Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2018/3306 E. , 2018/6233 K.
(Danıştay: Trafik Kazası - Yeşil Kart - Hizmet Kusuru - Görevli Yargı Mercii)
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ON BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3306
Karar No : 2018/6233
summarizeÖzet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: Davanın açılması için 18/08/2016 tarihli trafik kazası sonrası 1 yıl içinde başvurulması gerekmektedir.
- Yetkili Mahkeme: Maddi zarara neden olan kazanın meydana geldiği yerin yargı mercii, 2577 sayılı Kanun'un 36/c maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan İstanbul İdare Mahkemesi'dir.
- Yeşil Kart Zorunluluğu: Yabancı plakalı araçların ülkeye girişinde geçerli bir yeşil kartının bulunması zorunludur; bu zorunluluğa uyulmaması durumunda idare hizmet kusuru nedeniyle zararın karşılanması gerekmektedir.
- Başvuru Süreci: Zararın tazmini talebi için davalı idareye yapılan başvuruda olumsuz yanıt alınması durumunda dava açma hakkı doğmaktadır.
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı vekili tarafından; 18/08/2016 günü, saat; 11:30 sularında, davacının sevk ve yönetiminde olan .... plaka sayılı araç ile .....yönetimdeki .... plaka sayılı aracın, Osmancık-Tosya karayolunda çarpışması sonucunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, davacının aracında meydana gelen 15.000-TL tutarındaki maddi zararının, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan yabancı plakalı araca, ülkeye girişinde yeşil kart verilmediği, zararın, yabancı şahıs ve sigorta şirketlerinden karşılanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle yeşil kart uygulamasının Kanun koyucu tarafından zorunlu tutulduğu, yeşil kartı olmayan araçların, ülkeye girişine izin verilmemesi gerektiği, Kanunla yüklenen sorumluluğu yerine getirmeyen idarenin hizmet kusuru nedeniyle zararı ödemekle yükümlü olduğu ileri sürülerek, davalı idare tarafından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Ticaret Bakanlığı'na karşı açılan dava sonucunda, Çorum İdare Mahkemesi'nin 16/05/2018 tarih ve E:2017/228, K:2017/1094 sayılı kararıyla, 18/08/2016 tarihinde Osmancık ilçesi sınırlarında meydana gelen trafik kazasında davacının aracında maddi zarar oluştuğu, kazada kusurlu olan yabancı plakalı aracın yeşil kartının bulunmadığı, zararın giderilmesi için davalı idareye yapılan başvuruya olumsuz yanıt verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, hizmet kusurundan kaynaklandığı anlaşılan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 36/c maddesi uyarıncadavacının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu belirtilerek dosya, İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen 30/03/2018 tarih ve E:2017/2244, K:2018/573 karara karşı başvurulan istinaf incelemesi sonucunda, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesin'nin 26/06/2018 tarih ve E:2018/861, K:2018/1122 sayılı kararıyla, yaşanılan maddi hasarlı trafik kazası sonucu ortaya çıkan zararın tazmini istemiyle açılan iş bu davanın görüm ve çözümünde, 2577 Sayılı Kanunun 36/b fıkrası uyarınca, maddi zarara neden olan kazanın meydana geldiği yer İdare Mahkemesi olan Çorum İdare Mahkemesi yetkili bulunduğu, Çorum İdare Mahkemesi Hakimliği'nin 15/11/2017 tarih ve E:2017/228, K:2017/1094 sayılı davanın yetki yönünden reddine ilişkin kararının bulunması nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca, yetkili yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın Danıştay'a gönderileceği de tabii olduğu gerekçesi ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nce ; yaşanılan maddi hasarlı trafik kazası sonucu ortaya çıkan zararın tazmini istemiyle açılan iş bu davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanunun 36/b fıkrası uyarınca, maddi zarara neden olan kazanın meydana geldiği yer İdare Mahkemesi olan Çorum İdare Mahkemesi yetkili olduğuna ilişkin 16/07/2018 tarih ve E:2018/1437, K:2018/1378 sayılı davanın yetki yönünden reddi kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tam yargı davalarında yetki" başlığını taşıyan 36. maddesinde, "İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla:
a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
B)Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer İdari mahkemesidir." hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, .....yönetimdeki .... plaka sayılı aracın, İran'dan ....... tarihinde Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden Türkiye'ye giriş yaptığı, söz konusu aracın 18/08/2016 tarihinde Osmancık ilçesi sınırlarında meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araca çarparak maddi zarara neden olduğu, kazada kusurlu olan yabancı plakalı aracın yeşil kartının bulunmadığı, zararın giderilmesi için davalı idareye yapılan başvuruya olumsuz yanıt verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, kazaya karışan .... plakalı aracın olay tarihi itibariyle yeşil kartı bulunmadığı için 15.000-TL zararının karşılanmadığı, bu duruma bahse konu aracın ülkeye girişi sırasında geçerli bir trafik sigortasının veya buna eşdeğer bir teminatının bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olan idarenin görevini tam olarak yapmamasının sebep olduğu, olayda denetim görevini tam olarak yerine getirmeyen idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddia edilmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık davacıya ait araçta maddi zarara neden olduğu iddia edilen .... plakalı aracın, Gürbulak Sınır Kapısından ülkeye girişi sırasında geçerli bir trafik sigortasının veya buna eşdeğer bir teminatının bulunup bulunmadığına ilişkin denetim görevinin ifasından kaynaklandığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde söz konusu idari hizmetin ifa edildiği yer olan Ağrı ilinin yargı çevresi bakımından bağlı bulunduğu Erzurum İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Erzurum İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğuna, dosyanın Erzurum İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Mahkemesince İstanbul 6. İdare Mahkemesi ile taraflara bildirilmesine, 12/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan, Üye, Üye, Üye, Üye
Yeşil Kart Sisteminin Tanımı
Yeşil Kart sistemi, yabancı plakalı araçların Türkiye’de yol açabileceği trafik zararları için uluslararası sorumluluk sigortası işlevi görür. Bu sistem, mağdurun yabancı sürücüye ulaşmakta zorlanması halinde tazminat güvencesi sağlar. Türkiye’de sınır geçişlerinde sigorta denetimiyle birlikte uygulanır ve karayolu güvenliği bakımından önemli bir kontrol mekanizması oluşturur.
Yabancı Plakalı Araçların Türkiye’ye Girişi
Yabancı plakalı araçlar Türkiye’ye girişte gümrük ve sınır kontrolünden geçer. Bu aşamada sigorta geçerliliği, yeşil kart belgesi veya benzeri teminatın varlığı değerlendirilir. Amaç, olası bir kazada mağdurun boşta kalmamasıdır. Eksik teminat halinde araç ülkeye alınmamalı veya tamamlayıcı güvence aranmalıdır.
Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Yetkili mahkeme, tam yargı davalarında 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesindeki yer ölçütlerine göre belirlenir. Uyuşmazlıkta zarar doğuran olayın gerçekleştiği yer ile davacının ikametgahı arasında seçim yapılabilir. Somut olayda yetki tartışması, kazanın meydana geldiği yer ile davacının yerleşim yeri esaslarının farklı yorumlanmasından doğmuştur.
2577 Sayılı Kanun’un 36. Maddesinin Somut Olayda Uygulanması
2577 sayılı Kanun’un 36. maddesi, tam yargı davalarında yetkiyi düzenler. Somut olayda maddi zarar trafik kazasından doğduğu için kaza yeri ve zarar yeri önem kazanır. Buna karşılık hizmet kusuru iddiası öne sürülse de, yetki tayininde uyuşmazlığın kaynağı ve doğduğu yer dikkate alınır.
2577 Sayılı Kanun’un 43. Maddesinin Önemi
2577 sayılı Kanun’un 43. maddesi, yetki uyuşmazlığı çıktığında dosyanın Danıştay’a gönderilmesine imkân verir. Mahkemeler arasında yetki konusunda çelişki oluştuğunda üst merci olarak Danıştay devreye girer. Böylece dava gereksiz gecikmeden doğru mahkemede görülür ve yargısal düzen korunur.
Hizmet Kusurunun Anlamı
Hizmet kusuru, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini geç, eksik veya hatalı işletmesi anlamına gelir. Trafik güvenliği ve sınır geçiş denetimi gibi alanlarda hukuki yükümlülüğün ihlali varsa sorumluluk doğabilir. Ancak yalnızca zarar oluşması yetmez; idarenin görevini gereği gibi yerine getirmemesi de gösterilmelidir.
Trafik Kazalarında İdari Yargının Görevi
İdari yargı, zarar idarenin hizmet kusurundan kaynaklanıyorsa görevlidir. Kazanın salt özel kişiler arasındaki sürüş hatasından doğması halinde adli yargı gündeme gelir. Buna karşılık sınır kontrolü, sigorta denetimi veya kamu hizmetinin işletilmesiyle bağlantı kurulursa tam yargı davası idari yargıda görülür.
Maddi hasarlı trafik kazalarında adli yargı ile idari yargı ayrımı nedir?
Maddi hasarlı trafik kazalarında ayrım, zararın kaynağına göre yapılır. Kusur yalnızca sürücüler arasındaysa adli yargı yetkilidir. Zararın, idarenin denetim eksikliğinden, kamu hizmetinin aksamasından veya hukuki yükümlülüğün ihlalinden doğduğu ileri sürülüyorsa idari yargı devreye girer. Bu ayrım yetki tartışmasının temelini oluşturur.
Yeşil Kart yoksa zarar nasıl karşılanır?
Yeşil Kart bulunmayan yabancı plakalı araçların neden olduğu zararlar için mağdur, doğrudan kusurlu sürücüye veya varsa sigorta mekanizmasına yönelir. Teminatın yokluğu halinde tazminat tahsili güçleşebilir. Bu nedenle sınır kontrolündeki sigorta denetimi, yalnızca şekli bir işlem değil, fiili koruma sağlayan bir güvence adımıdır.
Danıştay kararının önemi nedir?
Danıştay kararı, benzer uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin belirlenmesi bakımından yol göstericidir. Karar, trafik kazasından kaynaklanan tam yargı davalarında olayın meydana geldiği yer ile idarenin hizmet kusuru iddiası arasındaki ilişkiyi somutlaştırır. Böylece yetki tartışmalarında mahkemeler arasında birlik sağlanmasına katkı sunar.
İdarenin sorumluluğu hangi durumda doğar?
İdarenin sorumluluğu, hukuken yükümlü olduğu kontrol ve denetimi yapmaması veya eksik yapması halinde doğar. Yabancı plakalı araçların sigorta kontrolü buna örnektir. Ancak sorumluluk için ihmal ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Zararın öngörülebilir ve önlenebilir olması da değerlendirmede önem taşır.
Yetki uyuşmazlığında mahkemeler neden farklı karar verebilir?
Yetki uyuşmazlığında mahkemeler, 2577 sayılı Kanun’un farklı bentlerini somut olaya değişik şekilde uygulayabilir. Bir mahkeme ikametgahı esas alırken diğeri zarar doğuran yer ölçütünü öne çıkarabilir. Bu farklılık, dava türünün tam yargı olup olmadığı ve hizmet kusuru iddiasının ağırlığına ilişkin değerlendirmeden kaynaklanır.
Bu karar uygulamada ne sonuç doğurur?
Bu karar, benzer trafik kazası tazminatlarında davanın hangi idare mahkemesinde açılacağını netleştirir. Davacı, zararını hangi hukuki temele dayandırıyorsa yetki analizi de buna göre yapılır. Uyuşmazlıkların doğru yargı yerinde görülmesi, hem usul ekonomisini hem de tazminat talebinin sağlıklı incelenmesini sağlar.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.