Görevlendirme Dilekçesi
Görevlendirme dilekçesi, özellikle adli yardım (maddi imkânsızlık nedeniyle yargılama giderlerinin geçici olarak karşılanması) kapsamında yürüyen dosyalarda, avukatın üstlendiği işin kapsamını netleştiren ve gerektiğinde ek görevlendirme talebini resmileştiren temel başvuru metnidir. Uygulamada çoğu kişi, adli yardım atamasının “her işlem için otomatik yetki” verdiğini zanneder; oysa bazı işlemler, başlangıç görevlendirmesinin doğal devamı sayılmayabilir ve ayrıca yetkilendirme gerektirebilir. Bu makalede, görevlendirme dilekçesinin hangi durumlarda gündeme geldiğini, ek görevlendirme ihtiyacını doğuran tipik senaryoları, Yargıtay uygulamasında önem verilen noktaları ve başvurunun usulüne uygun hazırlanması için pratik bir çerçeveyi ele alacağım. Ayrıca dilekçe bölümünde, kopya olmayan ve doğrudan uyarlanabilir bir örnek dilekçe de yer alacaktır.
Görevlendirme Dilekçesi Nedir, Hangi Amaçla Verilir?
Görevlendirme dilekçesi, bir avukatın belirli bir iş veya işlem için resmî olarak görevlendirilmesini; adli yardım süreçlerinde ise görevlendirmenin kapsamının belirlenmesini sağlayan başvuru metnidir. En çok baro adli yardım büroları nezdinde “atanma” sonrasında, dosyada ortaya çıkan yeni bir hukuki ihtiyaç nedeniyle gündeme gelir. Buradaki kritik nokta şudur: Başlangıçta verilen görevlendirme, çoğu zaman belirli bir uyuşmazlığın takip edilmesine yöneliktir; ancak dosya ilerledikçe icra takibi (alacağın cebrî icra yoluyla tahsili), itirazın kaldırılması (borçlunun itirazı nedeniyle duran takibin devamı için icra hukuk mahkemesine başvuru) gibi ek yollar zorunlu hâle gelebilir.
Bu tür ek adımlar, her zaman ilk görevlendirmenin otomatik uzantısı kabul edilmeyebilir. Bu nedenle görevlendirme dilekçesi, hem yapılan işlemin meşruiyet zeminini güçlendirir hem de avukatın yaptığı işin adli yardım sistemi içinde “kayıt altına alınmasını” sağlar. Uygulamada, dilekçenin yeterince açık yazılmaması, talebin reddi veya süreçte gereksiz yazışmalarla zaman kaybı gibi sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple dilekçe; dosyanın mevcut durumunu, ek işlemin neden zorunlu olduğunu ve talebin kapsamını, tereddütsüz şekilde ortaya koymalıdır.
Uyarı: “Ek görev” talebi, yalnızca ücret veya masraf yönünden değil, usul güvenliği açısından da önemlidir. Çünkü yetkilendirmenin kapsamı belirsizse, yapılan işlemin adli yardım sistemi içinde doğru nitelendirilmemesi riski ortaya çıkar.
Adli Yardım Ek Görevlendirme Talebini Doğuran Tipik Durumlar
Adli yardım dosyalarında ek görevlendirme ihtiyacı, çoğu kez yargılamanın doğal akışı içinde “ikinci bir hukuki yol” zorunlu hâle geldiğinde ortaya çıkar. Örneğin, mahkemece hükmedilen tedbir nafakası (yargılama sürerken geçici olarak ödenmesine karar verilen nafaka) için ilamsız icra (mahkeme ilamına dayanmadan başlatılan takip) yoluna gidildiğinde, borçlu tarafın itirazı takibi durdurur. Bu noktada, takibin devamı için icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması davası açılması gerekebilir. İşte bu yeni dava/başvuru, başlangıç görevlendirmesinin kapsamı dışında değerlendirilebileceğinden ek görevlendirme gündeme gelir.
Aşağıdaki tabloda, uygulamada sık görülen ek görevlendirme senaryolarını ve talebin gerekçesini özetledim:
| Dosyada Ortaya Çıkan İhtiyaç | Ek İşlem | Ek Görevlendirme Gerekçesi |
|---|---|---|
| Tedbir nafakasının tahsili | İlamsız icra takibi | Başlangıç görevi “dava takibi” olup icra takibi ayrıca takip gerektirebilir |
| Borçlunun itirazı | İtirazın kaldırılması başvurusu/davası | Takip hukukuna özgü yeni bir yargılama süreci doğar |
| Karar sonrası tahsil aşaması | İlamlı icra / tahsil işlemleri | Hükmün icrası için ayrı prosedür ve masraf kalemleri oluşabilir |
| Koruma tedbirleri | Uzaklaştırma/koruma kararlarının icrası ve bildirimleri | Dosyada yeni başvuru ve takip adımları ortaya çıkar |
Ek görevlendirme talebinde en önemli yaklaşım, “yeni bir iş kalemi doğduğunu” ve bu iş kaleminin neden zorunlu olduğunu somutlaştırmaktır. Soyut ifadeler yerine, dosyada hangi aşamada ne olduğunun net anlatılması talebin kabul şansını artırır.
Yargıtay Uygulamasında Kritik Noktalar ve İspat Mantığı
Yargıtay değerlendirmelerinde, görevlendirme/ek görevlendirme tartışmaları çoğu zaman usule uygunluk (işlemin doğru merci, doğru yöntem ve doğru yetkiyle yapılması) ekseninde şekillenir. Burada Yargıtay’ın yaklaşımını pratikte anlaşılır kılan ana fikir şudur: Bir görevlendirme, “hangi iş için” verildiyse, o işin sınırları net olmalıdır; kapsam aşılıyorsa bunun ayrıca gerekçelendirilmesi beklenir. Özellikle adli yardım kapsamında, ek işlemin ilk görevin devamı mı yoksa yeni bir takip mi olduğu önem kazanır.
Bu kapsamda dilekçede kurulması gereken ispat mantığı, bir “kanıtlama” tartışmasından ziyade “gerekçe zinciri” kurmaktır. Aşağıdaki unsurların birlikte sunulması, uygulamada karar vericinin değerlendirmesini kolaylaştırır:
- Dosya bilgisi: Hangi dosyada hangi sıfatla görevlendirildiğinizin açık belirtilmesi.
- Mevcut işlem: Dava açıldıysa hangi tür dava olduğu, hangi aşamada bulunduğu.
- Yeni ihtiyaç: Ek işlem ihtiyacının neden doğduğu (örneğin itiraz nedeniyle takibin durması).
- Talep edilen iş: Hangi yeni başvurunun yapılacağı (itirazın kaldırılması gibi) ve bunun kapsamı.
- Zorunluluk: Bu adım atılmadan hakkın korunamayacağı veya tahsilin sağlanamayacağı.
Özellikle “ek görevlendirme olmadan da yapılır” varsayımı, uygulamada risklidir. Çünkü bazı durumlarda, yetkilendirme eksikliği nedeniyle süreçte ek yazışma ve zaman kaybı yaşanabilir; daha önemlisi, yapılan işlemin adli yardım sisteminde doğru şekilde kayda alınmaması ihtimali doğar. Bu nedenle, ek görevlendirme talebi bir formalite değil, dosya yönetiminin parçası olarak görülmelidir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Doğru Uygulama Stratejisi
Görevlendirme dilekçesi pratikte basit görünse de, hatalı adımlar hem süreyi uzatır hem de dosyanın sağlıklı ilerlemesini engeller. En sık hata, ek görevlendirme talep etmeden yeni bir icra takibi veya icra hukuk mahkemesi başvurusu başlatmaktır. Bu durum, sonradan “yetki kapsamı” tartışmasına yol açabilir ve gereksiz yazışmalarla süreci yavaşlatabilir. İkinci yaygın hata, dilekçede olay örgüsünü kopuk anlatmaktır: Kararın varlığı, takibin başlatılması, itirazın gelmesi ve hangi başvuruya ihtiyaç olduğu sıralı ve anlaşılır biçimde yazılmadığında, talebin değerlendirilmesi zorlaşır.
Aşağıda, uygulamada sık görülen hataları ve bunlara karşı önerilen doğru yaklaşımı birlikte gösteriyorum:
| Hata | Sonuç | Doğru Yaklaşım |
|---|---|---|
| Ek görev gerektiren işlemi “zaten görevliyim” düşüncesiyle başlatmak | Yetki-kapsam tartışması, süreçte gecikme | Yeni iş kalemi doğduğunda ek görevlendirme talebini önceliklendirmek |
| Dilekçede belirsiz talep (“gerekli işlemler” gibi) | İade/eksik işlem veya ek açıklama istenmesi | Hangi mahkemede hangi başvurunun yapılacağını açık yazmak |
| Kronolojiyi karıştırmak | Talebin gerekçesi anlaşılmaz hâle gelir | Olayları tarih sırası ve neden-sonuç ilişkisiyle anlatmak |
| Dosya numarası/atanma bilgisini eksik vermek | İşlem güvenliği zayıflar, büro içi arama uzar | Görevlendirme bilgilerini ilk bölümde net şekilde göstermek |
Stratejik olarak, dilekçenin “az ama tam” yazılması gerekir: Gereksiz ayrıntı dosyayı ağırlaştırır; eksik bilgi ise talebin anlaşılmasını engeller. Ayrıca dilekçede özel isim, gereksiz kişisel veri ve dosyaya katkı sunmayan duygusal anlatımdan kaçınmak, metni daha güvenilir kılar.
Adli Yardım Ek Görevlendirme Dilekçesi
Adli yardım kapsamında ek görevlendirme talep edilirken, dilekçenin muhatabı çoğu kez baro adli yardım bürosudur. Burada amaç; devam eden dosyada ortaya çıkan yeni aşama için resmî yetkilendirme almaktır. Özellikle nafaka alacağı gibi süreklilik arz eden edimlerde, tahsil süreci çoğu zaman dava süreci kadar önem taşır. İcra takibi başlatılması, itiraz gelmesi ve itirazın kaldırılması yoluna gidilmesi gibi aşamalar, farklı usul kuralları içerdiğinden, ek görevlendirme talebinin net biçimde kurulması gerekir.
Dilekçede dikkat edilmesi gereken temel nokta, “neden ek görevlendirme gerekiyor?” sorusuna somut cevap verilmesidir. Örneğin; takibin itirazla durduğu, bu nedenle icra hukuk mahkemesinde başvuru zorunluluğu doğduğu ve bu işlemin yapılabilmesi için ek görevlendirme istendiği, anlaşılır bir zincirle anlatılmalıdır. Aşağıdaki örnek metin, genel bir şablon sunar; her dosyada olay ve talep kısmı mutlaka somut duruma göre uyarlanmalıdır.
Örnek Dilekçe
… BAROSU
ADLİ YARDIM BÜROSU BAŞKANLIĞINA
Konu: Adli yardım kapsamında ek görevlendirme talebidir.
Adli yardım bünyesinde yürütülen dosya kapsamında tarafıma avukat olarak görevlendirme yapılmıştır. Görevlendirme konusu uyuşmazlık çerçevesinde ilgili dava süreci başlatılmış ve dosya takibi sürdürülmektedir.
Dosyanın geldiği aşamada, müvekkil lehine hüküm altına alınan geçici nitelikteki nafaka/alacak yönünden tahsilin sağlanabilmesi amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Ancak borçlu tarafın itirazı nedeniyle takip durmuştur. Bu aşamada, takibin devamının sağlanabilmesi için icra hukuk mahkemesi nezdinde itirazın kaldırılması yoluna başvurulması zorunluluğu doğmuştur.
Açıklanan nedenlerle, anılan başvuru ve takip işlemlerinin yürütülebilmesi için ek görevlendirme yapılmasını arz ve talep ederim.
Avukat
Ad – Soyad
İmza
Sıkça Sorulan Sorular
Görevlendirme dilekçesi hangi mercie verilir?
Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, adli yardım süreçlerinde görevlendirme ve ek görevlendirme talepleri çoğunlukla ilgili baronun adli yardım bürosuna sunulur. Mahkeme içi işlemler açısından ise görevlendirme, sistemdeki yetkilendirme veya vekâlet ilişkisi üzerinden değerlendirilir. Hangi mercie başvurulacağı belirlenirken, talebin “adli yardım kapsamında resmî yetkilendirme” olup olmadığına bakılır.
Ek görevlendirme alınmadan icra takibi başlatılırsa ne olur?
Her somut olayda sonuç farklılaşabilir; ancak uygulamada ek görevlendirme gerektiren bir işlem ek yetkilendirme olmadan başlatıldığında, süreçte kapsam tartışmaları ve büro içi yazışmalar ortaya çıkabilir. Bu da tahsil ve dava stratejisinde gecikmeye yol açabilir. En sağlıklı yöntem, dosyada yeni bir iş kalemi doğduğu anda ek görevlendirme talebini geciktirmemektir.
İtirazın kaldırılması nedir ve neden ek görevlendirme ile ilişkilidir?
İtirazın kaldırılması, borçlunun itirazı nedeniyle duran icra takibinin devamı için icra hukuk mahkemesine yapılan başvurudur. Bu başvuru, takip hukukuna özgü ayrı bir yargılama/inceleme alanı doğurur. Bu nedenle, başlangıçta sadece “dava takibi” için yapılan görevlendirmelerde, icra hukuk mahkemesi süreci ayrıca yetkilendirme ihtiyacı doğurabilir.
Dilekçede mutlaka hangi bilgiler olmalıdır?
Dilekçede; mevcut görevlendirmeye ilişkin dosya bilgileri, yürütülen ana sürecin kısa özeti, ek işlemi zorunlu kılan gelişme (örneğin itiraz nedeniyle takibin durması) ve talep edilen yeni işlem (icra hukuk mahkemesinde başvuru gibi) açık şekilde yazılmalıdır. Talep kısmı, “hangi işlem için ek görev istendiğini” tereddütsüz gösterecek netlikte olmalıdır.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını Ankara Barosu nezdinde; ceza hukuku, sigorta hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku konularına odaklanmış çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Fatih Tahancı Çankaya/Ankara’da bulunan Tahancı Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.