Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2012/2997 E. , 2016/96 K.
(Danıştay: Nezarethane - Polis Silahı - İntihar - Hizmet Kusuru - Maddi ve Manevi Tazminat)
"İçtihat Metni"
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, 60 gün içinde başvurulmalıdır.
- Tazminat Miktarı: Olayda, vefat edenin annesi için 10.000 TL maddi, 15.000 TL manevi; babası için 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi toplamda 40.000 TL tazminat talep edilmiştir.
- Kusur Durumu: İdare Mahkemesi, olayın sorumluluğunun müteveffanın kendi kusurlu hareketi sonucu doğduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir.
- Ceza ve Disiplin: Olayda silahın sahibi polis memuru, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 4/1. maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmıştır.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2012/2997
Karar No : 2016/96
Temyiz Eden (Davacılar) :
Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı
İstemin_Özeti : ... 1. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması, esasa ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; davacıların çocuğu olan A.S.'nin 21.7.2009 tarihinde silahla adam yaralama suçundan dolayı polis tarafından yakalanarak doktor raporu aldırmak üzere işlemleri sürdürülürken kendisine ve çevresine zarar verme ihtimaline binaen geçici süreli olarak ...İli, ...İlçesi, ...Polis Merkezi Amirliğinde gözlem altına alındığı ve polis nezarethanesinde tutulduğu sırada, nezarethane parmaklıklarına tırmanarak kendisine su ve sigara verilmesini isteyerek taşkın hareketlerde bulunması üzerine, karakolda görevli olan polis memurunun gözlem altındaki şahsa parmaklıklar arasından su şişesi uzatmak suretiyle su içirmeye çalıştığı esnada, A.S.'nin ani bir hamle ile polis memurunu yakasından tutarak kendisine doğru çekip görevlinin belindeki silahı alması, görevlilerin tüm telkin ve çabalarına rağmen silahı bırakmayarak, silahı kafasına dayamak suretiyle bir el ateş ederek olay yerinde hayatını kaybetmesi nedeniyle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak vefat edenin annesi E.S. için 10.000 TL maddi, 15.000 TL manevi, babası ...için 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi olmak üzere toplam 40.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
...1. İdare Mahkemesi'nce; Anayasanın 125. maddesi, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verildiği, ölüm olayının akabinde yapılan soruşturma ve kovuşturma sonucu, olayın meydana gelmesinde idare ajanının kusuru olmadığının saptanması, dolayısıyla idarenin hizmet kusurunun bulunmadığının ve olayın sorumluluğunun müteveffanın kendi kusurlu hareketi sonucu doğduğunun anlaşılması karşısında, davalı idarenin tazminle sorumlu tutulmasını gerektirecek nitelikte bir hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, avukatlık ücreti dışındaki esasa ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
İdare Mahkemesi kararının, davacı aleyhine hükmedilen avukatlık ücreti yönünden incelenmesi;
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ya da avukatlar tarafından idarelerin vekili sıfatıyla yürütülen davaların idareler lehine neticelenmiş olması halinde, idareler lehine vekalet ücreti takdir edilecek olmakla birlikte, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca idareler lehine vekalet ücreti takdirinin, ancak bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 2.11.2011 tarihinden sonra açılan davalarda söz konusu olabileceği, bakılmakta olan davanın ise, 1.11.2010 tarihinde diğer bir deyişle 659 sayılı KHK'nın yürürlük tarihi olan 2.11.2011 tarihinden önce açıldığı dikkate alındığında, temyize konu mahkeme kararının, davayı hukuk müşaviri eliyle takip etmiş olan davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile ...1. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve … sayılı kararının; davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oybirliğiyle, temyiz isteminin kısmen reddi ile anılan kararın davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi dışındaki kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla; dosyanın bozulan kısım için yeniden bir karar verilmek üzere anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11.1.2016 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY :
Olayda, davacıların çocuğu A.S.'nin intihar eyleminde kullandığı silahın sahibi polis memuru C.K. hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda, polis memurunun gereken dikkat ve özeni göstermeyerek görev sırasında yasaklanan tutum ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 4/1. maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı görülmektedir.
Buna göre, olayın meydana gelmesinde polis memurunun, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna ulaşılmakta olup; bu olay nedeniyle idarenin hizmet kusurunun varlığı kabul edilerek tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı düşüncesiyle, aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Polis nezarethanesinde intihar sonucu idarenin sorumluluğu
Polis nezarethanesinde intihar sonucu idarenin sorumluluğu, gözetim altındaki kişinin korunması yükümlülüğünün ihlali halinde gündeme gelir. Bu olayda gözlem altındaki kişi, polis memurunun belindeki silahı alarak kendini vurmuştur. İdare açısından tartışma, olayın yalnızca kişinin kusurundan mı yoksa nezarethane güvenliğindeki yetersizlikten mi doğduğudur. Tazminat değerlendirmesi buna göre yapılır.
Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk şartları
Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk şartları, idarenin tazmin yükümlülüğünün temelini oluşturur. Hizmet kusuru için koruma, gözetim veya organizasyon eksikliği aranır. Kusursuz sorumlulukta ise tehlike, risk veya sosyal risk ilkeleri önem kazanır. Nezarethane olaylarında mahkemeler, olayın öngörülebilirliği ve önlenebilirliği üzerinden değerlendirme yapar. Somut dosyada bu ayrım kararın sonucunu belirler.
İdare mahkemesi ret kararı ve Danıştay bozma gerekçesi
İdare mahkemesi ret kararı, ölümün müteveffanın kendi kusurundan doğduğu ve idare ajanının kusursuz olduğu gerekçesine dayanır. Danıştay incelemesinde esasa ilişkin yönün hukuka uygun bulunması halinde onama yapılır. Buna karşılık vekalet ücreti yönünden yanlış kanun uygulanmışsa bozma kararı verilir. Böylece karar, yalnızca yargılama giderleri bakımından düzeltilir.
659 sayılı KHK kapsamında vekalet ücreti
659 sayılı KHK kapsamında vekalet ücreti, kamu idarelerini temsil eden hukuk birimi personeli için ayrı kurallara bağlanmıştır. Bu düzenleme, yürürlük tarihi bakımından dikkatle uygulanır. Olay tarihi ve dava tarihi itibarıyla geçiş hükümleri önem taşır. Yanlış kanuna dayanılarak hükmedilen vekalet ücreti, temyizde bozma sebebi olur. Uygulama, dosyanın tarihsel çerçevesine göre belirlenir.
Davacıların maddi ve manevi tazminat talebi
Davacıların maddi ve manevi tazminat talebi, ölen kişinin annesi ve babası için ayrı kalemler halinde ileri sürülmüştür. Anne için maddi ve manevi, baba için maddi ve manevi zarar iddia edilmiştir. Bu tür davalarda destekten yoksun kalma ve yakınların duyduğu elem birlikte değerlendirilir. Tazminat miktarı, ispat ve kusur incelemesine bağlıdır.
Polis silahının alınması ve intihar olayı
Polis silahının alınması ve intihar olayı, güvenlik zincirindeki en kritik kırılma noktasını gösterir. Gözlem altındaki kişinin, kendisine su uzatıldığı sırada görevlinin yakasına tutunarak silahı alması, denetim yoğunluğunu tartışmalı hale getirir. Olayın ani gelişmesi, idarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmayabilir. Mahkeme, gözetim tedbirlerinin yeterliliğini ayrıca değerlendirir.
Nezarethane güvenlik önlemleri ve idarenin yükümlülüğü
Nezarethane güvenlik önlemleri ve idarenin yükümlülüğü, tutulan kişinin kendine ve çevreye zarar verme ihtimaline karşı sürekli gözetimi gerektirir. Silah, kesici alet ve benzeri tehlikeli unsurlara erişim kesin şekilde engellenmelidir. Personel sayısı, fiziki düzen ve risk değerlendirmesi birlikte incelenir. Bu yükümlülüklerin zayıf kalması, hizmet kusuru iddiasını güçlendirir.
Gözlem altına alınma işleminin hukuki anlamı
Gözlem altına alınma işleminin hukuki anlamı, kişinin geçici olarak özgürlüğünün sınırlandığı ve idarenin koruma sorumluluğunun arttığı bir durumu ifade eder. Bu aşamada kolluk, kişinin zarar verme ihtimalini dikkate alarak daha dikkatli davranmak zorundadır. Gözlem kararı, sadece muhafaza değil, aktif güvenlik tedbiri yükler. Olayın değerlendirilmesinde bu statü belirleyicidir.
Ceza soruşturması ile idari yargı arasındaki fark
Ceza soruşturması ile idari yargı arasındaki fark, aynı olayın farklı hukuki sonuçlar doğurabilmesinden kaynaklanır. Ceza dosyasında görevlinin kusursuz bulunması, idare aleyhine tazmin sorumluluğunu bütünüyle kaldırmaz. İdari yargı, hizmetin işleyişini ve kamu görevlilerinin organizasyonunu inceler. Bu nedenle ceza sonucu ile tazminat sonucu aynı olmak zorunda değildir.
Olayın öngörülebilirliği ve önlenebilirliği
Olayın öngörülebilirliği ve önlenebilirliği, sorumluluk analizinin merkezindedir. Gözlem altındaki kişinin taşkın davranışları, kendine zarar verme ihtimalini artıran işaretler sayılabilir. Buna rağmen silaha ulaşması, alınan tedbirlerin yeterliliğini sorgulatır. Mahkeme, ani gelişen saldırı ile güvenlik açığı arasında bağ kurar. Sorumluluk değerlendirmesi bu bağlantı üzerinden yapılır.
Yasal faiz başlangıç tarihi ve tazminat hesaplaması
Yasal faiz başlangıç tarihi ve tazminat hesaplaması, hükmedilen miktarın değerini doğrudan etkiler. Bu tür davalarda faiz çoğunlukla olay tarihinden itibaren işletilir. Maddi tazminat, destek ilişkisi ve somut zarar üzerinden; manevi tazminat ise olayın ağırlığına göre belirlenir. Hükümde faiz başlangıcı açık yazılmadığında, infaz aşamasında uyuşmazlık doğabilir.
Temyiz incelemesinde 2577 sayılı Kanun’un rolü
Temyiz incelemesinde 2577 sayılı Kanun’un rolü, Danıştay’ın bozma sebeplerini sınırlayan çerçeveyi oluşturur. Nihai karar, kanunda sayılan hukuka aykırılık nedenleriyle bozulabilir. Esasa ilişkin değerlendirme yerindeyse karar korunur, yalnızca yanlış uygulanan gider kalemi düzeltilir. Bu dosyada da temyiz incelemesi sınırlı bozma sonucuna yönelmiştir.
Benzer uyuşmazlıklarda kamu güvenliği standardı
Benzer uyuşmazlıklarda kamu güvenliği standardı, nezarethane ve gözaltı alanlarında yüksek dikkat yükümlülüğünü ifade eder. Personelin ani gelişen riskleri azaltacak biçimde görev yapması beklenir. Silah taşıyan görevliyle gözlem altındaki kişi arasındaki mesafe, erişim imkânı ve fiziksel kontrol önemlidir. Bu standart, idarenin hizmet organizasyonunu ölçen temel kriterlerden biridir.
Kararın uygulamadaki önemi
Kararın uygulamadaki önemi, nezarethane ölümlerinde otomatik sorumsuzluk kabul edilmeyeceğini göstermesidir. İdare, olayın yalnızca kişinin kusurundan doğduğunu ileri sürse bile, gözetim tedbirlerinin yeterliliği incelenir. Ayrıca vekalet ücreti bakımından doğru mevzuatın uygulanması gerekir. Böylece karar, hem sorumluluk hukuku hem yargılama giderleri açısından yol gösterici olur.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.