Kişisel Verileri Yok Etmeme suçu, TCK’nın 138.maddesinde, Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Söz konusu suçun kanuni düzenlemesi;
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: Kişisel Verileri Yok Etmeme suçu için zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Cezalar: Verileri yok etmekle yükümlü olup bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; eğer veriler Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yok edilmesi gereken verilerse ceza bir kat artırılır.
- Gerekli Belgeler: Suçun işlenmesi halinde şikayet gerekli değildir ve soruşturma re'sen yapılabilir.
- Görevli Mahkeme: Verileri yok etmeme suçu, 10 yıl ve daha aşağısı ceza öngörmesi nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülür.
‘’ (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) (Ek: 21/2/2014-6526/5 md.) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.’’
TCK madde 138/1 hükmünde verileri yok etmeme suçunun temel hali düzenlenmiştir. Buna göre sistemlerinde bulunan verileri yok etmekle yükümlü olan kimseler, bu verileri yok etmezse suçun temel hali gündeme gelecektir. TCK madde 138/2 hükmünde ise suçun nitelikli hali düzenlenmiştir. Suç konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yok edilmesi gereken bir veri olması halinde cezanın bir kat artırılacağı öngörülmüştür.
Kişisel Verileri Yok Etmeme Suçunun Maddi Unsurları
A. Fail ve Mağdur
Özgü suç, işlenen suç bakımından failin belirli özellikleri taşımasını ifade etmektedir. Verileri yok etmeme suçunun kanuni düzenlemesi incelendiğinde özgü suç hali görülecektir. Nitekim madde metninde failin, verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olması aranmıştır. Dolayısıyla verileri yok etmeme suçunun faili, bu yükümlülük altında olup ancak görevini yerine getirmeyenler olabilecektir.
Verileri yok etmeme suçunun mağduru, verileri silinmeyen kişi veya kişilerdir. İlgili suç bakımından mağdur, suçla korunan hukuki değerin de sahibidir.
B. Fiil ve Netice
İhmali hareketli suçlar, yapılması konusunda yükümlülük altında olunan bir eylemin gerçekleştirilmemesi suretiyle işlenmektedir. Verileri yok etmeme suçu bu kapsamda ihmali hareketle işlenebilmektedir. Nitekim kanun metninde yükümlülük altında olunan bir görevin yerine getirilmemesi aranmıştır.
Verileri yok etmeme suçu bakımından kanunda herhangi bir netice öngörülmemiştir. Suçun kanuni tanımında öngörülen ihmali hareketin icra edilmesiyle suç meydana gelecektir.
Kişisel Verileri Yok Etmeme Suçunun Manevi Unsurları
Hukukumuzda, düzenlenen suçlar bakımından kast ile sorumluluk hali esastır. Kanun koyucu bir suçun taksirle sorumluluk halini düzenlememişse o suçtan ancak kast ile sorumlu olmak mümkündür. Verileri yok etmeme suçu bakımından TCK’da taksirli sorumluluk hali düzenlenmemiştir. Dolayısıyla ilgili suç ancak kasten işlenebilecektir.
Kast, Türk Ceza Kanunu'nun 21.maddesinde, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olarak ifade edilmiştir. Bir diğer ifadeyle kast, öngörülebilir bir neticenin öngörülmesi ve istenmesi yahut en azından kabul edilmesi halinde söz konusu olacaktır. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere kastın gündeme gelebilmesi için öngörülebilirlik, öngörme ve isteme yahut kabul etme unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
A. Öngörülebilirlik ve Öngörme
Herhangi bir suçun değerlendirilmesinde ilk kıstas, herkesçe öngörülebilir olup olmadığıdır. Buna göre TCK kapsamında bir suçtan bahsedebilmek için öncelikle dış dünyaya yansıyacak hareketin veya neticenin aynı durumda bulunan, ortalama zekâya sahip, makul kişiler için öngörülebilir olması gerekmektedir. Bu kişiler için öngörülebilir olmayan durumların varlığı halinde ise kasttan söz edilemeyecektir.
Kanun koyucu, kast unsuruyla işlenen suçlarda failin iç dünyasındaki kötülüğü, bu kötülüğün yoğunluğunu, suç işleme konusundaki kararlılığını, neticeyi bilmesini ve istemesini cezalandırmaktadır. Fail, kast unsuruyla suç işlerken neticeyi öngörmektedir. Dolayısıyla suçun bilerek işlenmesi halinde artık kast unsuru devreye girecektir.
B. Neticeyi İsteme
Türk Ceza Kanunu'nun 21.maddesi, kast unsurunun varlığı için suça ilişkin neticenin istenmesini yahut en azından kabul edilmesini aramıştır. Buna göre fail, suçu öngörmesinin yanında gerçekleşmesini istemekte en azından gerçekleşeceğini kabul etmektedir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
A. Teşebbüs
Teşebbüs kurumu, TCK'nın 35.maddesinde, failin, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasından sorumlu tutulması olarak ifade edilmiştir. Bu maddeye göre fail, teşebbüs aşamasında kalan bir suçtan meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak olup, diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilecektir.
Verileri yok etmeme suçu, ihmali hareketle işlenebilen bir suçtur. İhmali surette öngörülen icrai hareketlerin gerçekleştirilmesi herhangi bir sebepten dolayı mümkün olmazsa teşebbüs hükümleri söz konusu olacaktır.
B. İştirak
İştirak, bir suçun birden fazla fail tarafından birlikte işlenme iradesini ifade etmektedir. İştirakten bahsedebilmek için suça birden fazla kişinin katılımı olması ve bu kişilerde suç işlemeye ilişkin ortak bir irade olması gerekmektedir. Bu sebeple iştirak, yalnızca kasten işlenebilen suçlarda gündeme gelebilecektir.
Verileri yok etmeme suçu birden fazla fail ile işlenmeye uygun bir suçtur. İlgili suçun tipikliğe uygun ihmali hareketinin birden fazla fail tarafından yerine getirilmesi halinde suça iştirak söz konusu olacaktır.
C. İçtimaı
TCK, verileri yok etmeme suçu bakımından ayrıca bir içtima hali düzenlememiştir. Dolayısıyla verileri yok etmeme suçunun içtimaı halinde TCK madde 42 vd. hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Kişisel Verileri Yok Etmeme Suçu Muhakeme
Verileri yok etmeme suçu şikâyete tabi olmayıp, soruşturma ve kovuşturması re'sen yapılabilmektedir. Söz konusu suç için öngörülen ceza 10 yıl ve daha aşağısı olması ve 5235 sayılı kanunda belirtilen suçlardan da olmaması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir.
Verilerin Yok Edilmemesi Suçu Önödemeye Tabi Midir?
Önödeme TCK'nın 75.maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde düzenlemesine göre yalnız adli para cezasını gerektiren yahut üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlar önödemeye tabidir. Bahsedilen şartları taşımaması sebebiyle verileri yok etmeme suçu önödeme kapsamında değildir.
Verilerin Yok Edilmemesi Suçu Uzlaştırmaya Tabi Midir?
CMK madde 253 hükmü uzlaştırma kurumunu düzenlemiştir. İlgili düzenlemeye göre soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar ile CMK madde 253'te katalog olarak sayılan suçlar uzlaştırmaya tabidir. Buna göre verileri yok etmeme suçu ilgili şartları taşımaması ve CMK 253’te sayılan katalog suçlardan olmaması sebebiyle uzlaştırmaya tabi değildir.
Kişisel Verileri Yoketmeme Suçu Yargıtay Kararı
Kişisel verilerin ne olduğuna dair Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/14037 E., 2022/2232 K numaralı kararı:
‘’Kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir.’’
KİŞİSEL VERİLERİ YOK ETMEME SUÇUNDA ŞİKAYET SÜRESİ VE DAVA ZAMANAŞIMI
Kişisel Verileri Yok Etmeme Suçu, takibi şikayete bağlı olan suçlar arasında değildir. Bu suç re’sen takip edilmektedir. Bu yüzden savcılık suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez kendiliğinden soruşturmaya başlamalıdır.
Kişisel verileri yok etmeme suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu 8 yıllık süre içerisinde suça ilişkin kovuşturma ve soruşturma yapılabilir.
KİŞİSEL VERİLERİ YOK ETMEME SUÇUNUN ŞARTLARI
Hukuka uygun olarak elde edilmiş bulunan verilerin ne şekilde yok edileceği, yok edilmesi gereken süre ve şartları kanunlarda özel olarak düzenlenmiştir. Bu süre içerisinde kasten verilerin yok edilmemesi durumunda, kişisel verileri yok etmeme suçu meydana gelmektedir.
Kişisel verileri yok etmeme suçunun işlenmesi için verilerin hukuka uygun olarak elde edilmiş olması gerekir. Verilerin hukuka aykırı bir şekilde edilmiş olduğu durumda kişisel verileri yok etmeme suçu değil, “kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi suçu“ oluşmaktadır. Bu suçun oluşması için failin, hukuka uygun şekilde elde edilen verileri yok etmek için gerekli süreyi geçirmiş ve yok etmemiş olması gerekir. Kişisel verileri yok etmeme suçu, ihmal suretiyle kasten işlenebilen bir suçtur.
Kişisel veri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Bundan ötürü kişinin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri onun kesin olarak teşhis edilmesini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir.
Fail
Fail, kanunumuzda fiili gerçekleştiren kişi olarak tanımlanmaktadır. Kişisel verileri yok etmeme suçu özgü suç niteliğindedir. Bu suç ancak verileri silmekle yükümlü kişiler tarafından işlenebilir.
KİŞİSEL VERİLERİ YOK ETMEME SUÇUNUN CEZASI
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.138/1’e göre bu suçun cezasını; “Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması halinde verilecek ceza bir kat artırılır.” olarak belirtmiştir.
KİŞİSEL VERİLERİ YOK ETMEME SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK VE CEZA İNDİRİMİ
Etkin Pişmanlık, kişinin işlediği suçtan dolayı kendi iradesiyle sonradan pişman olması, suç teşkil eden fiilin meydana getirmiş olduğu olumsuzlukları gidermesi ve ceza adaletine olumlu katkılar sağlaması durumunda başvurulan bir ceza hukuku kurumudur. Bu gibi durumlarda failin cezasının azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılası söz konusu olur. Etkin pişmanlık her suç hakkında öngörülmemiştir.
Kişisel verileri yok etmeme suçunda, etkin pişmanlık yoluyla ceza indirimi veya kaldırılması mümkün değildir.
KİŞİSEL VERİLERİ YOK ETMEME SUÇUNDA ERTELEME, HAGB, ADLİ PARA CEZASI
Adli para cezası, TCK’da hukuki bir yaptırım niteliğinde, hapis cezasına alternatif seçenek olarak düzenlenen bir yaptırım türüdür.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında verilen cezanın, belirli bir denetim süresi içerisinde herhangi bir sonuç doğurmaması, bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlenmemesi ve belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi durumunda ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir ceza muhakemesi kurumudur.
Erteleme ise mahkemenin verdiği cezanın belirli bir süre için uygulanmasının geri bırakılmasıdır. Mahkeme erteleme durumunda belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçmektedir.
Kişisel verileri yok etmeme suçu nedeniyle verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi, cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür.
TCK 138 Suçunun Cezası ve Yaptırımı
TCK 138 cezası, verileri yok etmeme suçunda bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde ceza bir kat artırılır. Bu nedenle yaptırım, verinin niteliğine göre ağırlaşır ve mahkemenin ceza tayininde esas alınır.
Suçun Oluşma Şartları
Suçun oluşması için veriyi yok etmekle yükümlü bir kişinin, kanuni süre dolmasına rağmen yok etme işlemini yerine getirmemesi gerekir. Yükümlülük, doğrudan kanundan, yönetmelikten veya ilgili saklama-imha düzeninden doğabilir. Fiil, ihmali nitelikte gerçekleşir; ayrıca zararın doğması aranmaz. Yükümlülük ve sürenin birlikte varlığı, suç tipinin temel unsurudur.
Verileri Yok Etmeme Suçunun Şikâyet Şartı
Verileri yok etmeme suçu şikâyete tabi değildir; soruşturma ve kovuşturma re’sen yürütülür. Bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi tek başına ceza davasını ortadan kaldırmaz. Kamu düzenini ilgilendiren yönü nedeniyle savcılık ihbar, şikâyet veya başka bir bilgi üzerine harekete geçebilir. Şikâyet süresi uygulanmaz, genel ceza soruşturması kuralları geçerlidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
TCK 138 bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. İhmali suçlarda yetki, çoğu durumda veriyi yok etmeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gereken yerle bağlantılı değerlendirilir. Dosyanın kapsamına göre delillerin bulunduğu yer ve yükümlülüğün icra edildiği merkez de uygulamada önem taşır.
Zamanaşımının Uygulanması
TCK 138 suçu için dava zamanaşımı, cezanın üst sınırı dikkate alınarak genel hükümlere göre belirlenir. Bu nedenle zamanaşımı süresi, soruşturma ve kovuşturmanın hangi aşamada bulunduğunu doğrudan etkiler. Süre geçerse kamu davası düşebilir. İhbarın gecikmesi, delillerin toplanması ve fiilin devam eden nitelik taşıması zamanaşımı değerlendirmesinde önemlidir.
Adli Para Cezası Uygulaması
Adli para cezası, TCK 138’in temel yaptırımı değildir; kanunda hapis cezası öngörülmüştür. Mahkeme, hükmü kurarken hapis cezasını seçenek yaptırıma çeviremezse de cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya diğer genel hükümleri somut olaya göre değerlendirebilir. Nitelikli hâlde ceza artışı ayrıca uygulanır. Yaptırım, suçun ağırlığına göre bireyselleştirilir.
Yargıtay'ın Kişisel Verileri Yok Etmeme Suçuna İlişkin Değerlendirmesi
Yargıtay uygulamasında kişisel verileri yok etmeme suçu, özgü suç ve ihmali hareket olarak değerlendirilir. Failin, veriyi yok etme yükümlülüğüne sahip olması aranır. Ayrıca kastın varlığı, yükümlülüğün bilindiği hâllerde kabul edilir. Yargıtay, sürenin dolmasına rağmen imha yapılmamasını ve yükümlülüğün yerine getirilmemesini suçun oluşumu için belirleyici görür.
Beraat hangi hallerde gündeme gelir?
Beraat, yükümlülük, süre veya fiil unsurlarından birinin ispatlanamaması halinde gündeme gelebilir. Veriyi yok etmekle yükümlü kişi belirlenememişse ya da kanuni saklama süresinin dolduğu ispatlanamamışsa suç oluşmayabilir. Ayrıca veri üzerinde imha, silme veya anonimleştirme işlemi yapılmışsa, dosyanın içeriğine göre kast ve ihmal unsurları zayıflayabilir. Delil yetersizliği beraat sonucuna yol açabilir.
Kişisel verilerin silinmesi ile yok edilmesi arasındaki fark nedir?
Kişisel verilerin silinmesi ile yok edilmesi aynı işlem değildir. Silme, verinin tekrar erişilemeyecek biçimde işlenmesini engeller; ancak bazı sistemlerde teknik izler kalabilir. Yok etme ise verinin geri getirilemeyecek ve hiçbir şekilde kullanılamayacak biçimde ortadan kaldırılmasıdır. Anonimleştirme ise kişiyi belirlenebilir olmaktan çıkarır, fakat veriyi tamamen ortadan kaldırmaz.
Suçta kast nasıl ispatlanır?
Kast, failin veriyi yok etme yükümlülüğünü bilmesine rağmen bunu bilerek yerine getirmemesiyle ortaya çıkar. İspatta yazışmalar, iç prosedürler, görev tanımları, imha politikaları ve süreyi gösteren belgeler önem taşır. Failin sürenin dolduğunu öğrenmesine rağmen işlem yapmaması, kastın tespitinde dikkate alınır. Somut olayda ihmal ile bilerek kaçınma ayrımı ayrıca yapılır.
KVKK ve TCK 138 ilişkisi nedir?
KVKK kapsamındaki silme, yok etme ve anonim hale getirme yükümlülükleri ile TCK 138 birbirini tamamlar. İdari yükümlülüğün ihlali her zaman ceza sorumluluğu doğurmaz; ancak kanuni süre geçmesine rağmen yok etmeme fiili ceza hukukunu ilgilendirir. Bu nedenle veri saklama politikaları, hem idari yaptırım hem de ceza sorumluluğu bakımından birlikte değerlendirilmelidir.
Şirketler bakımından risk hangi hallerde artar?
Şirketler bakımından risk, saklama süresi bitmiş verilere rağmen imha politikası işletilmediğinde artar. Özellikle insan kaynakları, kamera kayıtları, müşteri dosyaları ve e-posta arşivleri dikkatle yönetilmelidir. Yetkili personelin görev tanımı açık değilse yükümlülük zinciri zayıflar. İç denetim, erişim logları ve düzenli imha takvimi, ceza sorumluluğu riskini azaltan başlıca unsurlardır.
Uygulamada hangi deliller önemlidir?
Uygulamada en önemli deliller, imha politikaları, veri envanteri, saklama süreleri, sistem logları ve görev dağılımını gösteren belgelerdir. Ayrıca elektronik kayıtların ne zaman silinmesi gerektiğini belirleyen iç düzenlemeler de önem taşır. Failin bu belgelere erişimi, uyarı yazıları ve denetim raporları, yükümlülüğün bilindiğini ve yerine getirilmediğini göstermede belirleyici olabilir.
İhmalin devam etmesi ayrı değerlendirilir mi?
İhmalin devam etmesi, suçun tespitinde önemlidir. Veriyi yok etmeme fiili, yükümlülük sürdükçe ceza hukuku bakımından etkisini korur. Süre dolduktan sonra işlem yapılmaması, tek bir anlık davranıştan ibaret olmayabilir; devam eden bir aykırılık görünümü doğurabilir. Bu durum, soruşturma zamanını, delil tespitini ve zamanaşımı hesabını doğrudan etkileyebilir.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.