Haciz Tatbik Edilmiştir Ne Demek?
“Haciz tatbik edilmiştir” ibaresi, bir icra dosyası kapsamında borçlunun malvarlığına yönelik haciz işleminin fiilen uygulanıp sisteme işlendiğini ifade eder. Günlük hayatta bu ifade; banka hesabında bloke, araç kaydında şerh, tapuda haciz şerhi, maaşta kesinti yazısı veya UYAP/UETS bildirimleri içinde karşınıza çıkabilir. Bu noktada en kritik ayrım şudur: Bu ibare, “takip başlatıldı” demekten daha ileride bir aşamayı gösterir; yani alacaklının talebiyle icra dairesi haczi uygulamış, mal veya hak üzerinde tasarruf kısıtı doğuran bir işlem tesis etmiştir. Makalede bu ibarenin nerede görüldüğünü, hukuken ne sonuç doğurduğunu, hangi malvarlıklarına uygulanabildiğini, kaldırma yollarını ve uygulamada sık yapılan hataları ele alıyorum.
“Haciz tatbik edilmiştir” ibaresi nerelerde görünür?
Bu ibare en sık UYAP Vatandaş ekranında, e-tebligat (UETS) içeriklerinde ve bankaların hesap hareketlerinde “bloke” veya “haciz” açıklamasıyla görülür. Bankada görünüyorsa genellikle hesapta paranın kullanımı kısıtlanmıştır; bu kısıt “parayı tamamen aldı” anlamına gelmeyebilir, çoğu zaman işlem yapılmasını engelleyen blokaj şeklinde olur. Tapu veya araç kayıtlarında görünüyorsa, ilgili taşınmaz/araç üzerinde satış-devri engelleyen bir şerh niteliği taşır.
SGK/maaş haczinde ise işverene gönderilen bir yazıyla borçlunun ücretinden kesinti talep edilir; burada “tatbik” ifadesi, haciz müzekkeresinin uygulanmaya başlandığını gösterebilir. Ayrıca vergi borçlarında da “haciz tatbik” ifadesine rastlanabilir; burada süreç 6183 sayılı kanun kapsamında yürür (kamu alacağı haczi). Hangi ekranda gördüğünüz çok önemlidir; çünkü icra haczi ile kamu haczi usul ve kaldırma adımları bakımından farklılaşabilir.
Hukuki olarak ne anlama gelir: Haciz uygulanmış sayılır mı?
Evet. “Tatbik edilmiştir” ifadesi, haczin karar aşamasını değil icra edildiği (uygulandığı) aşamayı anlatır. Haciz, borçlunun malvarlığı unsuru üzerinde alacaklının alacağını güvenceye almak için yapılan cebri icra işlemidir. Bu işlemle borçlunun o mal üzerinde serbestçe tasarruf etmesi sınırlandırılır; örneğin araç satışı veya tapu devri pratikte bloke olur. Banka hesabında haciz varsa, hesapta bulunan tutar üzerinde borçlu tasarrufta bulunamaz.
Burada sık karıştırılan bir konu da ihtiyati haciz (geçici koruma) ile kesin haciz (takip kesinleştikten sonra uygulanan haciz) ayrımıdır. Ekranda görülen ibare bazen ihtiyati haczin infazı için de kullanılabilir. Bu yüzden dosya türü, takip yolu (ilamlı/ilamsız/kambiyo), “ihtiyati” şerhi olup olmadığı ve haczin hangi merci tarafından konulduğu birlikte okunmalıdır. Tek başına ibare, borcun kesinleştiğini her zaman göstermeyebilir; ama haciz işleminin işlendiğini gösterir.
Haciz tatbik edilmeden önce ve sonra süreç nasıl ilerler?
Genel şemada önce icra takibi başlar, borçluya ödeme emri tebliğ edilir (tebligatın usulü çok kritiktir). Borçlu süresinde itiraz etmezse ya da itiraz kaldırılır/iptal edilirse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir. Haciz talebinden sonra icra dairesi; banka, tapu, trafik tescil, maaş/SGK gibi kurumlara yazı yazar veya fiili haciz yapar. Sistem kayıtlarına “haciz tatbik edildi” düşülmesi, çoğunlukla bu yazıların işlendiği ve haciz kaydının ilgili kuruma yansıdığı anlamına gelir.
Haciz uygulandıktan sonra iki ana yol vardır: (1) borç ödenir ve fek (haczin kaldırılması) işlemleri yapılır, (2) ödeme olmazsa satış aşamasına gidilir. Satış aşaması, haczedilen malın paraya çevrilmesi demektir; her haciz otomatik olarak “satış yapıldı” anlamına gelmez. Uygulamada borçluların en çok yanıldığı nokta burada çıkar: Hesapta bloke görmek, paranın kesin olarak alacaklıya geçtiği anlamına gelmeyebilir; ancak sürecin hızla ilerleyebileceği ve hak kaybı doğabileceği için dosyanın derhal incelenmesi gerekir.
Hangi malvarlıklarına uygulanır, hangileri için sınırlama vardır?
Haciz, kural olarak borçlunun taşınır (araç, ziynet, stok), taşınmaz (ev, arsa), alacak ve haklarına (banka hesabı, üçüncü kişilerdeki alacak, kira alacağı, şirket payı) uygulanabilir. Ancak hukuk, borçluyu tamamen çaresiz bırakmamak için bazı haczedilmezlik veya sınırlı haciz kuralları öngörür. En bilinen örnek maaş haczidir: Ücret/maaş üzerinde genellikle belirli oranlarla kesinti yapılabilir; tamamına birden el konulması kural değildir. Benzer şekilde borçlunun temel yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu eşyalar (temel ev eşyası gibi) bakımından da haciz sınırları söz konusu olabilir.
Taşınmazlarda “meskeniyet” (borçlunun haline münasip evi) iddiası gündeme gelebilir; bu, her evin otomatik korunacağı anlamına gelmez ama uygun şartlarda icra mahkemesi önünde değerlendirilir. Ayrıca nafaka alacakları, sosyal güvenlik ödemeleri, belirli sosyal yardımlar gibi kalemlerde de haciz rejimi farklılık gösterebilir. Bu yüzden “haciz tatbik edildi” görüldüğünde ilk yapılacak iş, haczin hangi mal/hak üzerine konulduğunu ve o mal/hak için istisna bulunup bulunmadığını kontrol etmektir.
| Haciz türü / hedefi | Nerede görünür? | Pratik etkisi | Kaldırmada temel adım |
|---|---|---|---|
| Banka hesabı haczi | Banka uygulaması, UYAP dosya hareketleri | Hesapta blokaj, para çıkışı engeli | Borcun ödenmesi + icra dosyasında fek yazısı işlemi |
| Tapu haczi | Tapu kaydı, web-tapu bilgileri, UYAP | Devir/satış işlemlerinde kısıt | Dosya kapatma veya mahkeme/icra kararıyla şerhin kaldırılması |
| Araç haczi | Trafik tescil kaydı, e-Devlet/kurum kayıtları | Satış/devri zorlaşır, yakalama kararı da olabilir | Ödeme + ilgili kurumlara haciz kaldırma bildirimi |
| Maaş haczi | İşverene gelen haciz yazısı, UYAP | Ücrette kesinti | Ödeme/uzlaşma + işverene fek müzekkeresi |
Bu aşamada borçlunun hakları: itiraz, şikâyet ve davalar
“Haciz tatbik edilmiştir” ibaresini gördüğünüzde, haklarınız dosyanın türüne göre değişir. İlamsız takipte borca ve takibe itiraz imkânı; tebligatın usulsüzlüğü, borcun bulunmaması, zamanaşımı gibi iddialarla birlikte değerlendirilir. Haczin kendisine ilişkin olarak ise şikâyet (icra müdürlüğü işlemlerinin hukuka aykırılığı), haczedilmezlik şikâyeti (örneğin maaşın tamamına yönelme, haczedilemez kalemler) ve istihkak (malın üçüncü kişiye ait olması) gibi yollar gündeme gelir. Süreler çoğu durumda öğrenmeden itibaren kısa olduğu için gecikme hak kaybı doğurur.
Ek olarak borçlu, borçlu olmadığını ileri sürüyorsa menfi tespit (borç yoktur tespiti) veya ödeme yaptıysa istirdat (iade) davaları gündeme gelebilir. Uygulamada çoğu kişi yalnızca icra dosyasına ödeme yapıp konunun bittiğini sanır; oysa haczin sistemlerden kalkması için çoğu zaman icra dosyasında kaldırma (fek) sürecinin işletilmesi gerekir. Bu aşamada dosya numarası, alacaklı vekili/kurumu ve haczin hangi kurumlara işlendiği bilgisi netleştirilmeden atılacak her adım, yanlış yere ödeme veya yanlış dosyada işlem riskini doğurur.
Uygulamada sık yapılan hatalar ve pratik uyarılar
Birinci hata, UETS/e-tebligatın kontrol edilmemesidir. Tebligatın okunmaması, çoğu durumda tebliğ tarihini değiştirmez; bu nedenle “haberim yoktu” savunması her zaman koruyucu olmaz. İkinci hata, bankada bloke görünce paniğe kapılıp dosya detayını görmeden ödeme yapmaktır. Aynı isim/benzer T.C. kimlik bilgisi gibi karışıklıklar nadir de olsa görülebilir; ödeme öncesi icra dosya numarası ve alacaklı bilgisi teyit edilmelidir.
Üçüncü hata, borç ödense bile haczin kendiliğinden kalkacağını sanmaktır. Uygulamada haczin kaldırılması için ilgili kurumlara “fek” yazılarının iletilmesi ve sistem kayıtlarının güncellenmesi gerekir; aksi halde borç kapanmış olsa bile şerh bir süre daha görünebilir. Dördüncü hata, haczedilmezlik veya oransızlık iddialarını geç fark etmektir (örneğin maaş kesintisinin hatalı uygulanması, temel ihtiyaç kalemlerine yönelinmesi). Beşinci hata ise taksit/uzlaşma imkânlarını araştırmadan yalnızca “satış olur mu” korkusuyla hareket etmektir. Dosyanın niteliğine göre ödeme planı, taahhüt veya yapılandırma seçenekleri değerlendirilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
“Haciz tatbik edilmiştir” yazıyorsa borç kesinleşmiş midir?
Her zaman aynı anlama gelmez. Bu ibare, haciz işleminin uygulanıp kayda geçtiğini gösterir; ancak borcun kesinleşmesi, takibin türü ve dosyanın aşamasına göre ayrıca değerlendirilir. Örneğin ihtiyati haciz (geçici koruma) kararının infazında da haciz kaydı görülebilir. İlamsız takipte itiraz süresi içinde itiraz edilmişse takip durabilir; buna rağmen daha önce konulmuş bazı kayıtların varlığı teknik olarak görülebilir. Bu nedenle dosyada “takip kesinleşti mi, hangi haciz türü var” soruları, UYAP dosya hareketleri üzerinden birlikte okunmalıdır.
Banka hesabımda haciz görünüyor; para alacaklıya hemen gider mi?
Genellikle ilk etki, hesabınızda blokaj oluşmasıdır; yani parayı kullanmanız engellenir. Paranın alacaklıya ödenmesi, icra dosyasında tahsilat ve aktarım adımlarının tamamlanmasına bağlıdır. Bazı durumlarda hesapta bulunan tutarın tamamı değil, borç miktarı kadar kısım bloke edilir; bazı durumlarda ise hesap hareketleri tamamen kısıtlanabilir. En sağlıklı yaklaşım, ilgili icra dosyasını tespit edip borcun kalemlerini görmek, ödemenin nereye ve hangi dosyaya yapılacağını netleştirmek ve ödeme sonrası haczin kaldırılması (fek) sürecinin işletildiğinden emin olmaktır.
Haciz tatbik edildiyse nasıl kaldırılır?
Temel yöntem, borcun icra dosyasına ödenmesi ve dosyada haciz kaldırma işlemlerinin yürütülmesidir. Uygulamada haciz, çoğu kez bankalara, tapuya, trafik tescile ve işverene yazılarla işlenir; bu kurumlara “fek yazısı” gönderilmeden kaydın kalkması gecikebilir. Borca itiraz, haczedilmezlik iddiası, usulsüz tebligat şikâyeti veya üçüncü kişinin istihkakı gibi hukuki yollarla da haczin kaldırılması mümkün olabilir. Hangi yolun uygun olduğu; haczin türüne, borcun niteliğine ve dosyanın mevcut aşamasına göre belirlenmelidir.
Haciz yanlış kişiye veya başkasının malına konulmuş olabilir mi?
Evet, özellikle üçüncü kişilerdeki alacaklara veya fiili hacizlerde, “malın kime ait olduğu” tartışması doğabilir. Böyle bir durumda istihkak prosedürü (malın üçüncü kişiye ait olduğunun ileri sürülmesi) önem kazanır. Ayrıca isim benzerliği, kimlik bilgilerinin hatalı girilmesi veya kurum kayıtlarının güncellenmemesi gibi teknik sebeplerle de yanlış yansımalar görülebilir. Bu tür iddialarda en kritik adım, hangi icra dosyasının işlem yaptığını ve haczin hangi yazıyla/işlemle uygulandığını tespit etmektir. Ardından sürelere dikkat edilerek icra dairesi ve icra mahkemesi nezdinde uygun hukuki yol işletilmelidir.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını Ankara Barosu nezdinde; ceza hukuku, sigorta hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku konularına odaklanmış çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Fatih Tahancı Çankaya/Ankara’da bulunan Tahancı Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.