Anayasa Mahkemesi’nin Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapmakla Görevli Birimlerin Kişisel Verilere Ulaşmasını Öngören 4045 Sayılı Kanunda Bulunan Düzenlemeyi İptal Kararı ve Mevcut İdari Davalara Etkisi

Av. Fatih Tahancı 28 Ara 2021 8 dk okuma
Anayasa Mahkemesi’nin Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapmakla Görevli Birimlerin Kişisel Verilere Ulaşmasını Öngören 4045 Sayılı Kanunda Bulunan Düzenlemeyi İptal Kararı ve Mevcut İdari Davalara Etkisi

Bu yazımızda Anayasa Mahkemesi’nin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerin kişisel verilere ulaşmasını öngören düzenlemeyi iptal kararının mevcut idari davalara etkisi üzerinde durduk.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süreleri: Anayasa Mahkemesi'nin iptali geriye yürüdüğü için daha önce açılan davalar yeni hukuki duruma göre değerlendirilecektir.
  • Şartlar: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre güvenlik soruşturmasının olumlu olması gerekiyordu, ancak bu şart Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
  • Gerekli Belgeler: Güvenlik soruşturması için HAGB kararları, kesinleşmiş mahkeme kararları ve dava açılmasının ertelenmesi gibi kişisel verilere artık erişim mümkün olmayacaktır.
  • Cezalar: İlgili kamu görevlilerinin hukuki ve cezai sorumlulukları gündeme gelecektir eğer iptal edilen düzenlemeye aykırı hareket ederlerse.

4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine Ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun 1. maddesine 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Kanun ile ekleme yapılmıştır. Buna göre güvenlik soruşturması/arşiv araştırması yapmaya yetkili birimler, bu soruşturmayı yaparken ilgili bilgi ve belgeleri toplayabileceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, dava açılmasının ertelenmesi, adli soruşturma sonuçları, takipsizlik ve kesinleşen mahkeme kararlarına elektronik ortamda yahut arşivlerden ulaşabileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak 28.4.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararında, 4045 sayılı Yasanın 1. Maddesine eklenen bu hükmü İPTAL etmiştir.

İptal edilen hüküm şöyle idi: “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin 5. ve 231 inci maddesinin 13. fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.”

Anayasa Mahkemesi kararının iptal gerekçesi, daha önce güvenlik soruşturması konusundaki kararlarıyla uyumluluk göstermektedir.  Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan devlet memuru olabilmek için aranan şartlardan biri olan güvenlik soruşturması/arşiv araştırması olumlu olmak şartını da aynı gerekçelerle iptal etmiştir. Bu iptal kararı ile ilgili olarak daha önce kaleme aldığımız Anayasa Mahkemesi’nin Güvenlik Soruşturması İptal Kararı ve Mevcut İdari Davaları Etkisi başlıklı yazımıza buradan oluşabilirsiniz. Ayrıca 4045 sayılı Yasanın temel haklar konusunda yeterli güvenceyi sağlamadığını dair ihlal kararları da vardır.

Anayasa Mahkemesi bu kararında da devletin güvenlik soruşturması yapabileceğini ancak bunu yaparken "bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama yetkisi verildiğini açık olarak göstermesi ve kötüye kullanmalara karşı yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini" belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi son iptal kararında özel hayatın gizliliği ve temel haklara getirilecek sınırlandırmaların kanuniliği ilkesine dayanarak şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Kuralda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin hangi koşullarla saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine,  silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.  Bu nedenle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik temel ilke ve güvencelere kanunda yer verilmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmamaktadır.”

Anayasa Mahkemesi’nin Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapmakla Görevli Birimlerin Kişisel Verilere Ulaşmasını Öngören Düzenlemeyi İptal Kararının Mevcut İdari Davalara Etkisi

Anayasa Mahkemesi iptal kararları kural olarak geriye yürümez. Ancak hak yaratan ve yeni bir hukuki durum doğuran iptal kararları geriye yürür. Danıştay’ın da görüşü bu yöndedir. Dolayısıyla 4045 sayılı Yasanın iptal edilen 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca açılan davalar yeni duruma göre karara bağlanacaktır. Mesela bir kişinin güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasının dayanağı hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı yahut dava açılmasının ertelenmesi kararı gibi sebeplere dayanıyorsa idari yargı makamları dava konusu işlemin de iptaline karar verecektir. Çünkü işlemin sebep unsuru artık hukuka aykırı hale gelmiştir.

Nitekim 657 sayılı Yasanın 48. Maddesindeki güvenlik soruşturmasının olumlu olması hükmünün Anayasa Mahkemesince iptali sonrası tüm idare mahkemeleri bu kararı geriye yürütmüş daha önce açılmış olan bu davalarda yeni hukuki duruma göre karar vermişlerdir.

Öte yandan AYM Kararı, idari yargılama sürecinin tüm aşamaları bakımından sonuç doğuracaktır. İdare mahkemesi aşamasında ise iptal, istinaf aşamasında ise istinaf kabul sebebi, Danıştay aşamasında ise bozma sebebi olacaktır.

Güvenlik soruşturması bu nedenle olumsuz olup da dava açmayan yahut açtığı dava süreden red olanlar AYM’nin bu kararı sonrası idareye yeni bir başvuru yapabilirler. Bu başvurunun reddi üzerine yeni bir dava açabilirler. Nitekim Danıştay yeni hukuki durumların doğması üzerine her zaman idareye başvuru yapılarak dava açılabileceğini kabul etmektedir.

Bu iptal kararı sonrası TBMM AYM’nin gösterdiği iptal gerekçeleri doğrultusunda yeni bir yasa yapabilir. Nitekim AYM güvenlik soruşturması yapılmasını değil yapılma şeklini hukuka aykırı bulmuştur. Öte yandan güvenlik soruşturması yapan birimler ile personel istihdamı yapacak kamu idare ve kurumları artık iptal edilen yasa hükmünü dikkate almak zorundandırlar. Örneğin artık kişisel veri olan HAGB kararları, kesinleşmiş mahkeme kararları, dava açılmasının ertelenmesi kararlarına ulaşım mümkün olmayacak; bunlara erişilerek verilen güvenlik soruşturması raporları dayanak olarak kullanılamayacaktır.  Sonuç olarak bu kişiler mevcut düzende sayılan kişisel verilere ulaşamayacaktır. Aksi halde hem bu işlemler idari yargıda iptal edilecek hem de ilgili kamu görevlilerinin hukuki ve cezai sorumlulukları gündeme gelecektir.

Bu yazımıda Anayasa Mahkemesi’nin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerin kişisel verilere ulaşmasını öngören düzenlemeyi iptal kararının mevcut idari davalara etkisi üzerinde durduk.

Anayasa Mahkemesi’nin 4045 sayılı Kanun’daki Güvenlik Soruşturması Yetkisinin İptali

Anayasa Mahkemesi’nin 4045 sayılı Kanun’daki güvenlik soruşturması yetkisini iptal kararı, kişisel verilere erişimi düzenleyen fıkrayı Anayasa’ya aykırı bularak ortadan kaldıran karardır. Mahkeme, güvenlik soruşturması yapılabileceğini kabul etmiş; ancak hangi veriye, hangi sınırlarla ve hangi güvencelerle ulaşıldığının kanunda açıkça gösterilmesini zorunlu görmüştür. Bu nedenle düzenleme iptal edilmiştir.

İptal Edilen Düzenlemenin Erişim Sağladığı Veri Kaynakları

İptal edilen düzenleme, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapan birimlere geniş bir veri erişimi sağlıyordu. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleri, elektronik bilgi işlem merkezleri ve ceza muhakemesi kayıtları bu kapsamdaydı. Cumhuriyet başsavcılıklarının soruşturma sonuçları, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ve kesinleşmiş mahkeme kararları da erişim alanına giriyordu.

  • Bakanlık arşivleri
  • Kamu kurum ve kuruluşu arşivleri
  • Elektronik bilgi işlem merkezleri
  • Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma sonuçları
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar
  • Kesinleşmiş mahkeme kararları

HAGB, Dava Açılmasının Ertelenmesi ve Takipsizlik Kararlarının Önemi

HAGB, dava açılmasının ertelenmesi ve takipsizlik kararları, kişi hakkında kesin mahkûmiyet bulunmamasına rağmen idarenin değerlendirme yapmasına yol açabilen kayıtlardır. Bu kayıtların güvenlik soruşturmasında kullanılması, masumiyet karinesi ve kişisel verilerin korunması bakımından tartışma yaratır. Anayasa Mahkemesi de bu tür bilgilere erişim için açık kanuni sınırlar aranması gerektiğini vurgulamıştır.

İptal Kararının Özel Hayatın Gizliliği Bakımından Temel Gerekçesi

İptal kararının temel gerekçesi, özel hayatın gizliliği ile kişisel verilerin korunmasına yönelik güvencelerin kanunda yeterince düzenlenmemesidir. Anayasa Mahkemesi, hangi verinin ne amaçla kullanılacağını, kimlerin erişeceğini, ne kadar süre saklanacağını ve nasıl silineceğini belirlemeyen bir düzenlemenin kanunilik şartını karşılamadığını belirtmiştir. Bu eksiklik, ölçülülük denetimini de zayıflatmıştır.

İptal Kararının Mevcut İdari Davalara Etkisi

İptal kararı mevcut idari davalarda davacı lehine önemli sonuçlar doğurur. Mahkemeler, iptal edilen hükme dayanılarak tesis edilen işlemlerde hukuki dayanak sorununu re’sen değerlendirebilir. Eğer ret işlemi yalnızca bu veriler üzerinden kurulmuşsa, sebep unsuru ve kanuni dayanak bakımından iptal ihtimali artar. Somut olayın koşulları ayrıca incelenir.

İptal Kararının Geriye Yürümesinin Sonuçları

İptal kararı kural olarak geçmişte yürürlükte olan işlemleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak devam eden uyuşmazlıklarda yeni hukuki durum dikkate alınır. İdare mahkemeleri ve Danıştay, karar tarihinden sonra görülmekte olan davalarda iptal edilen normu uygulamaz. Bu yaklaşım, uyuşmazlığın çözümünde güncel anayasal denetimi esas alır ve hukuki dayanak kalmayan işlemleri zayıflatır.

Danıştay’ın İptal Sonrası Uyguladığı Değerlendirme Yöntemi

Danıştay, iptal sonrası dosyalarda öncelikle işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki durum ile karar tarihindeki güncel hukuki durumu birlikte değerlendirir. İptal edilen hüküm, işlemin tek dayanağı ise kararın hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelir. Ayrıca mahkeme, kişisel veri işlenmesinde amaç, kapsam ve denetim unsurlarının bulunup bulunmadığını somut olay üzerinden inceler.

Güvenlik soruşturması hangi veriler üzerinden yürütülebilir?

Güvenlik soruşturması, kamu görevine giriş açısından kişinin geçmişine ilişkin belirli veriler üzerinden yürütülebilir; ancak bu erişim sınırsız olamaz. Adli sicil, devam eden soruşturmalar, mahkeme kararları ve kurum kayıtları değerlendirmeye konu olabilir. Buna karşılık her veri türünün otomatik olarak kullanılabilmesi mümkün değildir. Kanunda açık amaç, sınır ve saklama kuralları bulunmalıdır.

  • Adli sicil ve arşiv kaydı
  • Takipsizlik veya HAGB gibi adli süreç kayıtları
  • Kurum içi personel ve disiplin kayıtları
  • İlgili mevzuatta açıkça izin verilen bilgiler

İptal sonrası idarenin yeni işlem tesis ederken dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

İptal sonrası idare, yeni işlem tesis ederken kanuni dayanak, veri minimizasyonu ve somut değerlendirme ilkelerine dikkat etmelidir. Sadece genel ve soyut değerlendirmelerle ret kararı verilmesi, yargısal denetimde zayıf kalır. Kişisel verinin hangi nedenle işlendiği, kimlerce görüldüğü ve ne kadar saklandığı açıkça belirlenmelidir. Aksi halde işlem, sebep ve konu unsurları yönünden sakatlanabilir.

4045 sayılı Kanun’da iptal sonrası boşluk nasıl değerlendirilir?

4045 sayılı Kanun’da iptal sonrası oluşan boşluk, idarenin sınırsız hareket alanı olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, temel hakları sınırlandıran alanlarda açık kanuni düzenleme zorunluluğu daha belirgin hale gelir. İdare, veri toplama ve kullanma yetkisini genel güvenlik gerekçeleriyle genişletemez. Uygulamada, anayasal güvenceleri karşılayan yeni bir yasal çerçeve aranır.

Mahkemeler sebep unsuru yönünden hangi incelemeyi yapar?

Mahkemeler sebep unsuru yönünden, ret işleminin hangi somut bilgiye dayandığını araştırır. Sadece “olumsuz güvenlik soruşturması” ibaresi yeterli görülmez; bu sonuca götüren verilerin hukuka uygun elde edilip edilmediği de incelenir. İptal edilen hükme dayanılarak toplanan veriler işlemin sebebini zedeleyebilir. Böylece dava konusu işlem, dayanak ve gerekçe bakımından denetimden geçer.

İptal kararı masumiyet karinesi açısından ne ifade eder?

İptal kararı masumiyet karinesi bakımından da önem taşır. HAGB, takipsizlik veya dava açılmasının ertelenmesi gibi kayıtlar, kesin suçluluk anlamına gelmez. Buna rağmen bu kayıtların otomatik olumsuz sonuç doğurması, kişiyi kesinleşmemiş işlemler üzerinden değerlendirme riskini doğurur. Anayasa Mahkemesi, bu nedenle kişisel verilerin kullanımında daha sıkı kanuni güvence aramıştır.

İptal sonrası başvuru sahipleri hangi hukuki iddiaları ileri sürebilir?

İptal sonrası başvuru sahipleri, işlemin kanuni dayanağının ortadan kalktığını, kişisel verilerin hukuka aykırı işlendiğini ve somut olgu yerine soyut değerlendirme yapıldığını ileri sürebilir. Ayrıca özel hayatın gizliliği, eşitlik ve ölçülülük ilkelerine aykırılık iddiası da gündeme gelir. Dava dilekçesinde işlem tarihindeki veri kaynağı ve değerlendirme yöntemi açıkça tartışılmalıdır.

Güncel uygulamada güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması arasındaki fark nedir?

Güncel uygulamada güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması birbirinden farklı kapsam ve yoğunluğa sahiptir. Arşiv araştırması daha sınırlı kayıt incelemesine dayanırken, güvenlik soruşturması kişinin çevresi ve bağlantıları hakkında daha geniş değerlendirme içerebilir. Ancak her iki durumda da kişisel veri işleme yetkisi kanunla sınırlandırılmalıdır. Bu ayrım, idarenin veri toplama alanını doğrudan etkiler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 21 Ağustos 2024

5 Yorum

A
Ahmet 29 Nis 2020

İstanbul istinaf Aym kararı gereği parasal hakları da tanırken Ankara istinaf tanımıyor Aym kararını şekli olarak uyguluyor bu durum da danıştaya gitmekten başka çare yok Bir de ben halen istinaf kararını bekliyorum başlasam bile dosyam da hep bu hukuksuz süreç görülecek lekelenmeme hakkım ne olacak Ankara istinaf neden dosyaları sıra ile bitirmiyor temmuz da dosyam aralıktaki başvuranın kararı çıkıyor ben bekliyorum

M
Mustafa 30 Nis 2020

Öncelikle kolay gelsin merhaba internette escort numarası olarak paylaşılmış bir numaraya whatsapp üzerinden slm seninle görüşmek istiyorum saatlik ücret nedir fiyat yazarmısın benim içinde uygun olursa aricam diye mesaj atılmış diye hiç tanımadığım bilmediğim birisi gitmiş şikayetçi olmuş ve bu numaranın uygunsuz sitelerde halen mevcut olduğunu site uzantıları ile mahkemeye sunmama rağmen hakim bayandı anlamadan dinlemeden hiç araştırma yapmadan bana karşı tarafın WhatsApp ekran görüntüsü alıp onunla yaptığı şikayet üzerine mahkeme bana cinsel taciz suçundan 3 ay 22 gün ceza ve bunu hükmün açıklanması geri bırakılması diye karar verdi hakim dinlemeden anlamadan ben sana ceza vermedim 5 yıl suç işlemezsen bu olay hiç olmamış gibi görünür dedi yada bir üst mahkemeye itiraz et dedi itiraz ettim ve bu süreçte şikayetçiyi buldum yanlış anlaşılma olduğunu ve numarasının uygunsuz yerlerde paylaşıldığından haberi olmadığını sanığın savunmasına inandığını ve şikayetinden vazgeçtiğini dilekçe ile mahkemeye sundu ama ağır ceza mahkemesinde usulden incelemeye gitmeden ve şikayetten vazgeçmeye bile bakmadan itirazı reddetti daha sonra kanun yararına bozma talep ettik oradanda kanun yararına bozma yoluna gidilmediği yönünde cevap geldi ilk kararda araştırılmadan hagb kararı verildi hiçbir sonuç alamadık çok mağdurum bu bana verilen hagb kararı polisliğe girmeme engel olurmu cevaplarsanız memnun olurum teşekkürler.birde bu durumda başka sonuç alabileceğim başvurabilecek bir yol varmıdır Anayasa mahkemesi nede basvursam bir sonuç alabilirmiyim teşekkürler kolay gelsin.

M
Mustafa 30 Nis 2020

Tamamdır çok teşekkürler Fatih bey bu yıl eylül ayında kpss ye girip sonra başvuru yapacağım inşallah bu karar kesinleşti ve netleşti değilmi tam olarak kolay gelsin iyi çalışmalar.

Ö
Öğretmen Adayı 10 May 2020

Merhaba, bu kararla güvenlik soruşturmasının kalktığı söylenebilir mi? Ben öğretmenlik için hazırlanıyorum da merak ettiğim otelde kalma durumuyla ilgili bir sorun ortaya çıkar mı, size hiç bundan kaynaklı bir olumsuz sonuç davası geldi mi?

E
Ender Ali 9 Haz 2020

Merhaba Ben taşeron personel olarak çalışırken kadroya geçiş aşamasında güvenlik sorusturmam polis kayıtlarında adımın geçmiş olması sebebiyle olumsuz sonuçlandı. Hiçbir sicil kaydım, sorusturmam vs yokken. İdare mahkemesine basvurdum ilk mahkemede dava lehime sonuçlandı isime geri de döndüm. Sonra idare İstinafa başvurdu veistinaf mahkemesi "idarenin istediği personeli çalıştırma veya çalıştırmama hakkı var" gerekçesiyle kararı bozdu, tekrar işten çıkarıldım. Ardından anayasa mahkemesine basvurdum. Dosyam anayasa mahkemesinde inceleme asamasindayken aym nin bu iptal kararı çıktı. Dosyam hala inceleme aşamasında ve bilgi almak için aradığımda telefona çıkan personeller bireysel basvurularin sonuçlanması üç yıl bile sürebilir diyorlar. Sizce aym bu kararı çıkardıktan sonra benim durumumda olanların başvurularını topluca hızlı sonuçlandırma yoluna Gider mi? Ve tekrar idari yargıya basvursam daha cabuk sonuç alır mıyım? Teşekkürler

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp