Ücretsiz İzin Dilekçesi
Ücretsiz izin dilekçesi, çalışanın belirli bir süre boyunca işten uzak kalma ihtiyacını yazılı ve ispatlanabilir şekilde ortaya koyan en kritik belgedir. Ücretsiz izin, çoğu zaman “işten ayrılmak” ile karıştırılsa da hukuken farklı bir kuruma karşılık gelir: İş ilişkisi sona ermez; askıya alınır (askı, sözleşmenin geçici olarak durmasıdır). Bu ayrım, hem işçi hem de işveren açısından ücret, sosyal güvenlik, kıdem ve işe dönüş gibi sonuçları doğrudan etkiler. Uygulamada en sık sorun, ücretsiz iznin rızaya mı dayandığı yoksa tek taraflı mı uygulandığı noktasında çıkar. Bu nedenle dilekçenin içeriği; gerekçe, tarih aralığı, izin türü ve ek belgeler yönünden net olmalı, belirsiz ifadelerden kaçınmalıdır. Bu yazıda ücretsiz izin kavramını, türlerini, özel sektör ve kamu bakımından farklılıklarını, hangi hallerde izin verilebileceğini ve dilekçenin nasıl hazırlanması gerektiğini ayrıntılı olarak ele alacağız. Ayrıca dilekçe alt başlığı altında, uygulamaya uygun bir örnek ücretsiz izin dilekçesi metni de paylaşılacaktır.
Ücretsiz İzin Tam Olarak Ne Demek?
Ücretsiz izin, çalışanın belirli bir süre için iş görme borcunun; işverenin ise ücret ödeme borcunun geçici olarak durdurulması anlamına gelir. Buradaki temel nokta, ücretsiz iznin bir “fesih” (iş ilişkisinin sona erdirilmesi) olmadığıdır. İş sözleşmesi veya memuriyet statüsü ortadan kalkmaz; sadece hak ve yükümlülükler belirli bir dönem için askıda kalır. Bu nedenle ücretsiz izin döneminde işçinin işe gitmemesi “devamsızlık” sayılmaz; işverenin ücret ödememesi de “ücret kesintisi” mantığında değerlendirilmez, çünkü ücretsiz izin zaten ücrete bağlı olmayan bir dönemdir.
Ücretsiz izin süresince çoğu durumda sosyal güvenlik primi yatırılmaz ve sigortalılık hali de fiilen askıya alınır. Bu durum, çalışanın sağlık provizyonu ve emeklilik gün sayısı gibi alanlarda sonuç doğurabilir. Öte yandan ücretsiz izin süresi, genel kural olarak kıdem hesabında dikkate alınmaz; çünkü kıdem, fiilen çalışılan ve ücret doğuran süreler üzerinden değerlendirilir. İşte bu yüzden ücretsiz izin talep eden kişinin, dilekçesini hazırlarken sürenin ve gerekçenin sonuçlarını bilerek hareket etmesi önem taşır.
Uygulamada ücretsiz izin, kimi zaman kanundan doğan bir hak olarak, kimi zaman da tarafların karşılıklı mutabakatı ile gündeme gelir. Bu ayrımın doğru kurulması, ileride çıkabilecek “iznin rızaya dayanıp dayanmadığı” tartışmalarını önler. Özellikle yazılı belge olmadan yapılan izin süreçleri, ispat açısından çalışanın aleyhine sonuç doğurabilir.
Ücretsiz İzin Türleri Nelerdir?
Ücretsiz izin uygulaması, hukuki niteliğine göre iki ana grupta değerlendirilir. İlk grup, kanundan doğan zorunlu ücretsiz izinler olup çalışanın kanuni koşulları sağladığı durumda işverenin veya idarenin “vermem” deme alanı daralır. İkinci grup ise rıza ve takdire bağlı ücretsiz izinler olup tarafların anlaşması veya idari onay gerektirir. Bu ayrım, dilekçenin dilini ve eklenmesi gereken belgeleri de doğrudan etkiler.
- Yasal (zorunlu) ücretsiz izinler: Kanunda açıkça düzenlenen, şartları oluştuğunda talep üzerine kullandırılması gereken izinlerdir. Bu izinlerde dilekçe, hakkın kullanımı için bildirim işlevi görür.
- İsteğe bağlı (rızai) ücretsiz izinler: Kişisel ihtiyaçlar (eğitim, ailevi sebepler, özel planlar) gibi durumlarda gündeme gelir. Burada işverenin veya idarenin onayı belirleyicidir; dilekçe, karşı tarafa bir talep ve teklif niteliği taşır.
Uygulamada en sık yapılan hata, rızai izin taleplerinin “hak” gibi kurgulanması veya zorunlu izinlerin “lütuf” gibi sunulmasıdır. Bu karışıklık, özellikle işe dönüşte sorun çıkardığında, iznin hukuki türünün belirlenmesini güçleştirir. Ayrıca izin süresinin açık yazılmaması, “belirsiz süreli askı” tartışmasına yol açabilir. Bu nedenle hangi tür izin isteniyorsa, dilekçede dayanağın (kanun maddesi veya karşılıklı mutabakat) net şekilde yazılması gerekir.
Özel Sektörde Ücretsiz İzin Hakkı (4857 Sayılı İş Kanunu)
Özel sektörde ücretsiz izin konusu, genel olarak işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesi ilişkisi içinde değerlendirilir. Bazı durumlarda ücretsiz izin, kanundan doğan bir hak olarak işverenin yükümlülüğünü gündeme getirir; bazı durumlarda ise tamamen tarafların anlaşmasına bırakılmıştır. Bu ayrımın en önemli sonucu şudur: İşveren, işçiyi tek taraflı irade ile ücretsiz izne çıkaramaz. Ücretsiz izin, işçi açısından bir “kabul” gerektirir; yazılı onay olmadan ücretsiz izin uygulaması, uyuşmazlık halinde işverenin aleyhine sonuç doğurabilir.
Özel sektörde ücretsiz izin ihtiyacı çoğu zaman şu alanlarda yoğunlaşır: doğum veya evlat edinme sonrası dönem, şehir dışı izin planları nedeniyle yol süresi ve tarafların anlaşmasına dayanan özel nedenler. Kanundan doğan hallerde işçinin dilekçesi, çoğunlukla talep ve bildirim niteliği taşır. Buna karşılık, kişisel nedenlerle istenen ücretsiz izinlerde işverenin iş organizasyonu ve işin gerekleri çerçevesinde talebi reddetmesi mümkündür.
| Başlık | Hukuki Nitelik | İşverenin Tutumu | Uygulamada Kritik Nokta |
|---|---|---|---|
| Kanundan doğan ücretsiz izin | Hakka dayalı | Şartlar varsa kullandırma yükümlülüğü | Dilekçede dayanağın açık yazılması |
| Tarafların anlaşmasına dayanan izin | Mutabakata bağlı | Onay verebilir veya reddedebilir | Yazılı mutabakat ve süre netliği |
Özel sektörde en sık hata, işverenin “işin durumu” gerekçesiyle rıza almadan ücretsiz izin uygulaması yapması veya işçinin sözlü taleple süreci yürütmesidir. Bu noktada ücretsiz izin dilekçesi, ileride doğabilecek ücret, kıdem ve işe dönüş tartışmalarında en güçlü dayanak olur.
Kamuda Ücretsiz İzin Hakkı (657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu)
Kamu görevlileri bakımından ücretsiz izin, sıklıkla “aylıksız izin” kavramı ile karşılanır. Aylıksız izin, memurun belirli bir süre için maaş ve mali haklardan yararlanmadığı; buna karşın statüsünün devam ettiği bir dönemdir. Bu dönem, memurun görev yerinin korunması veya göreve dönüşünün nasıl olacağı gibi idari sonuçları da beraberinde getirir. Kamu düzeni bakımından idarenin süreklilik ilkesi (kamu hizmetinin kesintisizliği) önemli olduğundan, bazı izin türlerinde idareye takdir yetkisi (idarenin değerlendirme alanı) tanınmıştır.
Kamuda ücretsiz izin rejimini doğru okumak için iki ayrım kritiktir: idarenin takdirinde olmayan izinler ve idarenin onayına bağlı izinler. Takdirde olmayan hallerde memurun talebi ve şartların oluşması, iznin verilmesi için yeterli olur. Onaya bağlı hallerde ise idare; hizmetin gereklerini, personel planlamasını ve kurum ihtiyaçlarını dikkate alarak kabul veya ret kararı verebilir.
Uygulamada en sık yapılan hata, memurun aylıksız izin talebini gerekçesiz veya eksik belgeyle sunması ve sürenin net yazılmamasıdır. Ayrıca “erken dönüş” veya “izin uzatma” gibi ek talepler, yine yazılı başvuru ve idari değerlendirme süreci gerektirir. Bu sebeple, kamuda da ücretsiz izin dilekçesi sadece bir formalite değil, idari süreci yöneten temel belgedir.
Hangi Hallerde Ücretsiz İzin Verilir?
Ücretsiz iznin hangi hallerde verileceği, kişinin işçi mi memur mu olduğuna ve talebin kanuni hak mı yoksa mutabakata mı dayandığına göre değişir. Bazı haller, doğrudan sosyal politika amacı taşır ve çalışanın aile hayatını veya zorunlu hizmet yükümlülüklerini korumaya yöneliktir. Bazı haller ise tamamen kişisel ihtiyaçlara bağlı olup işveren veya idarenin değerlendirmesine açık kalır.
| İzin Türü | Kapsam | Özel Sektör | Kamu | Onay / Takdir |
|---|---|---|---|---|
| Doğum sonrası | İşçi / Memur | Kanuni şartlarla ücretsiz izin | Aylıksız izin rejimi | Kanuni hak olan hallerde takdir alanı dar |
| Evlat edinme | İşçi / Memur | Kanuni şartlarla ücretsiz izin | Aylıksız izin rejimi | Şartlar oluştuğunda hak niteliği |
| Askerlik | İşçi / Memur | Askı hali ve işe dönüş kuralları | Görev yeri saklı kalacak şekilde aylıksız sayılma | Zorunlu niteliğe yaklaşan düzen |
| Özel nedenler | İşçi / Memur | Taraf mutabakatına bağlı | Çoğu durumda idari onaya bağlı | Rıza / takdir belirleyici |
Uygulamada kritik nokta, “hangi izin türünün talep edildiği”nin dilekçede net kurulmasıdır. Kanuni hak olan bir durum, rızai izin gibi yazılırsa süreç gereksiz uzayabilir. Rızai izin ise hak gibi ifade edilirse ret halinde uyuşmazlık çıkabilir. Ayrıca ücretsiz izin süresince ücret ve prim yatmayacağı için, kişisel planlama yapılmadan verilen dilekçeler sonradan pişmanlık doğurabilir.
Ücretsiz İzne Ayrılmak İçin Ne Yapmalıyım? (Dilekçe Örneği)
Ücretsiz izne ayrılmak için izlenecek en güvenli yol, talebin yazılı olarak işverene veya idareye sunulmasıdır. Sözlü beyanlar, sonradan ispat sorunu doğurur; özellikle “izin verildi mi?”, “hangi tarihler arasıydı?” ve “rızaya dayalı mıydı?” soruları, uyuşmazlığın merkezine oturur. Bu nedenle ücretsiz izin dilekçesi hazırlanırken şu noktalar mutlaka yer almalıdır: çalışanın kimlik ve görev bilgileri, izin gerekçesi, izin başlangıç ve bitiş tarihleri, talebin dayanağı (kanuni hak veya mutabakat), ek belgeler ve imza.
İzin, karşı tarafın onayına bağlı bir tür ise dilekçe dili “talep ediyorum” şeklinde kurulmalı; işverenin veya idarenin uygun görmesi halinde izin verileceği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Kanuni hakka dayanan hallerde ise dayanak açık yazılmalı ve varsa belge ekleri sunulmalıdır. Ayrıca uygulamada, tarafların anlaşmasına dayanan izinlerde bir “onay şerhi” veya ek protokol ile izin sürecinin kayıt altına alınması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları azaltır.
ÜCRETSİZ İZİN TALEP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
[ŞİRKET ADI / KURUM ADI] İNSAN KAYNAKLARI / PERSONEL BİRİMİNE
[Şehir]
Kurumunuzda/Şirketinizde [Departman/Branş] biriminde [Unvan] olarak görev yapmaktayım. (Sicil No: […], T.C. Kimlik No: […])
[İlgili mevzuat / talep dayanağı] kapsamında, [gerekçenizi açık ve somut yazın] nedeniyle GG.AA.____ tarihinden başlayarak GG.AA.____ tarihine kadar [süre] süreyle ücretsiz izin kullanmak istiyorum.
Gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim.
Ad Soyad: […]
İmza: […]
Ekler: [Gerekliyse belge adı yazılır; örn. rapor, sevk belgesi, görevlendirme yazısı vb.]
Sık Sorulan Sorular
Ücretsiz izin dilekçesi vermeden ücretsiz izne çıkılabilir mi?
Uygulamada bazı işyerlerinde sözlü izin süreçleri görülse de bu yöntem ispat açısından zayıftır. Ücretsiz izin, iş ilişkisini askıya alan bir dönem olduğu için başlangıç-bitiş tarihleri, gerekçe ve taraf iradesi netleşmelidir. Dilekçe veya yazılı onay olmadan geçirilen süreler sonradan “devamsızlık” iddiasına ya da “rızasız ücretsiz izin” tartışmasına dönüşebilir. Bu nedenle ücretsiz izin talebinin yazılı yapılması ve mümkünse karşı tarafın yazılı onayının alınması, hukuki güvenliği artırır.
Ücretsiz izin döneminde maaş ve yan haklar devam eder mi?
Ücretsiz izin, ücret ödeme borcunun geçici olarak durduğu bir dönemdir. Bu nedenle maaşın yanı sıra ücrete bağlı prim, ikramiye ve benzeri yan haklar da kural olarak işlemeye devam etmez. Talep edilen izin türü tarafların anlaşmasına dayanıyorsa, farklı bir düzenleme ancak açık bir yazılı mutabakatla mümkün olabilir. Yazılı metinde ücret ödeneceğine dair bir hüküm yoksa, ücretsiz izin döneminde ücret beklentisi doğmaz.
Ücretsiz izin süresi kıdem hesabına dahil edilir mi?
Genel kural, ücretsiz izin döneminin kıdem hesabında dikkate alınmamasıdır. Çünkü bu dönemde işçi fiilen çalışmaz ve ücret doğmaz; sözleşme askıdadır. Uygulamada kıdem hesabı, çalışılan ve ücret doğuran süre üzerinden kurulur. Bu nedenle uzun süreli ücretsiz izin planlayan çalışanların, kıdem yönünden doğacak etkiyi önceden değerlendirmesi ve dilekçeyi bu bilinçle vermesi önemlidir.
Ücretsiz izinden erken dönmek mümkün mü?
Erken dönüş, izin türüne göre farklı değerlendirilir. Kanuni hakka dayalı bazı izinlerde erken dönüş talebi pratikte mümkün olsa da iş organizasyonu ve idari planlama nedeniyle karşı tarafın onayı gündeme gelebilir. Tarafların anlaşmasına dayanan ücretsiz izinlerde ise erken dönüş, çoğunlukla işverenin kabulüne bağlıdır. Bu nedenle erken dönüş isteniyorsa yazılı bir dilekçe ile talep yapılmalı; işe başlama tarihi net biçimde belirtilmelidir.
Avukat Fatih Tahancı, 2015 yılında Hukuk Fakültesini tam burslu, onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır. Avukatlık stajını Ankara Barosu nezdinde; ceza hukuku, sigorta hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku konularına odaklanmış çeşitli avukatlık bürolarında staj yaparak tamamlamıştır. Avukat Fatih Tahancı Çankaya/Ankara’da bulunan Tahancı Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.