Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği, Dava Dilekçesi

Av. Fatih Tahancı 19 Ara 2025 22 dk okuma
Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği, Dava Dilekçesi

Menfi tespit davası dilekçe örneği, kişilerin gerçekte borçlu olmadıkları bir alacak nedeniyle aleyhlerine başlatılan icra takibine karşı başvurdukları hukuki bir yoldur. Bu davada amaç, borcun mevcut olmadığının mahkeme kararıyla tespit edilmesi ve haksız yere yapılan icra işlemlerinin önlenmesidir. Dilekçe hazırlanırken usul hukuku kurallarına uyulması, gerekli belgelerin eklenmesi ve taleplerin net bir şekilde ifade edilmesi son derece önemlidir.

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süresi: Menfi tespit davası için icra takibinin yapıldığı tarih itibarıyla yasal süre içinde dava açılması gerekmektedir.
  • Gerekli Belgeler: Dilekçeye, icra takibine ilişkin belgeler ve ödemeleri gösteren belgelerin eklenmesi önemlidir.
  • Dava Açma Şartları: Davacının, hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerekmektedir (HMK m. 106).
  • Cezalar: Usul ve yasaya aykırı veya eksik düzenlenen dilekçeler, davanın reddi sonucunu doğurabilir.

Hazırlanacak dilekçe, her somut olayın kendine özgü koşullarına göre düzenlenmelidir. Bu nedenle, dilekçe örnekleri yalnızca taslak niteliğinde olup, birebir kullanılmamalıdır. Yanlış veya eksik dilekçe düzenlenmesi durumunda dava reddedilebilir. Bu sebeple, menfi tespit davası dilekçesi hazırlanırken bir hukukçudan destek almak hak kayıplarının önüne geçecektir.

Menfi Tespit Davası Nedir?

Tespit davalarına gelince, bu davalar yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açan kişinin, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. (HMK; m. 106)

Yukarıda vermiş olduğumuz tanımda tespit davalarının esas itibariyle bir hukukî ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespitine yönelik olarak açıldığını ifade etmiştik. Bu açıdan tespit davaları, konusunda göre olumlu (müsbet) ve olumsuz (menfî) tespit davaları olarak ikiye ayrılır. Olumlu (müsbet) tespit davaları, davacının bir kişi ile aralarında hukuki bir ilişki bulunduğunu mahkeme kararı ile saptanması için açtığı dava türü iken, olumsuz (menfi) tespit davaları ise, bir kimsenin bir başka kişi ile aralarında hukuki bir ilişki bulunmadığının saptanmasını talep ettiği dava türüdür.

Görüldüğü üzere menfi tespit davasının konusu, yokluğu tespit edilmek istenen her türlü hukukî ilişki olabilir. Bu sebeple belli tür ilişkilere hasredilemez, sınırlanamaz. Bununla birlikte bu dava türünün en yaygın biçimi cebri icra takibi sürecinde ortaya çıkan menfi tespit davasıdır.

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği

Aşağıda verilen menfi tespit davası dilekçe örnekleri, yalnızca bir taslak niteliği taşımaktadır. Her davanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, dilekçelerin somut olaya uyarlanarak hazırlanması gerekir. Usul hukukuna aykırı ya da eksik düzenlenen dilekçeler, davanın reddi sonucunu doğurabilir.

Dilekçe Örneği – 1

İSTANBUL (...) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.

İCRA DOSYA NO              :

DAVACI​                  :

VEKİLİ                            ​: 

DAVALI​            :

KONU​:Ankara ….. İcra Dairesi’nin ……/…….. E. sayılı ilamlı icra takibinin, takip dayanağı olarak gösterilen ilama ilişkin para alacağının takip açılış tarihinden önce alacaklı tarafa ödenmiş olmasından dolayı; öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız ve yahut Sayın Mahkemeniz tarafından mağduriyetimize yol açmayacak uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbir yoluyla durdurulması, müvekkilin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile usul ve yasaya aykırı takibin iptali ve % 20’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesi talepli menfi tespit davasıdır.

TEBLİĞ TARİHİ​:  İcra Takibi ……. tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş olup yasal süresi içinde dava açılmaktadır.

AÇIKLAMALAR​:

​İcra ve İflas Kanunu madde 72/8' göre; "Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir." Ankara Adliyesi İcra Müdürlükleri nezdinde icra takibi başlatıldığından işbu uyuşmazlığın çözümünde Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili ve görevlidir. 

Ankara... İcra Dairesi’nin …./…… E. sayılı dosyasına binaen Örnek No:4-5* icra emri düzenlenmiş olup söz konusu takip 13.01.2023 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiştir. Bahsi geçen icra emri, ilamların yerine getirilmesine ilişkin olup, takip dayanağı ilam niteliğinde belge olarak da Sigorta Tahkim Komisyonunun …… / ……. (Dosya) esas ve / karar sayılı ………. karar tarihli ilamı gösterilmiştir.

Sigorta Tahkim Komisyonu …...E……, K-……sayılı dosya ……. tarihinde karara çıkmış olup, söz konusu karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir. Söz konusu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında Sigorta Şirketi lehine …… -TL vekalet ücretine hükmedilmiş, bu vekalet ücreti …….. tarihinde Sigorta Şirketi hesabına ödenmiştir. (EK-1) Fakat Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı tarafımızca itiraz yoluna gidilmiş ve yapmış olduğumuz itiraz haklı bulunarak Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı kaldırılmıştır.(EK-2) Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması ile yeniden hüküm tesis edilmiş ve İtiraz Hakem Heyeti ……………….. dosyasında Sigorta Şirketi lehine …… -TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

​Söz konusu karara binaen Sigorta Şirketi vekili ofisi aranmış ve saat …..'te ……..adresine "...TL tutarın tarafımıza iadesini veya …..-TL vekalet ücreti mahsup edildikten sonra iade edilmesini talep ederiz..." şeklinde ekte sunduğumuz mail gönderilmiştir. Sigorta Şirketi vekilini dosya hakkında bilgilendirmiş ve mail iletilmiş olduğu halde saat ….'te  Ankara …. İcra Dairesi’nin ……. E. Dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. (EK-3)

​Sigorta Şirketine karşı ödememiz gereken bir vekalet ücreti olmadığı gibi Sigorta Şirketinden ……-TL fazla ödenen vekalet ücreti alacağımız olduğu bildirilmiş ve bunun üzerine Sigorta Şirketi vekili de durumu onaylar bir mail göndermiş ve ….. saat ……..tarafımıza fazla ödenen ……-TL vekalet ücreti iadesi gerçekleştirilmiştir. (EK-4) YANİ SİGORTA ŞİRKETİ SÖZ KONUSU İCRAYA KONU OLAN ÖDEMEYİ MAHSUP EDİP, TARAFIMIZA ÖDEME GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR. Dolayısıyla davalı şirkete herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır.

​Hal böyle iken ……. Sigorta Anonim Şirketi Vekili ……. tarafından …….. tarihindeSigorta Tahkim Komisyonunun ……… (Dosya) esas ve / karar sayılı …….. karar tarihli ilamına ilişkin ……. TL alacağına binaen tarafımıza Ankara …. İcra Dairesi’nin …… E. Sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu icra takibi daha önce ödenmiş olan bir alacağa binaen başlatılmış olduğundan Sayın Mahkemenizden müvekkilin davalı şahsa borcu olmadığının tespiti ile birlikte icra takibinin iptalini talep etme zarureti hasıl olmuştur.

​Sayın Mahkeme tarafından söz konusu icra dosyasından alacaklıya ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davalı, icra dosyasından kötüniyetli bir şekilde paralarını tahsil etme yoluna gideceklerdir. Söz konusu icra takibi daha önce ödenmiş olan bir alacağa binaen başlatılmış olduğundan, müvekkilin davalı şahsa borcu olmadığının tespiti ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar mağduriyetimize yol açmayacak uygun görülecek teminat karşılığında ve yahut teminatsız olarak; İİK 72.maddesi gereğince ilgili icra dosyasının alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebimizden ibarettir.

HUKUKİ DELİLLER    : …….

SONUÇ VE İSTEM​: Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek sebeplerle;

1-Talebimizin kabulü ile davalı şahıs ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının TESPİTİNE,

2-Mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ÖDENMEMESİNE,

3-Neticeten Ankara …. İcra Dairesi’nin ….. Esas sayılı haksız icra takibinin DURDURULMASINA ve akabinde İPTALİNE,

4-Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile VERİLMESİNE,

5-Vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya YÜKLETİLMESİNE, karar verilmesini vekaleten talep ederiz. 28.08.2024

Davacı 

Vekili                   

Av…….

Dilekçe Örneği – 2 

-İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR-

…………… NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI: İsim-Soyisim, T.C. Kimlik No, Adres
VEKİLİ: İsim-Soyisim, Baro Sicil No, Adres, UETS No (Avukat varsa doldurulacaktır)
DAVALI: İsim-Soyisim, T.C. Kimlik No, Adres

KONU: Borçlu olunmadığının tespiti ve ihtiyati tedbir talebi.

AÇIKLAMALAR:
Müvekkil aleyhine, … İcra Müdürlüğü’nün …/… Esas sayılı dosyası üzerinden … TL tutarında takip başlatılmıştır. Ancak, bu takibin dayanağı olan senet müvekkile ait değildir ve üzerindeki imza da müvekkil tarafından atılmamıştır.

Bu sebeple, davalı hakkında sahtecilik nedeniyle suç duyurusunda bulunulmuştur. Müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır.

İİK m.72/2 gereğince, dava sonuçlanıncaya kadar takip konusu alacağın ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmektedir.

HUKUKİ DELİLLER: … İcra Müdürlüğü dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve sair deliller.
HUKUKİ SEBEPLER: İİK m.72, HMK ve ilgili mevzuat.

NETİCE-İ TALEP: Açıklanan nedenlerle, davacının borçlu olmadığının tespitine, takip konusu bedelin icra veznesine yatırılmasına rağmen davalıya ödenmemesine karar verilmesini, ayrıca kötü niyetli takip nedeniyle %20 tazminata hükmedilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

İsim – Soyisim
İmza

Dilekçe Örneği – 3

-İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR-

…………… NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE

DAVACI: İsim-Soyisim, T.C. Kimlik No, Adres
VEKİLİ: İsim-Soyisim, Baro Sicil No, Adres, UETS No
DAVALI: İsim-Soyisim, T.C. Kimlik No, Adres

KONU: Menfi tespit davası ve çek iptali talebi.

AÇIKLAMALAR:
Müvekkil tarafından mal karşılığında verilen bir çek, malın ayıplı çıkmasına rağmen davalı tarafından iade edilmemiştir. Numunelerin laboratuvar incelemeleri sonucunda ayıplı olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, davalı çekin iadesinden kaçınmıştır.

Bu çekin tahsili halinde müvekkil haksız bir borç ödemek zorunda kalacaktır. Bu nedenle, çekin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası açılmıştır.

HUKUKİ DELİLLER: Sözleşme, çek, laboratuvar raporları, yazışmalar, arabuluculuk dosyası.
HUKUKİ SEBEPLER: İİK m.72, TTK m.5/A, HMK ve sair mevzuat.

NETİCE-İ TALEP: Çekin iptali ile müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava sonuna kadar çekin ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim.

İsim – Soyisim
İmza

Dilekçe Örneği – 4

…………… NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE

DAVACI: İsim-Soyisim, T.C. Kimlik No, Adres
VEKİLİ: İsim-Soyisim, Baro Sicil No, Adres, UETS No
DAVALI: İsim-Soyisim, T.C. Kimlik No, Adres

KONU: Menfi tespit davası.

AÇIKLAMALAR:
Müvekkil aleyhine, … İcra Dairesi’nin …/… Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılmıştır. Takibin dayanağı olan bonolardan biri, zorunlu unsurlar sonradan doldurulduğu için geçerli değildir. Diğerinde ise bedel tahrif edilmiştir.

Bu nedenle, takip konusu senetlerin geçersiz olduğunun tespiti ve davacının borçlu olmadığının hükme bağlanması gerekmektedir. Ayrıca, davalı hakkında özel belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçları nedeniyle suç duyurusunda bulunulmuştur.

HUKUKİ DELİLLER: İcra dosyası, kriminal rapor, bilirkişi incelemesi, savcılık soruşturma dosyası.
HUKUKİ SEBEPLER: İİK, TTK, HMK, TCK m.207 ve m.209.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına, kötü niyetli takip nedeniyle %20 tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.

İsim – Soyisim
İmza

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği Yazılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Menfi tespit davası dilekçesi hazırlanırken her somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Hazır dilekçe örnekleri yalnızca yol gösterici niteliğinde olup, birebir kullanılması çoğu zaman eksik veya hatalı başvurulara yol açabilir. Bu nedenle, dava dilekçesinin hazırlanmasında aşağıdaki hususlara özen gösterilmelidir:

  • Görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi: İcra takibinin niteliğine göre Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilir. Yanlış mahkemede dava açılması davanın usulden reddine sebep olur.
  • Zorunlu unsurların eksiksiz yazılması: HMK’da öngörülen davacı, davalı, konu, talep ve açıklamalar gibi bölümlerin açık ve net bir şekilde dilekçede yer alması gerekir.
  • Hukuki delillerin belirtilmesi: Senet, icra dosyası, laboratuvar raporu, yazışmalar, bilirkişi incelemesi gibi iddiayı destekleyen tüm deliller dilekçede gösterilmelidir.
  • Netice-i talebin açık yazılması: Borcun mevcut olmadığının tespiti, icra veznesine yatırılan paranın ödenmemesi, ihtiyati tedbir, kötü niyet tazminatı ve yargılama giderleri gibi talepler net bir şekilde ifade edilmelidir.
  • Hak düşürücü süre ve zamanaşımı: Menfi tespit davasında dava açma süreleri ve zamanaşımı kuralları titizlikle takip edilmelidir. Süresi içinde açılmayan davalar reddedilir.
  • Arabuluculuk şartı: Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında, 6102 sayılı TTK m.5/A gereğince dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmalıdır.
  • Harç ve masrafların yatırılması: Dava açılırken gerekli yargılama harçları ve gider avansları yatırılmalı, aksi halde dava usulden reddedilebilir.

Bu noktalara dikkat edilmesi, davanın kabul edilme ihtimalini artıracak ve olası hak kayıplarının önüne geçecektir.

Kaçak Elektrik Menfi Tespit Davası

Elektrik aboneliği bulunan ve uyuşmazlık konusu yer konut ise bu uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindedir. Bu durumda, değeri 149.000 TL’nin altında olan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur. Bu parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemesinde dava açılır. Tüketici Hakem Heyeti kararına rağmen sorun çözülemezse Tüketici Mahkemesine başvurulabilir. Ayrıca Tüketici Mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklarda kural olarak dava şartı arabuluculuk uygulanır; ancak hakem heyeti görev alanına giren uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı aranmaz.
Elektrik abonesi bir işletme ise izlenecek yol farklıdır. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup dava şartı arabuluculuk zorunludur. Ticari nitelik taşımayan, fakat tüketici kapsamında da değerlendirilmeyen işyerleri için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Bankaya Karşı Açılan Menfi Tespit Davasında Görevli Mahkeme

Menfi tespit davasının bir kişinin kendisine karşı ileri sürülen bir borcun olmadığının tespiti için açılan bir dava olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Bu durumda bankaya karşı açılan menfi tespit davası da bankanın kendisine ait olmayan bir borcun tahsili için yaptığı işlemleri durdurmak amacıyla açtığı bir davadır. Burada kısaca bankaya karşı menfi tespit davasının hangi durumlarda açılabileceğinden bahsedecek olursak; banka bir kişinin hesabına yanlışlıkla borç kaydetmiş olabilir, banka kişinin hesabına borç kaydederken hatalı işlem yapmış olabilir, banka kişinin hesabını başka bir kişinin borcu için bloke etmiş olabilir. 

Bankaya karşı açılacak menfi tespit davasında görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.

  • Uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindeyse (örneğin tüketici kredisi, kredi kartı borcu), görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Ayrıca dava şartı olarak arabuluculuk uygulanır. Hakem heyeti sınırının altındaki uyuşmazlıklarda ise önce Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılmalıdır.
  • Uyuşmazlık ticari nitelikteyse (örneğin tacir ile banka arasındaki bankacılık hizmetlerinden doğan alacak), görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir ve yine dava şartı arabuluculuk geçerlidir.
  • Tüketici veya ticari nitelik taşımayan istisnai hallerde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olabilir.

Burada kişinin kendisine karşı ileri sürülen borcun olmadığını ispat etmesi gerekmektedir.

Menfi Tespit Davası Görevli Mahkeme

Menfi tespit davalarının tamamı için geçerli tek bir görev düzenlemesi yoktur. Bu sebeple görevli mahkeme, varlığı ya da yokluğu tespit edilmek istenen hukukî ilişkinin mahiyetine göre belirlenecektir. Bununla birlikte HMK 2 nci maddesi uyarınca genel görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu da açıktır.

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.” (HMK; m. 2)

Bununla birlikte HMK 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda görevli olan mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan, kira ilişkisinin yokluğunun tespitini talep eden menfî tespit davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

Diğer uyuşmazlık türlerinde de mahiyetine göre Asliye Hukuk ya da Asliye Ticaret Mahkemesi olabilir. Mesela hizmet tespitine yönelik davalar İş Mahkemesi’nde açılacaktır. Özetle menfi tespit davalarında görev davanın mahiyetine göre belirlenmelidir.

Yetkili mahkeme ise; genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmışsa takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir (İİK; m. 72/VIII).

Ankara İş Mahkemesi Nerede? | İletişim | Adres | Telefon No | Kat Planı

Menfi Tespit Davası Açma Süresi

“Menfi tespit davası” kavramının oldukça geniş bir kavram olduğunu ifade etmiştik. Bu yüzden bu dava türü bakımından genel bir süreden söz etmek hatalı olabilir. Bu sebeple açıklamalarımızı cebri icra takiplerindeki menfi tespit davaları ile sınırlı olarak yapacağız.

Diyelim ki birisi sizden alacaklı olduğunu ve bu sebeple icra yoluna başvuracağını söylüyor. Bu durumda ne yapabilirsiniz? Ya o kişi henüz icra takibine girişmeden evvel menfi tespit davası açarsınız ve bu kişi ile aranızda bir hukukî ilişki bulunmadığını tespit ettirirsiniz, zira bunda hukukî bir yararınız mevcuttur. Yahut da beklersiniz, o kişi icra yoluna başvurduktan sonra (takip hukukuna ilişkin itirazlarınız saklı kalmak üzere) menfi tespit davası açarsınız. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki menfi tespit davaları borçlunun alacaklıya olan borcunu ödemeden açtığı bir dava türüdür. Borçlu bu dava aracılığıyla alacaklı ile arasında bir hukukî ilişki bulunmadığını tespit ettirme gayreti içerisindedir. Eğer bu tespit yapılırsa borçlu bu karar sayesinde takibi iptal ettirebilecektir.

Bu sebeple icra takiplerinde menfi tespit davası, takip başlatılmadan önce açılabileceği gibi takip başlatıldıktan sonra da açılabilir (İİK 72/I).

Takipten önce açılan menfi tespit davaları, takip yapılmasına engel değildir. Bu aşamada davacı, alacağın en az %15’i oranında teminat yatırmak suretiyle mahkemeden ihtiyati tedbir kararı aldırabilir. Uygulamada mahkemeler somut olaya göre bu oranı %15’in üzerinde de belirleyebilmektedir.

İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir” (İİK 72/II).

Takipten sonra açılan menfî tespit davalarında ise ihtiyati tedbir aldırılmak suretiyle takip durdurulmaz. Sadece teminat yatırılmak suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya teslimi engellenebilir. İlgili madde hükmü şöyledir:

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.

Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” (İİK; m. 72/III-V)

Ancak şayet menfi tespit davası sahtelik iddiasına dayalı olarak açılıyorsa, HMK 209/1 dikkate alınır.

Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” (HMK; 209/I)

Buna göre sahteliği iddia olunan senede dayanılarak yürütülen tüm işlemler gibi de bu senede dayanarak başlatılan icra takibi de durur.

Menfi Tespit Davası Zamanaşımı

Yasada menfi tespit davasına özgü bir zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Davanın konusunu teşkil eden hukuki ilişki her ne ise, zamanaşımı da bu ilişkiye göre belirlenecektir.

Menfi Tespit ve İstirdat Davası Birlikte Açılır mı?

Menfi tespit davaları ile istirdat davalarının konuları birbirinden farklı olduğu gibi zamansal açıdan da farklılık gösterirler. İstirdat davası bir eda davasıdır ve icra takibi neticesinde alacaklıya ödenen paranın geri alınması talebine yöneliktir. Menfi tespit davası ise hukuki bir ilişkinin yokluğunun tespiti talebi ile açılmış bir davadır. Eğer para alacaklıya ödenmiş ise menfi tespit davası açılamaz zira davacının bu davayı açmak bakımından hukuki bir yararı kalmamıştır.

Bununla birlikte cebri icra takip süreci menfi tespit davasından bağımsız olarak sürdüğünden dolayı, kimi durumlarda henüz menfi tespit davası sonuçlanmadan paranın alacaklıya ödenmesi sözkonusu olabilir. İşte bu gibi durumlarda menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşmektedir.

Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir” (İİK; m. 72/VI)

Menfi Tespit Davası Dilekçesi

……. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

İcra Dosya No: 2025/… E.  
Davacı: Ad–Soyad, T.C. Kimlik No, Adres  
Vekili: Ad–Soyad, Baro Sicil No, T.C. Kimlik No, Adres, UETS  
Davalı: Ad–Soyad, T.C. Kimlik No, Adres  

DAVA KONUSU                        : Menfi Tespit Davası

AÇIKLAMALAR                       :

  1. Bu kısımda alacaklının hangi hukuki işleme dayanarak cebri icra takibi başlattığı, bu hukuki ilişkinin neden mevcut ve geçerli olmadığı, delilleri ile izah edilecek –varsa- bu hususta alacaklı tarafın dayandığı/dayanması muhtemel delillerin neden geçerli olmadığı, gerçeği yansıtmadığı açıklanacaktır.

Ayrıca talebin haksızlığı ve bu sebeple gerekli tedbirler alınmadığı takdirde meydana gelmesi kaçınılmaz olan zararlardan bahsedilerek uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilecektir.

HUKUKİ NEDENLER           : İİK, HMK, TBK, ve sair ilgili mevzuat.

DELİLLER                    : Bu kısımda menfi tespit davasını haklı gösterici nitelikteki tüm delil ve sair ispat vasıtaları sıralanacaktır.

NETİCE VE TALEP    : 

Yukarıda arz ve izah edilen sebepler neticesinde;

  1. Talebimizin kabulü ile davalı……..ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir ………. (hukuki ilişkinin) bulunmadığının TESPİTİNE,
  2. Mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ……. ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ÖDENMEMESİNE,
  1. Neticeten ……. Sayılı haksız icra takibinin DURDURULMASINA,
  1. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile VERİLMESİNE,
  1. Vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya YÜKLETİLMESİNE,

Karar verilmesi hususunda;

Gereğini bilvekale arz talep ederiz…../…../……

Davacı Vekili

EKLER: 

Sıkça Sorulan Sorular:

Menfi tespit davası nedir?

Menfi tespit davaları , bir kimsenin bir başka kişi ile aralarında hukuki bir ilişki bulunmadığının saptanmasını talep ettiği dava türüdür.

Menfi tespit ve istirdat davası birlikte açılır mı?

“Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir” (İİK; m. 72/VI)

Menfi Tespit Davası Açma Süresi Var mıdır?

Menfi tespit davası açma süresi, uyuşmazlığın niteliğine ve davanın icra takibinden önce menfi tespit davası yahut icra takibinden sonra menfi tespit davası olarak açılmasına göre değerlendirilir. Menfi tespit davası için her olayda tek ve genel bir hak düşürücü süre bulunmaz. Buna karşılık, dayanak alacağa ilişkin zamanaşımı, kambiyo ilişkisi, sözleşme tarihi, ödeme belgeleri ve takip aşaması süre hesabında belirleyici olur.

  • Takipten önce açılan davada, davacının hukuki yararı bulunduğu sürece dava açılabilir.
  • Takipten sonra açılan davada, icra işlemlerinin seyri ve borcun ödenip ödenmediği ayrıca önem taşır.
  • Borç icra tehdidi altında tamamen ödenmişse, koşulları varsa uyuşmazlık istirdat davası niteliği kazanabilir.

Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı Menfi Tespit Davasında Nasıl Etki Doğurur?

Menfi tespit davasında esas mesele çoğu zaman doğrudan davanın süresi değil, ileri sürülen temel ilişkinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığıdır. Senet, çek, sözleşme, cari hesap veya sebepsiz zenginleşme gibi dayanakların her birinde farklı süre rejimleri uygulanır. Bu nedenle menfi tespit davası açma süresi incelenirken yalnız dava tarihi değil, alacağın kaynağı ve takibin hukuki niteliği birlikte değerlendirilir.

  • Zamanaşımı defi, borcun mevcut olmadığı savunmasından farklı sonuçlar doğurabilir.
  • Hak düşürücü süre bulunan özel kanun ilişkilerinde mahkeme bunu re’sen dikkate alabilir.
  • Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde senede özgü süreler ayrıca incelenir.

İcra Takibinden Önce Menfi Tespit Davası ile İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası Arasındaki Farklar Nelerdir?

İcra takibinden önce menfi tespit davası, henüz takip başlamadan borç ilişkisinin mevcut olmadığının tespiti amacıyla açılır. İcra takibinden sonra menfi tespit davası ise başlamış bir takip karşısında borçsuzluğun tespitini hedefler. En önemli farklar, hukuki yarar, tedbir ihtiyacı, teminat, takibin etkilenme biçimi ve ödeme sonrasında davanın istirdat niteliğine dönüşebilme ihtimalidir.

Karşılaştırma Ölçütü İcra Takibinden Önce Menfi Tespit Davası İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası
Dava açılma zamanı Takip başlamadan önce Takip başladıktan sonra
Hukuki yarar Ciddi ve güncel takip tehdidi aranır Başlamış takip nedeniyle çoğu durumda açıkça vardır
İhtiyati tedbir Takibin başlatılmasının veya tahsilin önlenmesi bakımından önem taşır Mevcut takibin ilerlemesini sınırlama amacı taşır
Ödeme yapılırsa Genellikle menfi tespit niteliği korunur Koşulları oluşursa istirdat niteliği gündeme gelebilir

İcra Takibinden Önce Menfi Tespit Davası Hangi Hallerde Açılır?

İcra takibinden önce menfi tespit davası, alacaklı olduğunu ileri süren tarafın henüz icra yoluna başvurmamış olmasına rağmen ciddi bir takip hazırlığı içinde bulunduğu durumlarda açılır. İhtarname gönderilmesi, senedin işleme konulacağının bildirilmesi, borç baskısı kurulması veya çekin tahsile konulacağının anlaşılması bu davaya dayanak oluşturabilir. Davacı, borçsuzluk iddiasını somut olgularla desteklemelidir.

  • Ödemenin daha önce yapıldığının ileri sürülmesi
  • Sözleşmenin geçersiz veya sona ermiş olması
  • Senedin teminat senedi niteliğinde bulunması
  • Çekin bedelsiz kalması veya temel ilişkinin çökmesi

İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası Açıldığında Takip Durur mu?

İcra takibinden sonra menfi tespit davası açılması, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle davacı taraf, şartları oluşmuşsa ihtiyati tedbir talebinde bulunur. Mahkeme, dosya kapsamına ve yaklaşık ispat durumuna göre değerlendirme yapar. Takibin hangi aşamada olduğu, haciz ve satış işlemleri ile ödeme tehdidinin ağırlığı, tedbir incelemesinde önem taşır.

  • Davanın açılması tek başına icra işlemlerini sona erdirmez.
  • Tedbir talebi ayrıca ve açık şekilde ileri sürülmelidir.
  • Mahkeme uygun görürse teminat karşılığı tedbir kararı verebilir.

İhtiyati Tedbir ve Teminat Menfi Tespit Davasında Nasıl Değerlendirilir?

Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir, özellikle icra baskısının davacı bakımından ağır sonuçlar doğuracağı hallerde önem taşır. Mahkeme, borçsuzluk iddiasının dayanaklarını, ödeme belgelerini, senet ilişkisini ve takip riskini birlikte inceler. Teminat konusu ise dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Bu alanda uygulanacak oran ve koşullar, güncel mevzuat ve içtihat çerçevesinde belirlenir.

  • Tedbir talebi somut gerekçelere dayanmalıdır.
  • Ödeme makbuzu, banka dekontu, sözleşme ve yazışmalar delil değerindedir.
  • Takibin tamamen veya kısmen etkilenmesi, talebin kapsamına göre değişebilir.

Menfi Tespit Davası Hangi Durumlarda İstirdat Davasına Dönüşür?

Davacı, gerçekte borçlu olmadığını ileri sürmesine rağmen icra tehdidi altında parayı ödemişse artık yalnızca borçsuzluğun tespiti değil, ödenen bedelin geri alınması da gündeme gelir. Bu durumda uyuşmazlık, şartların oluşmasına bağlı olarak istirdat davası yönünden değerlendirilir. Ödemenin hangi aşamada ve ne sebeple yapıldığı, dava türünün belirlenmesinde temel ölçüttür.

  • Ödemenin cebri icra baskısı altında yapılmış olması aranır.
  • Gönüllü ödeme ile zorunlu ödeme ayrımı önem taşır.
  • Takip dosyası, ödeme tarihleri ve tahsilat kayıtları belirleyici delillerdir.

Menfi Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Menfi tespit davasında görevli mahkeme, uyuşmazlığın temelindeki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Genel kural gereği görev, dava konusunun dayandığı alacak veya senet ilişkisinden hareketle saptanır. Yetki bakımından da genel yetki kuralları ile özel yetki halleri birlikte dikkate alınır. Ticari iş, tüketici işlemi veya kambiyo ilişkisi bulunması sonucu etkileyebilir.

  • Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesi gündeme gelebilir.
  • Tüketici işleminden doğan ilişkilerde tüketici mahkemesi değerlendirilebilir.
  • Genel yetkili mahkeme yanında sözleşmeden doğan özel yetki kuralları uygulanabilir.

Menfi Tespit Davası Dilekçesinde Hangi Unsurlar Bulunmalıdır?

Menfi tespit davası dilekçesi, HMK sistematiğine uygun, açık ve somut bir kurgu ile hazırlanmalıdır. Borçsuzluk iddiasının hangi vakıalara dayandığı, icra dosyasının bilgileri, ödeme savunması, senedin hukuki niteliği ve talep sonucu tereddüde yer vermeyecek biçimde gösterilmelidir. Tedbir isteniyorsa bunun hukuki ve fiili gerekçeleri ayrıca açıklanmalıdır.

  • Görevli ve yetkili mahkeme bilgisi
  • Tarafların kimlik ve adres bilgileri
  • İcra dosyası numarası ve takip türü
  • Olayların kronolojik özeti
  • Deliller ve ekler
  • Hukuki sebepler
  • Talep sonucu ve varsa tedbir istemi

İcra Takibinden Önce Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği Nasıl Kurulur?

İcra takibinden önce menfi tespit davası dilekçe örneği hazırlanırken, henüz takip başlamamış olmasına rağmen neden dava açma ihtiyacı doğduğu açıkça ortaya konur. İhtarname, tahsil bildirimi, protesto tehdidi, çekin ibraza sunulacağına dair bildirim veya senedin kötüye kullanılma ihtimali hukuki yararı destekleyen olgulardır. Borç ilişkisinin neden mevcut olmadığı somut belgelerle anlatılır.

İcra Takibinden Önce Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği

... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

KONU : İcra takibinden önce menfi tespit davası nedeniyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile koşulları oluştuğunda ihtiyati tedbir talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

1. Davalı, taraflar arasındaki temel ilişki sona ermiş olmasına ve bedel tamamen ifa edilmesine rağmen, dayanak belgeyi tahsil amacıyla kullanacağını davacıya bildirmiştir.

2. Davacı tarafından yapılan ödemeler banka kayıtları ve makbuzlarla sabittir. Buna rağmen davalı taraf, aynı bedeli ikinci kez talep etmekte ve icra takibi başlatma hazırlığı içindedir.

3. Bu nedenle davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti zorunlu hale gelmiştir.

DELİLLER : Sözleşme, banka dekontları, makbuzlar, ihtarnameler, yazışmalar, ticari defter ve kayıtlar, tanık, bilirkişi incelemesi ve sair yasal deliller.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK, İİK, TTK ve ilgili sair mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM : Davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları mevcutsa ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep olunur.

İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği Nasıl Kurulur?

İcra takibinden sonra menfi tespit davası dilekçe örneği hazırlanırken, takip dosyası bilgileri ve borçsuzluk sebepleri merkezde yer alır. Özellikle ödeme savunması, senedin teminat niteliği, alacağın sona ermesi, zamanaşımı veya bedelsizlik iddiası açık biçimde gösterilmelidir. Takibin durmaması ihtimali nedeniyle tedbir talebinin gerekçesi ve aciliyeti ayrıca açıklanmalıdır.

İcra Takibinden Sonra Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği

... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

İCRA DOSYASI :

KONU : Başlatılmış icra takibi nedeniyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra işlemlerinin tedbiren durdurulması talebidir.

AÇIKLAMALAR :

1. Davalı tarafından ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine takip başlatılmıştır.

2. Takibe dayanak gösterilen alacak gerçekte mevcut değildir. Bedel daha önce ödenmiş olup bu husus banka dekontları ve makbuzlarla sabittir. Alternatif olarak, dayanak senet teminat amacıyla verilmiş olup tahsil kabiliyeti bulunan bağımsız bir borç ikrarı niteliği taşımamaktadır.

3. Haksız takip nedeniyle davacı aleyhine haciz ve tahsil riski doğmuştur. Bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.

DELİLLER : İcra dosyası, ödeme belgeleri, sözleşme, yazışmalar, ihtarnameler, ticari kayıtlar, bilirkişi incelemesi ve sair yasal deliller.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK, İİK, TTK ve ilgili sair mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM : Davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin tedbiren durdurulmasına, şartları varsa kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep olunur.

Bedelsiz Çek Menfi Tespit Davası Nedir?

Bedelsiz çek menfi tespit davası, çekin dayandığı temel ilişkinin hiç doğmaması, sonradan ortadan kalkması, edimin ifa edilmemesi veya çekin teminat amacıyla verilmesi gibi nedenlerle çek bedelinin talep edilemeyeceği iddiasına dayanır. Bu tür davalarda yalnız çek metni değil; keşideci, lehtar, ciranta ve hamil arasındaki ilişkinin niteliği ile iyiniyet durumu da önem taşır.

  • Mal teslim edilmemesi
  • Sözleşmenin feshi veya hükümsüzlüğü
  • Çekin teminat amacıyla verilmesi
  • Temel ilişkinin bedelsiz kalması

Bedelsiz Çek Uyuşmazlıklarında Hangi Noktalar Özellikle İncelenir?

Bedelsiz çek kaynaklı davalarda çekin kimden kime, hangi amaçla ve hangi ticari ilişki kapsamında verildiği ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Hamilin şahsi defilere karşı korunup korunmadığı, ciro silsilesi, çekin ilk lehtar elinde bulunup bulunmadığı ve temel ilişkinin belgeleri sonuca doğrudan etki eder. Bu nedenle tek başına bedelsizlik iddiası yeterli olmayabilir.

  • Fatura, sevk irsaliyesi ve teslim kayıtları
  • Sözleşme ve ek protokoller
  • Ciro zinciri ve çek fotokopileri
  • Ticari defter ve elektronik yazışmalar

Bedelsiz Çek Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği

Bedelsiz çek menfi tespit davası dilekçe örneği hazırlanırken, çekin düzenlenme sebebi ile temel ilişkinin neden çöktüğü veya hiç gerçekleşmediği açıkça anlatılır. Çekin ilk lehtar elinde bulunması ile üçüncü kişiye ciro edilmiş olması arasında savunmalar bakımından fark doğabilir. Bu sebeple taraf sıfatları, ciro durumu ve çekin dolaşımı dikkatle gösterilmelidir.

Bedelsiz Çek Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği

... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

KONU : Bedelsiz çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile çekin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi yahut başlatılmış takibin tedbiren durdurulması talebidir.

AÇIKLAMALAR :

1. Davacı tarafından keşide edilen ... keşide tarihli, ... bedelli çek, taraflar arasındaki mal teslimi ilişkisi kapsamında verilmiştir.

2. Ancak çekin verilmesine esas edim davalı tarafından hiç yerine getirilmemiş, mal teslimi yapılmamış yahut temel sözleşme sonradan ortadan kalkmıştır. Bu nedenle çek bedelsiz kalmıştır.

3. Davalı taraf, bedelsiz kalan çeki tahsil amacıyla kullanmakta olup davacı gerçekte borçlu değildir. Çekin ilk lehtar elinde bulunması yahut cirantalar arasındaki ilişkinin davacı yönünden ileri sürülebilir nitelikte olması nedeniyle bedelsizlik savunmasının dinlenmesi gerekmektedir.

DELİLLER : Çek örneği, banka kayıtları, sözleşme, faturalar, teslim belgeleri, ihtarnameler, ticari defter ve kayıtlar, yazışmalar, bilirkişi incelemesi ve sair yasal deliller.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK, İİK, TTK ve ilgili sair mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM : Davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları mevcutsa ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep olunur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 19 Aralık 2025

0 Yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp