İhaleye Fesat Karıştırma Suçu TCK Madde 235
İhaleye fesat karıştırma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun TCK 235 maddesinde düzenlenen ve kamu adına yürütülen mal veya hizmet alım-satımı, kiralama ve yapım ihalelerinin dürüstlük, rekabet ve eşitlik ilkelerine aykırı biçimde manipüle edilmesini cezalandıran bir suç tipidir. Peki “ihaleye fesat karıştırma nedir”, “ihaleye fesat karıştırma ne demek”? Kısaca; ihale sürecine hile, gizli bilginin sızdırılması, cebir-tehdit ya da anlaşmalı teklif gibi yöntemlerle müdahale edilmesi fesat olarak kabul edilir ve kanunda sayılan seçimlik hareketler bu suçun maddî unsurunu oluşturur. Bu çerçevede, kamusal alım süreçlerine güvenin korunması ve serbest rekabetin temini korunan hukuki değerdir.
Uygulamada ihaleye fesat karıştırma cezası, fiilin niteliğine ve ortaya çıkan sonuca göre değişir; cebir veya tehdit kullanılması, yahut kamu zararının doğması hâlinde temel ceza ağırlaşır. Zararın doğmadığı bazı hâllerde ise ihaleye fesatta ceza daha düşük aralıkta belirlenebilir.
İhaleye Fesat Karıştırma Suçu Kanunumuzun Hangi Hükmünde Düzenlenmiştir?
İhaleye fesat karıştırma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun TCK 235 maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Madde; kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal/hizmet alım-satımı, kiralama ve yapım ihalelerine yönelik hile, gizli bilgilerin sızdırılması, cebir-tehdit ya da anlaşmalı teklif gibi müdahaleleri suç sayar. Ayrıca TCK 235/5 uyarınca; kamu kurumları aracılığıyla yapılan artırma/eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakleri, bünyelerindeki vakıflar, kamu yararına dernekler ve kooperatifler adına yapılan alım-satım ve kiralama işlemlerine fesat karıştırılması da bu kapsamdadır.
2013 tarihli değişiklikle (6459 sayılı Kanun) maddenin çerçevesi güncellenmiş; temel ceza aralığı “3–7 yıl” olarak belirlenmiş, cebir veya tehdit içeren fiillerde alt sınırın 5 yıldan az olamayacağı (TCK 235/3-a) ve zarar doğmayan bazı hâllerde “1–3 yıl” aralığında yaptırım öngörülebileceği (TCK 235/3-b) açıkça düzenlenmiştir.
İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA SUÇU (TCK MADDE 235) NEDİR?
TCK Madde 235 – İhaleye Fesat Karıştırma Suçu
(1) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alımı veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
- İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
- İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
- Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
- Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da, ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin, ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.
(3) İhaleye fesat karıştırma suçunun;
a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde, temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki hükümler, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması hâlinde de uygulanır.
Bu düzenlemeyle ihaleye fesat karıştırma cezası, fiilin işlenme biçimine, sonuçlarına ve failin konumuna göre farklılık gösterir. Böylece kamu ihalelerinde şeffaflık, rekabet ve güven ilkeleri korunarak, kamu zararının önüne geçilmesi amaçlanır.
İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA SUÇU (TCK MADDE 235) MADDİ UNSURLARI
A. Fail ve Mağdur
Kanun koyucu, İhaleye Fesat Karıştırma suçunun faili bakımından herhangi özgü bir hal aramamıştır. Buna göre herkes, İhaleye Fesat Karıştırma suçunun faili olabilmektedir.
İhaleye Fesat Karıştırma suçu, TCK’nın Topluma Karşı Suçlar kısmının Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar bölümü altında düzenlenmiştir. Söz konusu suç ile korunan hukuki değer, toplumun ekonomik yarar ve güvenliğidir. Bu sebeple suçun geniş anlamda mağduru toplumun bizzat kendisidir.
Kamu kurum veya kuruluşları, çeşitli ihtiyaçlarını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, sair yönetmelik, tebliğ ve ihale olunan işin gereklerine göre temin etmektedir. Anılan şartlara uygun olan gerçek veya tüzel kişiler ise söz konusu ihalelere teklif vermektedir. İhaleye Fesat Karıştırma suçu bakımından dar anlamda mağdur olanlar ise suç konusu ihale katılımcıları veya katılımı cebir, tehdit yahut hile ile engellenen gerçek veya tüzel kişilerdir.
B. Fiil, Netice ve Nedensellik Bağı
İhaleye Fesat Karıştırma suçu, TCK’da sırf hareket suçu olarak düzenlenmiştir. Sırf hareket suçları, meydana gelmesi için belirli bir neticenin gerçekleşmesinin zorunlu olmadığı, kanunda gösterilen icrai hareketlerden birisinin gerçekleştirilmesiyle vücut bulan suç tipleridir. Dolayısıyla TCK madde 235 bakımından herhangi bir netice aranmış değildir. Fail, kanun metninde gösterilen icrai hareketlerden birisini gerçekleştirmekle suçu işlemiş olacaktır.
İhaleye Fesat Karıştırma suçu, Türk Ceza Kanununda seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Seçimlik hareketli suçlar, meydana gelebilmesi için gerekli icrai hareketlerin kanunda sayıldığı suç tipleridir.
TCK’nın 235. Maddesinde ilgili suçun icrai hareketleri hile, cebir veya tehdit olarak ayrılmıştır. Kanun koyucu, İhaleye Fesat Karıştırma suçunun hile suretiyle işlenebilmesi için ‘’ Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.’’ hallerinden birisini aramıştır. Bu hallerden birisinin varlığı halinde suç gerçekleşmiş olacaktır.
İhaleye Fesat Karıştırma suçunun diğer icrai hareketleri kanun maddesinde;
‘’ b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.’’ şeklinde gösterilmiştir. Sayılan bu hareketlerden birisinin gerçekleştirmesi halinde fail, İhaleye Fesat Karıştırma suçunu işlemiş olacaktır.
Nedensellik bağı, icrai hareket ile gerçekleşen suç arasında kurulan ve faile isnat edilebilirliği ifade eden bağdır. Buna göre failin, icra ettiği eylem neticesinde meydana gelen suçtan sorumlu olabilmesi için uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Failin hile, cebir veya tehdit suretiyle elverişli icrai hareketleri gerçekleştirmesi ancak mağdurun ihaleye başkaca bir sebeple katılmaması halinde uygun nedensellik bağı kurulamayacaktır. Fail, gerçekleştirmiş olduğu eylemlerden teşebbüs boyutunda sorumlu olacaktır.
SUÇUN NİTELİKLİ HALLERİ
A. Daha Fazla Cezayı Gerektiren Nitelikli Hal
TCK madde 235/3-a hükmünde İhaleye Fesat Karıştırma suçunun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hali düzenlenmiştir. Buna göre ilgili suçun cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
B. Daha Az Cezayı Gerektiren Nitelikli Hal
TCK madde 235/3-b hükmünde İhaleye Fesat Karıştırma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli hali düzenlenmiştir. Buna göre işlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA SUÇU (TCK MADDE 235) MANEVİ UNSURLARI
Kast, Türk Ceza Kanunu’nun 21.maddesinde, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olarak ifade edilmiştir. Bir diğer ifadeyle kast, öngörülebilir bir neticenin öngörülmesi ve istenmesi yahut en azından kabul edilmesi halinde söz konusu olacaktır. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere kastın gündeme gelebilmesi için öngörülebilirlik, öngörme ve isteme yahut kabul etme unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
A. Öngörülebilirlik ve Öngörme
Herhangi bir suçun değerlendirilmesinde ilk kıstas, herkesçe öngörülebilir olup olmadığıdır. Buna göre TCK kapsamında bir suçtan bahsedebilmek için öncelikle dış dünyaya yansıyacak hareketin veya neticenin aynı durumda bulunan, ortalama zekaya sahip, makul kişiler için öngörülebilir olması gerekmektedir. Bu kişiler için öngörülebilir olmayan durumların varlığı halinde ise illiyet bağının kesilmesi söz konusu olabilecektir. Örneğin; bir yaralı ambulansla hastaneye götürülürken ambulansa yıldırım düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi halinde meydana gelen ölüm neticesinden ambulans görevlilerinin sorumlu tutulmasına imkan yoktur. Nitekim burada herkesçe öngörülebilir bir durum olmadığı gibi illiyet bağı da kesilmiştir.
Kanun koyucu, kast unsuruyla işlenen suçlarda failin iç dünyasındaki kötülüğü, bu kötülüğün yoğunluğunu, suç işleme konusundaki kararlılığını, neticeyi bilmesini ve istemesini cezalandırmaktadır. Fail, kast unsuruyla suç işlerken neticeyi öngörmektedir. Dolayısıyla suçun bilerek işlenmesi halinde artık kast unsuru devreye girecektir.
B. Neticeyi İsteme
Türk Ceza Kanunu’nun 21.maddesi, kast unsurunun varlığı için suça ilişkin neticenin istenmesini yahut en azından kabul edilmesini aramıştır. Buna göre fail, suçu öngörmesinin yanında gerçekleşmesini istemekte en azından gerçekleşeceğini kabul etmektedir.
SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ
A. Teşebbüs
Teşebbüs kurumu, TCK’nın 35.maddesinde, failin, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasından sorumlu tutulması olarak ifade edilmiştir. Bu maddeye göre fail, teşebbüs aşamasında kalan bir suçtan meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak olup, diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilecektir.
İhaleye Fesat Karıştırma suçu her ne kadar sırf hareket suçu olsa da icra hareketlerinin bölünebildiği durumlarda teşebbüs gündeme gelecektir. Fail özellikle hile, tehdit veya cebir ile kişilerin ihalelere katılmalarını engellediğinde teşebbüs hükümleri önem arz etmektedir. Bu hallerde fail, elverişli icrai hareketleri gerçekleştirmeye başlamış; ancak mağdur tüm engellemelere rağmen ihaleye katılım sağlamış ya da failin eylemi dışındaki bir sebepten dolayı ihaleye katılmamışsa teşebbüs hükümleri uygulanacaktır.
B. İştirak
İştirak, bir suçun birden fazla fail tarafından birlikte işlenme iradesini ifade etmektedir. İştirakten bahsedebilmek için suça birden fazla kişinin katılımı olması ve bu kişilerde suç işlemeye ilişkin ortak bir irade olması gerekmektedir. Bu sebeple iştirak, yalnızca kasten işlenebilen suçlarda gündeme gelebilecektir.
İhaleye Fesat Karıştırma suçu birden fazla fail ile işlenmeye uygun bir suçtur. İhaleye fesat karıştıran kişiler, ihaleye katılanlar yanında ihaleyi düzenleyenler de olabilir. Örneğin; bir ihaleye katılan failin, ihaleyi düzenleyen kurumdaki yetkiliye menfaat sağlamasıyla yetkili tarafından ihalenin üzerinde bırakılması halinde ilgili yetkili de fail olarak sorumlu tutulacaktır.
C. İçtimaı
TCK’nın madde 235/3-a ve 235/4 hükümlerinde İhaleye Fesat Karıştırma suçunun gerçek içtimaya tabi olduğu haller düzenlenmiştir. Gerçek içtima, bir suçun icrai hareketlerinin başka bir suçun oluşmasına da sebebiyet vermesi halinde iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılmayı ifade etmektedir.
Madde 235/3-a hükmüne göre kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunacaktır.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/6790 E. , 2013/12664 K. 31/12/2013 T. Kararında ‘’Kasten yaralama suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunacağı düzenlemesinin getirildiği, uygulamada TCK’nın 87. maddesi kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama eyleminin bileşik suçu oluşturan cebir kapsamında bulunmadığında duraksama bulunmadığı gibi öğretide ağırlıklı olarak TCK’nın 87. maddesi kapsamına girecek şekilde yaralama eyleminin TCK’nın 235/2-c maddesine unsur olarak katılan cebir suçu kapsamında kabul edilemeyeceğinin belirtildiği de dikkate alındığında, sanığın eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçlarını oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, kasten yaralama suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafii, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.’’ şeklinde hüküm kurmuştur.
Madde 235/4 hükmünde ise ihaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılacaktır. İlgili hükümde ise görevli kişilerin menfaat temin etmesi halinde rüşvet, irtikap vb. suçlardan doğacak sorumluluk gerçek içtima kapsamına alınmıştır.
Muhakeme
İhaleye Fesat Karıştırma suçu şikâyete tabi olmayıp, soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılabilmektedir. Söz konusu suç için öngörülen ceza 10 yıl ve daha aşağısı olması ve 5235 sayılı kanunda belirtilen suçlardan da olmaması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Ancak yukarıda da ifade edilen gerçek içtima hallerinde rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik ve 5235 sayılı kanunun 12.maddesinde sayılan diğer suçların da varlığı halinde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.
Suça Teşebbüs Mümkün müdür?
İhaleye fesat karıştırma suçu, teşebbüse elverişli bir suçtur. Yani fail, suçu işlemeye doğrudan elverişli hareketlerle başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamışsa, teşebbüsten dolayı cezalandırılır. Bu durum TCK 35. madde hükmü çerçevesinde değerlendirilir.
Kişi, ihaleye fesat karıştırmak amacıyla harekete geçip planladığı eylemi tamamlayamazsa, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezasında dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
Ancak dikkat edilmelidir ki, ihaleye fesat karıştırma suçu 2013 yılında yapılan değişiklikle (6459 sayılı Kanun) zarar suçu hâline getirilmiştir. Bu nedenle suçun tamamlanması için sadece seçimlik hareketlerin yapılması yeterli değildir; ayrıca ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar doğması aranır.
Eğer fail bu fiilleri gerçekleştirmiş ancak kamu zararına yol açmamışsa, suç tamamlanmamış sayılır; bu durumda failin sorumluluğu teşebbüs aşamasında kalan suç hükümlerine göre değerlendirilir.
TCK madde 235 Ön ödemeye tabi midir?
Ön ödeme TCK’nın 75.maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde düzenlemesine göre yalnız adli para cezasını gerektiren yahut üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlar ön ödemeye tabidir. Bahsedilen şartları taşımaması sebebiyle TCK madde 235 ön ödeme kapsamında değildir.
TCK madde 235 Uzlaştırmaya tabi midir?
CMK madde 253 hükmü uzlaştırma kurumunu düzenlemiştir. İlgili düzenlemeye göre soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar ile CMK madde 253’te katalog olarak sayılan suçlar uzlaştırmaya tabidir. Buna göre İhaleye Fesat Karıştırma suçu uzlaştırma kapsamında değildir.
İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA SUÇU (TCK MADDE 235) İLE EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA SUÇU (TCK MADDE 236) FARKI
İhaleye Fesat Karıştırma suçu ile Edimin İfasına Fesat Karıştırma suçu TCK’nın sırasıyla 235 ve 236.maddelerinde ve aynı bölümü altında düzenlemiştir. Bu iki suçta da korunan hukuki değer aynı olmasına rağmen suçun işlendiği zaman dilimi açısından farklılık bulunmaktadır.
İhaleye Fesat Karıştırma suçunun işlenebilmesi için halihazırda geçerli bir ihale sürecinin bulunması gerekmektedir. İhale sürecinin sona ermesi, icrai hareketlerin gerçekleştirilmeden önce ihalenin iptal edilmesi gibi durumlarda İhaleye Fesat Karıştırma suçunun işlenebilmesi mümkün değildir. Söz konusu durumun varlığı halinde işlenemez suç gündeme gelecektir.
‘’ Doğrudan temin usulü, idarenin duyduğu ihtiyaçlar nedeniyle idare tarafından davet edilen isteklilerle, teknik şartların ve fiyatların görüşüldüğü yöntemdir. Bu usul, idarenin vakit kaybetmeksizin, acil ihtiyaçlarının karşılanması için getirilmiş olup ihale yöntemiyle teminin uzun süre aldığı ve beklemenin mümkün olamayacağı durumlarda uygulanmaktadır. Söz konusu yöntemde, idarece bir piyasa araştırması yapılmakta, yapılan piyasa araştırmasına göre, yeterli sayıda firmadan veya kişiden temin için teklif vermeleri istenmektedir. Söz konusu yöntem ile idarenin açık bir ihale yapma zorunluluğu olmaksızın, uygun fiyatı belirleyebildiği daha esnek bir alım düzeni öngörülmektedir.
Isparta Belediyesi Meclis Üyesi olan sanığın, aynı zamanda Isparta…Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. ve …Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisi olduğu, 26.03.2007 ile 04.06.2008 tarihleri arasında belediyenin doğrudan temin yoluyla yaptığı sekiz ayrı hizmet alım işini sanığın temsilcisi olduğu şirketlerin üstlenmesi suretiyle görevi süresince belediyeye karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak taahhüt altına girmemesi gerektiği hâlde, görevli olduğu dönem içerisinde belediyenin belirtilen hizmet alım işlerini üstlenerek 5393 sayılı Belediye Kanununun 28. maddesine muhalefet ettiği ve ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen olayda; gezi düzenlenmesine ilişkin dava konusu hizmet alımı işlerinde sanığın idare adına görev almadığı, belediye tarafından yapılan piyasa araştırması sonrasında söz konusu hizmet alım işlerinde farklı firmalardan alınan teklifler arasında en düşük teklifin sanığın ortağı olduğu şirketlerce verildiği ve hizmetin yerine getirildiği, buna ilişkin aksi bir iddianın bulunmadığı ve sanığın hizmet alımı için sunduğu tekliflerin 2007 ve 2008 yıllarında Kamu İhale Tebliğinde düzenlenen doğrudan temin usulü için öngörülen eşik değerin altında olduğu, dava konusu hizmet alım işlerinin suç tarihinden önce ihale yöntemi olma vasfını yitiren ve ihale usul ve hükümlerine tabi bulunmayan bir satın alma yöntemi olan doğrudan temin usulüyle gerçekleştirildiği, dolayısıyla dava konusu olayda sanığın görev aldığı bir ihalenin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığa atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir.’’ (YCGK 2014/500 E.,2018/336 K.)
Edimin İfasına Fesat Karıştırma suçu ise mevcut herhangi bir ihale sürecine ilişkin olmayıp, bu ihale sürecinden sonraki zaman diliminde taahhüt altına girilen edim hakkındadır. Dolayısıyla bu suçun söz konusu olabilmesi için tamamlanmış bir ihale bulunmalı, fail bu ihale sonucu taahhüt altına girip edimin ifasına fesat karıştırmalıdır.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını Ankara Barosu nezdinde; ceza hukuku, sigorta hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku konularına odaklanmış çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Fatih Tahancı Çankaya/Ankara’da bulunan Tahancı Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.