Yargıtay: Boşanma - Terk - Ağır Kusur - Tazminat - Nafaka

Av. Fatih Tahancı 30 Oca 2019 7 dk okuma
Yargıtay: Boşanma - Terk - Ağır Kusur - Tazminat - Nafaka

2. Hukuk Dairesi         2018/1553 E.  ,  2018/13667 K. (Yargıtay: Boşanma - Terk - Ağır Kusur - Tazminat - Nafaka)

Özet Bilgi

  • Zamanaşımı Süreleri: Yoksulluk nafakası talebi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesine göre, talep dilekçeler aşamasında yapılmalı, aksi takdirde süresinde olmadığı gerekçesiyle "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilebilir.
  • Kusur Belirlemesi: Boşanma davasında, davalı kadının kusuru ispat edilemediği için, davacı erkeğin daha ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durum, tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önemlidir.
  • Tazminat ve Nafaka: Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Ancak, yoksulluk nafakası talebinin süresinde yapılmaması durumunda; talep reddedilebilir.
  • Cezalar ve Harçlar: Temyiz başvuru harcı olarak 176.60 TL ödenmiş, harcın iadesi talep edilebilir. Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açıktır.
  •  

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve velayet düzenlemesi yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile erkek yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazdara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; öğretmen olan erkeğin ... görev yaptığı ve tarafların ortak konutlarının burada bulunduğu sırada davacı-karşı davalı erkeğin eşinden habersiz tayinini isteyerek henüz bir yaşını dahi doldurmayan ortak çocuğu da alarak evi terk ettiği ve ... gittiği, davalı-karşı davacı kadının da erkeğin peşinden ... giderek ortak çocuğu alıp ... bulunan aynı zamanda lojman olan ortak konuta geri döndüğü, ancak erkeğin bu arada evdeki bir kısım eşyaları ... bulunan bir yurda bağışladığı, erkeğin iş arkadaşları da olan kadın tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere araya bazı kişilerin girerek eşyaların tekrar kadına teslim edildiği, daha sonra kadının çocuğu ile birlikte Kurtalan ilçesinde bulunan baba evine dönmek zorunda kaldığı, tarafların fiili ayrılığının bu şekilde başladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece kadına kusur olarak yüklenen "öğretmen olan eşinin tayininin ... çıkmasına rağmen eşi ile gitmeyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı ve birlik görevlerini yapmadığı" vakıaları ispatlanamamış olup, bu vakıalar kadına kusur olarak yüklenemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken hatalı kusur belirlemesi ile yazılı şekilde davalı-karşı davacı kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı erkek, davalı-karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olup, boşanmaya sebebiyet veren vakıalar aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu eşinin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Gerçekleşen bu duruma göre tarafların ekonomik ve sosyal durumları kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 4-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davacı erkek, davalı-karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olup somut olayda davacı-karşı davalı, erkek yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilecek yerde hatalı kusur belirlemesi sonucu erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 5-Davalı-karşı davacı kadın karşı dava dilekçesinde nafaka talebini saklı tutmuş, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından ve ön inceleme duruşmasından sonra tahkikat aşamasında ise kendisi için nafaka isteğinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak karşı tarafın "açık muvafakati" ve "ıslah" yolu ile iddia ve savunmalarını genişletip yahut değiştirebileceğine göre (HMK m. 141/1) açık muvafakatin ve ıslahın yokluğu halinde iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Davacı-karşı davalı erkeğin anılan talebe "açık muvafakatinin” olmadığı konusunda bir duraksama olmadığı gibi davalı-karşı davacı kadın tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah da bulunmamaktadır. O halde davalı-karşı davacı tarafın bu davada Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde gösterilen süreden sonra yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talep edemeyeceği gözetilerek yoksulluk nafakası talebi hakkında süresinde olmadığından bahisle "karar verilmesine yer olmadığına " şeklinde karar verilecek yerde yazılı olduğu üzere kesin hüküm oluşturacak şekilde talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Sinan'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 176.60 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Medine'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2018 (Çrş.)  

Boşanma Davasında Kusur Belirlemesi

Bu kararda kusur, tarafların evlilik birliğini zedeleyen davranışları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Mahkeme, tek bir olaydan değil, olayların bütününden hareket eder; eşlerin davranışlarının ağırlığını, zamanını ve sonuçlarını tartar. Kusur saptamasında delillerin takdiri önemlidir ve temyizde ancak açık bir değerlendirme hatası varsa müdahale edilir.

Terk Eden Eşin Kusuru

Terk eden eş, ortak yaşamı haklı neden olmaksızın ve eşin rızası dışında sonlandırdığında kusurlu sayılabilir. Bu karar, eşten habersiz tayin isteme, ortak çocuğu alarak evi terk etme ve fiili ayrılığı başlatma olgusunun kusur değerlendirmesinde etkili olduğunu gösterir. Terk, tek başına değil, ayrılığı hazırlayan davranışlarla birlikte değerlendirilir.

Ağır Kusur Nedeniyle Boşanma Halleri

Ağır kusur, evlilik birliğini temelinden sarsan davranışların diğer eşe göre belirgin biçimde daha yoğun olması halinde gündeme gelir. Kararda, hangi eşin olayların oluşumunda daha baskın kusurlu olduğu araştırılmıştır. Hakim, ortak hayatı çekilmez kılan hareketleri karşılaştırır ve ağır kusur sonucuna yalnızca somut olgular destekliyorsa ulaşır.

Karşılıklı Boşanma Davalarında Kusur Değerlendirmesi

Karşılıklı boşanma davalarında kusur, hem boşanma sonucunu hem de nafaka ile tazminat taleplerini doğrudan etkiler. Tarafların her biri kusur atfına itiraz edebilir; mahkeme ise hangi davranışın evlilik birliğini hangi ölçüde sarstığını belirler. Bu nedenle kusur belirlemesi, hükmün merkezinde yer alan belirleyici bir aşamadır.

Yoksulluk Nafakası Şartları

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın talebiyle gündeme gelir. Talep eden eşin kusur durumu, ekonomik koşulları ve boşanma sonrası geçim gücü birlikte değerlendirilir. Bu kararda reddedilen yoksulluk nafakası talebi, kusur ve mali durum ilişkisinin sonuç üzerinde etkili olduğunu gösterir; mahkeme, şartlar oluşmadığında nafaka yükümlülüğü kurmaz.

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Belirlenmesi

Maddi ve manevi tazminat, boşanmada daha az kusurlu veya kusursuz tarafın uğradığı zararların giderilmesi amacıyla istenir. Mahkeme, talebin kabulü için kusur farkını, zararın varlığını ve illiyet bağını inceler. Karar, tazminat taleplerinin otomatik kabul edilmediğini; kusur değerlendirmesiyle birlikte somutlaştırılması gerektiğini ortaya koyar.

Boşanma Davasında Velayet Düzenlemesi

Velayet, çocuğun üstün yararı esas alınarak belirlenir ve boşanma davasının en hassas konularından biridir. Bu kararda ortak çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı ve fiili bakım koşulları temyiz incelemesine konu edilmiştir. Mahkeme, tarafların kusurundan bağımsız biçimde çocuğun hangi ebeveyn yanında daha sağlıklı korunacağını değerlendirir.

Fiili ayrılık boşanmada nasıl değerlendirilir?

Fiili ayrılık, eşlerin aynı çatı altında yaşamayı bırakmasıyla ortaya çıkar; ancak tek başına her zaman kusur sonucunu belirlemez. Bu kararda fiili ayrılığın, eşten habersiz tayin isteme ve ortak çocuğu götürme gibi davranışlarla bağlantısı incelenmiştir. Hakim, ayrılığın kim tarafından başlatıldığını ve kimin devam ettirdiğini somut olayla birlikte değerlendirir.

Eşten habersiz tayin isteme neden kusur sayılabilir?

Eşten habersiz tayin isteme, ortak yaşam düzenini tek taraflı değiştiren ve aile birliğini zedeleyen bir davranış olarak kusur sayılabilir. Kararda öğretmen olan eşin, diğer eşe danışmadan görev yerini değiştirme sürecine girmesi özellikle değerlendirilmiştir. Bu tür eylemler, iletişimsizlik ve ortak karar alma yükümlülüğünün ihlali olarak görülür.

Ortak çocuğu alıp evi terk etmek ne sonuç doğurur?

Ortak çocuğu alıp evi terk etmek, boşanma uyuşmazlığında ağır kusur tartışmasını güçlendirebilir. Mahkeme, çocuğun götürülme biçimini, taraflar arasındaki haberleşmeyi ve bunun aile düzenine etkisini inceler. Bu karar, çocuğun birlikte yaşam düzeninin tek taraflı biçimde bozulmasının kusur değerlendirmesinde önemli bir olgu olduğunu göstermektedir.

Terk olayının kronolojisi neden önemlidir?

Terk olayının kronolojisi, hangi eşin önce ayrıldığını ve hangi davranışın sonrasındaki sonuçları doğurduğunu gösterdiği için önemlidir. Bu kararda olayların sırası, tayin isteme, taşınma, çocuğun götürülmesi ve ortak konuta dönüş girişimi üzerinden okunmuştur. Kronoloji, kusurun paylaşımını belirlerken soyut değerlendirmeyi somutlaştırır ve sonuca doğrudan etki eder.

Temyizde kusur ve velayet neden yeniden incelenir?

Temyizde kusur ve velayet, maddi vakıa ile hukuki sonuç arasında bağ kurulup kurulmadığı yönünden yeniden incelenir. Mahkeme, delillerin doğru değerlendirilip değerlendirilmediğini ve çocuğun üstün yararının gözetilip gözetilmediğini kontrol eder. Bu kararda temyiz itirazları büyük ölçüde reddedilmiş, yalnızca tartışılan bentler bakımından özel inceleme yapılmıştır.

Bu karar boşanma uygulaması için ne ifade eder?

Bu karar, boşanma davalarında kusurun soyut iddialarla değil, olayların sıralanması ve taraf davranışlarının karşılaştırılmasıyla belirlendiğini ortaya koyar. Terk, eşten habersiz tayin isteme ve ortak çocuğu alarak ayrılma gibi olguların sonuçları birlikte değerlendirilir. Ayrıca nafaka, tazminat ve velayet taleplerinin her biri kendi şartları içinde incelenir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Denetim

Fatih Tahancı · Denetlenme Tarihi: 23 Ağustos 2024

1 Yorum

M
Müzeyyen Gürtaş 2 Mar 2019

Merhaba, bir sorum olacaktı evleneli 1 yılı doldurmadı kocam rahatsızlandı hastaneye kaldırıldı yaklaşık 1 ay süreyle burada yattı. Bu sırada kayınvalidem kocama benim hakkımda olumsuz şeyler söyleyerek bana karşı kışkırttı. Kocam hastaneye refakatçi olarak bile gelmemi istemiyordu. Ben de ev hanımıyım geçim ve diğer ihtiyaçlarımı karşılayamadım için babamı köyden çağırdılarbeni götürmesi için ben de kocam iyileşene kadar köyde kaldım. Hastaneden çıkınca ise kocam ilk iş bana boşanma davası açtı terk sebebiyle. Bu konuda yardımcı olur musunuz?

Yorum Bırakın

Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır. Bilgileriniz üçüncü taraflarla paylaşılmaz.

Bizi Arayın Whatsapp