5 Yıl İkamet İle Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır?

Av. Fatih Tahancı 16 Oca 2025 8 dk okuma
5 Yıl İkamet İle Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır?

5 Yıl İkamet İle Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır? Türk vatandaşlığın kazanılması 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu’nda bütün detaylarıyla birlikte düzenlenmiştir. Bu kapsamda TVK m.5’te Türk vatandaşlığının, doğumla veya sonradan kazanılma olmak üzere başlıca iki şekilde kazanılacağı öngörülmüştür.Doğumla kazanılan vatandaşlığın kendiliğinden kazanılmasına karşın sonradan Türk vatandaşlığının kazanılması bazı prosedürlere bağlanmıştır. Bu bilgiler ışığında başlıktan da anlaşılacağı üzere beş yıl ikamet ile Türk vatandaşlığının kazanılması, vatandaşlığın sonradan kazanılmasına ilişkin olacaktır. Zira vatandaşlığın kazanılması beş yıl ikamet gibi bir şarta bağlanmıştır. Belirtmek gerekir ki; bu konuda tek şart 5 yıl ikamet değildir. Konuya ilişkin detayları aşağıda bulabilirsiniz.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süresi: Türk vatandaşlığı için başvuru tarihinden geriye doğru kesintisiz 5 yıl ikamet şartı aranır.
  • Gerekli Şartlar:
    • Ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.
    • Kesintisiz 5 yıl Türkiye'de ikamet etmek.
    • Türkiye'de yerleşme niyeti göstermek.
    • Genel sağlık bakımından tehlike oluşturan bir hastalığı bulunmamak.
    • İyi ahlak sahibi olmak.
    • Yeterli seviyede Türkçe bilmek.
    • Geçimini sağlayacak meslek veya gelire sahip olmak.
    • Milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel oluşturmamak.
  • Belgeler: Adli sicil kaydı, sağlık raporu ve yeterli Türkçe bilgilere dair belgeler gereklidir.
  • Cezalar: Milli güvenlik ve kamu düzeni açısından tehdit oluşturan başvurular reddedilir; bu durum yetkili makamların takdirine bağlıdır.

5 Yıl İkamet Yoluyla Vatandaşlık Alma Şartları

Doğumdan hariç her türlü sebeple vatandaşlık kazanılması sonradan kazanılmadır. TVK m.9’da Türk vatandaşlığının sonradan kazanılma halleri üç başlık olarak düzenlenmiştir. Buna göre Türk vatandaşlığı, 

  • Yetkili makam kararı,
  • KKTC vatandaşlarının Türk vatandaşlığını kazanması
  • Seçme hakkının kullanılması suretiyle sonradan kazanılabilir.

Beş yıl ikamet etmek suretiyle vatandaşlık kazanılması yetkili makam kararına bağlıdır. Yetkili makam kararı ile vatandaşlığın kazanılması “telsik” olarak da ifade edilir. 

Yetkili makam kararı ile sonradan vatandaşlığa alınma (telsik) da kendi içerisinde bazı alt başlıklara ayrılır:

Beş yıl ikamet şartıyla Türk vatandaşlığının kazanılması adi telsik kapsamındadır ve adi telsik de TVK m.10 ve m.11’de düzenlenir.

TVK m.10, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancının aynı kanunda belirtilen bazı şartları taşıması gerektiğini ifade eder. TVK m. 11 ise bu şartları düzenler. Buna göre:

MADDE 11 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;

a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne

sahip olmak,

b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,

c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,

ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,

d) İyi ahlak sahibi olmak,

e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,

f) Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,

g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak,

şartları aranır.

Anlaşılıyor ki; telsik müessesesinde üç önemli unsur bulunur:

1. Kişinin vatandaşlığını kazanmak istediği ülke ile çok sıkı maddi/manevi bağı veya irtibatı.

2. Kişinin vatandaşlık kazanma iradesini yetkili makamlara bildirmesi.

3. Bu istem üzerine yetkili bir makamın karar vermesi.

Önemle belirtmek gerekir ki; kişi, kanunda belirtilen diğer tüm şartları sağlamış olsa bile yetkili makamların bu konuda takdir yetkisi var kabul edilmektedir. Bu yetki elbette ki keyfi kullanıma kapalıdır. 

Ergin ve Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmak

Milletlerarası hukukta geçerli ortak tek bir Medeni Kanun’un bulunmaması sebebiyle ehliyet şartlarını taşıyıp taşımamak bazı tartışmalara sebebiyet verebilir. Bu durumu öngören kanun koyucu şartları düzenleyen 11. maddenin ilgili bendine “Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak” detayını düşmüştür.

Belirtmek gerekir ki kanunun aradığı ehliyetlilik hali yalnızca kişinin milli hukukunda öngörülen yaş şartı olmayıp yaş dışında diğer ergin olma hallerinin varlığı da yeterli olacaktır. 

5 Yıl Kesintisiz Olarak Türkiye’de İkamet Etmek

Bir ülkede uzun zamandan beri ikamet etmek o ülkenin şartlarını görüp uyum sağlamanın en önemli göstergesi olarak kabul edilir. Kanun koyucu “başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz 5 yıl boyunca ikamet etmek” demek suretiyle bu süreyi 5 yıl olarak tayin etmiştir.

Her ne kadar kanun lafzı bu şekilde olsa da uygulamada salt 5 yıl ikamet şartı yeterli görülmemektedir. Bunun yanında kişinin ülkede yerleşme iradesini gösteren şekilde ikamet etmiş olması şartı aranmaktadır. Yerleşme niyeti ise TVK m. 11/1-c uyarınca kişinin davranışları ile teyit edilecektir.

Türkiye’de Yerleşme Niyetine Yönelik Davranışlarda Bulunmak

Yerleşme niyeti bakımından Türkiye’de taşınmaz mal edinmek, Türk vatandaşı ile evlilik, yatırım yapması gibi hususlar yerleşme niyetinin varlığı bakımından karine kabul edilir. Söylenebilir ki Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen kişinin hayatının geri kalanını veya çoğunluğunu ağırlıklı olarak Türkiye’de geçirmek istediği bir şekilde anlaşılıyorsa kişinin yerleşme niyeti vardır denilebilir.

Tehlikeli Hastalığa Sahip Olmamak

Türkiye’ye yerleşmek isteyen kişinin bulaşıcı veya tehlikeli bir hastalığa sahip olmaması kamu sağlığını korumak amacıyla vatandaşlığın kazanılması sırasında önem arz eder. Bunun önceden tespiti mümkün olmamakla birlikte ilgili sağlık kurum veya kuruluşlarından alınacak rapor ile tespiti mümkün olacaktır. Şayet kişinin belirtilen hususlar bakımından bir hastalığı bulunmuyor ise kanunda öngörülen şart sağlanmış sayılır. 

Ahlakı İyi Olmak

Soyut bir durumun somut tespiti kimi zaman zor olabilmektedir. Bu bakımdan bazı belgelere başvurmak aydınlatıcı olmaktadır. Örneğin kişinin adli sicil kaydı ahlaki durumuna dair bazı ipuçları verebilir. Ayrıca sosyal kurallara uygun davranmak da kişinin iyi ahlak sahibi olması bakımından yol göstericidir.​

Türkçeyi Yeterli Seviyede Bilmek

Vatandaşlık başvurusu yapan kişinin Türkçe’yi en azından temel düzeyde bilmesi beklenir. Zira vatandaşı olacağı ülkede iletişim konusunda zorluk çekmemesi gerekir. Bu bakımdan mülakatlar yapılabilmesi mümkündür.

Geçim Sağlayacak Meslek veya Gelir Sahibi Olmak

Yerleşme niyetinde bulunan bireylerin, kendilerini ve ailelerini geçindirebilecek bir mesleğe veya gelir kaynağına sahip olmaları beklenir. Zira başvuru yapan kişinin sosyal yardımlara bağımlı olmadan yaşayabileceğini kanıtlaması gerekir.

Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni Bakımından Engel Oluşturmamak

Türkiye’ye yerleşmek isteyen kişilerin, milli güvenlik ve kamu düzeni açısından tehdit oluşturmaması gereklidir. Bu bakımdan kanun koyucu bu husustaki tespiti açıkça belirtmeyip yetkili makamların tespit ve takdirine bırakmıştır. Örneğin güvenlik soruşturmaları kapsamında, başvuru sahiplerinin geçmişlerine bakılabilir.

5 Yıl Kesintisiz İkamet Süresinin Hesaplanması

Kanun koyucu ilgili madde lafzında “başvurudan itibaren geriye doğru 5 yıl Türkiye’de ikamet etmek” demek suretiyle 5 yılın başlangıç süresini tespit etmiştir.

Belirtmek gerekir ki bu 5 senelik ikamet süresi hesaplanırken kısa süreli ziyaretler veya geçici ikamet izinleri genellikle süreye dahil edilmez. Belirtilen 5 senenin kesintisiz olması ve yerleşme niyetiyle kullanılmış olması da önem arz eder.

5 Yıl Kesintisiz İkamet ve İkamet Süresinin Nasıl Hesaplandığı

5 yıl kesintisiz ikamet vatandaşlık başvurusunda, süre başvuru tarihinden geriye doğru hesaplanır. Bu hesapta Türkiye’de yasal ve devamlı bulunma aranır. Kısa süreli yurt dışı çıkışlar her durumda otomatik olarak hakkı ortadan kaldırmaz; ancak ikametin sürekliliğini zedeleyen uzun ve sık ayrılıklar değerlendirmeyi etkiler. İkamet türünün niteliği ve kesintinin oluşup oluşmadığı somut olaya göre belirlenir.

Türkiye Dışına Çıkışların Kesintisiz İkamet Şartına Etkisi

Türkiye dışına çıkışlar, kesintisiz ikamet şartını her zaman sona erdirmez. İdare, kişinin fiilen Türkiye ile bağını koruyup korumadığını inceler. Kısa ve geçici ayrılıklar çoğu durumda tek başına olumsuzluk yaratmaz. Buna karşılık uzun süreli yurtdışı kalışları, yerleşme iradesiyle çelişen davranışlar ve ikamet düzenini bozan hareketler başvurunun değerlendirilmesinde önem taşır.

İkamet Süresine Hangi İzinler Dahil Edilir

İkamet süresi, yabancının Türkiye’de hukuka uygun ve kesintisiz bulunmasına göre değerlendirilir. Çalışma izni, aile ikamet izni veya öğrenci ikamet izni gibi izinler somut duruma göre süre hesabında dikkate alınabilir. Ancak her izin türü aynı şekilde değerlendirilmez. İzinlerin geçerlilik süresi, yenileme tarihleri ve statü değişiklikleri ikamet hesabında belirleyicidir.

Türkçe Bilmek Şartı ve Dil Yeterliliğinin Değerlendirilmesi

Türkçe bilmek şartı, başvuranın günlük ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde iletişim kurabilmesini hedefler. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun ilgili hükümleri ve uygulama esasları birlikte değerlendirilir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu 16. madde Türkçe bilmek şart mı sorusu bakımından, dil yeterliliği istisnasız bir formalite değil, somut yeterlilik incelemesidir. Kişinin anlaşılır biçimde ifade verebilmesi aranır.

Türkçe Yeterliliğinde İstisna ve Esneklik Halleri

Türkçe yeterliliği, her başvuru sahibinde aynı yoğunlukta değerlendirilmez. Yaş, sağlık durumu ve fiili iletişim kapasitesi somut olayda dikkate alınabilir. Özellikle ileri yaş, ciddi sağlık sorunları veya iletişimi etkileyen özel durumlar varsa idare daha farklı bir değerlendirme yapabilir. Bu değerlendirme, kanundaki şartı ortadan kaldırmaz; ancak başvurunun incelenme biçimini etkileyebilir.

Başvuru Sürecinde Gerekli Belgeler

Başvuru sürecinde kimlik, pasaport, ikamet izni, ikamet dökümü, doğum belgesi, medeni hâl belgesi ve gelir veya meslek durumunu gösteren evraklar talep edilir. Belgelerin eksiksiz ve güncel olması önemlidir. Gerekirse adli sicil, sağlık ve Türkçe yeterliliğine ilişkin bilgi ve belgeler de dosyaya eklenir. Belge uyumsuzluğu başvurunun uzamasına yol açabilir.

İkamet Dökümü ve Süreyi Destekleyen Kayıtlar

İkamet dökümü, başvuru sahibinin Türkiye’de kalış süresini gösteren temel belgedir. Bu kayıt, giriş çıkış hareketleri ve izin süreleriyle birlikte incelenir. Adres kayıtları, pasaport mühürleri ve önceki ikamet izinleri süre hesabını destekler. Belgelerdeki tarih uyuşmazlıkları, kesintisiz ikamet şartının değerlendirilmesini zorlaştırır. Bu nedenle kayıtların tutarlı olması başvuru bakımından önemlidir.

Gelir veya Meslek Şartının Uygulamadaki Önemi

Gelir veya meslek şartı, başvuranın Türkiye’de kendisini ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri geçindirebilmesini amaçlar. Düzenli maaş, serbest meslek faaliyeti, ticari faaliyet veya başka meşru gelir kaynakları bu değerlendirmede dikkate alınır. Gelirin kaynağı, sürekliliği ve belgelenebilir olması önemlidir. Yetersiz veya belirsiz gelir, başvurunun olumsuz değerlendirilmesine neden olabilir.

İyi Ahlak ve Kamu Düzeni İncelemesi

İyi ahlak ve kamu düzeni, vatandaşlık başvurusunda maddi şartlar kadar önemlidir. Adli sicil kayıtları, devam eden soruşturmalar, sahte belge kullanımı veya toplumsal düzeni etkileyen davranışlar değerlendirilir. İdare, kişinin sadece geçmiş suç kayıtlarına değil, genel yaşam tutumuna da bakar. Bu inceleme, vatandaşlığa kabulde geniş bir güven değerlendirmesi anlamına gelir.

Takdir Yetkisi ve Başvurunun Reddine Yol Açabilecek Nedenler

Takdir yetkisi, tüm şartlar sağlansa bile başvurunun otomatik kabul edilmeyeceği anlamına gelir. İdare, milli güvenlik, kamu düzeni, belge tutarsızlığı, ikamet sürekliliği eksikliği ve yerleşme iradesinin zayıflığı gibi nedenleri değerlendirebilir. Ret kararı gerekçeli olmalıdır. Başvuru sahibinin beyanları, belgeleri ve fiili yaşamı arasında çelişki bulunması olumsuz sonuç doğurabilir.

Vatandaşlık Başvurusunda Yerleşme İradesinin Gösterilmesi

Yerleşme iradesi, yalnızca başvuru dilekçesiyle değil, hayatın olağan akışıyla ortaya konur. Türkiye’de düzenli adres beyanı, aile yaşamı, çalışma düzeni, eğitim ve sosyal bağlar bu iradeyi destekler. Kişinin ikametini geçici ve geçiş dönemine özgü kullanması yeterli görülmeyebilir. İdare, fiili bağ ile beyan edilen niyeti birlikte değerlendirir.

Başvuru Sonrası Süreç ve İnceleme Aşamaları

Başvuru sonrası dosya, belge kontrolü ve güvenlik incelemesi aşamalarından geçer. Gerek görülürse başvuran ek belge sunar veya mülakata çağrılır. Kurumlar arası bilgi teyidi yapılabilir ve ikamet kayıtları yeniden incelenebilir. İnceleme süresi dosyanın durumuna göre değişebilir. Eksik belge, yanlış beyan veya şüpheli kayıtlar sürecin uzamasına neden olur.

Ret Kararına Karşı İtiraz ve Yargı Yolu

Ret kararı verilen başvurularda idari başvuru ve yargı yolları gündeme gelebilir. İşlem, gerekçe, yetki ve usul yönünden denetlenir. Başvurunun hangi şart nedeniyle reddedildiği açık olmalıdır. Eksik belge, yanlış değerlendirme veya hukuka aykırı takdir kullanımı ileri sürülebilir. Sürelerin kaçırılmaması ve dosyanın belgelerle desteklenmesi önem taşır.

İlgili Hukuki Konular

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 16 Ocak 2025

0 Yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp