HMK Dava Şartları

Av. Fatih Tahancı 27 Mar 2026 8 dk okuma
HMK Dava Şartları

HMK Dava Şartları, bir davanın Türk mahkemelerinde açılabilmesi ve esastan incelenebilmesi için sağlanması gereken temel koşullardır. Bu şartlar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Dava şartlarının eksikliği halinde mahkeme, davayı esasına girmeden usulden reddeder. Bu nedenle, davacıların ve davalıların hak kaybı yaşamaması için dava şartlarının doğru ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi büyük önem taşır.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı: Dava şartları eksikliği halinde mahkeme, davayı esasına girmeden usulden reddeder.
  • Görevli Mahkeme: Davanın açılması gereken mahkeme, davanın türüne göre kanunlarla belirlenir ve yanlış mahkemede açılan davalar reddedilir.
  • Gider Avansı: Dava açılması için davacının, mahkeme tarafından belirlenen gider avansını yatırması zorunludur; bu avans yatırılmazsa dava usulden reddedilir.
  • Derdestlik: Aynı davanın daha önce açılmamış ve halen görülmekte olmaması gereklidir, aksi takdirde dava usulden reddedilir.
  • Dava Şartları Nedir?

    Dava şartları, mahkemenin bir davayı esasından inceleyebilmesi için bulunması zorunlu olan hukuki koşullardır. Bu şartlar, davanın açılması ve yürütülmesi sürecinde hem davacıyı hem de davalıyı etkileyen, yargılamanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlayan temel unsurlardır. HMK Dava Şartları'nın eksikliği halinde, mahkeme davayı kabul edip esasına geçemez ve usulden reddine karar verir.

    HMK Madde 114’te Düzenlenen Dava Şartları

    HMK 114. maddesinde yer alan dava şartları aşağıdaki gibidir:

    • Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması
    • Yargı yolunun caiz olması
    • Mahkemenin görevli olması
    • Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili olması
    • Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları
    • Kanuni temsilin gerekli olduğu durumlarda, temsilcinin uygun nitelikte olması
    • Dava takip yetkisine sahip olunması
    • Vekil ile takip edilen davalarda vekilin usulüne uygun vekâletnamesinin bulunması
    • Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması
    • Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi
    • Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması
    • Aynı davanın daha önce açılmamış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik)
    • Aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması

    Ek olarak, diğer kanunlarda düzenlenen dava şartlarına ilişkin hükümler de saklı tutulmaktadır.

    Türk Mahkemelerinin Yargı Hakkı ve Yargı Yolu

    Bir davanın Türk mahkemelerinde görülmesi için öncelikle Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması gereklidir. Ayrıca, uyuşmazlığın yargı yoluna uygun olması, yani adli yargının görev alanına girmesi şarttır. Konunun başka bir yargı kolunun (idari, askeri vb.) yetki alanına girmesi halinde, mahkeme davayı reddeder.

    Mahkemenin Görevli ve Yetkili Olması

    Davaların doğru mahkemede açılması, yargılamanın sağlıklı ilerlemesi açısından elzemdir. Görev ve yetki bakımından yanlış mahkemede açılan davalar, dava şartı eksikliği sebebiyle reddedilir.

    Görevli Mahkeme

    Mahkemenin görevli olup olmadığı, davanın türüne göre kanunlarla belirlenir. Örneğin, bazı uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinin, bazıları ise asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer. Bu nedenle, davanın görevli mahkemede açılması zorunludur.

    Yetkili Mahkeme ve Yetki Kuralları

    Yetki kuralları, davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağını belirler. Yetkinin kesin olduğu hallerde, davanın yanlış yerde açılması dava şartı eksikliğine yol açar. Kanunlarda açıkça belirtilen yetki kurallarına uymak gereklidir.

    Tarafların ve Vekilin Ehliyeti

    Davada taraf olarak yer alacak kişilerin ve varsa vekillerinin hukuki ehliyete sahip olmaları da bir dava şartıdır. Ehliyetsiz kişiler adına dava açılması veya takip edilmesi mümkün değildir.

    Taraf Ehliyeti

    Taraf ehliyeti, bir kişinin davada taraf olabilme yeteneğidir. Gerçek ve tüzel kişiler, taraf ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti olmayanlar adına dava açılamaz.

    Dava Ehliyeti

    Dava ehliyeti, kişinin kendi adına dava açabilme ve açılan davayı takip edebilme yeteneğidir. Genel olarak, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan herkes dava ehliyetine de sahiptir.

    Kanuni Temsil ve Vekalet Ehliyeti

    Ehliyetsiz kişiler adına yasal temsilcileri dava açabilir. Ayrıca, davanın vekil aracılığıyla takip edilmesi halinde, vekilin usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması şarttır. Vekilin dava ehliyetine sahip olması da gereklidir.

    Dava Takip Yetkisi

    Dava takip yetkisi, davanın açılması ve yürütülmesi sırasında tarafların veya temsilcilerinin usul işlemlerini yapma hakkını ifade eder. Kimlerin dava açabileceği ve davayı takip edebileceği, kanunlarda açıkça düzenlenmiştir. Yetkisiz kişiler tarafından yapılan usul işlemleri geçersizdir.

    Gider Avansı ve Teminat Yükümlülüğü

    Davacının, dava sürecinde ortaya çıkabilecek yargılama giderlerinin karşılanması amacıyla belirlenen gider avansını yatırması zorunludur. Ayrıca, bazı durumlarda mahkeme tarafından teminat gösterilmesi de istenebilir.

    Gider Avansı

    Gider avansı, dava açılırken mahkeme tarafından belirlenen ve davacı tarafından yatırılması gereken bir miktardır. Bu avans, delil tespiti, tebligat, bilirkişi ücreti gibi yargılama masraflarını karşılamak amacıyla alınır. Gider avansının yatırılmaması dava şartı eksikliği sayılır.

    Teminat Gösterilmesi Kararı

    Mahkeme, davalıya yönelik muhtemel zararların önlenmesi için davacıdan teminat göstermesini talep edebilir. Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereği yerine getirilmediğinde, dava şartı yerine getirilmemiş olur ve dava usulden reddedilir.

    Hukuki Yarar Şartı

    Dava açmak için davacının hukuki yararının bulunması gereklidir. Yani davacının, dava açarak hakkını koruma veya bir zararı önleme amacının olması şarttır. Hukuki yarar bulunmayan durumlarda açılan davalar dava şartı yokluğundan reddedilir.

    Derdestlik ve Kesin Hüküm Yasağı

    Aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması gereklidir. Bu koşullar, yargılamada mükerrerliği ve çelişkili kararları önlemeye yöneliktir.

    Derdestlik

    Derdestlik, bir davanın aynı taraflar arasında, aynı konu ve aynı sebebe dayanılarak daha önce açılmış ve görülmekte olması halidir. Derdest bir dava varken aynı konuda ikinci bir dava açılamaz; açılırsa dava şartı eksikliğinden reddedilir.

    Kesin Hüküm

    Kesin hüküm, bir davanın aynı taraflar, aynı konu ve aynı sebep ile daha önce kesin olarak karara bağlanmış olması durumudur. Kesin hükme konu olmuş bir mesele hakkında tekrar dava açılamaz.

    Diğer Kanunlarda Yer Alan Dava Şartları

    HMK dışında, özel kanunlarda da dava şartı olarak kabul edilen hükümler bulunabilir. Bu tür özel düzenlemeler, ilgili kanunlarda açıkça belirtilmiş olup, HMK’daki dava şartlarına ek olarak uygulanır.

    Dava Şartlarının İncelenmesi ve Sonuçları

    Mahkeme, dava şartlarını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler. Dava şartlarından birinin eksikliği tespit edildiğinde, eksikliğin giderilmesi mümkünse süre verilir. Ancak eksiklik giderilmezse veya giderilmesi mümkün değilse, dava usulden reddedilir. Dava şartlarının sağlanmış olması, davanın esasına girilmesinin ön koşuludur.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Dava şartı eksikliği halinde mahkeme ne yapar?

    Dava şartı eksikliği tespit edildiğinde, mahkeme eksikliğin giderilmesi mümkünse taraflara süre verir. Eksiklik giderilmezse veya giderilmesi mümkün değilse dava usulden reddedilir.

    Gider avansı yatırılmadan dava açılabilir mi?

    Hayır, gider avansı dava şartı olarak zorunludur. Gider avansı yatırılmadan açılan davalar, eksiklik giderilmezse usulden reddedilir.

    Yetkisiz mahkemede açılan dava ne olur?

    Yetkinin kesin olduğu hallerde, yetkisiz mahkemede açılan davalar dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilir. Yetkinin kesin olmadığı durumlarda ise yargılamaya devam edilebileceği haller olabilir.

    Taraf ehliyeti ile dava ehliyeti arasındaki fark nedir?

    Taraf ehliyeti, kişinin davada taraf olabilmesidir; dava ehliyeti ise davayı bizzat açabilme ve takip edebilme yeteneğidir. Herkes taraf ehliyetine sahip olabilir, ancak her zaman dava ehliyetine sahip olmayabilir (örneğin küçükler, kısıtlılar).

    Hukuki yarar olmadan dava açılırsa sonuç ne olur?

    Davacının hukuki yararı yoksa, dava şartı eksikliği oluşur ve mahkeme davayı usulden reddeder.

    Sonuç: HMK Dava Şartları, yargılamanın temeli olup, mahkemelerin davaları esastan inceleyebilmesi için eksiksiz olarak sağlanmalıdır. Dava şartı yokluğunda hak kayıplarının önüne geçmek için tarafların dikkatli davranması ve yasal gerekliliklere uygun hareket etmesi gerekmektedir.

    HMK 114 Maddesi ve Dava Şartlarının Tam Listesi

    HMK 114 maddesi, dava şartlarını tek tek sayarak davanın esasına girilebilmesi için zorunlu asgari çerçeveyi belirler. Bu listede mahkemenin yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki, taraf ve dava ehliyeti, kanuni temsil, dava takip yetkisi, vekâlet, gider avansı, teminat, hukuki yarar, derdestlik ve kesin hüküm yer alır.

    Dava Şartları Nelerdir?

    Dava şartları, bir davanın mahkeme tarafından usulüne uygun şekilde incelenebilmesi için önceden var olması gereken koşullardır. Uygulamada en sık kontrol edilen başlıklar görev, yetki, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, dava takip yetkisi ve hukuki yarardır. Bu unsurların eksikliği, mahkemenin esasa geçmesini engeller ve usulden karar verilmesine yol açar.

    Dava Şartı Eksikliği Halinde Ne Olur?

    Dava şartı eksikliği halinde mahkeme, uyuşmazlığı esas yönünden incelemez ve eksikliği tespit ettiği aşamada usulden işlem yapar. Eksiklik giderilebilir nitelikteyse taraflara imkan tanınabilir; giderilemez ise dava usulden reddedilir. Dava şartları bakımından inceleme, yargılamanın her aşamasında yapılabilecek niteliktedir.

    HMK 115: Dava Şartı Yokluğunun Sonuçları

    HMK 115, dava şartı yokluğunun nasıl değerlendirileceğini düzenler ve mahkemeye re’sen inceleme yükümlülüğü verir. Hakim, dava şartı eksikliğini yargılamanın her aşamasında dikkate alır. Eksiklik sonradan tamamlanabiliyorsa tamamlanması için süre verilebilir; tamamlanmıyorsa davanın usulden reddine karar verilir.

    Dava Şartları Hangi Aşamada İncelenir?

    Dava şartları, ön inceleme aşamasında özellikle denetlenir; ancak inceleme yalnızca bu aşama ile sınırlı değildir. Mahkeme, yargılamanın ilerleyen safhalarında da dava şartı eksikliğini tespit edebilir. Bu yönüyle dava şartları, davanın açıldığı andan hüküm kuruluncaya kadar varlığını koruması gereken temel koşullardır.

    Görev ve Yetki Dava Şartı Olarak Nasıl Değerlendirilir?

    Görev, davaya hangi mahkemenin bakacağını; yetki ise davanın hangi yerde açılacağını belirler. Kesin yetki bulunan hallerde yanlış mahkemede açılan dava, dava şartı yokluğu doğurur. Görev kuralları ise kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

    Taraf Ehliyeti ile Dava Ehliyeti Arasındaki Fark

    Taraf ehliyeti, bir kişinin davada taraf olabilme yeteneğidir; dava ehliyeti ise kendi adına dava açıp yürütebilme yeteneğidir. Gerçek ve tüzel kişiler taraf ehliyetine sahip olabilirken, dava ehliyeti ayrıca medeni hakları kullanma ehliyetiyle bağlantılıdır. Bu ayrım, özellikle küçükler ve kısıtlılar bakımından önem taşır.

    Dava Takip Yetkisi ve Vekâlet İlişkisi

    Dava takip yetkisi, bir kimsenin davayı kendi adına veya başkası adına usulüne uygun biçimde yürütebilmesini ifade eder. Vekil ile takip edilen davalarda yalnızca avukatın bulunması yeterli değildir; vekâlet ilişkisinin usule uygun kurulması gerekir. Yetkisiz takip, dava şartı eksikliği doğurabilir.

    Hukuki Yarar Neden Dava Şartıdır?

    Hukuki yarar, davacının mahkemeden karar istemekte güncel ve korunmaya değer bir menfaatinin bulunmasıdır. Soyut veya yalnızca ihtimal düzeyindeki menfaatler yeterli değildir. Davacı, istenen yargı korumasına gerçekten ihtiyaç duyduğunu ortaya koymalıdır. Hukuki yarar yoksa dava açılması mümkün olmakla birlikte dava esastan değil usulden sonuçlanır.

    Derdestlik ve Kesin Hüküm Ne Anlama Gelir?

    Derdestlik, aynı uyuşmazlık hakkında aynı taraflar arasında açılmış başka bir davanın halen görülmekte olmasıdır. Kesin hüküm ise aynı konuda daha önce verilmiş ve bağlayıcı hale gelmiş karar bulunmasıdır. Bu iki durum, aynı davanın tekrar açılmasını önleyerek yargılamada çelişki doğmasını engeller.

    Dava Açarken Kontrol Edilmesi Gereken Pratik Liste

    Dava açmadan önce görev, yetki, taraf bilgileri, ehliyet, temsil, vekâlet, harç ve gider avansı kontrol edilmelidir. Ayrıca hukuki yarar, derdestlik ve kesin hüküm araştırması yapılmalıdır. Uygulamada belgelerin eksiksiz hazırlanması, usulden ret riskini azaltır ve yargılamanın daha hızlı ilerlemesine katkı sağlar.

    HMK 114 ve 115 Kapsamında Mahkemenin Re’sen İncelemesi

    Mahkeme, dava şartı eksikliğini taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate alır. HMK 114 ve 115 birlikte değerlendirildiğinde, hakim yalnızca taraf beyanlarına bağlı kalmaz; dosya kapsamından eksiklik olup olmadığını inceler. Bu yaklaşım, usul ekonomisi ve doğru yargılama bakımından önem taşır.

    Dava Şartları ile Sık Karıştırılan Kavramlar

    Dava şartları, esas hakkında karar verilebilmesi için gerekli ön koşullardır; görev, yetki ve ehliyet kavramları ise bunların en çok karıştırılan örnekleridir. Esasa ilişkin itirazlar ile dava şartları birbirinden ayrılmalıdır. Bu ayrım doğru yapılmazsa usul işlemleri eksik veya yanlış kurulabilir ve tarafların hak arama süreci etkilenebilir.

    Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    Hukuki Denetim

    Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 6 Nisan 2026

    0 Yorum

    Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

    Yorum Bırakın

    Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

    E-posta adresiniz yayınlanmaz.

    Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

    Bizi Arayın Whatsapp