Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/12186 E. , 2019/5678 K.
(Yargıtay: Trafik Kazası - Sigorta Rücu Davası - Alkolün Etkisi - Bilirkişi)
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: Sigorta rücu davalarında zamanaşımı süresi, 10 yıl olarak belirlenmiştir.
- İspat Yükümlülüğü: Kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana geldiğini ispat yükümlülüğü sigorta şirketine aittir.
- Gerekli Belgeler: Alkol tespit tutanağı, promil ölçüm raporu veya kan tahlili sonuçları gibi objektif belgelerin bulunması gereklidir.
- Cezalar: Eğer sürücünün alkol oranı kaza anında belirlenemezse, hasarın sigorta teminatı dışında kalması için yeterli delil bulunmadığı takdirde tazminat talebi kabul edilmeyebilir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağına dayalı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve ihbar olunan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili; 28.07.2011 tarihinde davacı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ve davalının maliki olduğu aracın (ihbar olunan) sürücüsünün alkollü ve tam kusurlu olması nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde, davacı tarafından zarar gören araç malikine 5.500,00 TL hasar tazminatının ödendiğini ve bu tazminatın rücuen tahsili amacıyla sigortalı araç maliki davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığını belirterek icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; görev itirazında bulunduklarını, davacının dava dışı sürücünün alkollü olmasına dayanarak kazanın gerçekleştiğine dair iddiasının gerçek dışı olup rizikonun teminat dışında kalması için sürücünün alkollü olmasının yeterli olmayıp kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluştuğunun da ispatı gerektiğini ve davanın dava dışı sürücüye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan toplam 6.447,62 TL alacaklı olduğunun tespiti ile davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/3151 sayılı takip dosyasına yaptığı vaki itirazın iptali ile takibin 6.447,62 TL üzerinden devamına, 5.500,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak avans faizi uygulanmasına, davacı lehine davalı aleyhine toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili ve ihbar olunan tarafından temyiz edilmiştir.
1-... ihbar olunan sıfatı ile davada yer almış olup, dava ihbar olunan ..., davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından, kararı temyizde hukuki menfaati yoktur. Bu nedenle, ihbar olunan ...'ın temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Somut olayda, trafik kazası sonrası tutulan kaza tespit tutanağında sürücünün alkollü olduğuna veya oranına ilişkin bir belirleme bulunmamakta olup dosya kapsamında sadece Zara Devlet Hastanesi'nin 28/07/2011 tarih ve 28519 numaralı ... adına düzenlenmiş haricen koklamakla alkol(+) olduğunun belirtildiğine ilişkin adli rapor mevcuttur.
Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca düzenlenen 10.08.2015 tarihli raporda da hekim raporundaki koklamakla alkollü olduğu ifadesinin alkol ölçümü ile desteklenmediğinden cihetle ...'ın olay anında alkollü olup olmadığı, alkollü ise alkolün düzeyi ve kişi üzerindeki etkilerinin neler olduğu hususlarında yorum yapılamadığı bildirilmiş; yine ceza dosyasında sürücü ...'ın alkollü iken trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğine dair somut ve her türlü şüpheden uzak delillerin bulunamadığından hakkında beraat kararı verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Mahkeme ise alınan kusur raporlarına dayanarak sürücü ...'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu belirlemeleri doğrultusunda sürücünün alkollü olsa da olmasa da kusurlu hareketiyle kazaya sebep olduğu, KTK'na muhalefet ettiği, dava dışı sürücünün tamamen kusurlu olduğu, davalının da maliki bulunduğu aracın verdiği zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından dava konusu olayda rücuen tazminat şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.
Bu durumda mahkemece tüm bu hususlar göz önünde tutularak alkolün tespitine yönelik tetkikin yapılmadığı, alkolün düzeyine bağlı olarak şahıstaki etkilerini değerlendirilebilecek bir raporun da dosya içerisinde mevcut olmadığının anlaşıldığı ve ceza mahkemesinin, olayın oluş biçimine ilişkin tespiti ve TBK'nun 74. maddesi gereğince bu tespitteki maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı hususları gözetilerek İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek iki trafik uzmanı ve bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da kazada etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve ihbar olunan ...'a geri verilmesine 08/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Alkol Raporu Eksikliği
Alkol raporu eksikliği, özellikle trafik kazalarına ilişkin tazminat ve rücu davalarında davanın sonucunu doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur. Yargı uygulamalarına göre, sigorta şirketi, ödemeyi yapan taraf sıfatıyla kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana geldiğini ispat etmekle yükümlüdür. Bu ispatın sağlanabilmesi için resmî alkol tespit tutanağı, promil ölçüm raporu veya kan tahlili sonuçları gibi objektif ve bilimsel belgelerin dosyada bulunması gerekir.
Alkol raporunun eksik olması durumunda, mahkeme yalnızca tanık beyanları veya tahmine dayalı değerlendirmelerle sonuca gidemez. Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, somut delil bulunmadığı sürece sürücünün alkollü olduğu varsayılamaz. Dolayısıyla, alkol raporu eksikliğinde sigorta şirketinin rücu talebi reddedilebilir veya tazminat miktarı farklı şekilde değerlendirilebilir.
Bu nedenle, kazaya ilişkin tüm yasal işlemlerde alkol tespit tutanağının eksiksiz düzenlenmesi ve dosyaya eklenmesi büyük önem taşımaktadır.
Alkollü Trafik Kazası Yargıtay Kararları
Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, sürücünün yalnızca alkollü olmasının tek başına teminatı dışlamaya yetmeyeceği; kaza ile alkol arasında illiyet bağının somut delillerle ortaya konması gerektiği yönündedir. Bu nedenle, sigortacının rücu edebilmesi veya teminatı daraltabilmesi için olayın münhasıran alkol etkisiyle gerçekleştiğinin ispatı aranır.
İspat bakımından alkol tespit tutanağı, nefes/kan ölçümü gibi objektif veriler esastır; illiyet bağı kanıtlanamazsa rücu talepleri reddedilebilir. İspat yükü çoğu durumda sigortacıdadır.
Ceza yargılamasında Yargıtay, 1,00 promil ve üzeri alkollü araç kullanımının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldırabileceğini; bu hâllerde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanabileceğini kabul etmektedir. (Örn. Yargıtay 12. CD, E.2021/4178)
Ayrıca, alkollü olduğunu bilerek sürücünün aracına binen zarar görenin müterafik kusuru gündeme gelebilir ve tazminatta indirim yapılabilir.
Alkollü Araç Kullanma Sigorta Rücu
Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında sigortacı, zarar görene ödediği tazminatı; kaza ilgili mevzuatta izin verilen sınırın üzerinde alkollü sürüş sırasında meydana gelmiş ve kaza ile alkol arasında illiyet bağı somut delillerle ispatlanmışsa sigorta ettirene rücu edebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, sırf alkollü olmak tek başına rücu için yeterli değildir; alkolün kazayı münhasıran etkilediği bilimsel/objektif verilerle (alkol tespit tutanağı, nefes/kan ölçümü, bilirkişi analizi) ortaya konmalıdır. İspat yükü kural olarak sigortacıya aittir ve husumet, kural olarak sigorta ettirene yöneltilir.
Alkollü Ölümlü Trafik Kazası Yargıtay Kararları
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı, sürücünün alkollü olmasının tek başına yeterli olmadığını; tazminat ve rücu bakımından kaza ile alkol arasında illiyet bağının objektif delillerle (nefes/kan ölçümü, tutanak, bilirkişi) ispatlanmasını arar. Bu nedenle, rücu iddiasında ispat yükü kural olarak sigortacıdadır.
Ceza yargılamasında yüksek promil ve ağır kural ihlalleri (aşırı hız, kırmızı ışık) varsa bilinçli taksir uygulanır; ceza alt sınırdan uzaklaştırılarak artırılır. (Örn. 3,07 promil olayında bilinçli taksir kabulü; 12. CD kriter kararı.)
Ölümlü kazalarda kusur dağılımı yapılırken; sürücünün aşırı alkol düzeyi, ihlal sayısı ve olayın oluş şekli dikkate alınır. Yolcunun alkollü sürüşü bilerek araca binmesi durumunda müterafik kusur indirimi de gündeme gelebilir.
Sigorta hukuku yönüyle, alkollü sürüş saptansa dahi illiyet bağının yokluğu hâlinde teminat devam eder; bağ kanıtlanırsa sigortacı rücu edebilir
Alkollü Tek Taraflı Trafik Kazası
Alkollü tek taraflı trafik kazalarında temel hukuki tartışma, kaza ile alkol arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığıdır. Yalnızca sürücünün alkollü olması tek başına teminat dışılık için yeterli görülmez; kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana geldiği objektif delillerle (alkol tespit tutanağı, nefes/kan ölçümü, olay yeri incelemesi, bilirkişi raporu) ispatlanmalıdır.
Zorunlu Trafik Sigortası yönünden sigortacı, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, illiyet bağı ispatlanırsa rücu edebilir. İlliyet kanıtlanamazsa teminat devam eder ve rücu imkânı doğmaz. Tek taraflı olaylarda hasarın oluş şekli (yol, hava, hız, sürüş manevraları, fren izi analizleri) bilirkişilikle ayrıntılı incelenir.
Ceza boyutunda, yüksek promil düzeyleri ve ağır kural ihlalleri bir aradaysa bilinçli taksir değerlendirmesi yapılabilir. Ayrıca sürücünün ehliyet durumu, kaçma/kaçmama, yardım yükümlülüğü gibi hususlar cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
Uygulamada, eksik alkol delili veya yöntemine uygun alınmamış ölçüm kayıtları varsa, illiyet bağı kurulamadığı için rücu talepleri reddedilebilmekte; buna karşılık, usulüne uygun yüksek promil + teknik kusur birlikteliğinde rücu kabul edilebilmektedir.
Alkollü trafik kazalarında rücu hakkının şartları
Alkollü trafik kazalarında rücu hakkı, yalnızca sürücünün alkollü bulunmasına değil, teminat dışı kalan bir halin ve illiyet bağının ispatına dayanır. Sigortacı, ödediği tazminatı geri isteyebilmek için kazanın poliçe ve genel şartlar kapsamındaki rücu sebeplerinden biriyle meydana geldiğini göstermelidir. Bu nedenle alkollülük olgusu tek başına yeterli kabul edilmez; olayın oluş şekli ayrıca değerlendirilir.
Alkol raporu eksikse sigorta rücu davası nasıl değerlendirilir
Alkol raporu eksikse sigorta rücu davası, mevcut delillerin ispat gücüne göre değerlendirilir. Sadece “haricen koklamakla alkollü” ibaresi bulunan bir kayıt, ölçüm sonucu veya laboratuvar tespiti içermediğinde tek başına kesin kanaat oluşturmayabilir. Mahkeme, kazanın oluşumu, tutanak içeriği, tanık anlatımları ve teknik inceleme ile birlikte delilleri bütün halinde tartar. Eksik rapor, davayı otomatik olarak kabul ettirmez.
Sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücüye rücu edilebilir mi
Sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücüye rücu edilebilir mi sorusunda, cevap olayın hukuki niteliğine göre değişir. Zorunlu trafik sigortasında sigortacı çoğu durumda sigortalı işletene veya poliçe kapsamındaki sorumluluk ilişkisine dayanır. Ancak teminat dışı davranışın faili olan sürücü, somut olayda doğrudan sorumluluk ilişkisi içinde değilse, rücu talebinin yöneltileceği kişi ayrıca tartışılmalıdır. Taraf sıfatı ve sorumluluk zinciri belirleyicidir.
Yargıtay’a göre alkollü araç kullanma tek başına rücu için yeterli mi
Yargıtay’a göre alkollü araç kullanma tek başına rücu için yeterli değildir. Rücu için yalnızca alkol varlığı değil, alkolün kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu da ortaya konulmalıdır. Bu yaklaşım, sigortacının her alkollü sürüşte otomatik geri dönüş hakkı bulunduğu anlamına gelmez. Mahkeme, sürücünün kusurunu, kazanın oluş biçimini ve teminat dışı hal ile zarar arasındaki bağlantıyı birlikte inceler.
Alkollü trafik kazasında bilirkişi ve ATK raporunun önemi
Alkollü trafik kazasında bilirkişi ve ATK raporu, kazanın teknik ve tıbbi boyutunu aydınlatan temel delillerdendir. Özellikle alkol miktarı, sürüş yeteneğine etkisi, reaksiyon kaybı ve kaza mekanizması bakımından uzman görüşü gerekir. Adli Tıp Kurumu’nun kanaati, dosyadaki eksikliği tamamlayabilir veya yetersiz veri nedeniyle kesin görüş veremeyebilir. Bu durumda mahkeme, raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
KTK 95/2 kapsamında sigortacının rücu sebepleri
KTK 95/2 kapsamında sigortacının rücu sebepleri, kanun ve genel şartlarda sınırlı olarak düzenlenmiştir. Ağır kusur, kasıt, ehliyetsiz araç kullanma, alkollü veya uyuşturucu etkisi altında sürüş ve benzeri haller bu çerçevede incelenir. Her olayda hangi sebebin gerçekleştiği somut delille belirlenmelidir. Rücu, istisnai nitelikte olduğundan geniş yorumlanmaz; ispat yükü sigortacı üzerindedir.
Haricen koklamakla alkollü kaydının delil değeri
Haricen koklamakla alkollü kaydının delil değeri sınırlıdır. Bu ifade, sürücünün alkol aldığını düşündürebilir; ancak ölçüm sonucu, kan testi veya teknik tespit bulunmadıkça kesin ve nicel bir ispat sağlamaz. Özellikle rücu davalarında mahkeme, bu tür notları tek başına yeterli görmeyebilir. Delilin değeri, tutanağın düzenlenme biçimi ve diğer kayıtlarla uyumuna bağlı olarak değişir.
Alkolün kazanın münhasır nedeni olması ne anlama gelir
Alkolün kazanın münhasır nedeni olması, zarar doğuran olayın yalnızca alkol etkisiyle meydana gelmesi anlamına gelir. Bu ayrım önemlidir; çünkü sürücünün alkollü olması ile kazaya alkolün sebebiyet vermesi aynı şey değildir. Rücu için çoğu değerlendirmede illiyet bağı aranır. Sürücünün başka bir kusuru, yol durumu veya üçüncü kişinin davranışı varsa münhasır neden tartışması değişebilir.
Ceza dosyasındaki kararın hukuk davasına etkisi
Ceza dosyasındaki kararın hukuk davasına etkisi, kesin hüküm ve delil değerlendirmesi bakımından sınırlı biçimde ortaya çıkar. Ceza yargılamasında beraat verilmesi, hukuk davasında otomatik sonuç doğurmaz; ancak dosyadaki teknik tespitler ve maddi vakıa hakkında önemli veri sağlayabilir. Hukuk mahkemesi, ceza dosyasındaki raporları, tutanakları ve gerekçeyi serbestçe değerlendirir. Her iki yargılama kendi delil rejimine tabidir.
İhbar olunan sürücünün temyiz ehliyeti
İhbar olunan sürücünün temyiz ehliyeti, davada taraf olup olmadığına ve hakkında hüküm kurulup kurulmadığına göre belirlenir. Dava dışı sürücü yalnızca ihbar olunan sıfatıyla yer almışsa, aleyhine karar verilmediği sürece temyiz menfaati bulunmayabilir. Bu nedenle temyiz incelemesinde önce hukuki yarar araştırılır. Taraf sıfatı ile ihbar olunan sıfatı arasındaki fark sonuç bakımından belirleyicidir.
Sigorta rücu davasında ispat yükü kime aittir
Sigorta rücu davasında ispat yükü kural olarak sigortacıya aittir. Sigortacı, ödediği tazminatın hangi hukuki sebeple geri istenebileceğini, teminat dışı halin gerçekleştiğini ve illiyet bağını ortaya koymalıdır. Davalı ise buna karşı delil sunabilir, raporların yetersizliğini ileri sürebilir. Mahkeme, eksik ispat halinde rücu talebini kabul etmez. Rücu davalarında soyut iddia yeterli sayılmaz.
Kaza tespit tutanağı alkol tespiti için yeterli midir
Kaza tespit tutanağı alkol tespiti için her zaman yeterli değildir. Tutanakta sürücünün davranışı, kazanın oluşu ve ilk gözlemler yer alabilir; fakat alkol oranını teknik olarak belirlemeyebilir. Özellikle alkollülük iddiası, sağlık raporu, kan testi veya uzman incelemesiyle desteklenmelidir. Tutanak, diğer delillerle birleştiğinde anlam kazanır. Tek başına düzenlenmiş notlar kesin sonuç doğurmaz.
Alkollü sürüşte tazminat ve rücu arasındaki fark
Alkollü sürüşte tazminat ve rücu arasındaki fark, zararın önce mağdura ödenip sonra sorumluya dönülmesidir. Sigortacı, ZMSS kapsamında üçüncü kişiye ödeme yapabilir; ancak şartları oluşursa bu ödemeyi geri isteyebilir. Böylece mağdur korunurken, teminat dışı davranışın sonucu sigortalı veya sorumlu kişiye yüklenebilir. Bu sistem, sigorta koruması ile sorumluluk dengesini birlikte gözetir.
Bu kararın emsal niteliğinde öne çıkan yönü
Bu kararın emsal niteliğinde öne çıkan yönü, “haricen koklamakla alkollü” kaydının tek başına yeterli görülmemesidir. Yargıtay, alkolün varlığı kadar kazayla bağlantısının da araştırılmasını ister. Böylece rücu davalarında biçimsel bir not yerine teknik ve somut ispat aranır. Karar, eksik alkol tespitlerinde otomatik rücu sonucuna gidilemeyeceğini gösteren önemli bir uygulama örneği oluşturur.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.