Aşağıda, ilgili Yargıtay kararına (Ceza Dairesi 2017/6703 E., 2018/1145 K.) ilişkin içtihat metni yer almaktadır.
Özet Bilgi
- Zamanaşımı süresi: Uyuşturucu madde ticareti suçları için zamanaşımı süresi, TCK'nın 66. maddesine göre 15 yıldır.
- Hapis cezası: TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapanlara 2 yıl 6 aya kadar hapis cezası verilebilir.
- İndirim koşulu: TCK'nın 62. maddesi gereğince ceza, sanığın durumu ve suçun niteliğine göre 1/6 oranında indirilebilir.
- Temyiz süresi: Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesine göre temyiz başvurusu için yasal süre geçtikten sonra yapılan başvurular reddedilir.
Yargıtay'ın Bozduğu Uyuşturucu Davaları
Ceza Dairesi 2017/6703 E. , 2018/1145 K
İçtihat Metni
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
… … … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra sanığın gönderdiği 28/06/2016 tarihli dilekçesinde "…Yargıtay'da olan cezamın onaylanmasını talep ederim.", 14/02/2017 tarihli dilekçesinde "…Yargıtay hakkımdan feragat ederek dosyamın onaylanmasını istiyorum." ve 16/06/2017 tarihli dilekçesinde "…dosyamın suç ortaklarından ayrılarak tasdik edilmesini ve cezamın infazı için mahkememe gönderilmesini talep ederim." şeklindeki beyanlarının temyiz isteğinden vazgeçme niteliği taşıması; bu dilekçeleri göndermesinin ardından gönderdiği 25/07/2017, 04/08/2017, 11/12/2017 ve 13/12/2017 tarihli dilekçeleriyle yaptığı temyiz talebinin ise yasal süresinden sonra olması ve temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmeden dönülmesinin mümkün bulunmaması karşısında sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar …, …, …, … ve … müdafileri ile sanıklar … ve …'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Sanık hakkında TCK'nın 188/3. ve 192/3. maddeleri uyarınca belirlenen "2 yıl 6 ay hapis cezası" üzerinden TCK'nın 62. maddesi uyarında 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın "2 yıl 1 ay hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu "1 yıl 13 ay hapis cezası" olarak eksik belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "17/05/2013" yerine "16/05/2013" yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
D-Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Ceza yargılamasının amacı doğrultusunda, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılabilmesi bakımından; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde uyuşturucu madde satmadığını, buna karşın tanık …'in suç tarihinde kendisinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan satın aldığını beyan etmesi dikkate alınarak; … ile 20.04.2013 tarihli fiziki takip tutanağını tanzim eden tutanak mümziileri tanık sıfatıyla dinlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
E-Sanıklar … ve … … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde:
Dosyadaki belge ve bilgilere göre; tüm aşamalarda yüklenen suçu inkar eden sanıkların savunmalarının aksine, suç tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduklarına dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
F-Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında ceza tayin edilirken, sanık tarafından temin edildiği ve sanığa ait olduğu kabul edilen suça konu maddelerin miktarına göre TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi,
2-Sanığın, kız arkadaşı olan ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilen yaşı küçük … … suç işlemeye zorladığına dair delil bulunmaması, … … ele geçen uyuşturucu maddeleri sanığın kendisine emanet ettiği, ancak satışını yapmadığı, sadece bir defaya mahsus sanığın söylediği kişiye teslim ettiği şeklindeki beyanı ve iletişim tespit tutanakları karşısında; … … … … emanet ettiği uyuşturucu maddelerden alması konusunda yönlendirmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna müşterek fail olarak iştirak ettiği anlaşılan sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK'nın 38/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3-Sanığın "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği" anlaşıldığı halde, hakkında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanıp arttırım yapılmadan yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
4-Gerekçeli karar başlığında sanık … yönünden 09.04.2013 tarihinin ayrıca suç tarihi olarak gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
G-Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar …, … ve … hakkında ceza tayin edilirken, sanıklar tarafından temin edildiği kabul edilen suça konu maddelerin miktarına göre TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi,
2-Sanıklar …, … ve …'nın "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği" anlaşıldığı halde, haklarında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanıp arttırım yapılmadan yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
3-Sanık … hakkında koşulları oluşmadığı halde, "Sanığın gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına yardım ettiği anlaşıldığından" şeklindeki soyut gerekçe ile TCK'nın 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmü uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
4-Gerekçeli karar başlığında sanık … yönünden 15.05.2012 tarihinin ayrıca suç tarihi olarak gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıklar …, … ve …'nın sonuç ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçunda Yargıtay Bozma Nedenleri
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarında Yargıtay incelemesi, delillerin bütünlüğü ve hükmün gerekçesi üzerinden yürütülür. Eksik araştırma, çelişkili tanık anlatımları, fiziki takip kayıtlarının yeterince tartışılmaması ve maddi vakıanın kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya konulamaması bozma nedeni oluşturabilir. İnceleme, cezanın isabeti kadar yargılama sürecinin usule uygunluğunu da kapsar.
- Delillerin birlikte değerlendirilmesi
- Gerekçeli kararın denetlenebilir olması
- Eksik inceleme bulunmaması
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Uyuşturucu Karar Özeti
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin uyuşturucu dosyalarındaki yaklaşımı, olayın sübutu ile hukuki nitelendirme arasındaki uyumu esas alır. Kararlarda, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, fiziki takip tutanakları ve ele geçen maddi bulgular birlikte değerlendirilir. Dosyada suçun unsurları yeterli açıklıkla gösterilmişse onama, araştırma eksik kalmışsa bozma sonucuna gidilebilir.
- Sübut değerlendirmesi
- Hukuki nitelendirme
- Gerekçe denetimi
Temyizden Vazgeçme Beyanının Sonuçları
Temyizden vazgeçme beyanı, ceza muhakemesinde irade açıklaması olarak önem taşır. Sanığın açık ve tereddütsüz ifadelerle temyiz isteminden döndüğünü bildirmesi, süresi içinde yapıldığında sonuç doğurabilir. Sonradan yapılan yeni başvuru, temyiz süresi geçmişse etkili olmaz. Bu nedenle beyanların tarihi, içeriği ve usule uygunluğu her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilir.
- Açık irade açıklaması aranır
- Süresinde yapılması gerekir
- Sonradan dönüş sınırlıdır
Uyuşturucu Dosyalarında CMUK 317 Uygulaması
CMUK 317, temyiz isteminin reddine ilişkin usulî sonuç doğurabilen bir hükümdür. Sanığın temyizden vazgeçtiğinin anlaşılması halinde, yapılan başvurunun incelenmemesi gündeme gelebilir. Uyuşturucu dosyalarında bu değerlendirme, dilekçelerin tarih sırası, içeriği ve temyiz hakkından açıkça feragat edilip edilmediği dikkate alınarak yapılır. Usul sonucu, dosyanın esasına girilmesini engelleyebilir.
- Dilekçe tarihi önemlidir
- Feragat iradesi açık olmalıdır
- Usul sonucu esası etkiler
Eksik İncelemenin Bozma Sebebi Sayılması
Ceza yargılamasında eksik inceleme, hükmün sağlıklı kurulmasını engeller. Özellikle sanık hakkında doğrudan maddi bulgu bulunmadığında, tanıkların yeniden dinlenmesi, fiziki takip tutanaklarının açıklığa kavuşturulması ve çelişkilerin giderilmesi gerekir. Bu yapılmadan kurulan mahkûmiyet kararları, delil değerlendirmesinde yetersizlik bulunduğu gerekçesiyle bozulabilir. Yargıtay, maddi gerçeğe ulaşmayı zorunlu görür.
- Çelişkili deliller giderilmelidir
- Tanıklar gerektiğinde yeniden dinlenir
- Karar gerekçesi yeterli olmalıdır
Uyuşturucu Madde Ele Geçmeyen Sanık Hakkında Önemli Deliller
Sanık üzerinde veya yanında uyuşturucu madde ele geçmemesi, mahkûmiyet için tek başına beraat sonucunu zorunlu kılmaz; ancak delil değerlendirmesini daha dikkatli hale getirir. Böyle dosyalarda tanık anlatımları, iletişim kayıtları, fiziki takip tutanakları ve olayın oluş biçimi birlikte incelenir. Deliller arasında bağ kurulmadan hüküm kurulması, hukuki denetimde sorun yaratabilir.
- Tanık beyanı tek başına yeterli olmayabilir
- Takip tutanakları tartışılmalıdır
- Delil zinciri kurulmalıdır
Tanık Beyanı ile Fiziki Takip Tutanağının Birlikte Değerlendirilmesi
Uyuşturucu suçlarında tanık beyanı ile fiziki takip tutanağı, birbirini doğrulayan unsurlar olarak önem kazanır. Tanığın anlatımı olayın nasıl gerçekleştiğini gösterirken, takip tutanağı zaman ve yer bakımından destek sağlar. Buna rağmen, kayıtlar arasında uyumsuzluk varsa mahkemenin bu farkları gidermesi gerekir. Aksi halde verilen karar, eksik araştırma nedeniyle isabetsiz sayılabilir.
- Birbirini doğrulama aranır
- Zaman ve yer uyumu önemlidir
- Uyumsuzluklar açıklanmalıdır
Uyuşturucu madde ticareti yapma ile kullanmak için bulundurma arasındaki fark nedir?
Uyuşturucu madde ticareti yapma ile kullanmak için bulundurma suçları, amaç ve davranış biçimi bakımından ayrılır. Ticaret suçunda satış, satışa arz veya temin zinciri öne çıkar; kullanmak için bulundurmada ise kişisel kullanım amacı değerlendirilir. Miktar, paketleme şekli, yakalanma koşulları ve iletişim içerikleri bu ayrımda önem taşır. Nitelendirme, somut olayın özelliklerine göre yapılır.
- Amaç unsuru farklıdır
- Ele geçirme biçimi dikkate alınır
- Miktar ve paketleme incelenir
Mahkeme kararında hesap hatası neden her zaman bozma sebebi olmaz?
Ceza kararlarında kimi zaman indirim oranı, toplam ceza veya tarih yazımında maddi hata görülebilir. Bu tür yanlışlıklar, kararın esasını etkilemiyorsa ve düzeltilmesi mümkünse her zaman bozma gerektirmez. Özellikle aleyhe temyiz bulunmayan hallerde Yargıtay, sonuca etkisi olmayan hesap hatalarını bozma nedeni yapmayabilir. Değerlendirme, hata türüne göre değişir.
- Esasa etkisi araştırılır
- Düzeltilebilir maddi hata ayrı değerlendirilir
- Aleyhe temyiz durumu önem taşır
Yargıtay onama kararı hangi durumda verilir?
Yargıtay, hükmü hukuka uygun bulduğunda onama kararı verir. Yargılama sürecinde usule aykırılık bulunmaması, delillerin yeterli olması, gerekçeli kararın denetlenebilir biçimde kurulması ve suç vasfının doğru belirlenmesi bu sonuca götürebilir. Uyuşturucu dosyalarında özellikle deliller arasındaki uyum ve sanığın savunmalarının tartışılmış olması belirleyici rol oynar.
- Usule uygun yargılama gerekir
- Delil yeterliliği aranır
- Gerekçe denetlenebilir olmalıdır
Yargıtay bozma kararlarında gerekçe neden merkezi önemdedir?
Gerekçe, ceza hükmünün denetlenebilirliğini sağlar. Hangi delilin neden üstün tutulduğu, hangi savunmanın niçin reddedildiği ve hangi olguların sonuca etkili görüldüğü açıkça gösterilmelidir. Uyuşturucu davalarında gerekçesiz ya da yüzeysel açıklamalar, maddi gerçeğe ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda tereddüt yaratır. Yargıtay, gerekçenin yeterliliğini ayrı bir denetim konusu olarak ele alır.
- Delil tercihi açıklanmalıdır
- Savunma tartışılmalıdır
- Sonuç gerekçeye dayanmalıdır
Uyuşturucu davalarında sanık savunması hangi koşullarda sonuç doğurur?
Sanık savunması, dosyadaki diğer delillerle uyumlu olduğunda önem kazanır. Suçlamayı reddeden beyanlar, tanık anlatımları ve teknik kayıtlarla birlikte değerlendirilir. Savunmanın istikrarlı olması tek başına yeterli değildir; fakat savunmayı çürüten yeterli ve kesin delil yoksa mahkûmiyet açısından kuşku oluşabilir. Bu durumda mahkemenin ayrıntılı inceleme yapması gerekir.
- Savunma delillerle birlikte değerlendirilir
- İstikrar önem taşır
- Şüphe giderilmelidir
Uyuşturucu madde ticareti dosyalarında tanık dinlenmesinin önemi nedir?
Tanık dinlenmesi, olayın oluş şeklini aydınlatmak için temel araçlardan biridir. Özellikle uyuşturucu madde ele geçmeyen sanıklar bakımından, doğrudan görgüye dayalı tanıklık ile dolaylı anlatım arasındaki fark büyük önem taşır. Tutanak düzenleyen görevliler ve olayın tarafları dinlenmeden verilen kararlar, eksik araştırma değerlendirmesiyle karşılaşabilir. Yargılamada tanığın konumu açıkça belirlenmelidir.
- Doğrudan görgü aranır
- Tutanak görevlileri dinlenebilir
- Tanıklık türü ayrıştırılmalıdır
Uyuşturucu davalarında delil zinciri nasıl kurulmalıdır?
Delil zinciri, olayın başlangıcından sonuca kadar her aşamanın birbirini desteklemesiyle oluşur. İhbar, fiziki takip, iletişim kayıtları, tanık anlatımları, ele geçirme tutanağı ve bilirkişi değerlendirmesi arasında mantıklı bağ kurulması gerekir. Zincirde kopukluk olması, mahkûmiyetin isabetini zayıflatabilir. Bu nedenle mahkeme, her delilin hangi olguyu doğruladığını açık biçimde ortaya koymalıdır.
- İhbar ve takip birlikte incelenir
- Her delilin işlevi gösterilir
- Zincirde kopukluk bırakılmamalıdır
1 Yorum
hiç uyuşturucu madde alıp kulanmadim başka suçlardan dosyam var ayrıldığım eşim uyusturucu kulaniyor dedi halbuki sadece piskayatri ilaçları kullanıyordum 2023 te cocuklarimi goremedigim için 2023 te teste soktular uyarıcı madde çıktı ama uyuşturucu kulanmadim bir sene denetime tabi tutuldum testlerim temiz çıktı 2024 yılında bı testim pis çıktı nasıl çıktığını anlamadım kullandığım ilaclarida birakmistim şimdi hakim 2 yıl 2 mukerir ceza verdi 2021 deki başka bi dosyadan nasıl oldu anlamadım bana bı yardımcı olur musunuz dosya temizde suan
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.