Yargıtay: Trafik Kazası Nedeniyle Güvence Hesabı Tarafından Ödenen Maddi Tazminatın Kusurlu Sürücünün Mirasçılarına Rücu Edilmesi

Av. Fatih Tahancı 28 Ara 2021 7 dk okuma
Yargıtay: Trafik Kazası Nedeniyle Güvence Hesabı Tarafından Ödenen Maddi Tazminatın Kusurlu Sürücünün Mirasçılarına Rücu Edilmesi

Yargıtay: Trafik Kazası Nedeniyle Güvence Hesabı Tarafından Ödenen Maddi Tazminatın Kusurlu Sürücünün Mirasçılarına Rücu Edilmesi

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası nedeniyle açılan rücu davasında zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu'na göre 10 yıldır.
  • Gerekli Belgeler: Rücu davası için, kazaya karışan aracın trafik sigortasının geçersiz olduğunu gösteren belgeler ve ödenen tazminatın kanıtı gerekmektedir.
  • Cezalar: Geçerli bir trafik sigortası bulunmayan sürücüler, meydana gelen bedensel zararlar için tazminat ödemekle yükümlüdür.
  • Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2019/387 E., 2020/3241 K. kararı ile Güvence Hesabı tarafından ödenen tazminatın sürücünün mirasçılarından rücu edilebileceğine hükmetmiştir.


17. Hukuk Dairesi         2019/387 E.  ,  2020/3241 K.

  •  

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine, dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; davalının eşi olan murisi ...’in sevk ve idaresindeki, aracı ile tek taraflı tamamen kendi kusuru ile meydana gelen, 03.11.2008 tarihinde karıştığı trafik kazasında ...’in vefat ettiğini, kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortası bulunmadığından vefat eden sürücünün eşi olan davalı lehine  Sigorta TahkimKomisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 09/10/2015 tarih ve 2015/IHK - 1085 sayılı kararı ile 125.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, Demirci İcra Müdürlüğünün 2015/735 dosyasına müvekkili kurum tarafından, davalıya 14/04/2016 tarihinde 172.701,13 TL, 15/04/2016 tarihinde ise 59,24 TL ödeme yapıldığı, murisin neden olduğu zarardan mirasçısı olarak davalının kişisel olarak sorumlu olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi olmaması sebebiyle müvekkili kurum tarafından ödemenin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu bu sebeple ödeme yapılan bedelin davalıdan tahsili için aleyhinde Demirci İcra Müdürlüğünün 2016/307 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebliğine rağmen, borç ödenmediği gibi borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olup, iptalinin gerektiğini ileri sürerek borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.02.2017 gün ve 2016/123 Esas 2017/29 Karar sayılı ilamında; davanın kabulü ile davalının Demirci İcra Müdürlüğü'nün 2016/307 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 172.701,13 TL ve 59,24 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa %9'u geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nce; ölüm nedeni ile doğrudan davalılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davalılara yansıtılamayacağı, Güvence Hesabı tarafından ödenen destek zarar miktarının rücu için yeniden davalı-mirasçılara başvuruda bulunulmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.02.2017 gün ve 2016/123 E. ve 2016/29 K sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulacağı, yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir.

Yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde davacı Güvence Hesabı zararın sorumlusuna rücu edebileceği açıktır.

Somut olayda araç sürücüsünün eşi, zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda müteveffanın mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçludur.

Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararı güvence yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan Güvence Hesabı, yine yönetmelik gereği ödediği tazminatı, araç sürücüsünün mirasçısı olan davalıya rücu edilebilecektir.

Bu halde ilk derece mahkemesince verilen davanın kabulü kararı yerinde olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince eldeki davanın yönetmelik gereği rücu davası olduğu gözetilerek davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken, ilk derece mahkemesi kararının yazılı gerekçe ile kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; aynı Kanun'un 373/2 maddesi uyarınca dosyanın kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücüye sigortacı tarafından rücu edilemez.

Güvence Hesabı’nın mirasçılara rücu koşulları

Güvence Hesabı, sigortasız aracın sebep olduğu bedensel zararlar için ödeme yaptıktan sonra, kusurlu sürücünün mirasçılarına rücu edebilir. Burada belirleyici olan, ödemenin zarar gören üçüncü kişiye değil, murisin doğurduğu borca ilişkin olmasıdır. Mirasçılar, tereke ve miras hukuku çerçevesinde bu borçtan sorumlu hale gelir.

Destekten yoksun kalma tazminatında mirasçı ve zarar gören ayrımı

Destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçının hem zarar gören hem de borç ilişkisine konu kişi olabildiği özel bir alandır. Bu dosyada davalı, ölen sürücünün eşi sıfatıyla destekten yoksun kalan kişidir; ancak aynı zamanda murisin mirasçısıdır. Bu ikili sıfat, Güvence Hesabı’nın rücu istemini hukuken mümkün kılar.

Rücu hakkının dayanağı olan mevzuat ve kapsamı

Rücu hakkının temel dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Güvence Hesabı’na ilişkin hükümleridir. Kanun, sigortasızlık veya benzeri hallerde bedensel zararların belirli sınırlar içinde karşılanmasını öngörür. Ödeme yapan Güvence Hesabı, şartları oluştuğunda bu bedeli sorumlulara veya mirasçılarına yöneltebilir. Kapsam, teminat türü ve ödeme sebebiyle sınırlıdır.

Güvence Hesabı ödeme yapınca hangi durumlarda geri ister

Güvence Hesabı, zorunlu sigortanın hiç yaptırılmaması, aracın tespit edilememesi ya da teminat dışı kalan bazı hallerde ödeme yapabilir. Ancak ödeme yapılması, sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Hesap, kanunun izin verdiği ölçüde ödeme yaptığı kişiye değil, zarardan sorumlu olan tarafa yönelir. Bu nedenle rücu, ödemenin tamamlayıcı sonucudur.

Sigortasız araçla ölümlü kazada mirasçının sorumluluğu

Sigortasız araçla meydana gelen ölümlü kazada mirasçı, otomatik olarak kişisel kusurundan değil, muristen intikal eden borçtan dolayı sorumlu olabilir. Mahkeme, borcun kaynağını murisin trafik kazasıyla doğurduğu tazminat yükümlülüğünde görür. Bu yüzden destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiş olsa bile rücu talebi tamamen ortadan kalkmaz.

Destekten yoksun kalma tazminatı neden rücu sorumluluğunu kaldırmaz

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin yakınlarının uğradığı ekonomik kaybı karşılar; fakat bu ödeme, murisin borcunu silmez. Yargılama konusu olayda tazminat, sigortasız araç nedeniyle Güvence Hesabı tarafından ödenmiştir. Hesap, ödemeyi yapınca, bunu doğuran sorumluluğu tereke ve miras ilişkisi içinde geri isteme hakkını korur.

İcra takibine itirazın iptali nasıl değerlendirilir

İcra takibine itirazın iptali davasında mahkeme, alacağın varlığını ve takibin dayanağını inceler. Bu dosyada da esas sorun, Güvence Hesabı’nın ödediği bedeli davalıdan isteyip isteyemeyeceğidir. İlk derece mahkemesi alacağı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi reddetmiş, Yargıtay ise rücu hakkı yönünden değerlendirme yapmıştır.

Faiz başlangıcı ve ödeme tarihleri

Faiz hesabında ödeme tarihleri önemlidir; çünkü rücu alacağı, ödeme ile birlikte doğar. Dosyada 14/04/2016 ve 15/04/2016 tarihli ödemeler bulunduğu anlaşılmaktadır. Uygulamada faiz, icra takibinde belirtilen tarihten veya temerrüt koşullarına göre istenebilir. Mahkeme, faiz türünü ve başlangıcını borcun niteliğine göre belirler.

Karardaki icra dosyası ve takip süreci

Takip süreci, ödeme emrinin tebliğiyle başlar ve borçlunun itirazı halinde durur. Bu olayda Güvence Hesabı, icra takibi başlatmış; davalı itiraz edince dava itirazın iptali niteliği kazanmıştır. Yargılama, alacağın tahsil kabiliyetini ve itirazın hukuki dayanağını denetlemiştir. Böylece icra dosyası, rücu uyuşmazlığının merkezine yerleşmiştir.

Kararın pratik sonucu sigortasız araç sahipleri için nedir

Kararın pratik sonucu, sigortasız araçla ölümlü kazaya sebep olan kişinin mirasçılarının, Güvence Hesabı’nın yaptığı ödemeler bakımından tamamen korumasız olmadığıdır. Hesap, kanun kapsamında yaptığı ödemeyi geri isteyebilir. Bu yaklaşım, zorunlu sigorta sistemini güçlendirir ve sigortasız kullanımın sonuçlarını miras ilişkisi üzerinden de görünür kılar.

Benzer içtihatlarda mirasçılara yönelen rücu yaklaşımı

Benzer içtihatlarda Yargıtay, zarar görenin aynı zamanda mirasçı olması halinde borcun kaynağına odaklanır. Esas ölçüt, ödemenin hangi hukuki sebeple yapıldığı ve bu borcun terekeye intikal edip etmediğidir. Rücu, kişisel cezalandırma değil, kanuni sorumluluğun tahsili olarak görülür. Bu nedenle mirasçılık sıfatı başlı başına koruyucu olmaz.

Güvence Hesabı’nın kapsamı neden önemlidir

Güvence Hesabı’nın kapsamı, zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı veya işlev görmediği hallerde devreye giren kamusal güvence mekanizmasını gösterir. Sistem, zarar göreni korurken sorumlu tarafı tamamen serbest bırakmaz. Bu nedenle ödeme yapılması, rücu ihtimalini de birlikte doğurur. Uygulamada sınır, kanundaki teminat ve sorumluluk çerçevesiyle çizilir.

Bu kararın trafik kazası davalarına etkisi

Bu karar, trafik kazası davalarında mirasçılık ve destekten yoksun kalma kavramlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Sigortasız araçla meydana gelen ölümde, Güvence Hesabı’nın ödediği bedel otomatik olarak nihai yük haline gelmez; kanunun izin verdiği ölçüde rücu edilir. Böylece mahkemeler, zarar gören koruması ile sorumluluk dengesini birlikte kurar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 21 Ağustos 2024

0 Yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp