Hırsızlık suçu, başkasının zilyetliği altındaki taşınır bir malın, zilyedin rızası olmadan ve yarar sağlama kastıyla bulunduğu yerden alınmasıdır. Ceza hukukunda malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en yaygın olanıdır ve hem ekonomik düzeni hem de bireylerin mülkiyet güvenliğini doğrudan etkiler. Bu nedenle hırsızlık TCK düzenlemeleri ayrıntılı olup, hem basit hem de nitelikli halleri farklı sonuçlar doğurur. Aşağıda TCK 141 ve TCK 142 başta olmak üzere, suçun tüm yönlerini pratik örneklerle ve uygulamadaki kritik ayrıntılarla ele alıyoruz.
Özet Bilgi
Hırsızlık Suçu Nedir?
Bu başlıkta 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 141. Maddesinde düzenlenen ‘Hırsızlık ’suçu özet olarak incelenmiştir. Türk Ceza Kanunun 141. Maddesinde Hırsızlık suçunun basit şekli düzenlenmiş iken Türk Ceza Kanunun 142.Maddesinde Hırsızlık suçunun nitelikli şekli düzenlenmiştir.
TCK Hırsızlık Suçu Maddesi
Hırsızlık
Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Nitelikli hırsızlık
Madde 142-
(1) Hırsızlık suçunun;
- Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
- (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
- Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
- Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
- Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
- (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.) İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
- Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
- Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
- Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
- Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
- Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
- Büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
- (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.(1) (3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
- Suçun gece vakti işlenmesi
Madde 143- (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. - Daha az cezayı gerektiren haller
Madde 144- (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. - Malın değerinin az olması
Madde 145- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir. - Kullanma hırsızlığı
Madde 146- (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz. - Zorunluluk hâli
Madde 147- (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Hırsızlık Suçu Özellikleri
A. Soruşturma Usulü
Kural olarak hırsızlık suçunun Türk Ceza Kanununda yer alan 141. Maddesinde ki basit hali ile 142 maddesinde yer alan Hırsızlık suçunun nitelikli halinin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi değildir. Ancak Hırsızlık suçunun; paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, işlenmesi halinde, şikayet üzerine savcılık tarafından soruşturma yapılmaktadır. Keza yine hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine soruşturma yapılmaktadır. Şikayet kural olarak bir şekil şartına bağlı değildir. Yetkili makamlara yazılı veya tutanağa geçirilmek şartı ile sözlü olarak yapılabilir. Şikayetin 6 ay içinde yapılması gerekmektedir.
B. Kovuşturma Usulü
Hırsızlık suçunda zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye eylem şikayete bağlı olmaması nedeniyle şikayet yokluğundan dava düşmeyecektir. Hırsızlık suçunun basit hali ile nitelikli halinin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmaması nedeniyle Savcılık tarafından re’sen soruşturma açılacak olup mahkeme tarafından re’sen kovuşturma yürütülecektir. Ancak hırsızlık suçunun; paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde, Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, İşlenmesi halinde, şikayet üzerine savcılık tarafından soruşturma yapılmaktadır. Keza yine hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olması nedeniyle mağdur şikayetten vazgeçmesi halinde mahkeme düşme kararı verecektir.
C. Tutuklama Tedbiri
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100. Maddesinde tutuklama nedenleri sayılmıştır. Bu maddeye göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. Ancak şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa, bu kapsamda tutuklama kararı verilebilir. Keza yine madde metninde katalog suçlar sayılmıştır. Eğer gerçekleştirilen eylem katalog suç kapsamında ise tutuklama nedeni re ’sen var sayılarak doğrudan hakim tarafından tutuklama kararı verilebilir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100/4 maddesine göre “Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez”. Şeklinde hükme yer verilmiştir.
Türk Ceza Kanunun 141.madesine göre zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100. Maddesinde yer alan şartları taşıması halinde hakim tutuklama kararı verebilir.
Türk Ceza Kanunun 142. Maddesinde sayılan hırsızlık suçunun nitelikli halinin işlenmesi halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunması nedeniyle tutuklama nedenlerinin varlığı halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100. Maddesine göre Hakim tarafından tutuklama kararı verilebilir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 141 .ve 142 maddesinde yer alan hırsızlık suçu işlendiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 100/2 maddesin de sayılan tutuklama nedenleri doğrudan var sayılması nedeniyle Hakim direkt tutuklama kararı verebilir.
D) Uzlaşma Kurumu
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 253’üncü maddesi gereğince soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar ile soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanununda sayılı bazı suç tipleri için şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırma girişiminde bulunulur.
Türk Ceza Kanunun 141 maddesi ile 142 . maddesinin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi değildir. Ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 253. maddesinin 1 fıkrasına göre şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 141 . maddesinde yer alan hırsızlık suçu katalog suçlardan sayılması nedeniyle uzlaşma kapsamındadır.
Yine Türk Ceza Kanunun 144. Maddesinde sayılan Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, işlenmesi hali ve hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, suçun soruşturulması şikayete bağlı olması nedeniyle uzlaşma kapsamındadır.
E. Korunan Hukuki Değer
Hırsızlık suçunda korunan hukuki değer bireyin sahip olmuş olduğu mülkiyet hakkı veya zilyetlik hakkıdır. Zilyetlik hakkı taşınır bir malı mülkiyet hakkı gerektirmeksizin elinde bulundurmaktır. Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınması ile suç oluşmaktadır. Zilyedin rızasının bulunmaması gerekmektedir.
F. Hırsızlık Suçunun Unsurları
1. Maddi Unsur
1.1. Fail
Hırsızlık suçunun faili herkes olabilir. Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye demek suretiyle kişinin cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
1.2. Mağdur
Hırsızlık suçunda mağdur herkes olabilir. Mağdurun sadece taşınır malın mülkiyetini elinde bulundurması veya mala zilyet olması gerekmektedir.
1.3. Eylem
Hırsızlık suçu taşınır bir malın alınması gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus taşınır bir malın zilyedin egemenlik alanından çıkarılması ve failin egemenlik alanına sokulması gerekmektedir. Zilyedin bu mal üzerinde tasarruf yetkisini kullanamaması halinde suç tamamlanmış olmaktadır. Burada zilyedin rızasının bulunmaması gerekmektedir. Rızanın varlığı halinde suç oluşmaz . Ancak küçüğün ya da alkol yada uyuşturucu etkisi altında kişinin verdiği rıza geçersiz sayılmaktadır.
2. Manevi Unsur
Hırsızlık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bu kapsamda failin malın taşınabilir olduğunu, başkasına ait olduğunu, zilyedin rızasının olmadığını biliyor ve istiyor olması gerekir. Keza failin malın kime ait olduğunu bilmesine gerek yoktur. Hırsızlık suçu bu nedenle taksirle işlenemez. Burada diğer bir nokta kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye demek suretiyle özel bir kast vurgulanmıştır. Yarar sağlamanın direkt gerçekleşmesine gerek yoktur. Yarar sağlama maksadıyla hareket edilmesi halinde suç oluşmaktadır.
G. Suçun Özel Görünüş Şekilleri
1. Suça Teşebbüs
Türk Ceza Kanunun 35. Maddesine göre “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” Şeklinde hükme yer verilmiştir.
Bu kapsamda Türk Ceza Kanunun TCK'nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs kurumu ile ilgili, cezalandırılabilirliği açısından şu şartların varlığı aranmıştır. Failin kasten bir suça kalkışması, bu suçu gerçekleştirmeye yönelik bir fiilin olması ancak tüm bunlara rağmen failin kendi isteği ile değil dış bir etki nedeniyle sonuca ulaşamamış olması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında teşebbüsün şartları olarak failde kastın bulunması, aynı zamanda gerçekleştirilen hareketin elverişli olması da gereklidir. Ancak failin elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanmaması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/6-340 Esas ve 2012 /209 K. Sayılı kararında Teşebbüs ise, suçun tamamlanmasından önce ve fakat hazırlık hareketleri aşamasından sonra gelen, başlanmış ama bitirilememiş bir eylemli evreyi ifade eder. Bu kapsamda, cezalandırılabilir davranışların yani suça teşebbüsün sınırlarının saptanması, diğer bir anlatımla suç yolunda ilerleyen sanıkla ilgili olarak hangi andan itibaren ceza hukukunun devreye gireceği sorununun çözümlenmesi gerekmektedir. Öğretide, 5237 sayılı TCY’nın 35. maddesinde teşebbüs açısından, doğrudan doğruya icraya başlama ölçütünün kabul edilmesiyle objektif teorinin benimsendiği, suçun yasal tanımında, unsur veya nitelikli hal olarak belirtilmiş hareketlerin gerçekleştirilmesi halinde icra hareketlerinin başladığının kabul edilmesi gerektiği,…bu kapsamda hırsızlık suçuna teşebbüs mümkündür.” Şeklinde karar vermiştir. Ancak doktrinde bir kısım hukukçular hırsızlık suçuna teşebbüsü kabul etmemektedirler.
2. Suça İştirak
Türk Ceza Kanunun 141 maddesinde yer alan hırsızlık suçu bakımından iştirak bir özellik taşımamaktadır. Suça iştirak şekilleri olarak yardım etme, azmettirme bu suç bakımından mümkündür.
3. Suçların İçtimai
Türk Ceza Kanunun 142. Maddenin 4 . fıkrasına göre Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz. Hükmü gereğince hırsızlık suçunda bileşik suç hükümlerinin uygulanması kaldırılmıştır. Bu madde kapsamında bina içinde hırsızlık olduğunda fail hem konut dokunulmazlığından hem de hırsızlıktan dolayı ayrı ayrı cezalandırılacaktır. Keza yine bir arabanın içinde bulunan çantanın çalınması için arabanın camının kırılması halinde fail hem mala zarar verme hem de hırsızlık suçundan dolayı cezalandırılacaktır.
Hırsızlık suçunda birden fazla kişiye karşı tek bir eylemle gerçekleşmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanabilecektir. Ancak bu durumda failin bu eylemi yaparken birden fazla kişiye karşı yaptığını biliyor olması gerekmektedir.
H. Hukuka Aykırılık
Türk Ceza Kanununda yer alan hukuka uygunluk nedenleri kasten yaralama suçu içinde geçerlidir. Bu kapsamda ilgilinin rızası bir burada bir hukuka uygunluk nedenidir. Rızanın varlığı halinde eylem suç olmaktan çıkmaktadır. Keza Türk Ceza Kanunun 141. maddesine göre Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye ceza verileceği hüküm altına alınmıştır.
I. Görevli Mahkeme
5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemeleri Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 14. Maddesine göre “Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur”. Hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunun141 ve 142. Madde bakımından cezaların üst sınırı on yıldan fazla olmaması nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir.
Ancak Türk Ceza Kanunun 142 /3 maddesine Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur Hükmü gereğince suçun üst sınırı 10 yıldan fazla olması nedeniyle bu halde Ağır Ceza Mahkemesi Görevlidir.
İ. Yetkili Mahkeme
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 12 Maddesine göre davaya bakmak yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.
J. Hırsızlık Suçunun Cezası/Yaptırımı
a) Hırsızlık Suçunun Temel Cezası TCK 141. Maddesi
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
b) Hırsızlık Suçunun Nitelikli Hali TCK 142. Maddesi
Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
h) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
c) Hırsızlık Suçunun Gece Vakti İşlenmesi TCK 143. Madde
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
d) Hırsızlık Suçunun Daha Ağır Cezayı Gerektiren Hali TCK 144. Madde
Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
e) Malın Değerinin Az Olması TCK 145. Madde
Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
f) Kullanma Hırsızlığı TCK 146. Madde
Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.
M) Hırsızlık Suçunda Şahsi Cezasızlık Sebebi 167. Madde
(1)Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların:
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
N. Hırsızlık Suçunda Etkin Pişmanlık
Türk Ceza Kanunun 168. Maddesine göre (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.
(5) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.
O. Hırsızlık Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 231. maddesine göre Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.
Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl (2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
Bu durumda sanık 5 yıl boyunca denetime tabi tutulur. Sanık 5 yıl boyunca herhangi bir şekilde kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı taktirde hükmün açıklanması geri bırakılması kararı silinir. Ancak sanık 5 yıl içinde yeniden bir suç işlediği ve mahkumiyet alındığı taktirde mahkeme sanığın daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar veren mahkemeye ihbarda bulunur. İhbar olunan mahkeme sanık hakkında daha önceden verilen hükmün açıklanması geri bırakılması kararı açıklanması kararını 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 231. Maddesine göre açıklar. Güncel yasal düzenlemeler uyarınca, verilen HAGB kararlarına karşı artık itiraz yoluna değil, doğrudan Bölge Adliye Mahkemelerine (İstinaf) başvurulabilmektedir.
Hırsızlık Şikayete Tabi Mi?
Hırsızlık suçu Türk Ceza Kanunu’nda Malvarlığına Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır.
Hırsızlık
Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Burada hırsızlık suçuna verilen cezayı görmekteyiz aynı zamanda kanun madddesi içinde hırsızlık suçunun tanımı da yapılmıştır. Kanun maddesinden anlıyoruz ki zilyedinin rızası olmazsa, başkasına ait taşınır bir malsa, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayacaksa hırsızlık suçunu oluşturur. Hırsızlık suçu şikayete tabi midir? Madde 142’de sorunun cevabı verilmiş olup madde şöyledir:
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz. Yani hırsızlık şikayete tabi değildir.
Şunu belirtmekte de fayda vardır ki madde 142 nitelikli hırsızlık başlığı altında yer almaktadır fakat bütün hırsızlık suçları re’sen soruşturulur. Nitelikli hırsızlık suçu da basit hırsızlık suçu da şikayete tabi değildir buradan şunu da anlamaktayız ki hırsızlık suçunun süresi şikayete bağlı değildir dolayısıyla şikayet süresi de yoktur.
Hırsızlık Uzlaşmaya Tabi Midir ?
Burada Ceza Muhakemesi Kanunu’na bakmamız gerekir. CMK Uzlaşma başlığı altında Madde 253’te uzlaşmaya tabi olan hususlar yer almaktadır. Kanunda şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bazı suçlar sayılmış ve bu suçlara hırsızlık suçu da dahil edilmiştir fakat dikkat edilmesi gereken önemli husus şu ki ‘‘hırsızlık (madde 141)’’ şeklinde yazılmıştır. Buradan anlamamız gereken şudur: Uzlaşmaya tabi olan hırsızlık suçunun bütün halleri değildir, nitelikli suçlar dışında kalan suçlardır. Burada direkt olarak basit hırsızlık dışında kalan suçlar diyemeyiz çünkü bir sonraki açıktan hırsızlık başlığında bunun belirli hallerde basit belirli hallerde nitelikli hırsızlık olacağıdır.
Hırsızlık suçu için uzlaştırma soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yapılabilir fakat savcı tarafından soruşturma aşamasında başlatılır. Şayet uzlaştırma soruşturma aşamasında gerçekleştirilir ve edim yerine getirilirse kovuşturma aşamasına geçilmez, uzlaştırma kovuşturma aşamasında gerçekleştirilirse sanık hakkında düşme kararı verilecek olup düşme kararından Ceza Muhakemesi Kanunu madde 223/8’de şu belirtilmiştir:Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir. Kovuşturma aşamasında düşme kararı verilirse adli sicile kaydedilmez eğer düşme kararı verilmezse yargılama devam eder.
Açıktan Hırsızlık Nedir?
Hiçbir hırsızlık suçu şikayete bağlı değildir. Uzlaşmaya tabi olan hırsızlık suçları ise basit nitelikte olanlardır. O zaman hırsızlığın ne olduğu, ne zaman yapıldığına bakmamız gerekir ki basit hırsızlık mı nitelikli hırsızlık mı ayrımını yapıp uzlaşma yapılıp yapılmayacağına, kanunda belirlenen hapis ya da adli para cezalarının hangi oranda artırılıp azaltılacağı bilgisine ulaşabilelim. Açıktan hırsızlık basit hırsızlık mıdır nitelikli hırsızlık mıdır? Şimdi açık hırsızlık demek hırsızlığın yapıldığı yer hakkında bilgi verir. Cadde, sokak, mahalle, park açık alanlardır dolayısıyla burada bırakılan eşyalardan bahsederiz belirttiğimiz ve bunun gibi halka açık yerler özel alan olmadığından bu gibi yerlerde işlenmiş hırsızlıklar açıktan hırsızlığı oluşturmaktadır. Bu da bizi TCK madde 141’deki hırsızlığın basit haline götürmektedir.Fakat hırsızlığın yapıldığı yerin halka açık olması direkt olarak bize açıktan hırsızlıktır ve dolayısıyla basit hırsızlıktır sonucuna götürmez öyle haller vardır ki zaten eşyanın açıkta kullanımı gerekir bir çiftçiyi düşünürsek elbette ki ekip biçmek için kullanacağı aletler açıkta bulunmalıdır dolayısıyla bu durumda hırsızlığın nitelikli halinden bahsederiz.
Hırsızlığa Teşebbüs
Hırsızlığa teşebbüsün olup olmadığını anlamak için TCK suça teşebbüs başlığı altındaki suç işlemeye teşebbüsten bahsedilebilmesi için aranan şartlara bakalım, kanun maddesi şöyle der:
Suça teşebbüs
Madde 35- (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
Demek ki hırsızlık suçunu işlemeye teşebbüsten bahsetmek için failin kastından, suç için elverişli hareketlerinden ve elinde olmadan hırsızlığı tamamlayamamış olması gerekir. Yani madde 36’daki gönüllü vazgeçme durumunda artık hırsızlığa teşşebbüs suçıundan bahsedemeyecek dolayısıyla madde 36’daki ceza oranlarına bakmayacağız zaten madde 35 suça teşebbüs balığı altında incelediğimiz kanun maddesi de suça teşebbüs durumunda ceza oranının ne olduğunu 2. fıkrada belirtmiştir.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Kanun maddesine baktığımızda bizi maddenin son cümlesi ilgilendirmekte olup hırsızlık suçunun niteliğine karar verip kanunda belirlenmiş cezayı, hırsızlık teşebbüs halinde olduğu için cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indireceğimizi de kanun maddesinden anlamış bulunmaktayız.
Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Delillerin Toplanması
Kamera kayıtları, parmak izi/DNA, olay yeri incelemesi, teşhis işlemi, eşya değer tespiti gibi deliller kritik önemdedir. İlk beyanların ayrıntılı alınması, olay yeri krokisi/fotoğrafları ve zaman çizelgesi süreçte belirleyicidir.
Gözaltı ve Tutuklama
- Gözaltı: Soruşturma işlemlerinin sağlıklı yürütülmesi için başvurulan, geçici ve denetime tabi bir tedbirdir.
- Tutuklama: Kuşku derecesi ve kaçma/karartma ihtimaline göre, yargısal karar ile uygulanır.
İçtima, Teşebbüs ve İştirak
- Teşebbüs: Fail, eşya üzerinde egemenliğini kurmadan yakalanırsa, teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
- İştirak: Birlikte işleme (müşterek faillik), azmettirme ve yardım etme hükümleri hırsızlıkta sıkça gündeme gelir.
- İçtima: Aynı olayda birden fazla mala yönelik eylemler, somut koşullara göre tek suç veya zincirleme suç olarak değerlendirilebilir.
Sık Yapılan Hatalar ve Uygulama İpuçları
- Değer tespiti yaptırmamak: Değerin azlığına dayalı indirim ihtimalini ortadan kaldırır.
- Kamera kayıtlarını geç toplamak: Delil zincirinin zayıflamasına yol açar.
- Hatalı vasıflandırma: Örn. kilitli yerden alma ile açıkta bırakılan eşya ayrımı gözetilmediğinde tck 142 uygulanması gözden kaçabilir.
- Mala zarar verme ile hırsızlığı birlikte cezalandırmaya kalkmak: Çoğu zaman aynı hukuki yarar korunuyorsa ayrıca cezalandırma yapılmaz.
Şikâyet, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Yetkili Mahkeme
Şikâyet
“hırsızlık şikayete tabi mi” ve “hırsızlık suçu şikayete tabi mi” soruları uygulamada çok sorulur. Genel kural olarak hırsızlık re’sen soruşturulur ve kovuşturulur. Ancak:
- Paydaş mal veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde işlenen bazı fiiller,
- Alacak tahsili amacıyla işlenen özel haller,
- Kullanma hırsızlığı,
- Belirli akrabalık ilişkilerinde (ayrı konutta yaşamayan yakınlar gibi) işlenen haller,
şikâyete tabi olabilir. Bu durumda süre ve usul önemlidir.
Zamanaşımı
Dava zamanaşımı, somut fiilin ceza aralıklarına göre farklı süreler içerir. Sürenin geçmesi, kamu davasının açılmasına veya sürdürülmesine engel olur. Zamanaşımı hakim tarafından re’sen gözetilir.
Uzlaşma
Temel hırsızlığın bazı halleri uzlaşma kapsamındadır. Ancak nitelikli hallerin çoğunda, özellikle gece vakti ve bilişim içeren fiillerde uzlaşma uygulanmayabilir. Somut olayın nitelikleri mutlaka analiz edilmelidir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
- Görev: Çoğu hırsızlık davasında asliye ceza görevlidir; bazı ağır nitelikli fiiller ağır ceza kapsamına girebilir.
- Yetki: Kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.
Sıkça Sorulan Sorular
142 madde nedir?
Hırsızlık şikayete tabi mi?
TCK 141 nedir?
TCK 141 Nedir?
TCK 141, basit hırsızlık suçunu düzenleyen temel hükümdür. Buna göre başkasına ait taşınır malın, zilyedinin rızası olmaksızın ve kendisine veya başkasına yarar sağlama amacıyla bulunduğu yerden alınması hırsızlık sayılır. Bu suçun temel cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. TCK 141/1 maddesi, hırsızlık suçunun en sade ve çekirdek görünümünü ifade eder.
TCK 142 Nedir?
TCK 142, hırsızlığın nitelikli hallerini düzenler. Suçun işlendiği yer, eşyanın bulunduğu durum, mağdurun korunmasızlığı, kullanılan yöntem ve bilişim sistemlerinden yararlanılması gibi nedenlerle ceza ağırlaşır. Özellikle bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya, herkesin girebileceği yerde kilitli eşya, elde veya üstte taşınan eşya ve bilişim sistemleri kullanılarak işlenen fiiller uygulamada sık görülür.
TCK 141 ile TCK 142 Arasındaki Fark Nedir?
TCK 141, basit hırsızlığı; TCK 142 ise ağırlaştırılmış koşullarda işlenen nitelikli hırsızlığı kapsar. Temel ayrım, malın nasıl ve hangi şartlarda alındığıdır. Yer, yöntem, mağdurun durumu ve koruma tedbirleri arttıkça ceza da yükselir. Bu nedenle aynı alma fiili, olayın özelliklerine göre 141 veya 142 kapsamında değerlendirilebilir.
| TCK 141 | Basit hırsızlık | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| TCK 142/1 | Belirli yer ve eşya türleri bakımından nitelikli hal | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis |
| TCK 142/2 | Yöntem veya koruma koşulu nedeniyle nitelikli hal | 5 yıldan 10 yıla kadar hapis |
| TCK 142/3 | Enerji tesisleri ve sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında | 5 yıldan 12 yıla kadar hapis |
Hırsızlık Suçunun Unsurları Nelerdir?
Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için taşınır bir malın bulunması, bu malın başkasına ait olması, zilyedin rızasının olmaması, malın bulunduğu yerden alınması ve yarar sağlama kastının varlığı gerekir. Suç, yalnızca malın görülmesiyle değil, fiilî hakimiyet alanından çıkarılmasıyla tamamlanır. Rızanın varlığı, suçun oluşumunu ortadan kaldıran temel unsurlardan biridir.
- Taşınır mal bulunmalıdır.
- Mal başkasına ait olmalıdır.
- Zilyedin rızası bulunmamalıdır.
- Alma fiili gerçekleşmelidir.
- Yarar sağlama kastı mevcut olmalıdır.
Açıktan Hırsızlık Nedir?
Açıktan hırsızlık, kanunda bağımsız bir suç adı olarak yer almaz. Uygulamada korumasız, görünür veya kolay erişilebilir yerde bulunan malın alınması için kullanılan bir ifadedir. Somut olayın özelliklerine göre bu fiil basit hırsızlık veya nitelikli hırsızlık sayılabilir. Eşyanın adet, tahsis veya kullanımı gereği açıkta bırakılmış olması halinde TCK 142 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir.
Açıktan Hırsızlık Cezası Nedir?
Açıktan hırsızlık bakımından tek bir ceza türü yoktur. Fiil, korumasız biçimde bırakılan eşya hakkında işlenmişse nitelikli hırsızlık hükümleri uygulanabilir. Buna karşılık olayda ağırlaştırıcı unsur yoksa TCK 141 kapsamındaki basit hırsızlık cezası söz konusu olur. Bu nedenle ceza, eşyanın bulunduğu yer, korunma biçimi ve alma yöntemine göre belirlenir.
Konutta veya Evden Hırsızlık Hangi Kapsamdadır?
Evden hırsızlık, çoğu olayda bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık olarak değerlendirilir. Konut içindeki eşyanın korunma altında bulunması, fiili TCK 142 kapsamında nitelikli hale getirir. Apartman dairesi, müstakil ev, depo, kömürlük, garaj veya konuta bağlı eklentiler somut olayın niteliğine göre bu kapsamda kabul edilebilir.
Konutta Hırsızlık Cezası Nedir?
Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık halinde TCK 142/2 kapsamındaki ceza uygulanır. Bu halde öngörülen ceza beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. Fiilin gece vakti işlenmesi halinde ayrıca ceza artışı gündeme gelir. Konuta girmek için başka suçlar da işlenmişse, bunlar ayrıca değerlendirilir.
Elde veya Üstte Taşınan Eşyanın Alınması Nasıl Değerlendirilir?
Kişinin elinde tuttuğu, omzunda taşıdığı, cebinde, çantasında veya üzerinde bulundurduğu eşyanın çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle alınması TCK 142/2 kapsamında nitelikli hırsızlıktır. Kapkaç benzeri alma biçimleri bu grupta sık görülür. Mağdurun eşyasıyla kurduğu fiilî bağın doğrudan hedef alınması, bu hali daha ağır ceza tehdidine bağlar.
Bilişim Sistemleri Kullanılarak Hırsızlık Nedir?
Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen hırsızlık, TCK 142’de nitelikli hal olarak düzenlenir. Kart, hesap, otomasyon veya elektronik altyapıdan yararlanılarak malvarlığı değerinin ele geçirilmesi halinde bu bent uygulanabilir. Her olayın dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ya da hırsızlık arasında doğru nitelendirilmesi gerekir. Teknik yöntem, tek başına aynı suç tipini doğurmaz.
Hırsızlık Suçunda Uzlaşma Var mı?
Hırsızlık suçunda uzlaşma, suçun hangi madde kapsamında kaldığına göre değişir. TCK 141’de düzenlenen basit hırsızlık, CMK 253 kapsamındaki uzlaştırma uygulamasına konu olabilmektedir. Buna karşılık TCK 142’deki nitelikli hırsızlık bakımından aynı sonuca her durumda gidilmez. Bu nedenle uzlaşma değerlendirmesi, suç vasfı netleştirilerek yapılır.
142 Uzlaşmaya Tabi mi?
TCK 142 kapsamındaki nitelikli hırsızlık bakımından uygulamada temel kabul, bu suçun uzlaşmaya tabi olmadığı yönündedir. Buna karşılık TCK 141’deki basit hırsızlık için uzlaştırma gündeme gelebilir. Suçun 141 yerine 142 kapsamında nitelendirilmesi, sadece ceza miktarını değil, usulî sonuçları da değiştirir. Bu nedenle iddianame ve mahkeme değerlendirmesinde madde ayrımı özel önem taşır.
Şikayete Tabi Hırsızlık Halleri Var mı?
Hırsızlık suçları kural olarak resen takip edilir. Bununla birlikte malın ortaklığından, hukuki ilişkiye dayanan alacaktan veya belirli ailevi ve yakın ilişki durumlarından kaynaklanan bazı özel görünüşlerde şikayet ve cezasızlık ya da cezada indirim hükümleri gündeme gelebilir. Somut olayda TCK 144 ve bağlantılı hükümler ile şahsi cezasızlık nedenlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Hırsızlık Suçu Cezası Hangi Durumlarda Değişir?
Hırsızlık suçu cezası, suçun basit veya nitelikli oluşuna göre değişir. Ayrıca gece vakti işlenmesi, malın değerinin azlığı, teşebbüs aşamasında kalması ve bazı özel nedenlerin bulunması cezayı etkiler. Bu nedenle yalnızca madde numarası değil, olayın işleniş biçimi ve malın niteliği de ceza hesabında belirleyicidir.
| Basit hırsızlık | TCK 141 | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| Nitelikli hırsızlık | TCK 142/1 | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis |
| Nitelikli hırsızlık | TCK 142/2 | 5 yıldan 10 yıla kadar hapis |
| Enerji hakkında hırsızlık | TCK 142/3 | 5 yıldan 12 yıla kadar hapis |
| Gece vakti işlenme | TCK 143 | Verilecek ceza artırılır |
| Malın değerinin azlığı | TCK 145 | Ceza indirimi veya şartları varsa ceza vermekten vazgeçme |
| Teşebbüs | Genel hükümler | Somut olaya göre indirim uygulanır |
Gece Vakti İşlenen Hırsızlıkta Sonuç Nedir?
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi, TCK 143 kapsamında cezayı artıran bir nedendir. Bu artırım, hem basit hırsızlık hem de nitelikli hırsızlık bakımından uygulanabilir. Gece vakti kavramı, cezanın alt ve üst sınırını doğrudan etkileyen bir unsur olduğundan, olay saatinin ispatı yargılamada önem taşır.
Malın Değerinin Azlığı Cezayı Etkiler mi?
Hırsızlığa konu malın değerinin az olması halinde TCK 145 gündeme gelir. Bu durumda hâkim, olayın özelliklerine göre cezada indirim yapabilir; şartları oluşursa ceza vermekten de vazgeçebilir. Ancak değerin azlığı otomatik sonuç doğurmaz. Malın ekonomik değeri kadar fiilin işleniş tarzı ve suç kastının yoğunluğu da değerlendirilir.
Teşebbüs Halinde Hırsızlık Suçu Nasıl Değerlendirilir?
Failin hırsızlık kastıyla icra hareketlerine başlamasına rağmen, elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamaması halinde teşebbüs hükümleri uygulanır. Örneğin mal alınmadan yakalanma, alarm nedeniyle kaçma veya mağdurun engellemesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Tamamlanmış suç ile teşebbüs ayrımı, cezanın belirlenmesinde doğrudan etkili olur.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Nitelikli Hırsızlık Halleri Nelerdir?
Uygulamada en sık görülen nitelikli haller; konut veya eklenti içindeki eşyanın alınması, kilitli eşyanın açılarak alınması, cep telefonu ve cüzdan gibi elde veya üstte taşınan eşyanın çekilip alınması, toplu taşıma alanlarındaki eşyaya yönelme ve bilişim sistemlerinden yararlanmadır. Bu hallerin ortak özelliği, suçun koruma tedbirlerini veya mağdurun zayıf anını hedef almasıdır.
3 Yorum
2002tarihinde işlediğim hırsızlık suçu nedeniyle çorum.2.asliye cezamahkemesi.4.ayceza yine çorum.4.asliye cezamahkemesi.11ay.2 gün ceza verip bucezalar 2016 yılında onanmıştir.ancak ben buda alandan dolayı 4.ay25 gününü infaz ettim şimdiyse 2004 ten buyana yurtdisindayim sonucu ne olabilir bilindiği gibi birde infaz yasası çıktı turkiyeye dönsem cezaevine alırlardı yoksa zaman aşımı olurmu teşekkürler bilgi verirseniz sevinirim.
Tebliğ Tarihi : 16/06/2016 Temyiz Eden ve Tarihi : Suça Sürüklenen Çocuk Mustafa Dinçer müdafii 16/06/2016 Yukarıda özet bilgileri yazılı dosya incelendi. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, ssç müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak; 1-Duruşmadan vareste tutulmayı talep edip etmediği sorulmayan sanığın, Torbalı Açık Cezaevinde başka suçtan hükümlü olarak bulunmakta iken hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2-Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması, 3-Suç eşyasının satın alınması suçunda, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenin c. benti ile, suça sürüklenen çocuklar hakkında üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların uzlaşma kapsamına alındığı, taraflar arasında uzlaşma hükümlerinin uygulanarak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASI, Talep ve dosya tebliğ olunur. 25/04/2021
nitelikli hırsızlik suçu sicilden kaç yıl sonra silinir
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.