Hukuki Makaleler

Hukuka Aykırı Delil Nedir?

Hukuka Aykırı Delil Nedir - tahanci

Hukuka aykırı delil, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşma amacıyla dahi olsa, hukukun çizdiği sınırlar ihlal edilerek elde edilen bilgi ve bulguları ifade eder. Ceza muhakemesinde temel hedef, isnat edilen fiilin gerçekten işlenip işlenmediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Ancak bu hedef, hukuk düzeninin temel ilkelerini bertaraf edecek şekilde yorumlanamaz. Delilin gerçeğe işaret etmesi, tek başına onun yargılamada kullanılabilir olduğu anlamına gelmez. Delilin hangi yöntemle, hangi usule uyularak ve hangi yetki kapsamında elde edildiği belirleyici niteliktedir.

Özet Bilgi

  • Hukuka Aykırı Delil Kavramı: Ceza yargılamasında hukukun ihlali ile elde edilen bilgi ve bulgular, yargılamada kullanılamaz.
  • Delil Elde Etme Yasağı: Delilin usul kurallarına aykırı şekilde elde edilmesi, delilin geçersiz olmasına yol açar.
  • Delil Değerlendirme Yasağı: Hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesi, yargılamada dikkate alınamaz ve hükme esas yapılamaz.
  • Zehirli Ağacın Meyvesi: Hukuka aykırı bir delile dayanarak elde edilen sonraki deliller de kural olarak hukuka aykırıdır.
  • Ceza yargılamasında benimsenen delil serbestisi ve vicdani delil sistemi, her türlü bilginin sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez. Bu sistemler, yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş deliller bakımından geçerlidir. Hukuka aykırı delil kavramı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ile doğrudan bağlantılıdır. Kişinin özel hayatı, konut dokunulmazlığı, vücut bütünlüğü ve savunma hakları, delil elde etme sürecinde göz ardı edilemez.

    Hukuka aykırı delilin yargılamada kullanılmasının yasaklanması, yalnızca sanığın lehine bir düzenleme değildir. Bu yasak, aynı zamanda yargı makamlarının keyfi uygulamalardan uzak durmasını ve ceza adalet sisteminin güvenilirliğini sağlamayı amaçlar. Aksi bir yaklaşım, hukuka aykırı yöntemleri teşvik eder ve hukuk devleti ilkesini zedeler. Bu nedenle, hukuka aykırı delil kavramı, ceza muhakemesinin merkezinde yer alan temel güvencelerden biridir.

    Delil Yasakları ve Hukuka Aykırı Deliller

    Delil yasakları, ceza muhakemesinde delillerin hangi koşullarda elde edileceğini ve hangi durumlarda değerlendirilemeyeceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Bu yasaklar, delil elde etme aşamasında başlayıp delilin değerlendirilmesine kadar uzanan geniş bir alanı kapsar. Hukuka aykırı delil kavramı, işte bu delil yasaklarının ihlali sonucunda ortaya çıkar. Delil yasaklarının varlığı, maddi gerçeğe ulaşma amacının hukukun üzerinde tutulamayacağını açıkça gösterir.

    Delil yasakları iki temel boyutta ele alınır. Birinci boyut, delilin hukuka aykırı şekilde elde edilmesini yasaklayan kurallardır. İkinci boyut ise hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delilin yargılamada kullanılmasını, yani değerlendirilmesini engelleyen kurallardır. Bu iki boyut birbirini tamamlar. Delilin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi, tek başına yeterlidir; ayrıca bu delilin güvenilir veya gerçeğe uygun olup olmadığı ayrıca tartışılmaz.

    Ceza muhakemesinde delil yasaklarının temel işlevi, bireyin hukuki güvenliğini sağlamaktır. Kişi, devletin ceza soruşturması yürütürken dahi hukuka bağlı kalacağını bilmelidir. Delil yasakları aynı zamanda kolluk ve soruşturma makamları üzerinde disiplin edici bir etki yaratır. Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin kullanılamayacağını bilen bir uygulama, keyfiliğin önüne geçer ve yargılamanın meşruiyetini güçlendirir.

    Hukuka Aykırı Delil Elde Etme Yasağı

    Hukuka aykırı delil elde etme yasağı, ceza muhakemesinde delillerin hangi yöntemlerle toplanabileceğini belirleyen emredici bir ilkedir. Delilin elde edilme sürecinde usul kurallarına uyulmaması, elde edilen bulgunun daha baştan geçersiz hale gelmesine yol açar. Açıkça yasaklanmış yöntemlerle delil elde edilmesi kadar, usule aykırı işlemler de hukuka aykırılık sonucunu doğurur. Bu noktada önemli olan, delilin elde edilme sürecinin hukuk düzeniyle uyumlu olup olmadığıdır.

    Bu yasağın muhatabı yalnızca mahkemeler değildir. Soruşturma aşamasında delilleri toplayan savcı ve kolluk da bu kurallara uymakla yükümlüdür. Arama, elkoyma, ifade alma ve sorgu gibi işlemler, kanunda öngörülen şartlar yerine getirilmeden yapılırsa, bu işlemler sonucunda elde edilen bulgular delil niteliği kazanmaz. Delilin hukuka uygun elde edildiğini ispat yükü, delili toplayan makamlar üzerindedir.

    Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, delilin elde edilme sürecindeki usulsüzlüklerin göz ardı edilmesidir. “Zaten suç işlenmişti” veya “delil gerçeği gösteriyor” gibi yaklaşımlar, hukuka aykırı delil elde etme yasağı karşısında geçerli değildir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin kabul edilmesi, soruşturma makamlarını hukuki sınırların dışına çıkmaya teşvik eder. Bu nedenle delil elde etme yasağı, ceza muhakemesinin vazgeçilmez güvencelerindendir.

    Hukuka Aykırı Delilleri Değerlendirme Yasağı

    Hukuka aykırı delilleri değerlendirme yasağı, hukuka aykırı şekilde elde edilen bir delilin yargılamada dikkate alınmasını ve hükme esas yapılmasını kesin olarak engeller. Bu yasak, delilin güvenilirliği veya doğruluğu ile ilgili bir değerlendirme yapılmasını dahi gereksiz kılar. Delil, hukuka aykırı elde edilmişse, artık yargılamanın konusu olmaktan çıkar. Mahkemenin görevi, bu delili dosya dışında bırakmak ve kararını hukuka uygun delillerle kurmaktır.

    Bu yasağın iki temel amacı vardır. İlk amaç, bireylerin hukuki güvenliğini sağlamaktır. Hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesine izin verilen bir sistemde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin güvencede olduğundan söz edilemez. İkinci amaç ise kolluğun ve soruşturma makamlarının hukuka uygun çalışmasını sağlamaktır. Hukuka aykırı delillerin hiçbir şekilde işe yaramadığını bilen bir uygulama, keyfi davranışların önüne geçer.

    Uygulamada zaman zaman “sonuca etkili olmama” veya “hak ihlali bulunmama” gibi gerekçelerle hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Ancak bu yaklaşım, hukuka aykırı delil yasağının özünü zedeler. Hukuk düzeni, hukuka aykırılığı derecelendirmez. Delil ya hukuka uygundur ya da değildir. Bu nedenle hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesi, ceza muhakemesinde kabul edilemez.

    Hukuka Aykırı Delillerin Uzak Etkisi (Zehirli Ağacın Meyvesi)

    Hukuka aykırı delillerin uzak etkisi, hukuka aykırı bir delile dayanılarak elde edilen sonraki delillerin durumunu ifade eder. Öğretide ve uygulamada “zehirli ağacın meyvesi” olarak adlandırılan bu yaklaşımda, ilk delil hukuka aykırıysa, ondan türeyen delillerin de kural olarak hukuka aykırı olduğu kabul edilir. Aksi bir yaklaşım, delil yasaklarının kolayca dolanılmasına yol açar.

    Bu sorun, özellikle işkence veya baskı altında alınan ifadeler sonrasında elde edilen maddi deliller bakımından önem kazanır. İlk aşamada hukuka aykırı bir yöntem kullanılarak elde edilen bilgi, sonraki delillerin bulunmasına yol açmışsa, bu zincirin tamamı hukuka aykırılık taşır. Çünkü sonraki delillerin varlığı, doğrudan hukuka aykırı ilk işleme bağlıdır.

    Uygulamada bu konuda farklı yaklaşımlar görülse de, hukuka aykırı delillerin uzak etkisinin kabul edilmemesi, delil yasaklarını işlevsiz hale getirir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bir başlangıç delilinin, dolaylı yoldan yargılamada kullanılmasına izin verilmesi, hukuki güvenliği ciddi biçimde zedeler. Bu nedenle hukuka aykırı delillerin uzak etkisi de, ceza muhakemesinde dikkatle gözetilmesi gereken temel bir ilkedir.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Hukuka aykırı delil her durumda geçersiz midir?

    Ceza muhakemesinde hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller, kural olarak geçersizdir ve hükme esas alınamaz. Delilin gerçeği yansıtması veya suçun sabit olduğunu düşündürmesi bu sonucu değiştirmez.

    Hukuka aykırı delil duruşmada tartışılabilir mi?

    Hukuka aykırı olduğu tespit edilen deliller duruşmada okunamaz ve tartışılamaz. Bu delillerin dosyadan ayrılması ve karar gerekçesinde dikkate alınmaması gerekir.

    Özel kişiler tarafından elde edilen hukuka aykırı deliller kullanılabilir mi?

    Delilin kim tarafından elde edildiği değil, nasıl elde edildiği önemlidir. Özel kişilerce elde edilmiş olsa dahi hukuka aykırı deliller ceza yargılamasında kullanılamaz.

    Zehirli ağacın meyvesi ilkesi her durumda uygulanır mı?

    Bu ilkenin kapsamı uygulamada tartışmalı olmakla birlikte, hukuka aykırı bir delile dayanılarak elde edilen bulguların da kural olarak değerlendirme dışı bırakılması gerektiği kabul edilmektedir.

    Hukuki Denetim
    Fatih Tahancı Denetlenme Tarihi:

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir