Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/267 E. , 2019/2375 K.
(Danıştay: Uzman Onbaşı Güvenlik Soruşturması - İdari Dava Süresi - Süre Red Kararı)
Özet Bilgi
- Zaman aşımı süresi: Dava açma süresi, tebliğ tarihinden itibaren 60 gündür. 27.04.2017 tarihinden itibaren 26.06.2017 tarihine kadar dava açılması gerekiyordu.
- Gerekli belgeler: Dava açmak için, idari işlemin tebliğ belgesinin ve ilgili dilekçelerin sunulması gerekmektedir.
- Yargıtay kararları: Danıştay 12. Daire'nin 2019/267 E. ve 2019/2375 K. numaralı kararında süre aşımından dolayı davanın reddine hükmedilmiştir.
- İdari Yargılama Usulü Kanunu: 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince, idari dava açma süresi, üst makama yapılacak başvurularla durdurulabilir; ancak Başbakanlık İletişim Merkezi gibi üst makamlar, bu süreyi durdurmaz.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/267
Karar No : 2019/2375
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Makemesi, ... İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : ...Eğitim Tugay Komutanlığı'nda Uzman Onbaşı olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığının 27.04.2017 tarihli ve 8225-17 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… sayılı kararda; her ne kadar davacı uzman onbaşı adayı tarafından, Başbakanlık İletişim Merkezi'ne yapılan başvurular sebebiyle dava açma süresinin durduğu ve son başvuru üzerinden 60 gün içinde cevap verilmemesi üzerine dava açıldığı ileri sürülmekte ise de; Başbakanlık İletişim Merkezi'nin, işlemi tesis eden Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın üst makamı olmaması sebebiyle başvurunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurmayacağı, dava konusu işlemin, 27.04.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 2577 sayılı Kanun hükmü uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, 27.04.2017 tarihinden itibaren 60 gün içinde ve 26.06.2017 tarihine kadar, son günün Ramazan Bayramı tatiline rastlaması sebebiyle, en son resmi tatilin bitişini izleyen ilk çalışma günü olan 28.06.2017 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 19.03.2018 tarihinde açılan davanın esasının, süreaşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, davacı tarafından, dava konusu işlemde başvuru süresi ve yerinin gösterilmemesinin Anayasa'nın 40/2. maddesi hükmüne aykırı olduğu dolayısıyla şekil açısından sakat olduğu ve davanın süresinde olduğu ileri sürülmekte ise de, idarenin Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesinin, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu doğurmayacağı, zira Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının açıkça belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan idari işlemler üzerine, 2577 sayılı Kanunu'nda düzenlenen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması zorunlu olduğundan, davacının bu iddiasına itibar etme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı uzman onbaşı adayı tarafından, kendisine yazılı bir belge verilmediği, üst amiri tarafından sözleşmesinin feshedildiği, ilişik kesme belgesinde ise başvuru süresi ve yerinin gösterilmediği, bu durumun Anayasa'nın 40/2. maddesi hükmüne aykırı olduğu dolayısıyla işlemin şekil açısından sakat olduğu ve Başbakanlık İletişim Merkezi'ne yapılan başvurular sebebiyle dava açma süresinin durduğu ve son başvuru üzerinden 60 gün içinde cevap verilmemesi üzerine dava açma süresi içerisinde dava açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ .... DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Eğitim Tugay Komutanlığı'nda Uzman Onbaşı olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığının ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 11. maddesinde; " İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
19.01.2006 tarihli ve 2006/3 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca kurulan Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) tarafından, vatandaşlarca yapılacak istek ve şikayetlere ilişkin yazılı veya sözlü başvuruların gereğinin yapılması için süratle ilgili kamu kuruluşu veya birimine ulaştırılması ve mümkün olan en kısa sürede cevap verilmesi amacıyla elektronik ortamda oluşturulan internet sitesi üzerinden başvuru imkanı getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Hava Kuvvetleri Komutanlığı uzman Onbaşı temini kapsamında yapılan sınavda başarılı olduğu ve ...Eğitim Tugay Komutanlığı'nda Uzman Onbaşı olarak intibak eğitimi görmekte iken güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 27.04.2017 tarihli sözleşme fesih onayıyla eğitimine son verilerek ilişiğinin kesildiği, anılan işlemin aynı gün (27.04.2017 tarihinde) davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 28.04.2017, 01.05.2017, 02.05.2017, 05.05.2017, 09.05.2017, 07.06.2017, 03.08.2017, 17.08.2017, 31.10.2017, 16.01.2018, 04.02.2018 tarihli dilekçeler ile Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)'e başvuruda bulunulduğu, son yaptığı 04.02.2018 tarihli başvurusuna 60 gün içinde cevap verilmemesi üzerine sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 27.04.2017 tarihli ve 8225-17 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuk devleti idarenin tüm eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına uygunluğunun ödün verilmez bir ilke olarak benimsendiği bir devlet türüdür. İdarenin, özellikle işlemlerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ise asıl olarak idari yargıda açılan iptal davaları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. İdarelerin tesis ettiği işlemler yönünden hukuka bağlılığının sağlanmasına işlerlik kazandıran iptal davaları ise, temelde kendisi de hem bir Anayasal hak ve özgürlük, hem de diğer temel hak ve özgürlüklerin sağlanmasında etkin bir güvence olan hak arama özgürlüğünün kullanımı olan dava açma hakkı ile de ilgilidir.
Dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun aynı zamanda idari dava açma süresiyle ilgili düzenleme getiren 11. maddesinin hem hak arama özgürlüğü ve hukuk devleti ilkesi ile yakından ilgili olması, hem de anayasal düzeyde bir hak olan dilekçe hakkının kullanımı ile ilgili olması nedeniyle, Kanun'da açıkça aksi öngörülmediği sürece geniş yorumlanması, idarenin yargısal denetimini, kısıtlayıcı, daraltıcı ve en genel anlamda hak arama özgürlüğünü sınırlandırmayacak şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Başbakanlık İletişim Merkezine yapılan başvurunun İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği, bu kapsamda davacının dava açma süresi içinde yaptığı 28.04.2017 tarihli başvurusunun dava açma süresini durduracağı açık olmakla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde isteğin reddi veya reddedilmiş sayılması üzerine dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı öngörüldüğünden, ret cevabının bildirilmesinden veya altmış günün cevapsız geçmesinden sonra aynı konuda yeniden idareye başvurulması, dava açma süresinin ikinci kez durdurulması sonucunu doğurmayacaktır. Kanun, ilgililere sadece bir kez başvurma hakkı tanıdığından, ilk başvurudan sonraki başvuruların sürenin işlemesine etkisi yoktur. Bu kapsamda, davacı tarafından Başbakanlık İletişim Merkezine yaptığı ilk başvurudan sonra, 01.05.2017, 02.05.2017, 05.05.2017, 09.05.2017, 07.06.2017, 03.08.2017, 17.08.2017, 31.10.2017, 16.01.2018, 04.02.2018 tarihlerinde yaptığı başvuruların işlemeye başlayan dava açma süresini canlandırmayacağı açık olduğundan, 19.03.2018 tarihinde açılan davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; Başbakanlık İletişim Merkezi'nin, işlemi tesis eden Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın üst makamı olmaması sebebiyle başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurmayacağı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
- Davacının temyiz isteminin reddine,
- Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen … tarihli ve E:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile SONUCU İTİBARIYLA ONANMASINA,
- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine 01/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Uzman Onbaşı Güvenlik Soruşturması Nedeniyle Sözleşme Feshi
Uzman onbaşı güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığında sözleşme feshi, göreve devam şartlarının ortadan kalktığı gerekçesiyle tesis edilen bir idari işlemdir. Bu uyuşmazlıkta davacı, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan fesih işleminin iptalini istemiştir. Mahkeme, işlemin esasına girmeden önce dava açma süresinin geçirilip geçirilmediğini incelemiş ve uyuşmazlığı süre yönünden değerlendirmiştir.
İdari Dava Açma Süresinin Hesaplanması
İdari dava açma süresi, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda fesih işlemi 27.04.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tarihten sonra altmış günlük süre içinde dava açılması gerekirken dava 19.03.2018 tarihinde açılmıştır. Mahkeme, son günün resmi tatile rastlaması nedeniyle sürenin bir iş gününe uzayabileceğini kabul etmiş, buna rağmen davanın geç açıldığını belirtmiştir.
2577 Sayılı Kanun 11. Madde Başvurusunun Süreye Etkisi
2577 sayılı Kanun 11. madde başvurusu, kural olarak işlemi tesis eden makamın üstüne veya işlemi yapan idareye yapılırsa dava açma süresini durdurabilir. Bu olayda yapılan başvuruların BİMER üzerinden iletildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme, BİMER’in doğrudan işlemi tesis eden Hava Kuvvetleri Komutanlığının üst makamı sayılamayacağını kabul etmiş ve bu nedenle süreyi durduran bir başvuru bulunmadığı sonucuna varmıştır.
Anayasa 40/2 Başvuru Yolu Bildiriminin Belirleyiciliği
Anayasa 40/2 uyarınca idari işlemlerde başvuru yolu, süresi ve mercii gösterilmelidir. Davacı, ilişik kesme belgesinde bu bilgilerin yer almamasına dayanmıştır. Ancak mahkeme, usulüne uygun tebliğ yapılan işlemlerde yazılı bildirim tarihinin esas alınacağını; bildirim eksikliğinin tek başına dava açma süresini ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir. Böylece şekli eksiklik, somut olayda süre aşımını bertaraf etmemiştir.
BİMER Başvurusunun Dava Süresine Etkisi
BİMER başvurusu, her durumda 2577 sayılı Kanun 11. madde anlamında üst makama başvuru sayılmaz. Somut olayda başvuru, işlemi tesis eden idareye doğrudan yapılmış bir 11. madde başvurusu olarak kabul edilmemiştir. Mahkeme, bu nedenle dava açma süresinin işlemeye devam ettiğini ve BİMER üzerinden yapılan müracaatların süreyi yeniden başlatan veya durduran sonuç doğurmadığını değerlendirmiştir.
Dava Süre Aşımı Nedeniyle Red Kararı
Dava süre aşımı nedeniyle red kararı, mahkemenin uyuşmazlığın esasına girmeden davayı usulden sonuçlandırmasıdır. Burada mahkeme, fesih işleminin hukuka uygun olup olmadığını incelememiş; davanın kanunda öngörülen süre içinde açılmadığını tespit etmiştir. Böylece davacının iptal talebi, maddi inceleme yapılmaksızın reddedilmiş ve süre kuralları uyuşmazlığın sonucunu belirlemiştir.
Danıştay 12. Dairenin Benimsediği Yaklaşım
Danıştay 12. Daire, ilk derece ve istinaf kararlarında kabul edilen süre aşımı sonucunu yerinde bulmuştur. Daire, başvurunun dava süresini durdurup durdurmadığı ve Anayasa 40/2 iddiasının sonuca etkisi olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirmeyi onaylamıştır. Sonuçta, temyiz istemi sürenin kaçırıldığı gerekçesiyle reddedilmiş ve alt derece mahkemelerinin süreye ilişkin yaklaşımı korunmuştur.
Kararda tebliğ tarihi neden kritik önemdedir?
Tebliğ tarihi, idari davalarda süre hesabının başlangıç noktasıdır. Bu dosyada işlem 27.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği için altmış günlük dava açma süresi o tarihten sonra işlemeye başlamıştır. Davacının tebligatın içeriğine itirazları olsa da mahkeme, usulüne uygun bildirim gerçekleştiği kabul edildiğinde, sürenin objektif biçimde hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Tebliğ, davanın kaderini belirleyen unsur olmuştur.
Resmi tatil sürenin son gününe denk gelirse ne olur?
İdari yargıda sürelerin son günü resmi tatile rastlarsa, süre tatili izleyen ilk çalışma gününün sonunda biter. Mahkeme de bu genel kuralı somut olaya uygulamıştır. 27.04.2017 tarihinden başlayan altmış günlük sürenin sonunun bayram tatiline denk geldiği kabul edilmiş, bu nedenle süre bir sonraki iş gününe uzatılmıştır. Buna rağmen dava yine de süresinde açılmamıştır.
Sözleşme feshi işlemlerinde başvuru yolları neden önemlidir?
Sözleşme feshi işlemlerinde başvuru yolları, kişinin hangi mercie, hangi süre içinde başvuracağını belirler. Bu bilgiler açıkça gösterilmediğinde hak arama özgürlüğü bakımından sorun doğabilir. Ancak yargısal denetimde, bildirimin eksik olması her zaman dava süresini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Mahkeme, somut olayda bu eksikliğin davacının süresiz dava açmasına imkân vermediğini kabul etmiştir.
Benzer uzman onbaşı davalarında süre hesabı nasıl yapılır?
Benzer uzman onbaşı güvenlik soruşturması davalarında önce işlem tarihi ve tebliğ tarihi saptanır, ardından 2577 sayılı Kanun’daki genel dava açma süresi hesaplanır. Başvuru yapılmışsa bunun 11. madde kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. Başvuru üst makama yönelmemişse süre durmaz. Bu nedenle benzer uyuşmazlıklarda belge tarihleri ve başvuru mercileri belirleyici olur.
Güvenlik soruşturması olumsuzluğu ile fesih arasındaki bağlantı nedir?
Güvenlik soruşturması olumsuzluğu, kamu görevine devam şartlarının ortadan kalktığı kanaatine yol açtığında fesih işleminin dayanağı olabilir. Bu dosyada idare, olumsuz güvenlik soruşturmasını sözleşmenin sona erdirilmesi için esas almıştır. Davacı ise işlemin maddi nedenlerine karşı çıkmakla birlikte, mahkeme öncelikle dava süresini değerlendirmiştir. Böylece bağlantının hukuka uygunluğu esasa girilmeden çözümsüz kalmıştır.
İlk derece ve istinaf gerekçeleri arasında fark var mıydı?
İlk derece mahkemesi, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiş ve başvuruların süreyi durdurmadığını ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Bölge İdare Mahkemesi ise bu kararı hukuka ve usule uygun bularak istinaf istemini reddetmiştir. Gerekçeler arasında esaslı bir ayrım bulunmamış, iki aşama da aynı sonuca ulaşmıştır. Fark, yalnızca kararın denetim derecesinde ortaya çıkmıştır.
Bu kararın uygulamadaki önemi nedir?
Bu karar, uzman onbaşı güvenlik soruşturması nedeniyle sözleşme feshi davalarında süre hesabının titizlikle yapılması gerektiğini gösterir. BİMER başvurusu, her durumda dava süresini durduran başvuru olarak kabul edilmez. Ayrıca Anayasa 40/2’deki bildirim eksikliği tek başına geç açılan davayı kurtarmaz. Karar, benzer uyuşmazlıklarda süre kurallarının belirleyici olduğunu ortaya koymuştur.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.