Temerrüt Nedeniyle Tahliye

Av. Fatih Tahancı 5 Şub 2026 13 dk okuma
Temerrüt Nedeniyle Tahliye

Temerrüt nedeniyle tahliye, kiracının vadesi gelmiş kira bedelini veya yan giderleri ödememesi halinde, kiraya verenin belirli usul ve süreleri izleyerek kira sözleşmesini sona erdirip tahliye talep etmesine imkân veren bir yoldur. Uygulamada en çok hata, “borç ödenmedi” düşüncesiyle doğrudan dava açılması veya ihtarın içeriğinin eksik kurulması noktasında görülür. Oysa temerrüt (borçlunun ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi) iddiası, mutlaka yazılı bildirim, doğru süre hesabı ve açık fesih-tahliye iradesi üzerine oturtulmalıdır. Kanuni dayanak, taraflar, şartlar, süreler, deliller, Yargıtay’ın öne çıkardığı ölçütler ve örnek dilekçe iskeleti üzerinden, sürecin nerede kayba uğradığı ve nasıl doğru yönetileceği aşağıda açıklanmaktadır.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı: Kiracının kira bedelini ödeme borcunun muaccel olması gereklidir; bu, vadesi gelmemiş bir borç üzerinden temerrüt kurulamayacağı anlamına gelir.
  • Görevli Mahkeme: Temerrüt nedeniyle tahliye davasının davacısı genelde kiraya veren olur; sözleşme ve tapu kaydı ile davacı sıfatı belirlenmelidir.
  • Masraf: İhtar ve tahliye talebinde, ödenmesi gereken borç kalemleri açıkça belirtilmelidir; aksi halde ihtar geçersiz sayılabilir.
  • Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davasının Kanuni Dayanağı

    Temerrüt nedeniyle tahliyenin omurgası, kiracının kira bedelini ödeme borcunu ve kiraya verenin temerrüt halinde izleyebileceği yolu düzenleyen hükümlerden oluşur. Kiracının kira bedelini ve yan giderleri (örneğin ısıtma, aydınlatma gibi kullanıma bağlı giderler) zamanında ödememesi, tek başına “tahliye” sonucunu doğurmaz; öncelikle kiraya verenin yazılı bildirimle kiracıya bir süre tanıması gerekir. Bu süre, kiralananın türüne göre değişir ve süre hesabı, tebligatın kiracıya ulaştığı tarihi izleyen günden itibaren başlar. Muacceliyet (borcun vadesinin gelmiş olması) burada kritik bir eşiktir; vadesi gelmemiş bir ödeme üzerinden temerrüt kurulamaz.

    Uygulamada iki temel yol öne çıkar: Noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi veya icra müdürlüğü üzerinden tahliye talepli ödeme emri ile ilamsız takip başlatılması. İcra yolu, hem ödeme baskısı (haciz tehdidi) oluşturması hem de delil üretmesi bakımından sık tercih edilir. Ancak hangi yol seçilirse seçilsin, bildirimin içinde ödenmesi istenen borç kalemlerinin ve ödenmezse sözleşmenin feshedileceği ve tahliye isteneceği iradesinin açıkça yer alması gerekir. Aksi hâlde ihtar “şeklen var” olsa da sonuç doğurmaz.

    Muaccel Kira Bedeli ve Yan Gider Kavramı

    Muaccel kira bedeli, ödeme zamanı gelmiş kira alacağıdır. Sözleşmede ödeme günü belirlenmişse, o gün geldiğinde borç muaccel olur. Ödeme günü belirlenmemiş, ancak kira “aylık” düzenlenmişse, her kira dönemi sonunda muacceliyet gündeme gelir. Yan giderler ise kanunda tek tek sayılmış bir liste değildir; kiralananın kullanımından doğan, sözleşme veya kanun gereği kiracıya yüklenen giderlerdir. Pratikte en çok uyuşmazlık, “yan gider” kalemlerinin kapsamı ve belgelendirilmesi üzerinde çıkar. Bu nedenle, temerrüt iddiası kurulurken hem kira bedeli hem de yan giderler bakımından vadenin geldiği ve tutarın belirli olduğu gösterilmelidir. Belirsiz veya tartışmalı kalemler üzerinden ihtar kurulması, davada savunmayı güçlendirir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davasının Tarafları

    Bu davanın davacısı kural olarak kiraya veren (kira sözleşmesinin tarafı) olur. Sözleşmede adı geçmeyen bir kişinin “malik” sıfatıyla doğrudan temerrüt sürecini işletmesi, çoğu zaman ciddi usul tartışmalarına yol açar. Malik ile kiraya veren farklı kişiler olabiliyorsa da, dava hakkı bakımından temel ölçüt, sözleşmesel ilişki ve kiracının kime karşı borçlandığıdır. Bu nedenle, davacı sıfatı kurulurken sözleşme, tapu kaydı ve varsa yetki belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.

    Birden fazla kiraya verenin bulunduğu durumlarda (örneğin bir taşınmazın birden çok kişinin mülkiyetinde olması), süreç daha hassas ilerler. İhtarın tek bir kişi tarafından gönderilmesi veya davanın tek başına açılması, “eksik taraf” itirazlarıyla davanın reddine kadar gidebilir. Bazı hâllerde zorunlu dava arkadaşlığı (birlikte hareket edilmesi gereken durum) ortaya çıkar. Özellikle mirasçılık söz konusuysa, ihtarın ve davanın kimler tarafından yapılacağı baştan doğru kurgulanmalıdır. Uygulamada en sık hata, mirasçılardan sadece birinin ihtar çekmesi ve sonradan “diğerleri de katıldı” denilerek eksikliğin giderileceğinin sanılmasıdır; bu yaklaşım çoğu zaman sonuç vermez.

    Paylı Mülkiyet ve Birlikte Hareket Zorunluluğu

    Taşınmaz paylı mülkiyete konuysa, temerrüt ihtarında ve davada “çoğunluk” ve “pay” oranı gibi ölçütler gündeme gelebilir. Kiraya verenlerin birlikte hareket etmesi gereken hallerde, tek kişinin işlem yapması ihtarı sakatlar ve sonrasında bu sakatlık çoğu zaman telafi edilemez. Ayrıca kiracı, taşınmazın paydaşlarından biriyse (kiracı aynı zamanda malik/paydaş ise), temerrüt bulunsa bile tahliye kararı verilmeyip sözleşmenin sona erdirilmesi gibi farklı sonuçlar doğabilir. Bu yüzden davaya başlamadan önce, tarafların hukuki sıfatları mutlaka netleştirilmelidir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davasının Şartları

    Temerrüt nedeniyle tahliye davasında şartlar, “borç – bildirim – süre – irade” zinciri üzerinden okunmalıdır. İlk halka, vadesi gelmiş kira bedeli veya yan gider borcunun ödenmemesidir. İkinci halka, kiraya verenin kiracıya yazılı bildirim yapmasıdır. Üçüncü halka, bildirimin kiracıya ulaştıktan sonra kanuni asgari süre tanımasıdır. Dördüncü halka ise, sürede ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği ve tahliye isteneceği iradesinin açıkça bildirilmesidir. Zincirin herhangi bir halkası zayıfsa, davanın başarı şansı hızla düşer.

    Ödeme yapılması ihtimali de şartlar açısından önemlidir. Kiracı, tanınan süre içinde borcun tamamını öderse temerrüt sonucu tahliye istenemez; süreç, tahliye yerine başka ihtimallere kayar. Burada en kritik nokta “tam ödeme”dir. Kira borcunda küçük bir eksiklik, masraf kesintisi veya yanlış kaleme ödeme yapılması, temerrüdün ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir. Bu yüzden, ihtarda istenen borç kalemleri ile yapılan ödemenin eşleşmesi, dosyanın kaderini etkiler.

    Kontrol NoktasıUygulamadaki RiskDoğru Yaklaşım
    Borcun muaccel olmasıVadesi gelmeyen dönem için ihtarÖdeme gününü sözleşmeden ve dönemlerden netleştir
    Yazılı bildirimSözlü talep veya eksik içerikli ihtarİhtar/ödeme emrinde borç, süre, fesih ve tahliye iradesini açık yaz
    Süre hesabıTebliğ gününü hesaba katma, erken davaSüreyi tebliği izleyen günden başlat, süre dolmadan dava açma
    Tam ödemeEksik/yanlış kaleme ödemeKiracıdan gelen dekontu kalem kalem kontrol et

    Ödeme Şekli ve Eksik Ödeme Tartışmaları

    Kira borcunun nasıl ifa edileceği (ödeneceği) çoğu dosyada gözden kaçırılır. Sözleşmede özel bir ödeme yöntemi kararlaştırılmışsa, kiracı kural olarak buna uymalıdır. Uygulamada kiraya veren, her ödeme aracını kabul etmek zorunda olmayabilir; bu durum, “ödedim” savunmasının değerlendirilmesini zorlaştırır. Ayrıca küçük bir eksiklik, özellikle ihtarda verilen süre içinde tamamlanmadıysa, temerrüdü ortadan kaldırmayabilir. Mahkemeler, “tutar küçük” argümanına genellikle mesafeli yaklaşır; önemli olan, borcun süresi içinde tam ve doğru ödenip ödenmediğidir. Bu yüzden, kiraya verenin ihtar sonrası gelen ödemeleri kontrol ederken sadece toplam tutara değil, hangi aya veya hangi gider kalemine karşılık geldiğine de bakması gerekir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davasının Açılma Tarihi

    Temerrüt nedeniyle tahliyede zamanlama, en az içerik kadar belirleyicidir. Yazılı bildirimin tebliğinden sonra tanınan süre dolmadan dava açılırsa, daha temerrüt sonuç doğurmadığı için dava reddedilebilir. İcra yoluyla tahliye talep ediliyorsa, kiracıya gönderilen tahliye talepli ödeme emrinde tanınan sürenin bitimi beklenir. Süre bittikten sonra da, takip dosyasında kiracının ödeme yapıp yapmadığı ve itiraz edip etmediği ayrımı yapılır. İtiraz yoksa, tahliye talebi icra mahkemesi önüne daha hızlı taşınabilir; itiraz varsa, önce itirazın kaldırılması (itirazın geçersiz sayılması) gündeme gelir ve tahliye talebi bununla birlikte yürütülür.

    Uygulamada en sık görülen hata, “tebligat çıktı” düşüncesiyle hemen dava açılması veya icra aşamasında sürelerin kaçırılmasıdır. Diğer önemli risk ise, aynı alacak kalemi için yanlış takip türünün seçilmesidir. Kiraya verenin hedefi sadece “alacağı tahsil” değil, “tahliye” ise, baştan doğru yol haritası kurulmalıdır. Bu aşamada strateji, somut dosyaya göre şekillenir: Bazı dosyalarda icra takibi daha etkili olurken, bazı dosyalarda ihtar sonrası dava yolu daha doğru sonuç verir.

    İtirazlı ve İtirazsız Süreçte Pratik Yol Haritası

    Kiracı ödeme emrine veya borca itiraz ederse, takip durur ve dosya “itirazın kaldırılması” eksenine kayar. Bu durumda kiraya veren, kira sözleşmesi, tebligat evrakı ve ödeme kayıtlarıyla iddiasını güçlendirmelidir. İtiraz yoksa bile, tahliye talebinin kabulü için borcun süresi içinde tamamen ödenmediği ortaya konulmalıdır. Pratikte, takvim yönetimi burada belirleyicidir: Tebligat, süre, ödeme kontrolü, itiraz süresi ve mahkemeye başvuru adımları birbiriyle bağlantılıdır. Bir adımın gecikmesi, tüm süreci uzatır ve tahliye hedefini zayıflatır. Bu yüzden her işlem, belgeye dayanmalı ve tarihleri net bir kontrol listesinde takip edilmelidir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davasında İncelenecek Deliller

    Temerrüt dosyasında delil seti genellikle sabittir; ancak bu sabit setin doğru kurulması davayı kazandırır. İlk delil kira sözleşmesidir. Sözleşmede kira bedeli, ödeme zamanı, ödeme yöntemi, yan giderlerin kapsamı ve artış şartı gibi unsurlar yer alır. İkinci delil temerrüt bildirimi (noter ihtarı veya icra ödeme emri) ve buna ilişkin tebligat belgeleridir. Tebligatın ne zaman yapıldığı, süre hesabının başlangıcını belirlediği için dosyanın temel taşıdır. Üçüncü grup delil ise ödeme belgeleri ve banka kayıtlarıdır. Kiracı “ödedim” diyorsa ispat yükü çoğu zaman kiracıya kayar; fakat kiraya veren de gelen ödemeleri ve eksik kalan tutarları somutlaştırmalıdır.

    Yan giderler bakımından delillendirme daha hassastır. “Yan gider” kalemlerinin neler olduğu, hangi döneme ait olduğu, kiracıya düşen kısmın nasıl hesaplandığı ve bunların yazılı bildirimde nasıl gösterildiği önemlidir. Gerektiğinde bilirkişi incelemesi devreye girer. Ayrıca kira artış şartı varsa, bu şartın kanuni sınırlara uygunluğu ve hesaplamanın doğruluğu da ihtilaf konusu olabilir. Bu nedenle deliller, sadece “var” diye dosyaya konulmamalı; iddianın her unsurunu taşıyacak şekilde düzenlenmelidir.

    Yan Giderlerde Belgelendirme ve Hesaplama Mantığı

    Yan giderler, çoğu zaman aidat, ortak alan giderleri veya kullanım giderleri gibi kalemlerle gündeme gelir. Burada temel sorun, kiracının “bu gider bana ait değil” veya “tutar doğru değil” savunmasıdır. Bu savunmayı bertaraf etmek için, giderin dayanağı (yönetim planı, sözleşme hükmü, fatura/fiş, tahakkuk çizelgesi gibi) dosyaya alınmalıdır. Ayrıca ihtarda, hangi dönemlere ilişkin hangi kalemlerin istendiği anlaşılır olmalıdır. Belirsiz dönem veya belirsiz kalem, mahkemenin temerrüt değerlendirmesini zorlaştırır. Sağlam bir dosyada, borç kalemleri tek tek ayrıştırılır ve kiracıya tanınan sürede bunların tamamının ödenmediği açıkça gösterilir.

    Temerrüt ve Tahliye Şartlarına Dair Emsal Yargıtay Kararı

    Yargıtay’ın temerrüt dosyalarında öne çıkardığı temel yaklaşım şudur: Kiracıya usulüne uygun şekilde süre verilmiş ve bu süre içinde borcun tamamı ödenmemişse, borcun “az” olması tek başına temerrüdü ortadan kaldırmaz. Uygulamada, çok küçük bir eksik ödemenin dahi süre içinde tamamlanmaması halinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilebilir. Bu bakış, kiraya veren açısından iki önemli sonuç doğurur: Birincisi, ihtarda talep edilen borç kalemleri doğru kurulmuşsa, kiracının “küçük eksik” savunması tek başına güvenli değildir. İkincisi, kiracının ödeme yaptığını iddia ettiği durumlarda, ödeme belgesindeki kesinti, masraf veya yanlış kalem gibi ayrıntılar dosya sonucunu etkileyebilir.

    Öte yandan Yargıtay uygulaması, şekil şartlarına da katıdır. İhtarın fesih ve tahliye iradesini taşıması, sürelerin doğru hesaplanması ve taraf sıfatının doğru kurulması, “haklılık” kadar önemlidir. Bu yüzden, temerrüt süreci bir “hesap işi” olduğu kadar bir “usul işi”dir. Kiraya verenin alacağını tahsil etme isteği anlaşılır olmakla birlikte, tahliye hedefleniyorsa dosya, baştan sona mahkemenin denetleyeceği teknik eşiklere göre hazırlanmalıdır.

    • Süre içinde borcun tamamının ödenmesi
    • Bildirimde fesih ve tahliye iradesinin açıklığı
    • Taraf sıfatı ve birlikte hareket gerekliliği
    • Ödeme belgelerinin kalem bazında incelenmesi

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesi

    Aşağıdaki metin, temerrüt nedeniyle tahliye davasında sık kullanılan bir örnek dilekçe iskeletidir. Her dosyanın kira ilişkisi, ödeme düzeni ve takip süreci farklı olabileceği için; dilekçenin somut olaya göre uyarlanması gerekir. Özellikle borç kalemleri, tebligat tarihleri, süre hesabı ve ödeme durumları dilekçede açık ve belgeli şekilde gösterilmelidir. “Genel anlatım” ile yetinmek, davanın ispat yükünü zayıflatır. Dilekçede temerrüt ihtarı/ödeme emri, tebligat evrakı, kira sözleşmesi ve ödeme kayıtlarına atıf yapılması, mahkemenin dosyayı hızlı okumasını sağlar.

    Örnek metinde özel isim, adres ve somut tarih/evrak numaraları bilinçli olarak boş bırakılmıştır. Bu alanlar doldurulurken, dosyadaki belgeyle birebir uyum sağlanmalıdır. Ayrıca talep bölümünde, hem sözleşmenin feshi hem tahliye hem de yargılama giderleri/vekalet ücreti talepleri açıkça yazılmalıdır. (Vekâlet ücreti: dava sonunda karşı tarafa yükletilen avukatlık ücreti.)

    ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ

    … SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE

    DAVACI: (Kiraya veren) …

    VEKİLİ:

    DAVALI: (Kiracı) …

    KONU: Kiracının temerrüdü nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ve kiralananın tahliyesi talebidir.

    AÇIKLAMALAR:

    1) Davalı ile müvekkil arasında … adresindeki taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi mevcuttur. Sözleşme uyarınca kira bedeli ve varsa yan giderler belirlenen ödeme dönemlerinde ödenecektir.

    2) Davalı, vadesi gelmiş kira bedelini/yan giderleri ödememiş, bu nedenle müvekkil tarafından davalıya yazılı bildirim yapılmış ve kanuni süre tanınmıştır. (Yazılı bildirim: noter ihtarnamesi veya icra ödeme emri.)

    3) Yazılı bildirime rağmen, davalı tanınan süre içinde borcun tamamını ödememiştir. Bu nedenle temerrüt gerçekleşmiş olup, sözleşmenin feshi ve tahliye şartları oluşmuştur.

    4) Delillerle sabit temerrüt nedeniyle, kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekmektedir.

    HUKUKİ NEDENLER: Türk Borçlar Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve ilgili mevzuat.

    DELİLLER:

    • Kira sözleşmesi
    • Temerrüt ihtarı / tahliye talepli ödeme emri
    • Tebligat evrakı
    • Ödeme belgeleri, banka kayıtları
    • Gerekirse bilirkişi incelemesi

    SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temerrüdü nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederim.

    Davacı / Vekili

    Sıkça Sorulan Sorular

    Temerrüt nedeniyle tahliye için mutlaka noter ihtarı mı gerekir?

    Hayır. Yazılı bildirim şarttır; ancak bu bildirim noter ihtarıyla yapılabileceği gibi, icra müdürlüğü aracılığıyla tahliye talepli ödeme emri gönderilerek de kurulabilir. Önemli olan, bildirimin yazılı olması, kiracıya kanuni sürenin tanınması ve ödenmezse fesih-tahliye iradesinin açıkça yer almasıdır.

    Kiracı borcu süresi içinde öderse yine de tahliye olur mu?

    Kiracı, yazılı bildirimde tanınan süre içinde borcun tamamını öderse temerrüt sonucu tahliye istenemez. Ancak ödeme “tam” olmalıdır. Eksik ödeme, masraf kesintisi veya yanlış kaleme ödeme gibi durumlar, borcun tamamen kapandığı sonucunu doğurmayabilir.

    Birden fazla kiraya veren varsa dava tek kişi tarafından açılabilir mi?

    Birden fazla kiraya verenin bulunduğu bazı hallerde birlikte hareket edilmesi gerekebilir. Bu durumda ihtarın ve davanın tek kişi tarafından yürütülmesi, davalının taraf sıfatına ilişkin itirazlarıyla davanın reddine yol açabilir. Bu nedenle taraf yapısı, sürece başlamadan önce netleştirilmelidir.

    Temerrüt ihtarında hangi unsurlar mutlaka bulunmalıdır?

    İhtarda, ödenmesi istenen borç kalemleri (kira bedeli/yan gider), kiracıya tanınan kanuni süre ve bu süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği ve tahliye isteneceği açıkça yer almalıdır. Ayrıca tebligatın doğru yapılması ve süre hesabının tebliği izleyen günden başlatılması gerekir.

    Kiracının Temerrüdü ile Temerrüt Nedeniyle Tahliyenin Farkı

    Kiracının temerrüdü ile temerrüt nedeniyle tahliyenin farkı, ilkinde borcun zamanında ödenmemesi olgusunun genel olarak ifade edilmesine karşılık ikincisinde belirli usul ve süreler izlenerek kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve tahliye talep edilmesidir.

    rüdü ile temerrüt nedeniyle tahliye aynı şey değildir. Kiracının temerrüdü, kira borcunun zamanında ödenmemesi hâlini ifade eden borçlar hukuku durumudur; temerrüt nedeniyle tahliye ise bu gecikmenin, kanundaki şartlar yerine geldiğinde kira ilişkisinin sona erdirilmesine dayanak olmasıdır. Bu ayrım, hem ihtarın kurulmasında hem de talep sonucunun doğru yazılmasında belirleyicidir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyede Dava Açma Süresi

    Temerrüt nedeniyle tahliye dava açma süresi, ihtarda verilen ödeme süresinin dolmasından sonra başlar. Kiraya veren, kiracının borcu ödeyebilmesi için tanınan kanuni veya sözleşmesel süreyi doğru hesaplamalıdır; süre, tebligatın usulüne uygun şekilde kiracıya ulaşmasını izleyen günden itibaren değerlendirilir. Süre bitmeden açılan dava, usulden veya esastan kayba yol açabilir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesinin Düzenlenmesi

    Temerrüt nedeniyle tahliye dava dilekçesi, sözleşme, ihtar ve borç kalemleri üzerine kurulmalıdır. Dilekçede taraf bilgileri, kira sözleşmesinin tarihi ve konusu, taşınmazın kimliği, muaccel borcun türü, gönderilen ihtarname veya icra evrakı ve ödememe olgusu açıkça gösterilir. Sonuç kısmında tahliye, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti talebi birlikte düzenlenir.

    • Taraflar ve sıfatlar doğru yazılır.
    • Kira sözleşmesi ve ekleri eklenir.
    • İhtar, ödeme emri ve tebliğ şerhleri sunulur.
    • Borç dönemleri ve kalemleri ayrı ayrı belirtilir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye İçin Gerekli Belgeler

    Temerrüt nedeniyle tahliye için kira sözleşmesi, tebligat belgeleri ve borç hesabını gösteren kayıtlar gerekir. En güçlü dosya, yazılı sözleşme ile desteklenir; ancak yazılı sözleşme yoksa banka dekontları, mesaj kayıtları ve tanık dışındaki yazılı deliller önem kazanır. İhtarname, tahliye talepli ödeme emri, hesap dökümü ve varsa aidat/yan gider belgeleri birlikte değerlendirilir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyenin İcra Takibi ile Yapılması

    Temerrüt nedeniyle tahliye icra takibi, ödeme emri üzerinden yürütülen pratik bir yoldur. Kiraya veren, alacak ve tahliye talepli takip başlatarak hem borcun ödenmesini ister hem de ödeme yapılmaması hâlinde tahliye talebini güçlendirir. Ödeme emrine itiraz edilirse süreç, itirazın kaldırılması veya tahliye davası gibi ayrı hukuki aşamalara dönüşebilir. Usul seçimi dikkatle yapılmalıdır.

    Tahliye Talepli Ödeme Emrine İtirazın Sonuçları

    Tahliye talepli ödeme emrine itiraz edilirse takip kendiliğinden ilerlemez. İtiraz, alacak ve tahliye yönünden farklı sonuçlar doğurabilir; kiraya veren, itirazın kaldırılması, itirazın iptali veya doğrudan dava yoluna başvurabilir. Burada önemli olan, itirazın hangi borç kalemine yöneldiği ve kiracının ödemenin yapıldığına dair hangi delilleri sunduğudur. Eksik itiraz, savunmayı zayıflatır.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye İçin Geçerli İhtarın Şartları

    Temerrüt nedeniyle tahliye için geçerli ihtar, borcu açıkça göstermeli ve süre vermelidir. İhtarda hangi ayların kira bedelinin veya hangi yan giderlerin istenildiği belirtilir, ödeme için tanınan süre yazılır ve sürenin sonunda ödeme yapılmazsa fesih ve tahliye yoluna gidileceği açıklanır. Belirsiz, çelişkili veya eksik ihtar, davayı zayıflatır.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyede Yargıtay Hangi Ölçütleri Arar?

    Temerrüt nedeniyle tahliyede Yargıtay, geçerli ihtar ve doğru süre hesabını temel ölçüt sayar. Kararlarda, muaccel borcun varlığı, tebligatın usulüne uygunluğu, ödeme için tanınan sürenin doğru verilmesi ve talebin açık kurulması öne çıkar. Yanlış sıfatla dava açılması, eksik taraf gösterilmesi veya belirsiz borç hesabı, davanın reddine veya bozma sonucuna yol açabilir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyede Yan Giderler Nasıl İspatlanır?

    Temerrüt nedeniyle tahliyede yan giderler, belgeyle ve sözleşme dayanağıyla ispatlanmalıdır. Aidat, ortak alan gideri veya sözleşmede kiracıya yüklenen diğer giderler için hesap cetveli, site yönetimi belgeleri, fatura ve ödeme kayıtları sunulur. Salt soyut beyan yeterli olmaz. Gider kalemi tartışmalıysa, kiraya verenin ihtarda bu kalemi net ve denetlenebilir biçimde göstermesi gerekir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyede En Sık Yapılan Usul Hataları Nelerdir?

    Temerrüt nedeniyle tahliyede en sık yapılan usul hataları, yanlış süre ve eksik taraf problemidir. Tebligatın hatalı adrese gönderilmesi, ihtarda borcun döneminin yazılmaması, ödeme süresinin kanuna aykırı belirlenmesi, sözleşme tarafı olmayan kişinin dava açması ve borç miktarının hesaplanmaması sık görülür. Bu hatalar, haklı görünen talebin reddine neden olabilir.

    • Tebligat adresi ve tarih kontrol edilmelidir.
    • Borç dönemleri tek tek yazılmalıdır.
    • Talep ile ihtar metni uyumlu olmalıdır.
    • Ekler eksiksiz sunulmalıdır.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyede Kiracı Hangi Savunmaları Yapabilir?

    Temerrüt nedeniyle tahliyede kiracı, borcun ödendiğini, ihtarın geçersiz olduğunu veya sıfat eksikliğini ileri sürebilir. Kiracı, ödeme dekontları, mahsup iddiası, karşılıklı anlaşma, süre hatası ve usulsüz tebligat savunmalarıyla davayı etkileyebilir. Borcun bir kısmı ödenmişse kalan kısmın niteliği ayrıca incelenir. Kiraya veren, bu savunmaları peşinen öngörerek dosyasını kurmalıdır.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliye Sonrasında Taşınmaz Nasıl Teslim Alınır?

    Temerrüt nedeniyle tahliye sonrasında taşınmaz, icra veya mahkeme kararına uygun şekilde teslim alınır. Karar kesinleşme, icra takibi ve fiili tahliye aşamaları ayrı ayrı takip edilir. Anahtar teslimi, tutanak düzenlenmesi ve taşınmazın hasar durumunun kayda alınması önemlidir. Kiraya veren, sonradan doğabilecek zarar iddialarına karşı teslim anını belgelemelidir.

    Temerrüt Nedeniyle Tahliyede Avukat Desteği Neden Önemlidir?

    Temerrüt nedeniyle tahliyede avukat desteği, süre ve usul hatalarını azaltır. Bu süreçte küçük bir tarih yanlışı bile davanın seyrini değiştirebilir; bu nedenle ihtarın dili, dava dilekçesi, takip seçimi ve delil sıralaması birlikte planlanmalıdır. Özellikle birden çok kiraya veren, kurumsal kiracı veya aidat ihtilafı bulunan dosyalarda profesyonel hazırlık belirleyicidir.

    Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    Hukuki Denetim

    Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 5 Şubat 2026

    0 Yorum

    Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

    Yorum Bırakın

    Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

    E-posta adresiniz yayınlanmaz.

    Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

    Bizi Arayın Whatsapp