Yargıtay: Karşılıklı Boşanma - Özel Boşanma Sebepleri - Terditli Dava
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, terditli olarak açılmış olan ve davacı kadın tarafından özel boşanma sebeplerine dayanılmış karşılıklı boşanma davasında davacı kadının tüm talepleri hakkında noksansız karar verilmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süreleri: Boşanma davalarında özel sebeplerin ileri sürülmesi durumunda, her bir sebep için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
- Gerekli Belgeler: Davacı kadının özel boşanma sebeplerine dayalı talepleri için Türk Medeni Kanunu'nun 161, 162, 163 ve 166. maddelerine dayalı hukuki sebepler sunması gerekmektedir.
- Cezalar: İlk derece mahkemesi, erkeğin tam kusurlu, kadının ise kusursuz olduğuna karar vermiştir; bu durum nafaka ve tazminat taleplerini etkilemektedir.
- Vekalet Ücreti: Dava sırasında belirlenen vekalet ücreti 2.540 TL’dir; bu ücret davalıdan alınarak davacıya verilmiştir.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
2019/3924 E. , 2020/1132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından davasının reddi, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise özel boşanmasebeplerine dayalı davalarının reddi, nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.02.2020 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı erkek tarafından, dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu’nu 166. maddesine dayalı ve davalı-karşı davacı kadın tarafından ise karşı dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu’nun 161, 162, 163 ve 166. maddelerinde yazılı hukuki sebeplere dayalı olarak boşanmaya karar verilmesi talepli, terditli davalar açılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda kadın eşin kusursuz, erkek eşin ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek; erkeğin davasının reddine, kadının davası yönünden evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebi ile boşanmalarına karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadının karşı dava dilekçesinde yer alan zina (TMK m.161), hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. l62) ile suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163) hukuki sebeplerine dayalı talepleri hakkında hüküm kurulmamıştır. İlk derece mahkemesinin bu kararı, davacı-karşı davalı erkek tarafından; davasının reddi, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; özel boşanma sebeplerine dayalı davalarının reddi, nafakalar ve tazminatların miktarına yönelik istinaf edilmiş ve bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonucunda tarafların tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılamada; kadının, özel boşanma sebeplerine dayalı davalarının reddine yönelik istinaf istemi “Ayrı sebeplere ilişkin karşı davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması doğru değil ise de, gerekçede yasal koşullarının mevcut olmadığı belirtilmiş olduğundan bu konuya yönelik istinaf talebi de yerinde görülmemiştir” şeklindeki gerekçe ile reddedilmiş yani kadının; bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabul edilerek inceleme yapıldığı anlaşılmıştır.
O halde, bölge adliye mahkemesince yapılan yargılamaya uygun olarak; kadının davasının terditli olarak açıldığının denetlendiği ve bu denetlemeye bağlı olarak kadının özel boşanma sebeplerine dayalı talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; kadının özel boşanma sebeplerine dayalı davalarının reddine yönelik istinaf itirazını da kapsar şekilde esastan ret kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 2.540 TL vekalet ücretinin Tahir'den alınarak Ayşe'ye verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 17.02.2020
Boşanma Davasının Terditli Olarak Açılması
Evet, boşanma davası terditli açılabilir; ancak taleplerin sıralaması ve her bir sebebin ayrı değerlendirilmesi gerekir. Terditli açılışta davacı, önce özel boşanma sebebine, kabul edilmezse TMK 166’daki evlilik birliğinin sarsılmasına dayanabilir. Bu kurgu, mahkemenin talep sırasını gözeterek her istem hakkında açık hüküm kurmasını zorunlu kılar.
Boşanma Davasının Terditli Olarak Açılabilmesi
Boşanma davası terditli açılabilir ve uygulamada bu yöntem, birden fazla boşanma sebebinin birlikte ileri sürülmesinde tercih edilir. Özellikle özel boşanma sebeplerinin ispatı tartışmalıysa, TMK 166 ikinci basamak olarak ileri sürülebilir. Mahkeme, terditli davada ana talebi ve koşullu talebi birbirinden ayırarak inceleme yapmalı, kararını bu düzene uygun kurmalıdır.
Terditli Boşanma Davasının Niteliği
Terditli boşanma davası, bir boşanma sebebinin öncelikli, diğerinin ise onun kabul edilmemesi halinde incelenmesini isteyen dava türüdür. Bu yapı, özellikle zina, hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış, suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme ile TMK 166’nın birlikte ileri sürülmesinde kullanılır. Terditlilik, talepler arasında hukuki öncelik kurar.
Boşanma Hukukunda Terditli Davanın Kuruluşu
Terditli dava, dilekçede açık bir sıralama ile kurulur ve her talep ayrı vakıalara dayandırılır. Öncelikle özel boşanma sebebi ileri sürülür, bunun ispatlanamaması ihtimaline karşı evlilik birliğinin temelinden sarsılması talep edilir. Mahkeme, bu sıralamayı dikkate alarak her sebep hakkında ayrı değerlendirme yapmak ve sonuç kısmında ayrı hüküm oluşturmak zorundadır.
Karşılıklı Boşanma Davalarında Terditli Talebin İleri Sürülmesi
Karşılıklı boşanma davalarında terditli talep, her tarafın kendi boşanma sebebini ve karşı tarafın kusurunu ayrı ayrı açıklamasıyla ileri sürülür. Taraflardan biri özel boşanma sebeplerine, diğeri TMK 166’ya dayanabilir; aynı taraf da taleplerini terditli kurabilir. Bu durumda mahkeme, her iki dava yönünden ayrı inceleme yapmalı ve taleplerin sırasını karıştırmamalıdır.
Özel Boşanma Sebepleri ile TMK 166'nın Birlikte İleri Sürülmesi
Evet, özel boşanma sebepleri ile TMK 166 birlikte ileri sürülebilir ve bu durum terditli boşanma davası oluşturur. Zina, hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi sebepler öncelikli kurulabilir. Bu sebepler reddedilirse mahkeme, evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığını ayrıca değerlendirmelidir.
Terditli Davada Mahkemenin Öncelikli İnceleme Konusu
Terditli davada mahkeme önce birinci sıradaki talebi incelemelidir; bu genellikle özel boşanma sebebidir. Öncelikli sebep kabul edilirse ikinci talebe geçmeye gerek kalmayabilir. Ancak ilk talep reddedilirse, koşullu olarak ileri sürülen TMK 166 talebi ayrıca ele alınmalıdır. İnceleme sırası, dilekçedeki terdit düzenine bağlıdır ve atlanamaz.
Terditli boşanma davasında karar nasıl kurulmalıdır?
Terditli boşanma davasında karar, her bir boşanma sebebini ayrı sonuç cümlesiyle karşılamalıdır. Mahkeme, özel sebepler hakkında kabul veya ret yönünde açık hüküm kurmalı, ardından koşullu talep hakkında da gerekirse ayrı değerlendirme yapmalıdır. Yalnızca genel ret veya genel kabul şeklindeki karar, terditli talep düzenini karşılamaz ve denetimi güçleştirir.
Yargıtay terditli boşanma davalarında neye dikkat eder?
Yargıtay, terditli boşanma davalarında taleplerin ayrı ayrı karşılanıp karşılanmadığına dikkat eder. Özellikle özel boşanma sebepleri ile TMK 166 birlikte ileri sürüldüğünde, her sebep hakkında hüküm kurulmasını arar. Bir talebin gerekçede anılması tek başına yeterli görülmez; sonuç kısmında açık karar bulunmaması bozma nedeni sayılabilir.
Terditli davada taleplerin gözden kaçması ne sonuç doğurur?
Terditli davada taleplerin gözden kaçması, eksik hüküm nedeniyle bozma sonucunu doğurabilir. İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi, terditli olarak ileri sürülen özel boşanma sebeplerinden bir kısmını karara bağlamazsa, bu eksiklik temyizde dikkate alınır. Mahkeme, tarafın ileri sürdüğü her hukuki sebep için açık ve denetlenebilir karar vermelidir.
Boşanma davasında gerekçe ile hüküm aynı şeyi ifade eder mi?
Boşanma davasında gerekçe ile hüküm aynı şeyi ifade etmez; gerekçede yer alan açıklama, sonuç kısmındaki açık hükmün yerini tutmaz. Terditli boşanma davasında mahkeme, yalnızca gerekçede “koşulları oluşmamıştır” demekle yetinemez. Her talep hakkında kabul ya da ret sonucunu hüküm bölümünde açıkça göstermeli, böylece kararın kapsamı tereddütsüz olmalıdır.
Terditli boşanma davasında ispat yükü nasıl dağılır?
Terditli boşanma davasında ispat yükü, ileri sürülen sebebe göre değişir. Özel boşanma sebeplerini ileri süren taraf, bu vakıaları ispatlamakla yükümlüdür; TMK 166 yönünden ise evlilik birliğinin ortak hayatı çekilmez hale getirdiği gösterilmelidir. Bu ayrım, mahkemenin her sebep için ayrı delil değerlendirmesi yapmasını gerekli kılar.
Karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi neden önemlidir?
Karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde belirleyicidir. Terditli boşanma davası içinde bir tarafın özel sebep iddiası reddedilse bile, kusur tespiti TMK 166 bakımından önemini korur. Mahkeme, boşanma sebebini, tarafların kusur durumunu ve mali sonuçları birbirinden ayırarak karar vermelidir.
Terditli boşanma davasında uygulamada en çok hangi hata yapılır?
Terditli boşanma davasında uygulamada en çok, koşullu talep hakkında hiç hüküm kurulmaması hatası yapılır. Mahkeme bazen yalnızca genel boşanma sonucuna odaklanır ve özel sebepleri ayrı incelemez. Oysa terditli kurgu, her iddianın kendi içinde değerlendirilmesini gerektirir. Bu hata, istinaf ve temyiz aşamasında eksik inceleme olarak görülür.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.