Danıştay: Öğretmen - Disiplin Soruşturması - Kıdem Durdurma - Delil

Av. Fatih Tahancı 21 Ağu 2019 7 dk okuma
Danıştay: Öğretmen - Disiplin Soruşturması - Kıdem Durdurma - Delil

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2014/3080 Karar No : 2016/4512 (Danıştay: Öğretmen - Disiplin Soruşturması - Kıdem Durdurma - Delil)

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süresi: Disiplin cezasına itiraz süresi, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde başlar.
  • Cezalar: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, fiili tecavüzde bulunma eylemi devlet memurluğundan çıkarılma cezasını gerektirir (TCK 125/E-(f)).
  • Gerekli Belgeler: Disiplin cezasının verilmesi için ilgili disiplin kurulunun kararı ve atamaya yetkili amirin onayı gereklidir.
  • Yargıtay Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, disiplin cezasının gerekçesinin ve hukuki dayanağının açıkça belirtilmemesi durumunda hukuka aykırılık tespit etmiştir (Karar No: 2016/4512).

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : Vekili :

Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:...; K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; ..İli, ... İlçesi ... İlköğretim Okulu'nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta iken ... İlçesi .. İlköğretim Okulu'na Türkçe öğretmeni olarak atanan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 03.10.2012 tarih ve 2012/... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, dosya kapsamına göre davacının aynı okulda görev yapan hizmetli ...'ye fiili tecavüzde bulunma eylemi sübuta erdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair teklifin Yüksek Disiplin Kurulunca reddi üzerine Valilikçe, eylemin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiği düşüncesiyle dosyası bu konuda karar vermeye yetkili il disiplin kuruluna sevk edilip anılan kurulca karar alındıktan sonra, davacının 1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Anayasa’nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “kimse kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz” denilerek “suçun yasallığı”, üçüncü fıkrasında da “ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek “cezanın yasallığı” ilkesi vurgulanmıştır. Suç ve cezaların yasayla belirlenmesi, hukukun temel ilkelerinden biridir. Günümüzde bu ilkeye uluslararası hukukta ve insan hakları belgelerinde de yer verilmektedir. İlkenin esası, kişilerin, yasak eylemleri ve bunlar karşılığında verilecek cezaları önceden bilmelerini sağlamak düşüncesine dayanmaktadır. Suç ve cezaların yalnızca yasayla konulup kaldırılması da yeterli olmayıp kuralların kuşkuya yer vermeyecek biçimde açık ve sınırlarının da belli olması gerekir. Bu bağlamda cezanın kanuniliği ilkesi, her şeyden önce o suçun kanun tarafından “tanımlı” olmasını gerekli kılar. Disiplin cezası ile cezalandırılan kamu görevlisinin disiplin suçu oluşturan eylemi açık bir şekilde belirlenmeli, disiplin suçu oluşturan bu eyleminin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiği açıkça ortaya konulmalıdır. Cezaların açık ve belirgin olması, açılan iptal davalarında hukuki nitelendirmeler ve muhakeme açısından kolaylık sağlayacak, aksi bir durum ise uyuşmazlık hakkında hukuki değerlendirme yapmayı olanaksız kılacaktır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124/2. maddesinde; "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125. maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 125/E-(f) maddesinde, amirlerine, mahiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak eyleminin devlet memurluğundan çıkarılma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmış, yine aynı Kanun'un 126. maddesinde ise uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından verileceği, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verileceği, disiplin kurullarının ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası verebileceği düzenlenmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, .. İli .. İlçesi ... İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan davacı ile aynı okulda hizmetli kadrosunda görev yapan ... arasında 25.05.2011 günü öğlen arasında öğretmenler odasında yaşanan olay nedeniyle her ikisi hakkında da disiplin soruşturması başlatıldığı, hazırlanan soruşturma raporunda, davacının ...'ye, "çık dışarı" diyerek iki kez bağırdığı, "burası öğretmenler odası, seni burada istemiyorum şerefsiz"dediği, O'nu itelediği, yakasına yapıştığı, yumruk vurduğu, boğazını sıkıştırdığı yönündeki iddiaların sübuta erdiğinden bahisle, hakaretten dolayı 657 sayılı Kanunun 125/D-(l). maddesi uyarınca Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasıyla, darp etmekten dolayı da 125/E-(f). maddesi uyarınca Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ile cezalandrılması yönünde teklif getirildiği, anılan teklifin görüşüldüğü Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 23.08.2011 gün ve 39964 sayılı kararıyla "ilgiliye isnat olunan fiillerin doğruluk kazanmadığı" gerekçesiyle ceza teklifinin reddine karar verildiği, dosyanın ... Valiliğine gönderilmesi üzerine 30.09.2011 tarihli Valilik Oluruyla disiplin kuruluna sevk edildiği ve Vali tarafından Olur verilen dava konusu İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu kararıyla, davacının 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin (D) bendi uyarınca 1 Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasıyla cezalandırılması üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayda, davacıya isnat edilen "amirlerine, mahiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" eylemi nedeniyle 657 sayılı Yasa'nın 125/E-(f) bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılması teklifinin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 23.08.2011 gün ve 39964 sayılı kararıyla "ilgiliye isnat oluna fiillerin doğruluk kazanmadığı" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine dosyanın tekrar görüşülerek İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca alınan karar ve 657 sayılı Yasa'nın 126/3. maddesi uyarınca atamaya yetkili amir olan Vali tarafından verilen olur üzerine davacının, soruşturmaya konu olan hangi eylem veya eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125.maddesinin (D) bendinin hangi alt bendi kapsamında cezalandırıldığı dava konusu işlemde ortaya konulamamış, bu eylem veya eylemlerin sübuta erdiğine ilişkin hukuki değerlendirme yapılmamış, bu haliyle suçun ve cezanın belirginliği ilkesi ihlal edilmiştir.

Bu durumda, davacının disiplin suçu oluşturan eylemi açık bir şekilde belirlenmeden ve hangi madde kapsamında cezalandırıldığı açıkça ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Disiplin cezası kanuni dayanağa dayanmalıdır

Disiplin yaptırımı, açık ve uygulanabilir bir hukuki dayanak bulunmadan tesis edilemez. Kamu görevlisine hangi eylem nedeniyle hangi cezanın verildiği tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Belirsiz ve geniş yorumlanan tanımlar, cezanın yasallığı ilkesini zedeler. İdare, işlem kurarken normun kapsamını somut olayla doğrudan ilişkilendirmek zorundadır.

Eylem ile ceza arasında bağlantı kurulmalıdır

Disiplin işlemi, isnat edilen davranış ile uygulanan ceza arasında açık bir ilişki kurmalıdır. Eylemin hangi disiplin hükmünü ihlal ettiği gerekçede açıkça gösterilmelidir. Bu bağlantı kurulmadan verilen ceza, yargısal denetimde sağlıklı biçimde incelenemez. Somut olay, soyut değerlendirmelerle değil, doğrudan belirli fiiller üzerinden değerlendirilmelidir.

Delil değerlendirmesi somut ve yeterli olmalıdır

Disiplin soruşturmasında sonuca ulaşmak için yeterli, güvenilir ve birbirini destekleyen deliller bulunmalıdır. Salt kanaat, varsayım veya yorumla ağır yaptırım uygulanamaz. İsnadı doğrulayan verilerin tutarlı biçimde ortaya konulması gerekir. Deliller arasında çelişki varsa, bu durum işlem aleyhine değerlendirilir ve disiplin cezasının hukuki temeli zayıflar.

Kesinlik ilkesi disiplin hukukunda da geçerlidir

Disiplin hukukunda yaptırımın konusu, kapsamı ve sonucu önceden öngörülebilir olmalıdır. Kuralların yoruma aşırı açık olması, memurun hangi davranışının hangi cezayı doğuracağını belirsiz hâle getirir. Hukuki güvenlik, idarenin keyfî hareket etmesini önler. Bu nedenle disiplin normları, sınırları net, uygulanışı denetlenebilir biçimde yorumlanmalıdır.

Soruşturma süreci usule uygun yürütülmelidir

Disiplin cezası, usule uygun yürütülmüş bir soruşturma sonucunda verildiğinde hukuki değer taşır. Savunma hakkı tanınmalı, isnat edilen fiil açıkça bildirilmelidir. Deliller toplanmadan veya savunma alınmadan tesis edilen işlem, şekil ve usul yönünden sakatlanır. Soruşturmanın eksiksiz yürütülmesi, cezanın geçerliliği bakımından temel koşuldur.

İdare gerekçesini açık biçimde ortaya koymalıdır

Disiplin işleminin hangi olgulara dayanılarak verildiği açıkça gösterilmelidir. Gerekçe, sadece sonuca değil, sonuca götüren değerlendirmeye de yer vermelidir. Hangi tanık beyanına, hangi belgeye ve hangi hukuki nitelendirmeye dayanıldığı anlaşılmalıdır. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli işlemler, yargı denetiminde dayanıklılığını kaybeder.

Orantılılık disiplin yaptırımlarında aranır

Verilen ceza, fiilin ağırlığıyla ölçülü olmalıdır. Aynı sonuca yol açan her davranış için en ağır yaptırım uygulanması hukuka uygun sayılmaz. İdare, eylemin niteliğini, oluş şeklini ve sonuçlarını birlikte değerlendirmelidir. Orantısız ceza, hem disiplin hukukunun amacıyla bağdaşmaz hem de işlemde hukuka aykırılık oluşturur.

Yargısal denetim işlem gerekçesine göre yapılır

Mahkeme, disiplin cezasını idarenin ortaya koyduğu gerekçe ve dosya kapsamı üzerinden denetler. Sonradan ileri sürülen soyut açıklamalar, eksik gerekçeyi kendiliğinden tamamlamaz. İşlemin tesis edildiği tarihte mevcut olan bilgi ve belgeler esas alınır. Bu nedenle idari dosyanın tam, açık ve çelişkisiz olması belirleyicidir.

Disiplin cezasında maddi vakıa belirleyicidir

Disiplin hukukunda asıl önemli olan, fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Hukuki nitelendirme, maddi olay netleşmeden sağlıklı biçimde yapılamaz. Olayın oluş biçimi, zamanı, yeri ve tarafları açıkça belirlenmelidir. Maddi vakıa yeterince ortaya konulmadığında, cezanın dayandığı hukuki sonuç da tartışmalı hâle gelir.

Belirsizlik halinde memur lehine değerlendirme yapılır

Disiplin soruşturmasında kuşku giderilememişse, yorum memur aleyhine genişletilemez. İsnat edilen fiilin sabitliği açık ve güçlü delillerle ortaya konulmalıdır. Çelişkili anlatımların bulunduğu durumda idare, ağır yaptırım uygulamakta temkinli davranmalıdır. Belirsizlik, disiplin cezasının değil, ceza verilmemesinin lehine yorumlanması gereken bir durum yaratır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 23 Ağustos 2024

0 Yorum

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp