Hukuki Makaleler

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi - tahanci

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, davanızın sonucunu doğrudan etkileyebilecek teknik değerlendirmelere karşı mahkemeye yöneltilen en kritik usul işlemlerinden biridir. Bilirkişi raporu; hesap, değerleme, teknik inceleme gibi alanlarda mahkemeye yardımcı olmak amacıyla düzenlenir, ancak bu rapor her zaman dosyanın gerçeğini tam yansıtmayabilir. Uygulamada, rapordaki eksik inceleme, yanlış yöntem, hesap hatası veya dayanak verilerin belirtilmemesi gibi sorunlar, kararın hatalı kurulmasına yol açabilir. Bu nedenle itiraz, “raporu kabul etmiyorum” şeklinde genel bir tepki değil; somut, denetlenebilir ve dosya ile uyumlu gerekçeler üzerine kurulmalıdır. Bu yazıda; itiraz dilekçesinin hangi mantıkla hazırlanması gerektiğini, mahkemelerin ve Yargıtay uygulamasının hangi noktalara odaklandığını, ek rapor ile yeni bilirkişi talebi arasındaki farkı ve vatandaşların en sık yaptığı hataları adım adım ele alıyorum.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı: Bilirkişi raporuna itiraz için yasal süre, raporun tebliğinden itibaren 2 haftadır.
  • Denetlenebilirlik: İtiraz dilekçesinde, rapordaki hataların somut ve denetlenebilir gerekçelerle belirtilmesi gerekmektedir.
  • Görevli Mahkeme: Bilirkişi raporuna itirazlar, ilgili mahkemeye sunulmalıdır; itiraz dilekçesinde taraf bilgileri ve esas numarası eksiksiz olmalıdır.
  • Talep Stratejisi: Ek rapor veya yeni bilirkişi talebi, rapordaki eksikliklerin niteliğine göre belirlenmelidir.
  • Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

    Bilirkişi raporuna itiraz edilirken hedef, raporu “beğenmediğinizi” söylemek değil; raporun hangi kısmının neden hatalı olduğunu mahkemenin denetleyebileceği şekilde ortaya koymaktır. Bu yüzden dilekçede, rapordaki sorunlar başlıklandırılarak ilerlenmelidir: örneğin hesaplama hatası, emsal seçiminin açıklanmaması, değerlendirme kriterlerinin belirsizliği veya dosya kapsamındaki delillerle çelişki. “Denetlenebilirlik” (raporun yönteminin ve dayanaklarının mahkemece kontrol edilebilir olması) itirazın omurgasıdır. Ayrıca talep kısmı doğru kurulmalıdır: eksiklik giderilebilir nitelikteyse ek rapor, rapor bütünüyle sorunluysa yeni bilirkişi heyeti istenmelidir. Uygulamada en çok kaçırılan nokta, itirazın bir “strateji” olduğu gerçeğidir; her dava için aynı metinle ilerlemek, haklıyken bile sonuç alınmasını zorlaştırır. Aşağıdaki metin, bir taslak mantığıyla hazırlanmıştır. Kendi dosyanızın konusu, rapor içeriği ve yargılama aşaması dikkate alınarak uyarlanmalıdır. “Süre” (itirazın yapılabileceği yasal zaman aralığı) ve “usul” (dilekçenin şekli ve zorunlu unsurları) göz ardı edilirse, itirazın içeriği güçlü olsa bile mahkeme değerlendirmeye almadan geçebilir.

    Örnek Dilekçe

    … NÖBETÇİ … MAHKEMESİ’NE

    ESAS NO: …/…

    DAVACI: … (Ad-Soyad, T.C. Kimlik No, Adres)

    VEKİLİ: … (Varsa: Ad-Soyad, Baro Sicil No, Adres, UETS)

    DAVALI: … (Ad-Soyad, T.C. Kimlik No, Adres)

    KONU: Bilirkişi raporuna itirazlarımızın sunulması ile ek rapor alınması; mümkün görülmezse yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talebidir.

    AÇIKLAMALAR:

    Mahkemeniz dosyasında sunulan bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmiştir. Raporda yer alan bazı tespitlere ilişkin değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte; raporun teknik kısmında denetime elverişlilik sağlayacak açıklamalar bulunmadığından ve bazı hesaplamalar dosya kapsamı ile uyum göstermediğinden rapora itiraz ediyoruz.

    Öncelikle raporda kullanılan yöntem ve dayanaklar açıkça gösterilmemiştir. Hangi veri setlerinin, hangi karşılaştırma ölçütlerinin ve hangi hesap formüllerinin esas alındığı anlaşılmamaktadır. Bu durum, raporun mahkeme ve taraflarca denetlenmesini fiilen imkânsız hale getirmektedir. Bilirkişinin ulaştığı sonucun doğru olup olmadığı, dayanaklar ortaya konulmadan kontrol edilemez.

    İkinci olarak raporda hesap hataları bulunduğu kanaatindeyiz. Dosyada mevcut belgeler ile rapordaki rakamlar arasında tutarsızlıklar vardır. Özellikle dönemsel hesaplamalar yapılırken bazı kalemlerin eksik alındığı, bazı kalemlerin ise yanlış baz üzerinden değerlendirildiği görülmektedir. Bu nedenle raporun sonuç kısmı, dosya içeriğini tam yansıtmamaktadır.

    Üçüncü olarak rapor, dosyadaki delillerin tamamını karşılamamaktadır. Tarafımızca sunulan belgeler ve itirazlarımız rapor içerisinde tartışılmamış; bazı kritik veriler rapor kapsamı dışında bırakılmıştır. Bilirkişi raporu, davanın teknik boyutunu aydınlatma amacı taşıdığından, dosya kapsamındaki temel delillerin değerlendirme dışında kalması raporu eksik hale getirir.

    Bu gerekçelerle, öncelikle aynı bilirkişiden ek rapor alınarak yöntem, dayanak ve hesaplama adımlarının açıklanması; hesap hatalarının düzeltilmesi ve eksik bırakılan verilerin rapora dahil edilmesi gerekmektedir. Mahkemenizce rapordaki eksikliğin giderilemeyecek nitelikte olduğu değerlendirilirse, farklı uzmanlıklardan oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden inceleme yaptırılmasını talep ederiz.

    HUKUKİ NEDENLER: HMK m. 281 ve ilgili mevzuat

    HUKUKİ DELİLLER: Dosya kapsamındaki tüm deliller, bilirkişi raporu, sair deliller

    SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle bilirkişi raporuna itirazlarımızın kabulü ile rapordaki yöntem ve dayanakların açıklanacağı, hesaplamaların dosya kapsamına uygun biçimde düzeltileceği şekilde ek rapor alınmasına; bu mümkün görülmezse yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

    İmza
    Ad-Soyad

    Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi yazılırken dikkat edilmesi gerekenler

    Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi hazırlanırken ilk hedef, mahkemeye “nerede hata var” sorusunun cevabını net biçimde verebilmektir. Bu nedenle dilekçenin iskeleti, rapordaki kusurları somutlaştıracak şekilde kurulmalıdır. Süre (itiraz hakkının kullanılabileceği yasal zaman) kaçırılırsa, en güçlü teknik eleştiri bile dosyaya etkisiz kalabilir. Aynı şekilde zorunlu unsurlar (taraf bilgileri, esas numarası, konu, açıklamalar, deliller, sonuç-istem) eksikse, mahkeme itirazı şeklen problemli görebilir.

    Pratikte en sık görülen hata, itirazın “genel itiraz” düzeyinde bırakılmasıdır. Oysa rapor; emsal seçimi, metot, veri kaynağı, hesap adımları gibi bileşenlerden oluşur. Siz hangi bileşenin neden hatalı olduğunu göstermezseniz, mahkeme raporu tartışmaya açmak için yeterli dayanak bulamayabilir. Bir diğer kritik nokta, bilirkişinin hukuki değerlendirme yapmasıdır. Bilirkişi, teknik inceleme yapar; hukuki nitelendirme (olayın hangi hukuki kurala girdiği) mahkemenin alanıdır. Raporda bu sınır aşılmışsa, itirazda özellikle belirtilmelidir.

    Dilekçenin “deliller” bölümünde, itirazın dayandığı belgeler açıkça gösterilmelidir. “Sair deliller” ifadesi tek başına yeterli görülmeyebilir; rapordaki hesap hatası iddia ediliyorsa hangi belge ile çeliştiği yazılmalıdır. Ayrıca “netice-i talep” bölümünde istenen işlemin adı net olmalıdır: ek rapor mu isteniyor, yeni bilirkişi mi isteniyor, yoksa her ikisi kademeli biçimde mi talep ediliyor? Kademeli talep (önce ek rapor, olmazsa yeni bilirkişi) çoğu dosyada daha isabetli bir strateji sunar.

    • Somutlaştırma: “Hesap hatası var” demek yerine hatanın hangi kalemde olduğunu yazın.
    • Denetlenebilirlik: Yöntem ve dayanaklar açıklanmamışsa bunu ayrı başlık yapın.
    • Delil bağlantısı: İtirazınızın dayandığı belgeyi rapordaki ilgili bölümle eşleştirin.
    • Talep netliği: Ek rapor ve yeni bilirkişi talebini gerekçesiyle ayırın.

    Ek rapor mu, yeni bilirkişi mi? Uygun talebi seçme

    Mahkemelerin yaklaşımında temel ayrım şudur: rapordaki eksiklik giderilebilir mi, yoksa rapor bütünüyle güvenilirliğini mi yitirmiş? Bu ayrım doğru yapılmadığında, talepler “ölçüsüz” bulunabilir. Örneğin raporda yalnızca bazı hesap adımları açıklanmamışsa, çoğu dosyada ek rapor ile sorun çözülebilir. Buna karşılık rapor, dosya kapsamındaki temel delilleri hiç tartışmıyor; yöntem hatası yapıyor veya uzmanlık alanı dışına çıkıyorsa yeni bilirkişi heyeti istenmesi daha tutarlı olur. “Taraflı” olduğu iddiası ileri sürülecekse, bu iddia da soyut bırakılmamalı; raporun hangi kısmında hangi somut davranışın bunu düşündürdüğü açıklanmalıdır.

    Aşağıdaki tablo, talep seçimini pratikte daha doğru yapabilmeniz için yol haritası sunar:

    DurumUygun TalepDilekçede Vurgu
    Yöntem açıklanmamış, dayanak veriler gösterilmemişEk raporDenetlenebilirlik yokluğu, yöntem/dayanakların yazdırılması
    Basit hesap hataları veya eksik kalemler varEk raporHatanın kalemi, dosya belgesi ile çelişki
    Rapor dosya delillerini tartışmıyor, kapsam dışı bırakıyorEk rapor (çoğu kez) / gerekirse yeni bilirkişiHangi delilin neden kritik olduğu, rapordaki boşluk
    Uzmanlık dışı değerlendirme, sistematik yöntem hatasıYeni bilirkişiTeknik sınır aşımı, raporun güvenilirliğinin zedelenmesi

    Bu seçim yapılırken, itirazın “duruşma öncesi hazırlık” yönü de unutulmamalıdır. Mahkemeler çoğu zaman raporu tek başına değil, taraf itirazlarının somutluğuyla birlikte değerlendirir. Bu nedenle, talep seçimi kadar, gerekçenin dosyaya temas etmesi de belirleyicidir.

    Sonuç

    Bilirkişi raporu, yargılamada teknik boşlukları doldurur; ancak raporun varlığı, raporun doğru olduğu anlamına gelmez. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, davanın teknik omurgasına müdahale eden bir araçtır ve doğru kurgulanmadığında etkisiz kalır. Uygulamada, haklı itirazların sonuç vermemesinin temel nedeni çoğu zaman “teknik gerekçe yetersizliği” değil; usul hatası (süreyi kaçırmak, talebi belirsiz bırakmak, delil bağlantısı kurmamak) olmaktadır. Bu nedenle, raporu okurken yalnızca sonuç kısmına değil; yöntem, veri kaynağı, hesap adımları ve tartışma bölümüne odaklanmak gerekir. Raporda dayanaklar açıklanmıyorsa denetlenebilirlik sorunu doğar; rapor dosyadaki delilleri yok sayıyorsa eksik inceleme oluşur; bilirkişi hukuki nitelendirme yapıyorsa görev sınırı aşılır. Bu başlıklar, itirazın ana kolonlarıdır.

    Öte yandan, her itiraz “yeni bilirkişi” ile çözülmez. Çoğu dosyada ek rapor ile yöntem ve hesap hataları giderilebilir. Talebin ölçülü kurulması, mahkemenin itirazı ciddiyetle ele almasını kolaylaştırır. Dilekçenin “sonuç ve istem” bölümünde ek rapor ve yeni bilirkişi taleplerinin kademeli biçimde kurulması, mahkemeye pratik bir karar alanı açar. İtiraz dilekçesi hazırlanırken dosyadaki belgelerle rapor arasındaki farklar tek tek gösterildiğinde, mahkeme önünde tartışma zemini güçlenir ve kararın sağlam kurulma ihtimali artar.

    Sık Sorulan Sorular

    Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?

    Bilirkişi raporuna itiraz, yasal süre içinde yapılmadığında mahkeme çoğu durumda itirazı dikkate almayabilir. Bu, rapordaki hataların düzeltilmesi için ek rapor veya yeni bilirkişi talep etme imkânını zayıflatır. Süre ve tebliğ (resmî bildirim) tarihinin doğru tespiti bu yüzden kritik önemdedir.

    İtiraz dilekçesinde “raporu kabul etmiyorum” demek yeterli mi?

    Tek başına yeterli değildir. İtirazın etkili olabilmesi için rapordaki hatanın hangi bölümde olduğu, hangi nedenle hatalı sayıldığı ve dosyadaki hangi belge veya veri ile çeliştiği ortaya konulmalıdır. Mahkeme, somut gerekçe ve denetlenebilirlik sağlayan itirazları daha kolay değerlendirir.

    Ek rapor ile yeni bilirkişi heyeti talebi arasındaki fark nedir?

    Ek rapor, aynı bilirkişiden rapordaki eksiklerin tamamlanmasını veya hesapların düzeltilmesini istemektir. Yeni bilirkişi heyeti ise raporun yöntemsel olarak sorunlu olduğu, uzmanlık sınırının aşıldığı veya raporun güvenilirliğinin zedelendiği durumlarda farklı bir kuruldan yeniden inceleme yapılması talebidir. Hangi talebin seçileceği, rapordaki sorunun niteliğine göre belirlenmelidir.

    Bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapılmışsa nasıl itiraz edilir?

    Bilirkişinin görevi teknik inceleme ile sınırlıdır; hukuki nitelendirme mahkemeye aittir. Raporda hukuki yorum yapıldığı, kusur veya sorumluluk gibi doğrudan hükme etkili konularda teknik sınırın aşıldığı görülüyorsa, bu husus ayrı bir itiraz başlığı olarak yazılmalı ve raporun bu yönüyle hükme esas alınamayacağı belirtilmelidir.

    Hukuki Denetim
    Fatih Tahancı Denetlenme Tarihi:

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir