Ceza Soruşturmanız Uzlaşma Safhasında Mesajı
Ceza soruşturmanız uzlaşma safhasında mesajı içerikli SMS’ler, son dönemde birçok kişide “hakkımda dosya mı var, hemen bir işlem mi yapmalıyım?” endişesi doğuruyor. Uzlaştırma (tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak uyuşmazlığı çözmesi) Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen resmî bir süreçtir ve belirli suçlarda uygulanır. Ancak bazı mesajlar, bu resmî süreci taklit ederek kişiyi panikletmeyi, linke tıklatmayı ve kişisel/banka bilgilerini ele geçirmeyi hedefler. Bu yazıda, uzlaştırmanın hukuki çerçevesini, uygulamada güvenli iletişim kanallarını, dolandırıcılık mesajlarının tipik işaretlerini ve vatandaşların en sık yaptığı hataları açıklıyorum. Böylece “gerçek uzlaşma” ile “sahte uzlaşma mesajı” ayrımını pratik şekilde yapabilir, hak kaybı yaşamadan doğru adımları atabilirsiniz.
Uzlaştırma Nedir?
Uzlaştırma, ceza yargılamasında belirli suç tipleri bakımından kullanılan alternatif bir çözüm yoludur. Amaç, mağdur ile şüpheli/sanık arasında uzlaştırmacı (savcılık tarafından görevlendirilen, resmî listelerde yer alan kişi) aracılığıyla iletişim kurulması ve tarafların özgür iradeleriyle bir uzlaşma şartında anlaşmasıdır. Uzlaşma sağlanırsa, dosyanın devamı bakımından ceza soruşturmasının veya kovuşturmanın seyrini etkileyen hukuki sonuçlar doğar. Bu sonuç, her dosyada aynı şekilde ortaya çıkmaz; uzlaşmanın niteliği, edimin (tarafların anlaştığı yükümlülüğün) türü ve ifa şekli gibi unsurlar önem taşır.
Uzlaştırmanın uygulanabildiği suçlar sınırlıdır. Kaynak metinde yer alan örneklerden hareketle; kasten yaralama ve taksirle yaralama gibi vücut dokunulmazlığına ilişkin bazı suçlar, tehdit suçunun belirli halleri, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi suçlar uzlaştırma kapsamında gündeme gelebilir. Bu noktada kritik ayrım şudur: Uzlaştırma, “her suçta” işletilen otomatik bir prosedür değildir. Ayrıca süreç, tarafların birbirine SMS atmasıyla değil, Cumhuriyet savcılığının yönetiminde resmî uzlaştırmacı üzerinden yürür. “Soruşturma” (savcılık aşaması) ile “kovuşturma” (mahkeme aşaması) kavramlarının farklı olduğu da unutulmamalıdır; uzlaştırma her iki aşamada da koşulları varsa uygulanabilir.
Uygulamada dikkat edilen kritik nokta: Taraf iradesinin baskı altında kalmaması gerekir. Korku, acele ve yanlış bilgilendirme, uzlaştırmanın sağlıklı işlemesini bozar. Bu nedenle resmî süreçte taraflara çoğu zaman değerlendirme yapabilecekleri makul bir süre tanınır.
Önemli Not
Gerçek uzlaştırma sürecinde bildirimler resmî kanallardan yapılır. Bazı durumlarda UYAP üzerinden bilgilendirme görülebilir; ayrıca savcılık tarafından görevlendirilen uzlaştırmacılar telefonla arayabilir. Ancak resmî süreçte, kişiyi bir linke tıklamaya zorlayan, “son onay günü” gibi baskı oluşturan ve kimlik/banka verisi talep eden bir iletişim dili beklenmez. Burada “tebligat” (resmî bildirimin usulüne uygun şekilde muhataba ulaştırılması) kavramı önemlidir: Ceza dosyalarında kritik aşamalar genellikle tebligatla veya sistem kayıtlarıyla güvence altına alınır. Rastgele bir SMS’in tek başına “hakkınızda kesin dosya var” anlamına gelmediğini bilmek gerekir.
Bir diğer önemli pratik nokta, uzlaştırmada rol dağılımıdır. Savcılık, dosyanın uzlaştırmaya tabi olup olmadığını değerlendirir; uzlaştırmacı, taraflarla görüşmeleri yürütür; taraflar ise anlaşma şartlarını serbest iradeleriyle kararlaştırır. “Dosya onayı”, “ödeme onayı”, “e-devlet doğrulaması” gibi yönlendirmelerle üçüncü kişilere veri aktarılması, uzlaştırmanın doğasına aykırıdır. Uzlaştırmacı, taraflardan banka şifresi, kart bilgisi, tek kullanımlık doğrulama kodu gibi veriler istemez. Bu tür talepler, iletişimin resmî olmadığına dair güçlü bir işarettir.
Sık yapılan hata: Mesajın “adli” görünümlü olmasını, otomatik olarak resmî kabul etmek. Oysa resmî süreç, kimliği ve yetkisi belirli kişiler üzerinden yürütülür. İsim-soyisim, sicil/kimlik bilgisi, görev yazısı/atama bilgisi gibi unsurlar netleşmeden işlem yapılması risklidir.
“Uzlaşma Dosyanızın Son Onay Günüdür” Mesajı Dolandırıcılık Nasıl Anlaşılır?
Bu tür mesajları ayırt etmenin temel yöntemi, mesajın içerik ve yönlendirme biçimine bakmaktır. Dolandırıcılık amaçlı mesajlar genellikle “acil işlem”, “son gün”, “hemen onaylayın” gibi baskı kuran ifadeler içerir ve kişiyi düşünmeden harekete geçirmeyi hedefler. Ayrıca mesaj içinde link bulunması, en güçlü risk işaretlerinden biridir. Resmî kurumlar, kişiyi doğrulaması belirsiz bir linke yönlendirip kişisel veri toplamayı yöntem olarak kullanmaz. Burada “kişisel veri” (kimliği belirli veya belirlenebilir kişiye ilişkin bilgi) kavramı devreye girer; kimlik, adres, banka hesabı, kart numarası, doğrulama kodu gibi bilgilerin paylaşılması hem maddi kayıp hem de daha büyük hukuki/cezai riskler doğurabilir.
Aşağıdaki tablo, pratik ayrımı netleştirir:
| Ölçüt | Resmî Uzlaştırma İletişimi | Şüpheli/Dolandırıcılık Mesajı |
|---|---|---|
| İletişim Kaynağı | Görevlendirilmiş uzlaştırmacı / resmî bildirim kanalları | Belirsiz numara, doğrulanamayan kişi/kurum |
| Dil ve Üslup | Bilgilendirici, süreç odaklı, baskısız | Aceleci, korkutucu, “son gün” vurgulu |
| Yönlendirme | Usule uygun bilgilendirme, doğrulanabilir kayıt | Linke tıklama, form doldurma, veri paylaşma |
| İstenen Bilgiler | Dosyaya ilişkin iletişim/kimlik teyidi makul çerçevede | Banka/kart bilgisi, şifre, doğrulama kodu |
Yargısal bakış açısından kritik nokta: Taraf iradesinin sakatlanmasına yol açacak baskı ve yanıltma, sürecin güvenilirliğini ortadan kaldırır. Bu nedenle “panik” duygusunu tetikleyen iletişim, hukuken ayrıca riskli bir göstergedir.
Bu Mesaj Geldiğinde Ne Yapmalı?
Öncelik, güvenliktir: Linke tıklamamak, mesaj içeriğinde istenen hiçbir kişisel veriyi paylaşmamak ve telefonda/mesajda yönlendirilen işlemleri yapmamak gerekir. “Benim zaten bir dosyam yoktur” düşüncesiyle hareket edip linki “meraktan” açmak bile risklidir; çünkü bazı dolandırıcılık yöntemleri, cihaz güvenliğini zayıflatmayı veya kimlik avı (kişiyi sahte arayüzle kandırarak veri alma) işlemini hedefler. Bu nedenle ilk refleks, ekran görüntüsü almak ve mesajı saklamak olmalıdır; bu, ileride şikâyet aşamasında delil değerini artırabilir.
İkinci adım, dosya olup olmadığını resmî kanallardan kontrol etmektir. Resmî kontrol, savcılık kanalıyla veya güvenilir sistem kayıtları üzerinden yapılmalıdır. Ardından, mesajın dolandırıcılık şüphesi taşıdığı düşünülüyorsa ilgili birimlere bildirim yapılması önemlidir. “Şikâyet” (bir suç işlendiğini yetkili makama bildirme) mekanizması, bu tip eylemlerde sürecin işletilmesini sağlar. Pratikte, siber suçlarla ilgili birimlere başvuru veya savcılığa suç duyurusu yapılması seçenekler arasındadır.
Üçüncü adım, bir avukattan hızlı bir değerlendirme almaktır. Çünkü bazen kişi gerçekten bir dosya ihtimali taşıdığını düşünürken ortada hiçbir kayıt olmayabilir; bazen de dosya vardır ancak mesajın içeriği yine de sahtedir. Avukat desteği, hem “dosya var mı?” kontrolünün doğru kanal üzerinden yapılmasını hem de yanlış bir beyan/ödeme/uzlaşma taahhüdüyle geri dönüşü zor sonuçlar doğmamasını sağlar.
Uygulamada sık görülen hatalar şunlardır:
- Linke tıklayıp form doldurmak veya kimlik bilgisi paylaşmak.
- “Hemen kapanır” düşüncesiyle acele ödeme yapmak.
- Uzlaştırmacı olduğu iddia edilen kişiyi doğrulamadan görüşmeyi sürdürmek.
- Mesajı silip, sonrasında delilsiz kalmak.
Sonuç
Ceza soruşturmanız uzlaşma safhasında mesajı şeklindeki içerikler, tek başına resmî uzlaştırma sürecinin yürüdüğünü ispatlamaz. Uzlaştırma, savcılığın gözetiminde ve görevlendirilmiş uzlaştırmacı üzerinden yürütülen usule bağlı bir mekanizmadır. Link içeren, aciliyet ve korku dili kullanan, “son onay günü” gibi baskı oluşturan mesajlar; resmî sürecin işleyişine uygun değildir ve dolandırıcılık riskini güçlü biçimde düşündürür. Doğru yaklaşım; linklere tıklamamak, kişisel/banka verisi paylaşmamak, dosya olup olmadığını resmî kanallardan kontrol etmek ve şüpheli içerikleri yetkili makamlara bildirmektir. Uzlaştırma süreci gerçekse, süreçteki adımlar doğrulanabilir kayıtlarla ilerler; şüpheli iletişimde ise doğrulama yerine acele ve yönlendirme vardır.
SSS
Uzlaşma sürecinde resmî bildirim nasıl yapılır?
Resmî uzlaştırma sürecinde bilgilendirme, dosyayı yürüten savcılığın denetimindeki kanallar üzerinden ilerler. Görevlendirilmiş uzlaştırmacı taraflarla iletişim kurabilir; ayrıca sistem kayıtları ve usule uygun bildirim yöntemleri devreye girebilir. Linke tıklatmaya dayalı, kimlik/banka verisi isteyen mesajlar resmî yöntemin tipik parçası değildir.
“Son onay günü” ifadesi tek başına dolandırıcılık göstergesi midir?
Tek başına her zaman kesin hüküm kurdurmaz; ancak uzlaştırma pratiğinde taraf iradesinin sağlıklı oluşması esas olduğundan, aşırı aciliyet ve baskı dili güçlü bir şüphe sebebidir. Özellikle link, ödeme talebi veya kişisel veri istenmesi gibi unsurlar eşlik ediyorsa risk seviyesi belirgin şekilde artar.
Mesajdaki linke tıkladım ama bilgi girmedim, yine de risk var mı?
Evet, risk tamamen ortadan kalkmış sayılmaz. Link üzerinden sahte sayfalar açılarak cihaz/hesap güvenliğini zayıflatmaya yönelik yöntemler uygulanabilir. Bu durumda şifrelerin güncellenmesi, banka/hesap hareketlerinin kontrolü ve gerekiyorsa ilgili kurumlarla hızlı iletişime geçilmesi uygun olur.
Gerçek uzlaştırmacı olduğunu söyleyen kişiyi nasıl doğrulayabilirim?
Doğrulama için, dosyanın varlığı ve uzlaştırmacı görevlendirmesinin resmî kayıtlarla teyit edilmesi gerekir. Telefonda verilen beyanla yetinmek, uygulamada en çok mağduriyet doğuran hatalardandır. Şüphe varsa, savcılık kanalıyla veya avukat aracılığıyla kontrol edilmesi en güvenli yöntemdir.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını Ankara Barosu nezdinde; ceza hukuku, sigorta hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku konularına odaklanmış çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Fatih Tahancı Çankaya/Ankara’da bulunan Tahancı Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.