği, banka kaydı ve kurum yazışmaları gecikmeyi etkiler. Evrak eksiksizse süreç hızlanır. Ödeme, SGK’nın tahakkuk işlemleri tamamlandığında banka veya PTT kanalıyla yapılır. Gecikme varsa dosya takibi gerekir.
EMEKLİ İKRAMİYESİ HAKSIZ YERE AZ ÖDENİRSE NE OLUR?
Emekli ikramiyesi eksik ödenirse fark alacağı talep edilebilir. Hizmet sürelerinin yanlış hesaplanması, birleştirilen hizmetlerin eksik dikkate alınması veya aylığa esas tutarın hatalı belirlenmesi buna yol açabilir. Önce SGK’ya yazılı itiraz yapılmalı, sonra gerekirse idari yargı yoluna başvurulmalıdır. Fark alacağı davalarında hizmet cetveli ve ödeme bordrosu belirleyici delillerdir.
EMEKLİ İKRAMİYESİ ALABİLMEK İÇİN KAÇ YIL ÇALIŞMAK GEREKİR?
Emekli ikramiyesi için tek başına belirli bir yıl sayısı yeterli değildir; emekli aylığına hak kazanma ve kapsam içi hizmet şartları birlikte aranır. İkramiye, her tam fiili hizmet yılı üzerinden hesaplanır; ancak sürelerin 5434 sayılı Kanun veya geçiş hükümleri kapsamında bulunması gerekir. Kapsam dışı hizmetler bu hesabın içinde yer almaz.
EMEKLİ İKRAMİYESİ İLE KIDEM TAZMİNATI ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Emekli ikramiyesi ile kıdem tazminatı farklı hukuki kurumlardır. Emekli ikramiyesi kamu görevlilerine, kanundaki şartlarla toplu ödeme olarak verilir. Kıdem tazminatı ise iş sözleşmesi belirli şartlarla sona eren işçilere ödenir. İlki emeklilik statüsüne, ikincisi işçilik ilişkisine dayanır. Bu nedenle aynı kişi, farklı statülerde çalıştıysa her hak ayrı ayrı değerlendirilir.
9 Yorum
yaklaşık 4 yıl eksik ödenen emekli ikramiyesinin ödenmesi için dava açtım ve davayı kazandım. 2 ay gibi bir süre geçmesine rağmen sgk tarafından bir ödeme yapılmadı. bekliyorum.
16 yıl 4 ay çalıştım, emekli ikramiyesi alamadım, ikramiyeyi almam için ne yapmam lazım
ödemeniz yapıldımı.yapıldıysa faiziyle mi yapıldı.yoksa o tarihteki brüt maaşa göremi yapıldı
Fatih bey, selam 10 yıl 2 ay jandarma genel komutanlığında Uzman jandarma olarak çalıştım Çeşitli tarihlerde de SSK li çalıştım. SSK lı ilk olarak 10.09.1998 tarihinde başladım. 2000 yılında da Jandarma personeli oldu. 2011 yılında Jandarma personelliğinden istifa etti. Emekli ikramiyesi durumum nedir? Saygılar
slm 1993 .2005 yılları arasında kamu kurulışunda calıstım emeklılık ıkramıyemı alamıyorum nasıl alabılırım bılgı almak ıstıyorum tşk ederım
merhabalar babam askeri personel Vefat etti ve babamın SGK dökümünde 29 yıl 24 ay bir hizmet dökümü var emeklili Sandığından sadece bir miktar para yattı emekli ikramiyesiyle tazminat farklı şeyler midir emekli ikramiyesinin dışında kıdem tazminatı alma hakkına sahip değilmidir
İyi günler. 2007 temmuz öncesinde SSK li çalıştım.Eylul 1998 girişim mevcut. 2007 de 4b li hemşire olarak devlet hastanesi ne atandım. 2011 de 5510 sayılı kanunla 657 tabi memur oldum. Sorum : Emeklilik 5434 sayılı kanuna göre mi hesaplama yapılacak. Onbinlerce sağlık çalışanı bu şekilde.Bu konuda bilgi verebilir seniz çok seviniriz.
24.03.2021 tarihinde 399 a tabi olarak memurluğa başladım. İlk sigorta girişim Eylül 2009, askerlik ise mayıs 2007, ağustos 2008 arası 15 ay oldu. Memurluktan önce 3200 gün sigortam var hizmet birleştirme yaparsam yıllık izin ve kıdem yılı için artısı olurmu?
iyi günler 2022 temmuz da ihraç oldum.Agustos 2022 de emekli oldum 325.ooo ikramiye aldım ve maaş bağlandı. 2023 temmuz.da iade oldum aldığım ikramiye yi iade ettim. 2024 temmuzda üst mahkeme iade işlemine bozduğu için tekrar ihraç oldum 2024 temmuzda tekrar emekli oldum.ikramiye olarak 325.000 ni tekrar iade ettiler.650 ooo kadar eksik dava etsem kazanma durumum nedir?teşekkürler
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.