Aile Hukuku

Duruşma Tutanağı Nedir?

Duruşma Tutanağı Nedir

Duruşma Tutanağı Nedir? sorusu, mahkemeye yolu düşen birçok kişi için kritik bir noktayı ifade eder; çünkü duruşmada söylenenlerin “gerçekten kayda geçip geçmediği” çoğu zaman davanın seyrini belirler. Duruşma tutanağı, duruşma sırasında yapılan usul işlemlerinin, taraf beyanlarının, taleplerin, delil sunumlarının ve mahkemenin ara kararlarının resmi kaydıdır. Bu kayıt, yargılamanın sonraki aşamalarında “ne oldu, kim ne dedi, mahkeme ne karar verdi” sorularına dayanak olur. Uygulamada en sık görülen sorun, duruşma sonunda tutanağın kontrol edilmemesi nedeniyle eksik ya da farklı yazılan beyanların sonradan telafi edilememesidir. Bu yazıda; duruşma tutanağının hukuki niteliğini, tutanakta nelerin yer aldığını, kimlerce imzalandığını, karar yerine geçip geçmediğini ve tutanakla icra takibinin hangi hallerde mümkün olduğunu, pratik uyarılar ve sık yapılan hatalarla birlikte ele alacağım.

Özet Bilgi

  • Duruşma Tutanağının Önemi: Duruşma tutanağı, duruşma sırasında yapılan işlemleri ve tarafların beyanlarını yazılı hale getirerek yargılamanın düzenli yürütülmesine katkı sağlar.
  • İmza Süreci: Duruşma tutanağı, hâkim ve zabıt katibi tarafından imzalanarak geçerlilik kazanır; tarafların imzası, tutanağın içeriğinin kabul edildiğini gösterir.
  • Ara Kararların Geçerliliği: Duruşma tutanağında yer alan ara kararlar, bazı durumlarda icra edilebilir; ancak nihai karar yerine geçmez.
  • Kontrol Edilmesi Gereken Unsurlar: Tutanağın kontrolü sırasında taraf/vekil isimleri, talepler ve ara kararların açık yazılması kritik öneme sahiptir.
  • Duruşma Tutanağı Nedir?

    Duruşma tutanağı, duruşma esnasında mahkemenin gerçekleştirdiği işlemleri ve tarafların beyanlarını yazılı hale getirerek resmileştiren belgedir. Bu belge, yargılamanın düzenli ve denetlenebilir yürütülmesi için temel araçlardan biridir. “Usul işlemi” (yargılamanın yürütülmesine ilişkin işlem; örneğin tanık dinlenmesi, delil sunulması, ara karar verilmesi) tutanağa yansıdığında, artık o işlem yargılamanın parçası olarak kabul edilir. Bu yönüyle duruşma tutanağı, yalnızca bir not değil, süreçteki önemli dönemeçlerin ispat aracıdır.

    Yargılamada çoğu hak kaybı, beyanların tutanağa eksik geçirilmesi veya ara kararların yeterince açık yazılmaması nedeniyle ortaya çıkar. Örneğin mahkeme, “delil sunma süresi” (tarafların belge ve delillerini mahkemeye ibraz edebileceği süre) verip bunu tutanağa net yazmazsa, sürelerin başlangıcı ve kapsamı tartışma konusu olabilir. Bu nedenle tutanağın içeriği, uyuşmazlığın sınırlarını ve tarafların hangi aşamada hangi taleplerde bulunduğunu ortaya koyar.

    Pratikte önemli bir diğer nokta, tutanağın dava dosyasındaki diğer belgelerle birlikte bütünlük oluşturmasıdır. Gerekçeli karar, çoğu kez duruşmada açıklanan kısa kararla ve tutanakla bağlantılıdır. Bu bağ koparsa, yani tutanak ile karar metni arasında çelişki doğarsa, istinaf/temyiz incelemesinde usule ilişkin tartışmalar gündeme gelir. Bu nedenle duruşma tutanağı, “duruşmada olan bitenin resmi dili” olarak düşünülmelidir.

    Duruşma Tutanağında Neler Yer Alır?

    Duruşma tutanağında yer alması gereken unsurlar, yargılamanın şeffaflığı ve denetlenebilirliği açısından standart bir çerçeveye sahiptir. Mahkemenin adı ve dosya numarası gibi temel bilgiler, duruşmanın tarihi ve saati, hazır bulunanlar, tarafların kimlikleri ve vekilleri tutanağın omurgasını oluşturur. Ardından, duruşmanın akışı içinde söylenenler ve yapılan işlemler yer alır. Buradaki kritik husus, tutanağın “sonuç doğuran” beyanları ve ara kararları açık şekilde içermesidir.

    Örneğin bir tarafın “delillerim dosyadadır” şeklindeki beyanı ile “şu belgenin celbini talep ediyorum” beyanı aynı ağırlıkta değildir; ikincisi mahkemeden aktif işlem yapılmasını isteyen bir taleptir. Taleplerin net yazılmaması, sonradan “istenmemiş sayılma” riskini doğurabilir. Aynı şekilde tanık anlatımlarının tutanağa özet geçirilmesi halinde, özetin bağlamı bozmayacak biçimde yazılması gerekir. Zira tanık ifadesi (tanığın mahkeme huzurunda anlattıkları) çoğu dosyada belirleyici rol oynar.

    Aşağıdaki tablo, tutanakta yer alan unsurların pratik işlevini özetler:

    UnsurPratikteki İşlevi
    Taraf/vekil beyanlarıİddia ve savunmanın sınırını belirler, sonradan geri alınması zorlaşır
    Delil sunumu ve ara kararHangi delilin kabul edildiği/edilmediği ve hangi işlemlerin yapılacağı netleşir
    Tanık ve bilirkişi aşamasıİspat sürecinin hangi noktada olduğuna dair resmi kayıt oluşturur
    Duruşma günü ve sonraki celseSürelerin ve yükümlülüklerin başlangıcını belirleyebilir

    Uygulamada sık yapılan hata, yalnızca “karar” kısmına odaklanıp ara kararların ve sürelerin yazımını gözden kaçırmaktır. Oysa birçok dosyada asıl belirleyici olan, ara kararların doğru uygulanması ve sürelerin kaçırılmamasıdır.

    Duruşma Tutanağını Kim İmzalar?

    Duruşma tutanağı, şekli (usule ilişkin) geçerliliğini imzalarla kazanır. Hukuk yargılamasında kural olarak tutanak, hâkim ve zabıt katibi (duruşmada yazım işini yapan görevli) tarafından imzalanır. Bazı duruşma türlerinde tarafların veya vekillerin imzası da gündeme gelebilir; özellikle ön inceleme aşamasında (davanın çekişme konularının ve delil durumunun netleştirildiği aşama) tutanağın tarafça imzalanması, tutanağın içeriğinin benimsenmesi anlamında sonuçlar doğurabilir.

    Tanık dinlenen duruşmalarda, tanığın beyanının altının imzalanması da önemlidir. Çünkü tanık ifadesi, ileride “ben öyle demedim” şeklindeki iddialara karşı koruyucu bir kayıt oluşturur. Ceza yargılamasında da benzer şekilde tutanak, duruşmayı yöneten hâkim/mahkeme başkanı ile zabıt katibinin imzasını taşır. İmza, yalnızca formalite değildir; tutanağın gerçekten o celsede, o heyetle ve o görevliyle tutulduğunu gösterir.

    Pratikte en kritik noktalardan biri şudur: Son celseye katılan zabıt katibinin duruşma zaptını imzalaması, gerekçeli karar ile dosya arasında uyumun göstergesidir. Bu uyumun bozulması, üst incelemede usul hatası tartışmalarını artırır. Bu nedenle duruşma günü sonunda, özellikle önemli beyanların ve ara kararların geçtiği celselerde, tutanağın imza ve içerik yönünden kontrol edilmesi hak kaybını önler.

    Kontrol sırasında şu unsurlara özellikle bakılması faydalıdır:

    • Hazır bulunanlar kısmında taraf/vekil isimlerinin doğru yazılması
    • Talepler bölümünde celp, süre, bilirkişi, keşif gibi isteklerin net görünmesi
    • Ara karar kısmında sürelerin başlangıcı ve kapsamının açık olması
    • İmza kısmında gerekli kişilerin imzasının bulunması

    Duruşma Tutanağı Karar Yerine Geçer Mi?

    Duruşma tutanağının karar yerine geçip geçmediği, en çok karıştırılan konulardan biridir. Kural olarak duruşma tutanağı, “nihai karar” (davayı bitiren hüküm) yerine geçmez. Nihai kararın icra edilebilirliği ve denetlenebilirliği, gerekçeli karar metniyle yakından bağlantılıdır. Duruşmada tefhim edilen kısa karar (hükmün duruşmada açıklanan özeti) tutanakta yer alsa bile, kapsam ve gerekçe yönünden ayrıntı gerekçeli kararda kurulur.

    Bununla birlikte, duruşmada verilen bazı ara kararlar, pratikte “uygulanabilir” sonuç doğurabilir. Ara karar, yargılamayı sona erdirmeyen fakat süreç içinde tarafları bağlayan karardır. Örneğin geçici nitelikte bir ödeme, tedbir veya belirli bir işlemin yapılmasına ilişkin ara karar tutanağa yazılmışsa, bu kayıt bazı hallerde takip işlemlerine dayanak yapılabilir. Burada ayrım şudur: Esasa ilişkin nihai hükmü icra edebilmek için çoğu zaman ilamlı icra şartları aranır; ancak ara kararların bazıları, geçici niteliği nedeniyle daha farklı bir takip mantığıyla yürütülebilir.

    Uygulamada sık hata, duruşma tutanağındaki her karar cümlesinin “icra edilebilir” sanılmasıdır. Oysa icra edilebilirlik, kararın türüne, içeriğine, muhatabına ve bazen kesinleşme şartına bağlıdır. Bu nedenle, “tutanağın karar yerine geçmesi” değil, tutanakta yer alan ara kararın icra kabiliyeti olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Riskli durumlarda, takip başlatmadan önce icra hukuku bakımından uygun yolun tespiti hak kaybını önler.

    Duruşma Tutanağı İle İcra Takibi

    Duruşma tutanağı ile icra takibi konusu, ara kararların niteliği üzerinden değerlendirilmelidir. Duruşmada verilen ara karar, örneğin belirli bir geçici ödemeye veya tarafların belirli bir davranışı yapmasına/kaçınmasına ilişkinse ve bu ara karar tutanakta açıkça yazılıysa, uygulamada bu tutanakla takip başlatılması gündeme gelebilir. Ancak bu alan, “her tutanakla takip olur” şeklinde genelleştirilemez. Çünkü takip yolu seçimi (ilamsız/ilamlı takip gibi) kararın hukuki karakterine göre değişir.

    Pratikte karşılaşılan sorunlardan biri, ara kararın tutanakta muğlak bırakılmasıdır. “Ödenmesine” denilip kime, ne kadar, hangi süreyle, hangi tarihten itibaren olduğu yazılmadığında icra dosyası itirazlarla uzayabilir. Bu nedenle tutanakta, edimin (yapılması gereken iş/ödeme) unsurlarının net olması gerekir. Yine sık hata, esasa ilişkin hükmün yalnızca tutanak üzerinden takip edilmesidir. Esasa ilişkin hükümde, gerekçeli kararın düzenlenmesi ve çoğu durumda gerekli usuli şartların tamamlanması beklenmelidir.

    Uygulamada güvenli hareket etmek için şu yaklaşım önerilir:

    • Ara kararın edim unsurları açık mı: miktar, süre, başlangıç ve muhatap
    • Karar geçici mi yoksa nihai mi: yargılamayı bitiriyor mu
    • Takip yolu seçimi doğru mu: yanlış yol, süreci uzatır ve maliyet doğurur
    • Belgenin doğruluğu: tutanakta imzalar ve celse bilgileri eksiksiz mi

    İcra takibi, teknik bir süreçtir; yanlış dayanakla başlatılan takip, karşı tarafın itirazlarıyla sonuçsuz kalabilir ve zaman kaybı yaratabilir. Bu nedenle duruşma tutanağıyla takip planlanıyorsa, tutanağın içeriği kadar “hangi takip yolunun uygun olduğu” da belirleyicidir.

    Duruşma Tutanağı Örneği

    Duruşma tutanağı örneği denildiğinde, amaç çoğu zaman “benim dosyamdaki tutanak doğru mu tutulmuş” sorusuna pratik bir karşılaştırma zemini bulmaktır. Tutanaklar mahkemeden mahkemeye farklı şablonlarla yazılabilse de, temelde aynı iskeleti takip eder: başlık kısmında mahkeme ve dosya bilgileri, devamında duruşmaya katılanlar, ardından duruşma sırası, beyanlar ve ara kararlar yer alır. Önemli olan, bu başlıkların varlığı kadar içeriklerin netliğidir. Çünkü “şablon doğru ama içerik eksik” olasılığı, uygulamada daha sık görülür.

    Bir tutanak örneğinde özellikle şu kısımlar dikkatle okunmalıdır: Taraf beyanlarının özetlenme biçimi, taleplerin yazımı, sunulan belgelerin kayda geçirilmesi ve ara kararların hüküm cümleleri. Örneğin “delil listesi sunuldu” ifadesi geçiyorsa, hangi delillerin sunulduğunun eklerle ilişkilendirilmiş olması gerekir. Tanık beyanı varsa, beyanın anlamını değiştirmeyecek bir özet yapılmalı ve çelişkili kısımlar atlanmamalıdır. “Bilirkişi raporu beklensin” şeklindeki ara kararlar da, raporun hangi konuda alınacağı belirtilmeden yazıldığında tartışma doğurabilir.

    Tutanağa erişim konusunda pratik yol, UYAP sistemi üzerinden ilgili belgeyi görüntülemek veya mahkeme kaleminden (mahkemenin yazı işleri birimi) talep etmektir. Burada sık hata, yalnızca “son sayfaya” bakarak ara kararların gözden kaçırılmasıdır. Oysa çoğu hak kaybı, ara kararların gereğinin yerine getirilmemesinden kaynaklanır. Bu nedenle tutanak örneği incelemesi, şablon kıyaslamasından ziyade “içerik kontrolü” yaklaşımıyla yapılmalıdır.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Duruşma tutanağı resmi belge midir?

    Evet. Duruşma tutanağı, mahkeme huzurunda gerçekleşen usuli işlemleri ve beyanları kayda geçiren resmi belgedir. Resmi belge niteliği, içeriğinin yargılamada esas alınmasına ve tutanak dışı iddiaların çoğu zaman ispat güçlüğü yaşamasına yol açar. Bu nedenle tutanak, dosyanın güvenilir kayıtlarından biridir ve yargılamanın sonraki aşamalarında temel referans olarak kullanılır.

    Duruşma tutanağı delil olur mu?

    Duruşma tutanağı, hem görülmekte olan dava bakımından hem de duruşma sırasında gerçekleşen ve başka bir uyuşmazlığa konu olabilecek olaylar bakımından delil niteliği taşıyabilir. Örneğin duruşmada yapılan bir beyanın varlığı veya bir ara kararın verildiği hususu, tutanakla ispatlanır. Ancak hangi konuda “kesin delil” sayılacağı, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

    Duruşma tutanağına itiraz edilebilir mi?

    İtiraz, çoğu zaman “maddi hata” (isim, tarih, rakam gibi bariz yanlışlık) veya beyanın eksik geçirilmesi gibi durumlarda gündeme gelir. Önemli olan, fark edilen eksikliğin mümkün olan en kısa sürede mahkemeye bildirilmesidir. Uygulamada geç kalındığında, tutanak içeriğinin düzeltilmesi zorlaşabilir ve üst incelemede tutanak esas alınarak değerlendirme yapılabilir.

    Duruşma tutanağı nereden alınır?

    Duruşma tutanağı, UYAP üzerinden taraflara tanımlı belgeler kapsamında görüntülenebilir. Bunun dışında, ilgili mahkeme kaleminden kimlik doğrulaması yapılarak da örnek alınabilir. Dosyada vekil varsa, vekil (avukat) üzerinden erişim ve örnek temini daha hızlı ilerler. Önemli olan, alınan tutanağın son ve doğru sürüm olduğundan emin olmaktır.

    Hukuki Denetim
    Fatih Tahancı Denetlenme Tarihi:

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir