Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği için dava usulden reddedilmiştir.
Dava, 01/01/2019 sonrasında açılan ticari nitelikteki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı için dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir. TTK 5/A, ticari davalarda konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılar. Bu zorunluluk yerine getirilmediğinde mahkeme esas incelemeye geçemez.
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: İlgili tazminat davasında istinaf başvurusu için kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde başvurulması gerekmektedir.
- Arabuluculuk Şartı: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği, arabulucuya başvurulmadan dava açılamaz; bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
- Gerekli Belgeler: Davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının sunulması zorunludur; aksi takdirde dava şartı yokluğundan reddedilir.
- Yargılama Giderleri: Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır; gider avansı, karar kesinleştiğinde ve talep edilirse davacıya iade edilir.
Arabuluculuk son tutanağı sunulmadığından dava şartı eksik kalmıştır.
Arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmaması, zorunlu başvuru yapıldığının ispatlanamaması anlamına gelir. Ticari davalarda arabuluculuk, dava açılmadan önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır ve son tutanak bu sürecin belgesidir. Bu belge olmaksızın mahkeme, uyuşmazlığı esas yönünden değerlendirmeden davayı usulden reddeder.
Uyuşmazlık ticari dava sayıldığı için TTK 5/A uygulanmıştır.
İncelenen uyuşmazlık, karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir ve sigorta ilişkisi ticari dava niteliği taşıyabilir. Ticari davalarda, para alacağı veya tazminat istemi varsa arabuluculuk dava şartı devreye girer. Bu nedenle mahkeme, uyuşmazlığı ticari dava olarak değerlendirip TTK 5/A hükmünü uygulamıştır.
HMK 107 belirsiz alacak talebi bu usul eksikliğini gidermemiştir.
Belirsiz alacak davası, talep miktarı sonradan belirlenebilen hallerde başvurulan bir usul aracıdır; ancak arabuluculuk dava şartının yerine geçmez. Davacı HMK 107’ye dayanmış olsa da bu husus, dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle belirsiz alacak açıklaması, usulden ret sonucunu değiştirmemiştir.
HMK 334 kapsamında adli yardım talebi esasa etkili olmamıştır.
Adli yardım talebi, yargılama giderlerinin karşılanmasına ilişkin bir kolaylık sağlar; ancak dava şartı eksikliğini ortadan kaldırmaz. Mahkemenin reddi, ekonomik yetersizlikten değil, arabuluculuk son tutanağının bulunmamasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle HMK 334 talebi, esas incelemeye geçilmesini sağlayan bir sonuç doğurmamış; dava şartı yokluğu engeli devam etmiştir.
Sigorta kaynaklı tazminat isteminde arabuluculuk başvurusu önceden yapılmalıdır.
Sigorta sözleşmesi veya sigorta teminatı ile bağlantılı tazminat istemlerinde, dava konusu para alacağı niteliği taşıyorsa arabuluculuk şartı aranır. Mahkeme, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TTK 5/A doğrultusunda önce arabuluculuk yolunun tüketilmesini ister. Başvuru yapılmadan açılan dava, doğrudan esas incelemeye elverişli sayılmaz.
Dava şartı yokluğu nedeniyle mahkeme esas hakkında inceleme yapmamıştır.
Dava şartı eksikliği varsa mahkeme, kusur, zarar, illiyet bağı ve tazminat miktarı gibi maddi hukuk sorunlarına girmez. Bu dosyada da arabuluculuk son tutanağı bulunmadığı için mahkeme, yaralanma, maluliyet ve sigorta sorumluluğunu değerlendirmeden usulden ret kararı vermiştir. Sonuç, maddi haklılıktan bağımsız bir usul sonucudur.
Arabuluculuk yükümlülüğü dava açılmadan önce tamamlanacak bir ön koşuldur.
TTK 5/A uyarınca arabuluculuk, dava açıldıktan sonra sonradan giderilebilecek basit bir eksiklik değildir; dava açma anında mevcut olması gereken bir ön koşuldur. Bu nedenle son tutanak dosyaya daha sonra sunulsa bile, dava açıldığı tarihte şartın bulunmaması halinde usulden ret ihtimali devam eder.
İstinaf başvurusu iki haftalık sürede yapılmalıdır.
Karar, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf edilebilir. Başvuru, kararı veren mahkemeye veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile yapılır. Süre, yasal süre olup kaçırılması halinde istinaf istemi süre yönünden reddedilebilir. Bu nedenle tebligat tarihi esas alınarak işlem yapılmalıdır.
İstinaf başvuru yolu ilk derece mahkemesi üzerinden işletilir.
İstinaf dilekçesi doğrudan bölge adliye mahkemesine değil, karar veren mahkemeye veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine sunulur. İlk derece mahkemesi dilekçeyi usulüne uygun şekilde gönderir ve dosya incelemesi bölge adliye mahkemesinde yapılır. Bu yol, kararın tebliği sonrası iki haftalık süre içinde kullanılmalıdır.
Usulden ret kararı yargılama giderlerinin davacı üzerinde kalmasına yol açmıştır.
Dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararında, yargılama giderleri genel olarak davacı üzerinde bırakılır. Mahkeme, peşin harcın yeniden alınmasına yer olmadığına ve kullanılmayan gider avansının kesinleşme sonrası iadesine karar vermiştir. Bu sonuç, davanın esasından bağımsız olarak usul hukuku gereğidir.
Karar tarihi itibarıyla uygulanan mevzuat, zorunlu arabuluculuk sistemine dayanmıştır.
Kararda dayanak alınan düzenleme, 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK 5/A hükmüdür. Bu hüküm, ticari davalarda belirli para talepleri için arabuluculuğu dava şartı yapmıştır. Sonraki değişikliklerle kapsam genişlemiş olsa da, burada esas alınan değerlendirme karar tarihindeki yürürlükteki hukuka göre yapılmıştır.
Belge eksikliği giderilmeden yeniden dava açılması da aynı sonuca yol açabilir.
Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davada ret kararı verilirse, sonraki başvurularda son tutanak ibraz edilmeden yeniden açılan dava da aynı dava şartı engeline takılabilir. Bu nedenle uygulamada, ticari tazminat taleplerinde önce arabuluculuk başvurusu yapılıp son tutanak alınması, ardından dava açılması gerekir.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.