Bu yazımızda; hırsızlar tarafından çalınan aracın gerçekleşen trafik kazası sonucunda hasarlanarak perte çıkması halinde şartları oluşmadığından kasko poliçesindeki anahtar kullanılarak araç çalınması klozuna dayanılarak maddi tazminat ödemesi yapılamayacağına ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce verilen kararı paylaştık.
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 39/1. maddesine göre, kasko poliçesi ile ilgili davalar 1 yıl içinde açılmalıdır.
- İtiraz Süresi: 6102 sayılı TTK'nın 1423/2. maddesi gereği, sigortalı, poliçe şartlarına itirazını 14 gün içinde yapmalıdır; aksi takdirde poliçe geçerli sayılır.
- Teminat Dışı Haller: Anahtar kullanılarak araç çalınması klozuna dayanan hasar talepleri, poliçede belirtilen şartlara uygun değilse teminat dışıdır.
- Tazminat Miktarı: Davacı, 30.000,00 TL tazminat talep etmiştir; ancak mahkeme 25.000,00 TL tazminata hükmetmiştir.
17. Hukuk Dairesi 2018/342 E. , 2019/12026 K. (Yargıtay: Anahtar Kullanılarak Araç Çalınması Klozu - Kasko Poliçesi - Teminat Dışı Haller)
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maksimum kasko poliçesi ile sigortaladığı davacı aracının 18.07.2012 tarihinde çalındığını ve çalan kişinin yaptığı kazada aracın pert olduğunu, aracın davacıya hasarlı olarak polis tarafından çalınma olayından bir gün sonra teslim edildiğini, davalının hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmadığını, davacının aracını hurda olarak satmak zorunda kaldığını, sovtaj indirimiyle belirlenecek gerçek zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın anahtarlarının ele geçiriliş biçimi ve taraflar arasındaki poliçe özel şartına uygun bir çalınma hali olmadığından hasarın teminat dışı olduğunu, kaza anında aracı kullanan kişinin alkollü ve ehliyetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin 14.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 15.02.2016 tarih, 2015/10782 Esas ve 2016/1632 Karar sayılı ilamı ile "araç anahtarının ele geçiriliş biçiminin poliçeyle ek teminat verilen hallerden birine uymadığı ve hasarın teminat kapsamında olmadığı; mahkeme tarafından da bu husus kabul edilerek hasarın esasen teminat kapsamında olmadığının kabul edildiği; ancak, davalı sigortacının poliçenin kapsamı, poliçeyle verilen ek teminatlar ile bunların kapsamı konularında Bilgilendirme Yönetmeliği gereği davacı sigortalıyı bilgilendirmediğinden, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm tesis ediliği; taraflar arasındaki kasko poliçesinin, 08.06.2012 tarihinde (6762 sayılı eski TTK'nın yürürlükte olduğu dönemde) tanzim edildiği; davaya konu hasarın oluşmasına yol açan olayın ise (araç anahtarının izinsiz alınması ile yapılan kaza) 18.07.2012 tarihinde (6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde) gerçekleştiği; 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 39/1. maddesi gereği, 1 yıllık süreden sonraki bir tarih olan 20.03.2014'te açılmış olan temyize konu davada 6102 sayılı yeni TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği; 6102 sayılı TTK'nın 1423/2. maddesi gereği, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılacağı; uyuşmazlık konusu hasar ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1423/1-2 maddelerine göre aydınlatma yükümlülüğünün hüküm ve sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiği; 6102 sayılı TTK'nın 1423/2. maddesinde, aydınlatma açıklamasının yapılmaması halinde, sigortalının 14 gün içinde poliçeye itiraz etmesi gerektiği, anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarla geçerli olacağının benimsendiği; davaya konu hasarın taraflar arasındaki kasko poliçesi ile verilen ek teminatın kapsamına girecek şekilde gerçekleşmediği; davacının anahtar kullanılarak araç çalınması klozunun kapsam ve şartlarına poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair iddia ve delil de getirmediği gözetilerek, davacının hasar talebinin reddi gerekirken, davacı lehine tazminata hükmolunmasının doğru görülmediği; kabule göre de, davacı tarafın poliçedeki ek teminatlar ve bunların kapsamı hakkında davalı sigortacı tarafından bilgilendirme yapılmamış olması nedeniyle poliçenin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü gözetildiğinde, davacının poliçeye dayalı olarak tazminat talep edemeyeceği; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereği çıkartılan Bilgilendirme Yönetmeliği hükümlerine dayalı tazminat davası açmasının gerekeceği, geçersiz olduğunu ileri sürdüğü poliçeye dayalı olarak dava açmada hukuki yararı olmadığının gözetilmemiş olmasının da yerinde olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 6102 sayılı TTK'nun 1423/2. maddesi gereği, aydınlatma açıklamasının yapılmaması halinde sigortalının 14 gün içinde poliçeye itiraz etmesi gerektiği; anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarla geçerli olacağının benimsendiği; davaya konu hasarın taraflar arasındaki kasko poliçesi ile verilen ek teminatın kapsamına girecek şekilde gerçekleşmediği; davacının anahtar kullanılarak araç çalınması klozunun kapsam ve şartlarına poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair iddia ve delil de getirmediği; davacı tarafın poliçedeki ek teminatlar ve bunların kapsamı hakkında davalı sigortacı tarafından bilgilendirme yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürdüğü gözetildiğinde, davacının poliçeye dayalı olarak tazminat talep edemeyeceği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereği çıkartılan Bilgilendirme Yönetmeliği hükümlerine dayalı tazminat davası açmasının gerekeceği, geçersiz olduğunu ileri sürdüğü poliçeye dayalı olarak dava açmada hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılmış olmasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 13,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 16/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın Temel Sonucu
Kararın temel sonucu, araç çalınsa bile anahtar kullanılarak çalınma klozunun şartları oluşmadığında kasko teminatından ödeme yapılmamasıdır. Yargıtay, hasarın poliçede açıkça kararlaştırılan özel şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini, anahtarın ele geçirilme biçimi bu şartlara uymuyorsa sigortacının sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir.
Anahtar Kullanılarak Çalınma Klozunun Kapsamı
Anahtar kullanılarak çalınma klozu, aracın sigortalıya ait anahtarlarla veya anahtarın ele geçirilmesiyle çalınması halinde devreye giren özel bir teminat düzenlemesidir. Bu kloz, her hırsızlık olayını değil, poliçede belirtilen yöntemle gerçekleşen çalınmaları kapsar. Şartlar oluşmadığında teminatın genişletilmesi mümkün değildir.
Çalınma ve Pert Arasındaki Hukuki Fark
Çalınma ile pert arasındaki hukuki fark, zararın kaynağından doğar. Çalınma, aracın rıza dışında zilyetlikten çıkmasıdır; pert ise aracın onarılamaz veya ekonomik olarak onarılamaz hale gelmesidir. Araç sonradan kazada ağır hasar alsa bile, zarar teminat dışı bir çalınma biçiminden doğmuşsa tazminat sorumluluğu doğmayabilir.
Sigortacının Bilgilendirme Yükümlülüğünün Önemi
Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortalının poliçedeki özel şartları ve teminat sınırlarını anlayabilmesi için önemlidir. Yargıtay uygulamasında, bilgilendirme eksikliği bazı uyuşmazlıklarda sigortalı lehine sonuç doğurabilmektedir. Ancak bilgilendirme yükümlülüğü tek başına teminat yaratmaz; olayın poliçe kapsamına girmesi yine de gerekir.
Poliçe Özel Şartlarının Yorumu
Poliçe özel şartları, genel teminatı daraltan veya belirli riskleri ayrıca düzenleyen hükümlerdir. Yorum yapılırken sözleşmenin bütününe, taraf iradesine ve olay tarihindeki yürürlükteki mevzuata bakılır. Belirsizlik halinde sigortalı lehine yorum ilkesi gündeme gelebilse de, açık ve sınırlı bir klozun kapsamı genişletilemez.
Alkollü veya Ehliyetsiz Sürüşün Sonuca Etkisi
Alkollü veya ehliyetsiz sürüş, çoğu durumda ayrı bir teminat dışılık veya sorumluluk tartışması yaratır. Ancak bu karar bakımından asıl belirleyici unsur, kaza anındaki sürüş hali değil, aracın hangi koşullarda çalındığıdır. Bu nedenle sigorta uyuşmazlığında önce rizikonun teminat kapsamında doğup doğmadığı incelenir.
Sovtaj İndiriminin Anlamı
Sovtaj indirimi, hasarlı aracın hurda veya parça değeri gözetilerek tazminattan düşülen bedeldir. Araç ekonomik olarak tam hasar gördüğünde sigorta bedeli ile kurtarılan değer arasındaki fark hesaplanır. Ancak teminat dışı bir olay söz konusuysa sovtaj hesabı, ödeme yapılmasını sağlayan bir unsur haline gelmez; yalnızca zarar hesabında rol oynar.
Dava neden kısmen kabul edilmiş olabilir?
Dava, ilk derece mahkemesinde kısmen kabul edilmiş olabilir; çünkü mahkeme hasarın bir bölümünü teminat kapsamında değerlendirmiştir. Buna karşılık Yargıtay, teminat şartlarının gerçekleşmediğini kabul ederek değerlendirmeyi düzeltmiştir. Sigorta davalarında ilk derece incelemesi ile temyiz denetimi arasında, poliçe yorumuna ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Yargıtay neden önceki kararından dönmüştür?
Yargıtay, önceki kararından sonra uygulanacak kanun hükümlerini ve sigorta sözleşmesinin doğduğu dönemi yeniden değerlendirmiştir. Özellikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile sigorta hukukuna ilişkin bilgilendirme ve sözleşme yorumuna dair kurallar önem kazanmıştır. Bu nedenle önceki değerlendirme değiştirilmiş ve teminat dışılık sonucu benimsenmiştir.
Sigorta uyuşmazlıklarında ispat yükü kime aittir?
Sigorta uyuşmazlıklarında ispat yükü, ileri sürülen vakıaya göre taraflar arasında değişir. Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini ve zararını ortaya koyar; sigortacı ise teminat dışılık, özel şart ihlali veya istisna bulunduğunu ispatlamaya çalışır. Anahtar kullanılarak çalınma klozunda, olayın kloza uygun biçimde gerçekleşmediğini gösteren olgular önem taşır.
Bu karar sigortalılar için ne ifade eder?
Bu karar, sigortalılar için poliçe metnini ayrıntılı okumanın zorunlu olduğunu gösterir. Kasko poliçesinde yer alan ek teminatlar, genel beklentiden farklı dar kapsamlı olabilir. Araç çalınmış olsa bile, çalınmanın yöntemi özel şartlara uymuyorsa tazminat alınamayabilir. Bu nedenle poliçe düzenlenirken kapsamın yazılı olarak netleştirilmesi gerekir.
Bu karar sigorta şirketleri açısından ne sonuç doğurur?
Bu karar, sigorta şirketleri açısından poliçe dilinin açık ve denetlenebilir olması gerektiğini ortaya koyar. Sigortacı, teminat dışı halleri sözleşmede belirgin biçimde düzenlemeli ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Böylece uyuşmazlıkta, hangi olayların teminat kapsamında kaldığı daha rahat tespit edilir ve ispat tartışmaları daralır.
Benzer uyuşmazlıklarda hangi belgeler önemlidir?
Benzer uyuşmazlıklarda poliçe metni, ek şartlar, bilgilendirme formları, olay tutanakları ve eksper raporları önemlidir. Araç anahtarlarının nasıl kaybedildiği, çalınma anındaki koşullar ve sonrasındaki hasar zinciri özellikle incelenir. Belgeler arasındaki uyum, teminat kapsamında değerlendirme yapılıp yapılmayacağını doğrudan etkiler.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.