Yargıtay: Sigorta Tahkim Komisyonu, İstinaf, Temyiz

Av. Fatih Tahancı 4 Eki 2018 7 dk okuma
Yargıtay: Sigorta Tahkim Komisyonu, İstinaf, Temyiz
17. Hukuk Dairesi         2018/2981 E.  ,  2018/6265 K. (Yargıtay, Sigorta Tahkim Komisyonu, İstinaf, Temyiz)
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süresi: Hakem kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulmalıdır (HMK 361/5).
  • Gerekli Belgeler: İptal davası açılabilmesi için hakem kararının aslı veya onaylı bir örneği gereklidir.
  • Cezalar: İptal davasında mahkeme kararı aleyhine temyiz yoluna başvurulması durumunda, kararın iptali halinde, davalı tarafın mahkeme masraflarını karşılaması gerekebilir.
  • Yetkili Mahkeme: Hakem kararlarına karşı iptal davaları, asliye ticaret mahkemelerinde veya bölge adliye mahkemelerinde açılabilir (HMK 410, 5235 Sayılı Kanun 5/2).
K A R A R 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır.

5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun “Sigortacılıkta Tahkim” başlıklı 12. maddesinin son cümlesinde “Temyize ilişkin usul ve esaslar hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun uygulanır” düzenlemesi, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447/2 maddesi “Mevzuatta yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerinin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” düzenlemesi ile sigortacılıkta tahkim ile ilgili kanun yolunda Hukuk Muhakemeleri Kanunun uygulanacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/5. maddesinde diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabileceği düzenlenmiştir.

HMK.’nın 439/1 maddesinde hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği, iptal davasının ise tahkim yerindeki mahkemede açılabileceği, HMK’nın 410. maddesinde ise tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemenin tahkim yeri bölge adliye mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. HMK.’nın 361. maddesinde bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Ayrıca 28 Haziran 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanunun 45. maddesi ile 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası değiştirilerek 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, iptal davalarına, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara asliye ticaret mahkemesinin heyetçe karar vereceği düzenlenmiştir.

Bütün bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde HMK.’nın 439/1. maddesi gereği hakem heyeti kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabileceği anlaşılmaktadır. HMK’nın 439. maddesinin 6. fıkrasında iptal davasına karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Ancak bu düzenleme HMK’nın 410. maddesi gereği tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme tahkim yeri bölge adliye mahkemesine uygun olarak yapılmış bir düzenlemedir.

Hakem heyeti kararlarına karşı açılacak iptal davalarında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 410. maddesi ile daha sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 45. maddesi ile değişik 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında görevli mahkeme konusunda düzenlemeler bulunmaktadır. HMK.’nın 410. maddesinde hakem heyeti kararlarına karşı açılacak davada Bölge Adliye Mahkemelerini görevli sayılırken 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası asliye ticaret mahkemelerini görevli saymıştır. İptal davalarına ister HMK’nın 410. maddesi gereği bölge adliye mahkemesince bakılsın, ister 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası gereği asliye ticaret mahkemelerince heyet halinde bakılsın, HMK’nın 361. maddesi gereği temyiz yoluna başvurulabilmesi için bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu durum istinaf yargı yolunun getirilmesindeki amaç olan kararların iki dereceli denetim sistemine tabi olması ilkesine de uygun düşecektir.

Bu nedenle bölge adliye mahkemelerinin açıldığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen hakem heyeti ya da itiraz hakem heyeti kararları istinaf kanun yoluna tabi olup, inceleme bölge adliye mahkemesince yapılacağından dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 21/06/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Sigortacılıkta Tahkimde İptal Davasının Açılacağı Merci

Sigortacılıkta tahkimde iptal davası, hakem kararının iptali için tahkim yerindeki görevli mahkemede açılır. HMK 439 ve HMK 410 birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın esasına yeniden bakılmaz; yalnızca iptal sebepleri incelenir. Başvuru, hakem kararını veren yargı düzeni içinde, kanunun belirlediği usule uygun şekilde yapılır.

Hakem Kararlarına Karşı Temyiz Yolları

Hakem kararlarına karşı temyiz, her karar için değil, kanunun temyize açık tuttuğu iptal davası kararları için mümkündür. Temyiz incelemesinde, ilk derece veya bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygunluğu denetlenir. Sigortacılıkta tahkimde taraflar, doğrudan hakem kararını temyiz edemez; önce iptal davası yolu işletilir.

Bölge Adliye Mahkemesi ve Asliye Ticaret Mahkemesi Görev Farkı

Bölge adliye mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki görev farkı, tahkim yargılamasında hangi işlemin hangi aşamada yapıldığına göre belirlenir. HMK 410, mahkemece yapılacak işlemlerde tahkim yeri bölge adliye mahkemesini işaret eder. 6545 sayılı Kanunla değişen 5235 sayılı Kanun ise bazı tahkim uyuşmazlıklarında asliye ticaret mahkemesinin heyet halinde karar vereceğini düzenler.

HMK 410'un Sigortacılıkta Tahkimde Düzenlemesi

HMK 410, sigortacılıkta tahkimde mahkemenin yapacağı işlemlerde yetkili ve görevli mahkemeyi belirler. Bu hüküm, tahkim yeri esas alınarak uygulama yapılmasını sağlar. Hakem seçimi, reddi ve bazı usul işlemleri bakımından mahkemeye başvurulacaksa, görevli merci bu düzenlemeye göre tayin edilir. Böylece tahkim süreci ile mahkeme denetimi birbirine karışmaz.

HMK 439'un Hakem Kararlarının İptaline İlişkin Hükmü

HMK 439, hakem kararlarına karşı kural olarak yalnız iptal davası açılabileceğini söyler. Bu dava, kararın esasını yeniden tartışmak için değil, kanunda sınırlı sayılan iptal sebeplerini denetletmek için kullanılır. Usule aykırılık, yetki sorunu ve savunma hakkının ihlali gibi nedenler, somut olaya göre iptal talebinin dayanağı olabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Kararlarına İtiraz Yolları

Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına itiraz, kararın türüne ve miktarına göre komisyon içinde veya yargı yolunda sonuç doğurur. Ön inceleme, hakem değerlendirmesi ve sonrasındaki başvuru mercii, uyuşmazlığın aşamasına göre değişir. Taraf, önce kararın hangi usule tabi olduğunu belirlemeli, ardından süresi içinde itiraz veya iptal yoluna başvurmalıdır.

Sigortacılıkta Tahkimde İstinaf Süreci

İstinaf süreci, tahkimle bağlantılı mahkeme kararlarında ara denetim işlevi görür. Sigortacılıkta tahkimde verilen kararlar bakımından, kanunun açıkça öngördüğü durumlarda bölge adliye mahkemesine başvurulur. İstinaf, olay ve hukuk denetimini birlikte içerebilir; ancak hakem kararının kendisi değil, o karar hakkında verilen mahkeme kararı incelenir.

Temyiz süresi kaç gündür ve nasıl hesaplanır?

Temyiz süresi, hakem kararlarının iptaline ilişkin kararlarda tebliğden itibaren bir aydır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa temyiz hakkı düşer. Süre hesabında tebliğ tarihi esas alınır ve usul işlemleri zamanında tamamlanmalıdır. Sigortacılıkta tahkimde taraflar, önce kararın temyize açık olup olmadığını, sonra da sürenin başlayıp başlamadığını kontrol etmelidir.

İptal davasının konusu hangi sebeplerle sınırlandırılmıştır?

İptal davasının konusu, hakem kararının hukuka uygun şekilde verilip verilmediğiyle sınırlıdır. Bu dava, uyuşmazlığın maddi gerçeğini yeniden kurmak için açılmaz. Tahkim anlaşmasının yokluğu, savunma hakkının kısıtlanması, yetkisizlik veya usule aykırılık gibi nedenler ileri sürülebilir. Böylece tahkimde hız ve kesinlik korunurken temel usul güvenceleri denetlenir.

Hakem kararının esasına yeniden bakılabilir mi?

Hakem kararının esasına yeniden bakılamaz; denetim, iptal sebepleriyle sınırlı kalır. Bu sınırlama, sigortacılıkta tahkim sisteminin amacına uygundur. Mahkeme, tarafların uyuşmazlık hakkında haklı olup olmadığını değil, kararın kanuni usule uygun verilip verilmediğini inceler. Esasa ilişkin yeniden değerlendirme, iptal ve temyiz yollarının kapsamı dışındadır.

Sigortacılıkta tahkimde başvuru sırası neden önemlidir?

Başvuru sırası önemlidir, çünkü yanlış merciye yapılan başvuru süre kaybına ve hak kaybına yol açabilir. Önce hakem kararının niteliği belirlenir, sonra iptal davası, istinaf veya temyiz yolu değerlendirilir. HMK 410 ve HMK 439 birlikte okunduğunda, her aşamanın ayrı usule tabi olduğu görülür. Doğru sıra, usul ekonomisini ve hak arama özgürlüğünü korur.

Güncel uygulamada temyize ilişkin usul ve esaslar nasıl anlaşılmalıdır?

Güncel uygulamada temyize ilişkin usul ve esaslar, sigortacılıkta tahkimle ilgili özel hükümlerin HMK ile birlikte okunmasıyla anlaşılır. Yürürlükteki sistemde önce kararın hangi yargı yoluna tabi olduğu saptanır, sonra süre ve merci kontrol edilir. Temyiz incelemesi, yalnızca kanunun açıkça izin verdiği kararlar için yapılır ve usul şartları eksiksiz tamamlanmalıdır.

Sigortacılıkta tahkimde görev uyuşmazlığı nasıl önlenir?

Sigortacılıkta tahkimde görev uyuşmazlığı, başvurunun doğru mahkemeye yöneltilmesiyle önlenir. Asliye ticaret mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi arasındaki ayrım, kanundaki özel düzenlemelerle belirlenir. Tahkim yeri, dava türü ve işlem aşaması birlikte değerlendirilmelidir. Böylece iptal davası, istinaf ve temyiz başvuruları usulüne uygun şekilde ilerler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 19 Ocak 2026

1 Yorum

H
Hikmet Denizci 3 Oca 2019

Merhaba, Geçtiğimiz yıl 2018 Kasım ayında gerçekleşen bir trafik kazasında aracımızda 47.000,00 TL hasar oluştu. Bu hasarı kasko şirketi bir takım sebeplerle ödemedi. Bizim Sigorta Tahkim Komisyonu"nda dava açma şansımız halen var mı?

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp