Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2018/1795 E. , 2019/1098 K.
(Danıştay: Trafik Kazası - Yol Sathında Gevşek Malzeme Kullanımı - Hizmet Kusuru)
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: İdareye karşı açılan tazminat davalarında zamanaşımı süresi, zarar meydana geldikten itibaren 5 yıldır.
- Gerekli Belgeler: Trafik kazasına ilişkin tespit tutanağı, adli tıp raporu, bilirkişi raporu ve delil tespiti masraflarını gösteren belgeler gereklidir.
- Kusur Oranı: Davalı idarenin kazadaki kusur oranı %75 olarak belirlenmiştir.
- Cezalar ve Tazminat: Davalı idare, hasar bedeli (38.610,00-TL) ve delil tespiti masrafı (346,50-TL) oranında tazminat ödemekle yükümlüdür.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONBEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1795
Karar No : 2019/1098
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVALI) :
VEKİLİ :
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) :
VEKİLİ :
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıya ait aracın 29/8/2012 günü …. sevk ve idaresinde … ili, Merkez istikametinden, … ilçesi istikametine seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davalı idarenin kusuru olduğu ileri sürülerek, araçta meydana geldiği belirtilen 38.610,57-TL hasar bedeli ile 346,50-TL tespit masrafı olmak üzere toplam 38.957,07-TL tutarındaki zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… kararda; mahkemelerinin … tarih ve E:… sayılı ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun …. tarih ve E:… sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, bahse konu trafik kazasında kusur oranlarının tespiti amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu Raporunda özetle: yol sathında gevşek malzeme olduğu, bu malzeye ait trafik uyarı işaret levhalarının olmadığı, sürücünün %25, davalı idarenin %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nden alınan yazıya görearacın 2. El değerinin 39.900,00-TL olduğunu görüldüğü, …. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan bilirkişi incelemesinde hasar miktarının 38.610,57-TL olarak hesaplandığı, aracın tamir ettirilmeksizin 30.000,00-TL bedelle üçüncü kişiye satıldığı görüldüğünden, tamir ettirilmeden satılan araç nedeniyle kesinleşmiş bir zararın bulunmadığı, tespit davasında davacı tarafından yapılan masrafın asıl alacağın feri'si niteliğinde olduğundan bu masrafın karşılanmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın erken sonuçlanmaması nedeniyle aracın tamir ettirilmeden satıldığı,idarenin kusuru oranında sorumlu olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...... 'ın DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait araç 29/8/2012 günü …. sevk ve idaresinde …. ili, Merkez istikametinden, … ilçesi istikametine seyir halinde iken mıcırlı yolda takla atarak devrilmiştir.
… Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuna göre araçta 38.610,00-TL maddi hasar meydana gelmiştir. Tespit Davasında yapılan dosya masrafı 346,00-TL'dir.
davacı tarafından hasar bedeli ile tespit davası masraflarının tazmini amacıyla 23.01.2013 tarihinde idare başvurulmuş, başvuru 04.02.2013 tarihli yazı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, 7. maddesinin (a) bendine göre, yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak davalı idarenin görevi olup, 6001 sayılı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a göre ise davalı idare, karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak, işletmek, işlettirmekle görevli bulunmaktadır. Davalı idarenin, karayolları üzerinde işleyen trafiği can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde yürütmesi ve bu hizmetin yürütülmesi sırasında hizmet kusurundan meydana gelecek zararları ödemesi yukarıda anlatılan mevzuat gereğidir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinde, trafik kazası tespit tutanağı ve adli tıp raporunna göre, kazanın meydana geldiği yol sathında mıcır bulunduğu ve mıcırlı bölgeyi gösteren trafik işaret levhasının bulunmadığı anlaşılmış olup, adli tıp raporunda işaretleme eksikliği nedeniyle davalı idareye kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusur verildiği görülmüştür. Delil Tespitine göre, araçta 38.610,00-TL hasar meydana gelmiş ve 346,50-TL delil tespiti masrafı davacı tarafından yapılmıştır.
Dava konusu olayda, sorumlu olduğu karayollarında yukarıda anlatılan mevzuat çerçevesinde can ve mal güvenliğini sağlamakla görevli olan idarenin, bu görevini tam anlamıyla yerine getirmeyerek kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, hizmet kusuru bulunan idarenin kusuru oranında tazmin yükümlülüğü altında olduğu sonucuna varılmaktadır.
Davaya konu aracın tamir ettirilmeden 30.000,00-TL bedelle satılması nedeniyle davalı idarenin, bilirkişi raporu ile belirlenen 38.610,00-TL tamir masrafı ile satış bedeli arasındaki fark olan 8.610,00-TL'den ve 346,50-TL yargılama giderinden kusuru oranında sorumlu olduğu göz önüne alınmadan davanın reddi yönünde verilen ….. İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:….. sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hizmet Kusurunun Tanımı
Hizmet kusuru, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi nedeniyle doğan sorumluluktur. Karayolunda gevşek malzeme bırakılması, gerekli kontrolün yapılmaması ve uyarı levhası konulmaması bu kapsamda değerlendirilir. Bu tür bir eksiklikte zarar, doğrudan idarenin hizmet kusuruna bağlanabilir.
Yol satıhında gevşek malzeme nedeniyle açılan trafik kazası davaları
Yol satıhında gevşek malzeme bulunması, sürücünün olağan dikkatine rağmen önlenemeyen risk yaratır. Mıcır veya benzeri malzeme nedeniyle araç hâkimiyeti kaybedildiğinde, olay yalnızca sürücü hatası olarak görülmez. Yolun güvenli biçimde işletilmemesi, idarenin denetim ve bakım yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösterir.
- Yolun temizliği ve sürekliliği sağlanmalıdır.
- Riskli alanda hız kesici ve uyarı tedbirleri alınmalıdır.
- Geçici tehlike varsa işaretleme yapılmalıdır.
Danıştay Trafik Kazası Kararlarında Ölçütler
Danıştay trafik kazası kararlarında, olayın oluş şekli ile idarenin yol bakım sorumluluğu birlikte değerlendirilir. Kusur dağılımı yapılırken teknik bilirkişi raporları, keşif bulguları ve hasarın meydana geldiği yerin durumu dikkate alınır. Yol sathındaki tehlike önceden öngörülebilir ise idarenin sorumluluğu güçlenir ve tazminat yönünden sonuca etkili olur.
İdareye Başvuru Zorunluluğu ve Süresi
İdareye başvuru zorunluluğu, tam yargı davalarında dava açmadan önce talebin ilgili idareye iletilmesini gerektirir. Başvuru yapılmadan doğrudan açılan davalar usulden sorun doğurabilir. Somut olayda 23.01.2013 başvurusu ve 04.02.2013 ret yazısı, dava açma sürecinin başlangıcını ve idari çözüm yolunun tüketildiğini göstermesi bakımından önem taşır.
- Başvuru, zarar kalemlerini açıkça göstermelidir.
- Ret cevabı veya zımni ret dava yolunu etkiler.
- Süre hesabı başvuru tarihine göre yapılır.
Araç Hasar Bedelinin İspatı
Araç hasar bedeli, keşif, bilirkişi incelemesi, servis kayıtları ve piyasa rayiçleriyle ispatlanır. Hasarın gerçekliği ile miktarı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır. Somut olayda sulh hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporu, zararın teknik dayanağını oluşturur. Ancak bedelin kabulü için aracın olayla bağlantılı hasar gördüğü ve tutarın makul olduğu da gösterilmelidir.
Tespit Davası Masraflarının Tazmini
Tespit davası masrafı, somut uyuşmazlıkta zararın belirlenmesi için zorunlu bir gider ise tazmin kapsamında değerlendirilebilir. Masrafın yalnızca fer'i nitelikte olduğu gerekçesi her olayda tek başına yeterli değildir. Gider, ispat ve zarar hesabı için zorunlu yapılmışsa, doğrudan uğranılan zarar ile bağlantısı kurulabilir ve tazminat talebine dahil edilebilir.
Tamir Ettirilmeyen Araçta Zarar Hesabı
Tamir ettirilmeyen araçta zarar hesabı, satış işlemi tek başına zararı ortadan kaldırmadığında yapılabilir. Önemli olan, kazadan sonra aracın değer kaybı ve hasarının objektif olarak belirlenmesidir. Araç gerçek değerinin altında satılmışsa, satış bedeli zarar değerlendirmesinde dikkate alınır; ancak bu durum kusurla doğan zararın bütünüyle ortadan kalktığı anlamına gelmez.
- Hasar raporu esas alınır.
- Rayiç değer ile satış bedeli karşılaştırılır.
- Nedensellik bağı ayrıca kurulmalıdır.
Kamu yolu bakım yükümlülüğü nedir?
Kamu yolu bakım yükümlülüğü, yolun güvenli, işaretli ve kullanılabilir halde tutulmasını ifade eder. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 7. maddesi ve ilgili idari düzenlemeler, yolun yapım, bakım ve işletme sorumluluğunu idareye yükler. Gevşek malzeme, mıcırlı yüzey veya uyarısız çalışma alanı varsa, gerekli güvenlik önlemlerinin alınması zorunludur.
Karayolu işaretleme yükümlülüğü neden önemlidir?
Karayolu işaretleme yükümlülüğü, sürücünün tehlikeyi önceden fark ederek güvenli sürüş yapabilmesi için gereklidir. Yol üzerinde çalışma, malzeme dökülmesi veya zemin bozulması varsa uyarı levhaları konulmalıdır. İşaretleme yapılmaması, kazanın önlenebilir olduğunu ve idarenin kusurunu güçlendirdiğini gösterir. Bu durum, tazmin sorumluluğunun doğrudan dayanağı olabilir.
Adli Tıp Kurumu raporu neyi etkiler?
Adli Tıp Kurumu raporu, kusur oranlarının belirlenmesinde teknik değerlendirme sağlar. Yol sathında gevşek malzeme bulunduğu, uyarı işaretlerinin olmadığı ve sürücünün oranının düşük tutulduğu durumlarda idarenin kusuru belirginleşir. Mahkeme, bu raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir ve sonuca göre tazmin sorumluluğunu kurar ya da sınırlar.
Sulh hukuk bilirkişi raporu hangi rolü oynar?
Sulh hukuk bilirkişi raporu, hasarın miktarını objektif biçimde ortaya koyar. Araç onarım bedeli, parça değişimi ve işçilik gibi unsurlar teknik inceleme ile belirlenir. Bu rapor, idare mahkemesindeki tazminat isteminde zararın hesaplanmasına yardımcı olur. Ancak mahkeme, raporu tek başına değil, olayın oluşu ve diğer delillerle birlikte değerlendirir.
2918 sayılı Kanun 7. madde ile sorumluluk nasıl kurulur?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 7. maddesi, karayolunun güvenli şekilde işletilmesine ilişkin görevleri idareye yükler. Yolun temiz tutulmaması, gevşek malzemenin kaldırılmaması ve tehlikeli alanda gerekli tedbirlerin alınmaması, bu görevin ihlali sayılabilir. Bu ihlal ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı varsa idarenin sorumluluğu doğar.
İdarenin kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?
İdarenin kusur oranı, ödenecek tazminatın kapsamını doğrudan etkiler. Kusur tamamen idareye ait değilse, tazminat sorumluluğu paylaşılır ve sürücü kusuru oranında indirim yapılır. Somut olayda %75 idare kusuru kabul edilmesi, zararın büyük bölümünün idare tarafından karşılanmasını gerektirebilir. Mahkeme, kusur ile zarar arasındaki bağlantıyı somut delillerle kurmalıdır.
Danıştay denetiminde bozulma sebepleri nelerdir?
Danıştay denetiminde bozulma sebepleri, maddi olayın eksik incelenmesi, kusur değerlendirmesinin yetersizliği veya zarar hesabının hatalı yapılması olabilir. Mahkeme, tamir edilmeyen aracın satılmış olmasını tek başına kesin zarar yokluğu sayarsa, değerlendirme eksik kalabilir. Danıştay, idarenin hizmet kusuru ile zararın kapsamı doğru kurulmadığında kararı bozabilir.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.