Bu yazımızda Work and Travel Programı ile Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek isteyen ancak koronavirüs COVİD-19 nedeniyle vize alamayan, aracı şirketlerce sözleşmeleri feshedilen, ücretlerini iade alamayan öğrenciler için hukuki süreci ve dava yolunu anlattık.
Özet Bilgi
- Zamansız Süreler: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre, ayıplı hizmet durumunda, tüketici sözleşmeden dönme hakkını kullanmak için talebini karşı tarafa bildirmek zorundadır.
- Gerekli Belgeler: Sözleşmeden dönmek için tüketicinin iradesini ve ücret iadesi talebini yazılı olarak iletmesi gerekmektedir.
- Cezalar ve Kesintiler: Şirketlerin yaptığı fahiş kesintilerin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir; tüketici bu kesintilere karşı hukuki yollara başvurabilir.
- Çözüm Mercileri: Uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemeleri'ne başvuru yapılabilir; 2022 yılı için parasal sınırlar 6.920 TL ve 10.390 TL olarak belirlenmiştir.
Korona Virüs Nedeniyle Work And Travel Başvurularında Ücret İadesine İlişkin Hukuki Değerlendirme
Work and Travel, yabancı dil öğrenmek isteyen üniversite öğrencilerine yaz boyunca Amerika’da çalışma imkânı sağlayan bir kültürel değişim programıdır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı tarafından organize edilen bu programa ilgi her geçen yıl yoğun bir şekilde artmakta ve binlerce öğrenci tarafından başvurular yapılmaktadır.
Bu programa katılmak isteyen öğrenciler sözleşmede yer alan hizmet bedelini Amerika Birleşik Devletleri tarafından belirlenen şirketlere önceden ödemek zorundadırlar. Yapılan bu ödeme karşılığında Work And Travel programına başvuru söz konusu şirketler aracılığıyla gerçekleştirilmiş oluyor. Öğrenciler tarafından şirketlere önceden ödenen bu bedel; çalışılan işin niteliği ve gidilecek şehrin konumuna göre 2 bin dolar ile 3 bin 500 dolar arasında değişebilmektedir. Fakat Korona Virüsü sebebiyle hassas günlerden geçtiğimiz bu dönemde söz konusu şirketlere hizmet bedeli karşılığında ödenen bu ücretlerin iade edilip edilmeyeceği önemli bir husus arz etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından dünya genelinde ilan edilen pandemi nedeniyle birçok vatandaş yurtdışı programlarını iptal etmektedir. Salgının merkezi haline gelen Amerika Birleşik Devletleri’ne artık birçok öğrenci gitmek istememekte ve Work And Travel programı kapsamında yapmış oldukları başvuruları iptal etmektedirler.
Yaz boyunca Amerika’da çalışmak amacıyla şirketlere hizmet bedeli olarak ödenen ücretleri geri isteyen öğrenciler, söz konusu şirketler fahiş miktarda kesinti yaparak ücretleri geri ödeme yoluna gittikleri görülmektedir.
Şirketler tarafından yapılan bu fahiş kesintinin hukuka uygunluğu açısından ele aldığımızda yapılan bu fahiş kesintide hukuka aykırılıkların bulunduğu görülmektedir.
Açıklamalarımız doğrultusunda, bu çalışmamızın amacı da Work And Travel Kapsamında ödenen hizmet bedellerinde yapılan kesintinin tüketici hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözümüne yönelik kurulan çözüm mercileri ile çözüm yollarının açıklanmasıdır.
Work And Travel Kapsamında Yapılan Sözleşmeler
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında getirilen birçok düzenleme ile tüketici sözleşmelerinde daha zayıf durumda olan tüketicinin korunması amaçlanmıştır. Tüketim işleminde sözleşmenin iki tarafından biri tüketicidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinin (k) bendine göre ise “Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi…” olarak tanımlanmıştır. Bu tanım uyarınca, ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen gerçek kişilerin yanı sıra tüzel kişilerin de tüketici sayılacağı belirtilmektedir.Tüketicinin bir malı ya da hizmeti mesleki veya ticari olmayan bir amaç doğrultusunda kullanması ya da talep etmesidir. Bunun yanı sıra sözleşme konusu mal veya hizmetin karşılığında tüketici tarafından parayla ölçülebilir bir bedel ödenmesi gerekir. Work and Travel programı kapsamında şirketlerin yapmış oldukları hizmetin karşılığı olarak tüketici konumunda olan öğrenciler tarafından belirli bir bedel ödenmektedir.
Yine aynı kanunun 3. Maddesinin (l) bendine göre ise “Tüketici işlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi…” şeklinde belirtilmiştir. Söz konusu şirketlerde ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmekte ve bu kapsamda yapılan sözleşmeler tüketici işlemi olarak adlandırılmaktadır.
Work And Travel Sözleşmesi Kapsamında Tüketicinin Seçimlik Hakları
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da tüketici konumda olan kişilere sunulan hizmetin ya da malın ayıplı olması durumunda tüketicinin hangi seçimlik haklara sahip olduğu, seçimlik haklarının niteliği ve kullanılması, bu hakkı kimlere karşı yöneltebileceği gibi hususlar yer almaktadır.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 13. Maddesine göre; Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.

Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır.
Yine aynı kanunu 15. Maddesinde tüketicinin hangi haklara sahip olduğu belirtilmiştir. Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır.
Buna göre tüketici; ayıplı hizmetin yeniden görülmesi, eser sözleşmesi sonucunda ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedel indirimi ve sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabilecektir. Dolayısıyla Work And Travel programı kapsamında yer alan sözleşmelerde tüketici konumunda olan öğrenciler herhangi bir ücret kesintisi olmadan bu sözleşmeden dönebilirler. Sözleşmeden dönmek isteyen taraf bu iradesini ve ücret iadesi talebini karşı tarafa bildirmek zorundadır.
Çözüm Merci : Koronavirüs - Work And Travel Davası
Tüketici uyuşmazlıklarının çözümünde temel olarak, tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemeleri şeklinde iki farklı çözüm mercii düzenlenmiştir. Bu iki kurumun görev ayrımı, uyuşmazlığın parasal değeri yönünden belirlenmektedir. Her sene başında yayınlanan parasal sınırların arttırılmasına ilişkin tebliğ ile belirli bir miktarın altında kalan uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru zorunlu hale gelmiş olup; ancak belirli bir değerin üstünde olan uyuşmazlıklar açısından doğrudan tüketici mahkemelerine gidilebileceği kabul edilmiştir. Bu parasal sınır, 2022 yılı için şu şekilde belirlenmiştir.
2022 yılı için Tüketici Hakem Heyetlerine yapılacak başvurularda değeri:
- 6.920 (altıbindokuzyüzyirmi) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri,
- Büyükşehir statüsünde olan illerde 6.920 (altıbindokuzyüzyirmi) Türk Lirası ile 10.390 (onbinüçyüzdoksan) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,
- Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 10.390 (onbinüçyüzdoksan) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,
- Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 6.920 (altıbindokuzyüzyirmi) Türk Lirası ile 10.390 (onbinüçyüzdoksan) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir. Yani uyuşmazlık değeri 10.390 Türk Lirası ve üzeri olan durumlarda doğrudan tüketici mahkemelerine başvuru yapılması gerekmektedir.
Work And Travel Kapsamında İstenen Ücretin İadesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme ya da Tüketici Hakem Heyeti
Work And Travel programı kapsamında şirketler tarafından ödenen ücretin iadesinin yapılmaması durumunda uyuşmazlığın miktarına göre tüketici hakem heyeti ya da doğrudan tüketici mahkemesine başvuru yapılabilmektedir. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine ya da mahkemesine yapılabilir.
İlginizi çekebilir: KİŞİ GÜVENLİK BELGESİ
Work and Travel Ücret İadesinin Hukuki Dayanağı
Work and Travel ücret iadesi, sözleşmenin ifa edilmemesi, eksik ifa edilmesi veya amacın ortadan kalkması halinde tüketici hukuku ve borçlar hukuku hükümlerine dayanılarak istenir. Vize verilememesi, programın iptal edilmesi ya da aracı şirketin hizmeti sunmaması durumunda tüketici, ödenen bedelin iadesini ve varsa zararlarının tazminini talep edebilir. Dayanak, sözleşmeye aykırılık ve ayıplı hizmet değerlendirmesidir.
Work and Travel Sözleşmesinde İptal ve Fesih Hükümleri
Work and Travel sözleşmesinde iptal ve fesih hükümleri, tüketici aleyhine dengesiz ve belirsiz ise geçerliliği tartışmalı hale gelir. Şirketin tek taraflı kesinti hakkı, önceden ve açık biçimde belirlenmemişse uygulanamaz. Sözleşme, hizmetin kapsamını, iade şartlarını ve fesih sonucunu açıkça göstermelidir. Aksi halde tüketici lehine yorum yapılır ve ağır cezai şart hükümleri denetlenir.
Work and Travel Uyuşmazlığında Ayıplı Hizmet Kavramı
Ayıplı hizmet, Work and Travel kapsamında vaat edilen hizmetin hiç verilmemesi, eksik verilmesi ya da sözleşmede bildirilen nitelikleri taşımaması anlamına gelir. Başvuru işlemlerinin tamamlanmaması, vize sürecinin düzgün yürütülmemesi veya program organizasyonunun sağlanmaması bu kapsama girebilir. Tüketici, bedel iadesi, ücretsiz yeniden ifa veya zararının giderilmesini talep edebilir. Değerlendirme somut olaya göre yapılır.
Work and Travel Uyuşmazlığında Yetkili Başvuru Yolu
Work and Travel uyuşmazlığında görevli merci, uyuşmazlığın parasal değerine ve uyuşmazlık türüne göre belirlenir. Parasal sınırın altında kalan taleplerde tüketici hakem heyetine başvurulur; sınırı aşan taleplerde tüketici mahkemesi görevlidir. 2026 yılında hakem heyeti başvuru sınırları yeniden belirlenmiştir ve başvuru, başvuru tarihindeki sınır esas alınarak yapılır. Yetki ve görev kuralları resen dikkate alınır.
Aracı Şirketin Kesinti Yapma Hakkı
Aracı şirket, ancak sözleşmede açıkça gösterilen ve ispatlanan gerçek giderler kadar kesinti yapabilir. Kesintinin dayanağı; başvuru ücreti, tercüme, dosyalama, yerleştirme ya da ödenmiş zorunlu masraflar olabilir. Şirket, her kalemin ödendiğini belgelemek zorundadır. Soyut, toplu ve fahiş kesintiler geçerli sayılmaz. Tüketici, kesintinin dayanağını ve tutarını yazılı olarak istemelidir.
Pandemi Nedeniyle İptal Edilen Work and Travel Başvurularında Haklar
Pandemi nedeniyle iptal edilen Work and Travel başvurularında tüketici, sözleşmenin amacının ortadan kalktığını ileri sürerek bedel iadesi isteyebilir. Hizmetin sunulması fiilen imkânsız hale gelmişse şirket, aldığı bedelin tamamını veya hiç sunmadığı kısmı iade etmek zorundadır. Salgın, olağan dışı bir ifa engeli yaratabilir; ancak şirketin elinde kalan menfaati açıklaması gerekir. Kesinti gerekçesi somutlaştırılmalıdır.
Vize Alınamaması Halinde Ücret İadesi Hakkı
Vize alınamaması halinde ücret iadesi talep edilebilir; çünkü başvurunun sonucu çoğu zaman şirketin organizasyon yükümlülüğünün parçasıdır. Vize verilmemesi, tüketicinin kusurundan kaynaklanmıyorsa ve şirket gerekli bilgilendirmeyi yapmamışsa iade hakkı güçlenir. Sözleşmede “vize çıkmazsa ücret yanar” benzeri kayıtlar otomatik olarak geçerli değildir. Hüküm, dürüstlük kuralı ve tüketici aleyhine şart yasağı bakımından incelenir.
Work and Travel sözleşmesindeki cezai şart geçerli midir?
Work and Travel sözleşmesindeki cezai şart, ölçüsüzse veya tüketici aleyhine dengesiz sonuç doğuruyorsa geçersiz ya da indirime tabi olabilir. Şirketin gerçek zararı ile alınan kesinti arasında açık orantısızlık varsa hukuka uygunluk zayıflar. Cezai şartın geçerli sayılabilmesi için açık, anlaşılır ve önceden bildirilmiş olması gerekir. Tüketici, şartın adil olmadığını ileri sürebilir.
Başvuru yaparken hangi deliller önemlidir?
Başvuru yaparken sözleşme, ödeme dekontları, e-posta yazışmaları, iptal bildirimi, vize sonucu, şirketin kesinti tablosu ve varsa reklam materyalleri önemlidir. Yazılı deliller, hizmetin kapsamını ve iade talebinin dayanağını gösterir. Tüketici ayrıca şikâyet öncesinde noter ihtarı veya yazılı talep gönderebilir. Deliller, hem hizmetin hiç verilmediğini hem de kesintinin fahiş olduğunu ortaya koymalıdır.
İhtar gönderilmesi zorunlu mudur?
İhtar gönderilmesi her zaman zorunlu değildir; ancak uyuşmazlığın çözümünde güçlü bir adımdır. Yazılı ihtar, şirketten iade talebini açıkça ortaya koyar ve temerrüt bakımından önem taşıyabilir. Tüketici, iadeyi, kesinti kalemlerini ve dayanak belgeleri istemelidir. İhtarın ardından sonuç alınamazsa hakem heyeti veya mahkeme yoluna gidilebilir. Böylece uyuşmazlık belgeli hale gelir.
İade talebinde süreler nasıl hesaplanır?
İade talebinde süreler, sözleşmenin feshi, iptal bildirimi veya hizmetin ifa edilmemesi tarihine göre değerlendirilir. Tüketici, hakkını öğrendiği andan itibaren gecikmeden başvurmalıdır; çünkü delillerin kaybolması ispatı zorlaştırır. Hakem heyeti ve mahkeme süreçlerinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olaya göre incelenir. Bu nedenle tarihlerin yazılı olarak saklanması gerekir.
Work and Travel kesinti hesabı nasıl denetlenir?
Work and Travel kesinti hesabı, şirketin gerçekten yaptığı masraflarla sınırlı olarak denetlenir. Kesinti listesinde hizmet verilmeden alınan bedeller, genel idari giderler veya açıklanmayan tutarlar yer alıyorsa bunlar tartışmalıdır. Şirket, her kalemi belgelemek ve neden kesinti yaptığını açıklamak zorundadır. Tüketici, kesinti tablosunun ayrıntılı verilmesini istemeli ve karşılaştırmalı denetim yapmalıdır. Şeffaflık yoksa iade talebi güçlenir.
Sonuç olarak tüketici hangi hakları kullanabilir?
Sonuç olarak tüketici, ücret iadesi, haksız kesintinin iptali, ayıplı hizmet nedeniyle bedel indirimi ve zararlarının giderilmesi haklarını kullanabilir. Vize çıkmaması, programın iptali veya hizmetin hiç sunulmaması halinde şirketin savunması somut belgeye dayanmalıdır. Tüketici, önce yazılı talep oluşturmalı, ardından parasal sınırına göre hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurmalıdır.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.