İş kazası işçinin işyerinde ya da işverenin verdiği görevi yerine getirmek amacıyla işyeri dışında çalıştığı esnada meydana gelen ve işçinin hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen zarar görmesine, engelli hale gelmesine sebep olan olaydır. İş kazası tanımı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda düzenlenmiştir.
Özet Bilgi
- İş Kazası Tanımı: İş kazası, işyerinde ya da işverence verilen görevi yerine getirirken meydana gelen ve işçinin bedenen veya ruhen zarar görmesine sebep olan olaydır. (6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Madde 3)
- Bildirim Süresi: İşveren, iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Madde 13)
- İş Kazası Tutanak Zorunluluğu: İş kazası tutanağının işveren tarafından düzenlenmesi zorunludur. Tutanak yoksa hastane raporu ispat aracı olarak kullanılabilir.
- İş Kazası Sonrası Haklar: İş kazası geçiren kişi, işvereni haberdar etmeli, SGK'ya bildirimde bulunmalı ve ihmal varsa şikayet edebilir. İşveren, işçiyi işten çıkarırsa iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
İş Kazası Nedir?
Tanımlar
MADDE 3
…
g) İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı,
…
Bu maddeden de anlaşılacağı üzere iş kazası, işyerinde gerçekleşmek zorunda olmayıp işyeri yükümlülüğünü yerine getirirken de gerçekleşebilmektedir. Yine iş kazasına ilişkin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. Maddesinin 1. Fıkrasında detaylı bir şekilde düzenlenmiştir.
İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.
İş Kazaları Nelerdir?
İş kazasının kapsamına ilişkin düzenleme 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye bir önceki başlıkta yer verdiğimiz için burada tekrar yer vermiyoruz. Bu maddeye göre sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelen kazalar, işverence sağlanan bir araç ile işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında meydana gelen kazalar, işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevli olarak iş yerinden başka bir yere gönderilmesi sırasında meydana gelen kazalar, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalının kendi adına ve hesabına bağımsız olarak yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen kazalar iş kazası olarak adlandırılmaktadır.
İş Kazası Nedir Örnek?
Bir önceki başlıkta iş kazalarını genel nitelikte saymış bulunmamız nedeniyle burada iş kazası örneklerini daha somutlaştırarak ilerleyeceğiz. Bir inşaat ustasının inşaat alanında çalışırken yüksekten düşerek yaralanması ya da hayatını kaybetmesi durumu, bir labaratuvarda çalışan işçinin tehlikeli kimyasallarla teması sonucunda zehirlenmesi ya da farklı sağlık sorunları yaşaması, işverenin görevlendirmesi sonucu işyeri dışına çıkan işçinin yolculuk esnasında trafik kazası yaşaması, büyük bir fabriikada çalışan işçinin fabrikadaki makinalarda oluşan ağrıza sonucu yaralanması gibi örnekleri iş kazasına örnek olarak sayabilmekteyiz.
İş Kazası Nasıl İspatlanır?
İş kazasının nasıl ispatlanacağı hususu merak edilen konulardan biridir. İş kazası esasında her türlü delille ispatlanabilmektedir. Ancak burada en önemli hususlardan biri iş kazası tutanağıdır. İş kazası tutanağı kaza halinde işveren tarafından hazırlanması gereken bir belgedir. Ayrıca burada önemle belirtmek gerekir ki iş kazası tutanağının işveren tarafından tutulması zorunludur. İş kazası tutanağında işçi bilgileri ve kazanın nasıl meydana geldiği yer almaktadır. İş kazası tutanağının bulunmadığı durumlarda hastane tarafından hazırlanan iş kazası raporu ispat aracı olarak kullanılacaktır.
İş Kazası Raporu Tutulmazsa Ne Olur?
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere iş kazası raporunun işveren tarafından tutulması zorunludur. Bu sebeple iş kazası tutanağı tutulmaması halinde işveren yasal yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmaktadır. İş kazası gerçekleştiğinde işverenin tutanak düzenlememesi SGK tarafından ciddi yaptırımlara maruz kalmasına sebep olabilmektedir. Aynı zamanda iş kazası raporunun çalışan açısından önemli bir ispat aracı olması nedeniyle çalışanın haklarını alması konusunda da olumsuz bir sonuç yaratabilmektedir.
İş Kazası Geçiren Kişi Ne Yapmalı?
İş kazası geçiren kişinin ne yapması gerektiği merak edilen konulardan biridir. Öncelikle iş kazası geçiren kişi tedavi için hastaneye gittiğinde belgelerinin iş kazası olarak düzenlenmesi hususuna dikkat etmelidir. İşverenin kazadan haberinin olmaması durumunda derhal kazadan işvereni haberdar etmelidir. Sonrasında ise iş kazasını SGK ya bildirmelidir. Sonrasında ise işçi isterse iş kazası gerçekleşmesinde ihmali ve kusuru olan kişilerden şikayetçi olmalıdır. Zaten bu şikayetinden ilerleyen süreçte vazgeçebilme hakkı bulunmaktadır. İş kazası sürecinde işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve tedavi sürecinde üstüne düşen sorumlulukları gerçekleştirmemesi halinde idari ve adli yönden sorumluluğu doğabilmektedir. Bu husus işverene ihtar edilmelidir. İş kazası sonucu işverenin işçiyi işten çıkarması halinde ise derhal iş mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.
İş Kazası Durumunda İşveren Ne Yapmalı?
Öncelikle iş kazasının gerçekleşmesi halinde işverenin iş kazası tutanağı düzenlemesi gerekmektedir. Sonrasında ise işveren iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmelidir. Yine 5510 sayılı kanunun 13. Maddesinde işverenin bir başka yükümlülüğünden bahsedilmiştir. İlgili madde;
İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13-
…
İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,
c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
İş kazası bildirimi, doğrudan yapılabileceği gibi taahhütlü posta yoluyla da yapılabilmektedir.
İş Kazası Kaç Gün İçinde Bildirilir?
İşverenin iş kazası gerçekleştiğini Sosyal Güvenlik Kurumuna kazadan sonraki 3 iş günü içerisinde bildirmesi gerekmektedir. Yetkili kolluk birimlerine ise iş kazasının gerçekleşmesinin hemen ardından bildirilmesi gerekmektedir. İş kazası, işverenin bulunmadığı kontrolü dışında bir yerde meydana geldiği taktirde iş kazası bildirim süresi, öğrenilen tarihten itibaren başlamaktadır. Yine geçici işçi çalıştıran işveren özel istihdam bürosuna iş kazasını hemen bildirmekle yükümlüdür.
Bağımsız çalışan sigortalılar açısından bildirim yükümlülüğünü incelediğimizde, sigortalının rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olacak seviyeden çıkmasından itibaren en geç üç işgünü içinde yapılmalıdır. Her halükarda iş kazasının meydana gelmesinden itibaren 1 ay içerisinde bildirim yapılması gerekmektedir.
İş Kazası Para Cezası Ne Kadar?
İşverenin iş kazasını yasal süresi içinde bildirmemesi halinde idari para cezası uygulanmaktadır. 2026 yılı için az tehlikeli bir kazada işverenin 50’den az çalışanının bulunması halinde 44.444 TL idari para cezası ödemesi gerekmektedir. Yine az tehlikeli bir kazada 50’nin üzerinde çalışanın bulunması halinde ödenecek olan idari para cezası tutarı 66.664 TL olmaktadır.
Tehlikeli bir iş kazası için 10’un altında çalışanın bulunması halinde idari para cezası yaklaşık 55.553 TL, 10–49 çalışanı olan bir işyerinde bu tutar yaklaşık 66.664 TL, 50 ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ise yaklaşık 88.886 TL’dir.
Çok tehlikeli sınıfında olan iş kazaları için ise 10’dan az çalışanı bulunan işyerlerinde idari para cezası yaklaşık 66.664 TL, 10–49 arası çalışanı bulunan işyerinde yaklaşık 88.886 TL, 50 ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ise yaklaşık 133.329 TL idari para cezası uygulanmaktadır.
İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?
İş kazası geçirilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumunca sigortalıya sağlık yardımı yapılmaktadır. Bununla birlikte iş kazası geçirilmesi halinde Sosyal Güvenlik kurumunca parasal yardım da yapılmaktadır. Geçirilin iş kazası sigortalının ölümüne sebep olduysa hak sahiplerine parasal yardım yapılmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda düzenlenmiş olan Genel Sağlık Sigortası kapsamında iş kazası geçiren sigortalı için gerekli tedaviler yapılmaktadır. Sosyal Güvenlik kurumu tarafından iş kazası geçiren sigortalıya yapılan parasal yardımlara ilişkin ayrıntılı açıklamalara ise alt başlıklarda tek tek yer vereceğiz.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Geçici iş göremezlik ödeneği iş kazası raporu ile geçici bir süre çalışamayacağı saptanan sigortalıya, istirahatli olduğu her gün için ekonomik bir güvence sağlanması amacıyla kurum tarafından verilmektedir. Bu ödenek tedavi türüne göre değişmektedir. Yatarak tedavilerde günlük kazancın ½ si oranında ödenirken ayakta tedavilerde 2/3 oranında ödenmektedir. İş göremezlik ödeneğinin ödendiği miktar aylık ücretten düşmektedir.
Sürekli İş Göremezlik Geliri
Burada öncelikle sürekli iş göremezlik tanımını yapacağız. Bir kişinin çalışma gücünü, bedensel veya ruhsal sağlığının kalıcı olarak kaybolması ya da mesleki kazanç yeteneğinin yitirilmesi halini ifade etmektedir. Bu durumda iş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle ortaya çıkabilir ve kişi iş göremez hale gelir.
İş kazasına uğrayan sigortalının mesleğinde kazanma gücünün %10 oranı ve üstünde yitirdiği anlaşıldığı taktirde “sürekli iş göremezlik geliri” bağlanmaktadır. Burada %10 şartıyla birlikte belli başlı farklı şartlar da aranmaktadır. Bunlar; meslekteki kazanma gücünün mesleği ile ilgili iş görülen sırada gerçekleşen iş kazası nedeniyle gerçekleşmesi, meslekteki kazanma gücü kaybının sağlık kurulu tarafından raporlanması, raporlar beraberinde Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespitin yapılmasıdır.
Meslekteki kazanma gücünün yitirilme oranına göre bağlanan iş görmezlik geliri değişmektedir. Meslekteki kazanma gücünü tamamen yitiren bir kişiye sürekli tam iş görmezlik geliri bağlanmaktadır. Tam iş görmezlik geliri sigortalının aylık kazancının %70 i oranındadır. Ancak sigortalı geçirdiği iş kazası sonucu başka birinin bakımına muhtaç kalacak hale geldiyse burada aylık kazancın tamamı uygulanır. Meslekte kazanma gücünün tamamen yitirilmediği hallerde sürekli kısmı iş görmezlik geliri bağlanmaktadır. Buradaki iş görmezlik geliri kişinin iş görmezlik raporundaki oranına göre belirlenmektedir.
Ölüm Geliri
Ölüm geliri; sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı sonucu hayatını kaybetmesi ya da sürekli iş görmezlik geliri almakta iken ölmesi halinde sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirdir. Burada ölüm geliri bağlanması için sigortalılık süresi, yaş ya da prim gün sayısı gibi koşullara bakılmamaktadır. Yani kişi çalışmaya başladığı gün iş kazası geçirse de hak sahipleri ölüm gelirine hak kazanmaktadır.
İş kazası sonucu hayatını kaybeden kişinin eşine gelirin %50 si bağlanmakta iken çocuk olmaması halinde eşe gelirin %75 i bağlanmaktadır. Burada iş kazası sonucu ölen kişinin çocuklarının her birine gelirin %25 oranında gelir bağlanmaktadır.
Evlenme Ödeneği
Evlenme ödeneği kişinin ölümü halinde kendisine gelir bağlanmış olan çocuğun evlenmesi nedeniyle gelirin kesilmesiyle bir defaya mahsus olarak gelirin iki yıllık tutarı olarak ödenen ölüm yardımıdır. Burada evlenme ödeneği talebi gelir/ aylık/ ödenek talep belgesi ile yapılmalıdır. Evlenme tarihinin nüfus kütüğüne işlenmemiş olması halinde dilekçeyle birlikte evlenme cüzdanının bir örneği de kuruma verilmektedir.
Evlenen kızın boşanması halinde bu kişilere tekrar gelir aylığı bağlanır. Ancak iki yıllık ödeneği alan çocuk bu iki yıl içinde boşanırsa bu iki yıl içinde gelir ya da aylık bağlanmamaktadır. İki yıllık süre dolduktan sonra aylığa tekrar hak kazanılmaktadır.
Cenaze Ödeneği
Cenaze ödeneği ise iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurum Yönetim Kurulu tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan tarife üzerinden ödenmektedir. Cenaze ödeneğinin şartları; iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu ya da sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş iken ölen sigortalının hak sahiplerine bildirilir.
İş Kazası Tazminat Davası
İş kazası tazminat davası işyerinde çalışan işçinin işi görürken yaralanması ya da ölümü nedeniyle kendisine ya da ölümü halinde yakınlarına işveren tarafından ödenmesi istemli açılan Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat davası türüdür. İş ilişkisinde asıl işveren ve alt işveren ilişkisi bulunması halinde bu dava hem asıl işveren hem de alt işverene karşı açılabilmektedir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortası olmayan işçi, çırak ya da stajyerler de iş kazası geçirdiği taktirde tazminat davası açma hakkına sahip olmaktadır.
İş Kazası Tazminatı Kim Öder?
İş kazası geçiren işçinin uğradığı zararlarını kendiliğinden ya da maddi ve manevi tazminat davası ile işveren ödemektedir. Ancak işverenin sorumlu olmayacağı belli başlı istisnai haller mevcuttur. Bunlardan ilki işverenin faaliyeti dışında olup kaçınılması mümkün olmayan hallerdir. Bu şekilde mücbir sebep bulunduğu taktirde zarardan işveren sorumlu tutulmamaktadır. Yine bir diğer istisnai hal iş kazasının meydana gelmesinde işçinin ya da işverenden bağımsız 3. Bir kişinin ağır kusurlu hareketinin bulunmasıdır. Bu durumda da işverenin sorumluluğu kalkmaktadır. Son olarak bir diğer istisnai hal ise tüm tedbirler alınsa da iş kazasının gerçekleşmesi kaçınılmaz ise işverenin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.
İş Kazası Tazminatı Ne Kadar?
İş kazası tazminatı hesaplamasında bedensel zarar halinde iş görmezlik tazminat hesabı hak sahibinin kusuru, aldığı ücret, bakiye ömür ve maluliyet oranının birlikte değerlendirilmesi ile tespit edilmektedir. Ölüm halindeki destekten yoksun kalma tazminatı; kişinin hayattayken aldığı ücret, bakiye ömür, kusur oranı, destekten yoksun kalanların destek payları ve destek yıllarının çarpımı sonucunda elde edilmektedir.
Bununla birlikte maddi tazminat davasında talep edilebilecek kalemler; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından/ yitirilmesinden doğan zararlar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlardır.
İş Kazası Tazminat Hesaplama
İş kazası nedeniyle zarara uğrayan işçinin açtığı maddi tazminat davalarında hükmolunacak tazminatın belirlenmesinde dikkat edilen husus iş kazasının gerçekleşmemiş olması halinde işçinin kazanma ihtimali bulunan gelir miktarıdır. Burada tazminat miktarı hesaplanırken belli başlı hususlar dikkate alınmaktadır. Bunlar; işçinin yaşı, işçinin maluliyet oranı, işçinin ücreti ve kusur dağılımıdır. Burada öncelikle işçinin kaza geçirmemiş olduğu durumda iş görmesi karşılığında kazandığı ücret hesaplanır. Sonrasında ise ortalama bir insanın ömründe kaç yıl çalışabileceği belirlenir. Son zamanlardaki Yargıtay kararlarına göre aktif dönem çalışılabilir süre 60 yaşına kadar olacak şekilde belirlenmiştir.
İş kazası tazminatı hesaplamada indirim yapılması gereken haller mevcut olup bazı durumlarda bu sebeple indirim yapılması gerekebilmektedir. Bu haller; işçinin maluliyet oranı, kusur oranı, işçinin evlenme ihtimali bulunması, yaşı, SGK tarafından ödenen ödenekler gibi haller işçiye ödenecek tazminat miktarında indirim nedenleridir.
İş Kazası Zamanaşımı
İş kazası sonrasında açılacak olan tazminat davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresi iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Ancak iş kazasının sonucunda var olan maluliyet oranı zaman içerisinde artarak devam ederse zamanaşımı süresi, maluliyet oranının kesin olarak tespit edilebilecek seviyeye geldiği andan itibaren başlamaktadır.
Ceza davaları içinse suçun üst sınırı itibariyle dava zamanaşımı süreleri değişmektedir. Ceza davalarında zamanaşımı süresi tamamlanmış suçlar için suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlamaktadır.
İş Kazası Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş kazası kaynaklı davalarda tespit ve tazminat davaları için görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise HMK uyarınca hem davalının dava tarihindeki yerleşim yeri hem de zararın meydana geldiği yer mahkemesidir. Hak sahipleri tarafından açılacak olan davalarda ise malul olan işçi ve ölüm halinde yakınlarının yerleşim yeri mahkemesidir.
İş Kazası Davalarında Arabuluculuk
İş Mahkemeleri Kanununda konuya ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 3- (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır.
…
(3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
İlgili maddeden de anlaşılacağı üzere iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk düzenlenmiştir. Ancak iş kazasından ve meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminatla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında zorunlu arabuluculuk uygulanmamaktadır.
İş Kazası Geçiren İşçi İşten Çıkarılır Mı?
İş kazası geçirilmesi halinde işveren açısından iş kazası mağduru işçi aleyhine işveren lehine haklı sebeple fesih hali oluşmamaktadır. Bununla birlikte iş kazası geçiren işçi aynı işyerindeki işini görebilecek durumda ise ve buna rağmen işveren işten çıkarırsa işveren aleyhine tazminat hakkı doğmaktadır. İş kazası nedeniyle iş göremeyecek hale gelen işçiler bakımından ise işçinin işten çıkarılması halinde doğacak olan tüm hakları doğmuş olup bu sebeple işçilik hakları ödenir.
İş Kazasında Para Alınır Mı?
İş kazasına uğrayan işçinin parasal yardıma hak kazanabilir. Parasal yardımlar; geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik ödeneği, cenaze ödeneği, evlenme ödeneği, ölüm aylığıdır. Bununla birlikte işçi iş kazası sonrası maddi ve manevi tazminat talebinde bulunarak tazminat ödemesi de alabilmektedir.
İş Kazası Geçiren İşçi Ne Kadar Maaş Alır?
İş kazası geçiren işçiye sürekli iş göremezlik ödeneği bağlandığından yukarıda bahsetmiştik. Uygulamada iş kazası maaşı olarak bilinen sürekli iş göremezlik ödeneğinin hangi durumlarda ne kadar ödeneceğinden yukarıdaki başlıklarımızda bahsetmiştik. Genel nitelikte bahsetmek gerekirse iş kazası maaşı işçinin aylık gelirinin %70 inin iş göremezlik derecesiyle çarpılması sonucu elde edilmektedir.
İş Kazasında Sonra İlk Ne Yapılır?
İş kazasının gerçekleşmesi halinde öncelikli olarak işçiye ilk yardım yapılarak tedaviye alınır. İşyerinde hekim bulunması halinde işyerindeki hekim yardımı ile aksi taktirde ise en yakın sağlık kuruluşuna işçinin sevki sağlanmalıdır. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz üzere buradaki en önemli hususlardan biri işverenin derhal iş kazası tutanağı hazırlamasıdır. Bu tutanak hazırlanırken iş kazası bildirim formu doldurulmaktadır. İş kazası tutanağında işverenin, işveren vekilinin ve görgü şahitlerinin imzasının bulunması gerekmektedir. Burada işveren yükümlülüklerinden bir diğeri de kazadan sonraki 3 iş günü içerisinde SGK iş kazası bildirimi yapılması gerekmektedir.
İş Kazası Tazminatı Avukatı
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere iş kazasının gerçekleşmesinin ardından birçok işçi lehine birçok hak doğmaktadır. Bu sebeple sürecin bir avukat yardımı ile yürütülmesi önem teşkil etmektedir. Özellikle taleple bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurulduğunda tüm haklar doğru zamanda ve net olarak talep edilmelidir. Bu sebeple mümkünse iş hukuku alanında uzmanlaşmış bir Ankara iş hukuku avukatı ile süreç yürütülmelidir.
İş Kazası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İş Kazası Nedir?
İş kazasından ne kadar para alınır?
İş kazası tazminatı nereden alınır?
İş kazasında hangi durumlarda tazminat alınır?
İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları
İş kazası geçiren işçi, öncelikle sağlık yardımı, geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve şartları varsa maddi-manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. İşyerinde kaza geçiren işçinin hakları, kazanın işveren kusuruyla bağlantısına ve Sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı ödemelere göre şekillenir. Hakların korunması için sağlık kayıtları ve olay tespit belgeleri saklanmalıdır.
İş Kazasında Tazminat Sorumluluğu
İş kazasında tazminatı kim öder sorusunun yanıtı, kaleme göre değişir. Sosyal Güvenlik Kurumu, kanunda öngörülen sigorta yardımlarını öder; işveren ise kusuru oranında maddi ve manevi tazminattan sorumlu olabilir. İşverenin sorumluluğu, kazanın oluş şekli, alınmayan iş güvenliği önlemleri ve zarar ile kusur arasındaki bağlantı üzerinden değerlendirilir. Aynı olayda birden fazla sorumluluk doğabilir.
İş Kazasında Maaş Ödemesi Sorumluluğu
İş kazasında maaşı kim öder sorusu, rapor süresindeki gelir kaybının niteliğine göre yanıtlanır. İşçi çalışamadığı dönemde Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği alabilir; işverenin ayrıca ücret ödeme borcu, iş sözleşmesi ve iç düzenlemelere göre ayrıca incelenir. Ücret, ödenek ve prim ilişkisi birbirinden ayrıdır. Bu nedenle her olayda bordro ve rapor birlikte değerlendirilmelidir.
İş Kazası Geçiren İşçinin Sosyal Güvenlik Hakları
İş kazası geçiren işçi, tedavi giderlerinin karşılanması, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve iş göremezlik ödeneği alma haklarına sahip olabilir. İş kazası geçiren işçi hakları arasında sürekli iş göremezlik geliri de yer alır. Maluliyet oranı, iyileşme süreci ve çalışma gücündeki azalma bu hakların kapsamını belirler. Başvuru ve rapor süreçleri eksiksiz yürütülmelidir.
İş Kazasının SGK'ya Bildirim Süresi
İşveren iş kazasını sosyal güvenlik kurumuna en geç kaç iş günü içinde bildirmelidir sorusunun yanıtı, kazanın öğrenilme anına ve işyerinin durumuna göre değerlendirilir. Uygulamada bildirim süresi, mevzuatta öngörülen süre içinde yapılmalıdır; gecikme idari yaptırım ve uyuşmazlık doğurabilir. Bildirim, iş kazasının tespiti, hakların korunması ve sigorta sürecinin işletilmesi bakımından önemlidir.
İş Kazası Bildiriminin Yapılmamasının Sonuçları
İş kazası bildirimi yapılmazsa işveren idari para cezası, gerçeğe aykırı beyan ve sorumluluk artışı riskiyle karşılaşabilir. Bildirim eksikliği, işçinin SGK ödemelerine erişimini geciktirebilir ve delil toplama sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca iş kazasının varlığı sonradan uyuşmazlık konusu olursa, zamanında düzenlenmeyen belgeler işveren aleyhine değerlendirilir. Bu nedenle olay derhal kayıt altına alınmalıdır.
İş Kazası Raporunun Tanımı
İş kazası raporu, sağlık kuruluşunca düzenlenen ve yaralanmanın niteliğini, istirahat süresini ve çalışma gücüne etkisini gösteren belgedir. İş kazası raporu, iş kazası tutanağından farklıdır; biri tıbbi sonucu, diğeri olayın oluşunu ortaya koyar. Her iki belge birlikte değerlendirildiğinde ispat gücü artar. Rapor, SGK ödemeleri ve tazminat hesabında temel dayanaklardan biridir.
İş Kazası Tutanak Nedir, Nasıl Düzenlenir?
İş kazası tutanağı, olayın tarihi, saati, yeri, tanıkları ve meydana geliş biçimini gösteren yazılı kayıttır. Tutanakta kazanın nasıl gerçekleştiği, ilk müdahale, çağrılan ekipler ve varsa görgü tanıkları yer almalıdır. Eksik tutanak, sonradan ispat sorununa yol açabilir. Bu nedenle işverenin ve tanıkların beyanları açık, tutarlı ve gecikmeden kayda geçirilmelidir.
İş Kazası Tazminatı Nasıl Alınır?
İş kazası tazminatı nasıl alınır sorusu, önce delillerin toplanmasıyla başlar. Sağlık raporları, iş kazası tutanağı, kamera kayıtları, tanık beyanları ve SGK evraklarıyla zarar ile kusur ortaya konur. Ardından çoğu uyuşmazlıkta arabuluculuk başvurusu ve sonrasında dava yolu gündeme gelir. Talep edilen kalemler, maddi zarar, manevi zarar ve destekten yoksun kalma gibi unsurlara ayrılabilir.
İş Kazası Tazminat Hesaplama Nasıl Yapılır?
İş kazası tazminat hesaplama işlemi; kusur oranı, işçinin geliri, maluliyet oranı, yaş, iyileşme süresi ve gerekiyorsa bakım giderleri dikkate alınarak yapılır. Hesaplama, tek bir formülle değil, dosya kapsamındaki belgelere ve bilirkişi incelemesine göre belirlenir. İşverenin kusuru arttıkça tazminat sorumluluğu da artabilir. Kesin bedel, yargılama sırasında ortaya çıkan verilere göre hesaplanır.
İş Kazası Sonrası Deliller Nasıl Toplanmalıdır?
İş kazası sonrası deliller hızlı şekilde toplanmalıdır. Olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, tanık isimleri, hastane giriş kayıtları, sevk belgeleri ve yazışmalar saklanmalıdır. İşverenin hazırladığı tutanak ile sağlık raporları birbirini desteklemelidir. Delillerin gecikmeden korunması, sonradan doğacak kusur ve zarar tartışmalarında önem taşır. Ayrıca elektronik kayıtlar da değişmeden muhafaza edilmelidir.
İş Kazası Nedeniyle Hangi Dava ve Başvuru Yolları Kullanılır?
İş kazası nedeniyle önce SGK başvuruları, ardından şartlarına göre arabuluculuk ve dava yolları gündeme gelebilir. İşçinin amacı, kurum ödemeleri ile işveren sorumluluğunu ayrı ayrı değerlendirmektir. Tazminat davasında maddi zarar, manevi zarar ve destekten yoksun kalma talepleri ileri sürülebilir. Süreler, olayın niteliğine ve talep türüne göre dikkatle takip edilmelidir.
İş Kazasında İşverenin Sorumluluğu Hangi Hallerde Artar?
İş kazasında işverenin sorumluluğu, iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, eğitim eksikliği, uygun ekipman sağlanmaması ve risk değerlendirmesinin yapılmaması halinde artar. İşveren, işçinin sağlığını koruyacak organizasyonu kurmakla yükümlüdür. Denetimsizlik, eksik koruyucu donanım ve kayıt dışı çalışma, kusur oranını yükseltebilir. Sorumluluk değerlendirmesi olayın tüm koşullarına göre yapılır.
İş Kazasında Zamanaşımı ve Süreler Neden Önemlidir?
İş kazasında zamanaşımı ve süreler, hak kaybını önlemek için belirleyicidir. SGK bildirimleri, tıbbi başvurular, tanık tespiti ve dava adımları zamanında yapılmalıdır. Gecikme, delillerin kaybolmasına ve talep edilen hakların zayıflamasına neden olabilir. Bu nedenle olaydan hemen sonra belge düzeni kurulmalı, resmi başvurular geciktirilmemelidir. Süre takibi her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.