Ücret Alacağı Hesaplama : Hesaplama, Dava, Zamanaşımı, Faiz makalemizdesiniz. Ücret işçinin iş görme borcunun karşılığı olup, işverenin işçiye yönelik borçlarının en başında gelmektedir. Yapılan işin karşılığı olarak işçiye ödenen ücret, işçi ve ailesi için çoğu kez tek geçim kaynağıdır. Bu nedenle İş kanunumuzda yer alan düzenlemelerde ücretin işçinin eline tam olarak geçmesi amaçlanmış ve işçinin hak ettiği ücretin korunmasına ilişkin özel hükümler kabul edilmiştir.
Özet Bilgi
- Zamanaşımı Süresi: İşçilik alacakları için zamanaşımı süresi 5 yıldır.
- Ücret Alacaklarının Önceliği: İflas durumunda işçilerin alacakları, iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacaklar ile birlikte birinci sırada yer alır (İcra İflas Kanunu 206. madde).
- Faiz Hesaplama: Ücret alacakları davasında en yüksek mevduat faizi uygulanır. Faiz, işverenin temerrüde düştüğü andan itibaren işlemeye başlar.
- Aylık Ücret Hesaplama: Günlük brüt ücretin 30 ile çarpılmasıyla aylık brüt ücret hesaplanır. Kıdem ve ihbar tazminatları giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanır.
İşçilik alacağı İcra İflas Kanunumuzda ayrıcalıklı bir alacak olarak düzenlenmiştir. İcra İflas kanunumuzun 206. maddesine göre İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıra alacak olarak düzenlenmiştir. Bu kanun hükmüne göre işverenin iflası halinde devlet alacakları ve rehinli alacaklardan sonra kanunda belirtilen işçi alacakları gelmektedir.
Son 1 yıl aynı işyerine çalışmış olma şartı ile işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını ödemek amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu oluşturulmuştur. Bu fon ile işverenin ödeme güçlüğü yaşaması durumunda işçinin ücretinin korunması ve güvence altına alınması amaçlanmıştır.
MAAŞ ALACAĞI HESAPLAMA
İşçi alacakları davalarında hesaplamaya konu ücret kural olarak brüt ücrettir. Ücret hesaplamaları yapılırken günlük brüt ücretin 30 ile çarpılmasıyla aylık ücret hesaplanır. Günlük ücretin 30 ile çarpılmasıyla elde ettiğimiz ücret çıplak ücrettir. Çıplak ücretin üzerine süreklilik ve düzenlilik arz eden sosyal yardım ve benzeri ödemelerin ilave edilmesiyle giydirilmiş ücret bulunur. Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanırken giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılır, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti gibi ücretler ise çıplak ücret üzerinden hesaplanır. Buradaki önemli husus, yol yemek gibi sosyal yardım benzeri giydirilmiş ücrete dahil edilebilecek ücretler sadece iş günlerinde yapıldığından sadece 22 gün üzerinden hesaplanarak ücret alacağına dahil edilir.
GERİYE DÖNÜK MAAŞ FAİZ HESAPLAMA
Kural olarak, ücret alacağı davasında mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmaktadır. Bu oran TCMB tarafından açıklanmaktadır. Faizin başlangıcı ise, işverenin temerrüde düştüğü andır. Aylık ücret alacağı yani maaşın muaccel olma tarihi ay sonu olduğundan, maaşlarda ilgili ayın sonunda muacceliyet oluşur ve faiz de ancak bu tarihten itibaren başlar. Fazla çalışma, UBGT çalışma ücretlerinin alacakları ise doğdukları anda muaccel olduklarından bu tarihten itibaren faiz işlemeye başlayacaktır.
Ücret Nedir? Hukuki Güvencesi Nedir?
İş Kanunu 32. maddesi ücreti Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. şeklinde tanımlamıştır. Tanımdan da anlaşılacağı gibi ücret işçinin iş görmesinin karşılığı olarak işveren veya üçüncü kişiler tarafında ödenmesi gereken tutardır. İşçinin bir iş karşılığında hak ettiği ücretin ödenmesinden işveren sorumlu olmakla birlikte bazı iş yerlerinde üçüncü kişiler tarafından da ödenebilmektedir. Örnek olarak bazı eğlence mekanlarında veya turistik yerlerde ücret yüzdeler yoluyla müşteriler tarafından ödenebilmektedir.
Temel ücret prim, ikramiye, giyecek ve yiyecek yardımı gibi ek ücretleri yada yardımları kapsamayan ücrettir. Temel ücretin parayla ödenmesi gerekir. Diğer ek ücret niteliğinde olan prim, ikramiye, giyecek ve yiyecek yardımının eşya ile ödenmesi de mümkündür.
İşçinin bir iş karşılığı hak ettiği ücret kanunlarımız tarafından güvence altına alınmıştır. Ücretin korunması işçinin üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde de söz konusu olmaktadır. İş Kanunumuza göre işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Böylelikle işçinin ücretinin bir kısmının haczedilememesi ve başkasına devir veya temlik edilememesi öngörülmüştür.
İş Kanunu 62. maddesine göre Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz. İfadesi yer almaktadır. Bu hükümden anlaşılacağı gibi işveren iş sözleşmesinde yer alan haftalık çalışma saatini azaltması halinde işveren bu çalışma süresinin azalmasına dayanarak işçi ücretinde herhangi bir indirim veya eksiltme yapamaz.
İşçilik Ücretinin / Maaşının Hesaplanması / Miktarı
Taraflar iş sözleşmesi ile yapılacak işin karşılığı olarak ödenecek olan ücretin miktarını belirlemekte serbesttirler. Ancak işçiye yapmış olduğu işin karşılığı olarak ödenmesi gereken ücret, asgari ücret tutarının altında olmaması gerekir. İş sözleşmesinde yada toplu iş sözleşmesinde ücret ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmaması halinde asgari ücret tutarının altında olmamak üzere aynı nitelikte iş yapan kişilere ödenen emsal ücret ödenmelidir.
Uygulamada daha az vergi ve sigorta primi ödemek amacıyla işçiye ödenen gerçek ücretin daha düşük gösterildiği ve işçinin bordrosuna yansıtıldığı görülmektedir. İşçinin bu duruma itiraz etmemesi ücretin bu miktar olduğunu göstermez. Yargıtay’a göre işçinin yaptığı işin niteliği, hizmet süresi, iş tecrübesi ve iş yerinin özellikleri dikkate alınarak alabileceği ücret ilgili meslek odası veya işçi ve işveren sendikalarından sorularak ve diğer deliller ile değerlendirilerek işçinin gerçek ücreti belirlenmelidir.
İşçi Ücretinin / Maaşının Ödeme Yeri ve Şekli
İş Kanunu 32. maddesine göre Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Söz konusu kanun maddesi gereğince işçinin yaptığı işin karşılığı olarak ödenmesi gereken ücretin para ile ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle senetle, kuponla, hediye çeki veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.
Yine aynı maddenin devamında Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutabilir.
Ayrıca İş Kanunu 32/5 fıkrası ücretin ödenme yeri konusunda sınırlama getirmiştir. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamayacağını hüküm altına almıştır.
İşçi Ücretini / Maaşını Ödeme Zamanı
İş Kanunu 32/5 fıkrasına göre Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. Ayrıca iş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
Uygulamada bazı durumlarda işçiye ücretinden mahsup edilmek üzere avans verilebilmektedir. İş Kanununda avans kavramına yer verilmemekte söz konusu husus borçlar kanunda düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanun 406/4 maddesi İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlü olduğunu öngörmüştür.
İşçi Ücret / Maaş Kesme Cezası
İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde işçinin belirli davranışına karşı uyarı, ücret kesme cezası veya iş sözleşmesinin feshi gibi cezalar öngörülebilir. Bir disiplin cezası kapsamında işçinin ücret alacağının kesilmesi İş Kanununda belirli şartlara tabii tutulmuştur. İş Kanununu 38. maddesine göre işveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.
İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz. Bu nedenle işçinin yapmış olduğu davranışın karşılığı olarak verilen ücret kesme cezası ayda iki günlük ücretinden fazla olamayacaktır. Örneğin günlük 100 TL kazanan bir işçiye yapmış olduğu davranıştan dolayı en fazla 200 TL ücret kesme cezası verilebilecektir.
Ücret kesme cezasına ilişkin düzenlemeler kamu düzeni kapsamında olduğundan işçinin iş sözleşmesi ile bu hakkından vazgeçmesi yada kanunun belirlediği ücret kesme cezası tutarından daha fazla bir tutar belirlenmesi mümkün değildir.
İşçilik Ücretini Ödenmemesinin Hukuki Sonuçları / Dava Yolu
İşçinin bir iş karşılığı hak ettiği ücretinin ödenmemesinin bir takım hukuki sonuçları bulunmaktadır. Mücbir bir sebep bulunmadıkça yani önceden tahmin edilmesi mümkün olmayan bir sebep bulunmadıkça işveren işçinin ücretini ödemek zorundadır. İş Kanunun 32. maddenin 5. fıkrasına göre, “Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir”.
İş Kanunu 34. maddesine göre - Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. hükmü yer almaktadır. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Ücretin ödendiğine yönelik ispat yükü işverene aittir.
İşçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için işçinin ücret alacağının ödenmemesi gerekir. Bu ücret temel ücreti olabileceği gibi prim emeklilik ikramiyesi gibi ücret eklerinin ödenmemesi durumunda da işçi çalışmaktan kaçınabilir. İşçi alacağı ücreti ödenmediğinden iş görme borcunu yerine getirmeyen işçilerin, iş sözleşmeleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.
İş Kanunu 24/II-e maddesine göre İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi haklı nedenlere dayanarak iş sözleşmesini derhal fesh edebilir. Dolayısıyla ücreti ödenmeyen işçi haklı nedenlerle iş sözleşmesini fesh edip, bunun hukuki sonuçlarından faydalanır. Bu konuda işveren işçinin ücretinin bir kısmını ödemiş olması ya da hiç ödememesi bu hakkın kullanmasına engel değildir.
Ayrıca aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. Yani aynı işi yapan erkek ve kadın için işveren tarafından ayrı ücret tarifesi öngörülemez.
İlgili Makale: Emekli Maaşı Hesaplama (SGK, Bağkur, EYT) Emekli Aylığı Hesaplama
İşçi Ücreti / Maaşı Zamanaşımı
Yaptığı bir işin karşılığı olarak ücret almaya hak kazanan işçi bu hakkını belirli bir süre içerisinde talep etmesi gerekmektedir. Talep edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayarak bu hakkını kaybedecektir. İşçinin ücret alacağı iş kanunu 32. maddesine göre beş yıllık zamanaşımına tabiidir. Bu beş yıllık süre işçinin ücret alacağının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren başlar.
İşçi ücret alacağına ilişkin zamanaşımı süresi yapılan her çalışma karşılığında hak edilen ücret için ayrı ayrı belirlenecektir. Fazla çalışma ücreti alacağı için dava açıldığında açıldığı tarihten itibaren geriye doğru son 5 yıl içindeki fazla çalışma ücretleri hesaplanacaktır. İş sözleşmesinin devam etmesi bu sürenin başlamasına engel değildir. İşverenden fazla çalışma ücreti alacağının talep edilmesi zamanaşımı süresini kesen sebeplerden değildir.
Ücrete / Maaşa İlişkin Faiz
İşçinin yapmış olduğu işin karşılığı olarak hak ettiği ücretini zamanında ve tam olarak ödenmeyen işçi için gecikme faizi uygulanır. İş Kanunu 34. maddesinde ‘Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.’ hükmü yer almaktadır. En yüksek mevduat faizi uygulanacak ücret kapsamına temel ücretin yanında prim, ikramiye ve sosyal yardımlar gibi ücret ekleri de girmektedir. Bu nedenlerle işçinin yaptığı işin karşılığı olarak hak ettiği ücretin ödenmemesi halinde mevduata uygulanan en yüksek faiz oranları uygulanarak hesaplanır.
İşçi Ücreti / Maaşı Alacak Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
İşçi ücreti bir işçilik alacağı olduğundan bu konuda yaşanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Yaptığı bir işin karşılığı olarak ücret almaya hak kazanan işçinin bu alacağı işveren tarafından ödenmemesi veya kısmi ödenmesi halinde dava şartı olan arabuluculuk faaliyeti sonrası iş mahkemelerinde dava açmak gerekmektedir. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
İşçinin, ücret alacağına ilişkin iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
Ücret Alacağı Hesaplama Konusunda Sıkça Sorulan Sorular
Ücret Alacağı Nedir?
Ödenmeyen Maaş Faiz Hesaplama Nasıl Yapılır ?
İşçinin Gelmediği Gün Ücret Kesintisi Nasıl Yapılır ?
Gecikmiş Maaş ve Ücret Faizinin Başlangıcı
Geciken ücret alacaklarında faiz, alacağın doğduğu ve muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Aylık maaşlarda bu tarih kural olarak ilgili ücret döneminin sonudur. Fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarında ise her bir alacak kalemi doğduğu anda muaccel hale gelir. Bu nedenle faiz başlangıcı, alacak türüne göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
İş Mahkemesinde En Yüksek Mevduat Faizi Uygulaması
İşçilik alacaklarında mevduata uygulanan en yüksek faiz, özellikle ücret niteliğindeki alacakların geç ödenmesi halinde gündeme gelir. Uygulamada bu faiz türü, işverenin temerrüde düşmesiyle birlikte talep edilebilir. Para alacağı olan işçi haklarında, sözleşme veya özel bir kanuni düzenleme farklı bir faiz türü öngörmedikçe, bu oran üzerinden hesaplama yapılması esastır.
İşçi Alacaklarında Faiz Türleri Ayrımı
İşçi alacaklarında tek bir faiz tipi yoktur. Ücret alacaklarında mevduata uygulanan en yüksek faiz, kıdem tazminatında özel faiz rejimi, diğer bazı parasal alacaklarda ise kanuni faiz gündeme gelebilir. Alacağın niteliği, talep edilen dönemi ve muacceliyet tarihi birlikte incelenmeden doğru faiz hesabı yapılamaz. Her kalem ayrı değerlendirilmelidir.
Aylık Maaş, Fazla Mesai ve UBGT Alacaklarında Faiz Başlangıcı
Aylık maaş alacağı ay sonunda muaccel olur ve faiz bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Fazla mesai alacağı, çalışma saatinin tamamlandığı anda doğar. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti de çalışmanın yapıldığı gün itibarıyla muaccel hale gelir. Bu fark, işçi alacağı faiz hesaplamasında toplam tahakkuku doğrudan etkiler.
Geriye Dönük Maaş Ödemelerinde Faiz Hesaplaması
Geriye dönük maaş ödemelerinde her ay için ayrı faiz başlangıcı belirlenir. Toplu bir hesap yapılacaksa, ödenmeyen her dönem bağımsız alacak kalemi gibi ele alınır. Gecikme süresi, ücretin muaccel olduğu tarihten fiili ödeme tarihine kadar hesaplanır. Bu yöntem, işçi alacakları faiz hesaplamasında dönemsel doğruluğu sağlar.
İşçi Alacağı Faiz Hesaplamasında Dikkate Alınan Ücretler
İşçi alacağı faiz hesaplama işlemlerinde çıplak ücret, giydirilmiş ücret, prim, ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi kalemler ayrı değerlendirilir. Süreklilik taşıyan ödemeler giydirilmiş ücrete dahil edilebilir. Buna karşılık geçici ve düzensiz ödemeler her zaman hesaplamaya katılmaz. Faiz, hangi kalemin talep edildiğine göre belirlenir.
İşçi Alacaklarında Faiz Hesaplamasının Yargıtay Uygulaması
Yargıtay uygulamasında faiz başlangıcının alacağın türüne göre belirlenmesi gerekir. Ücret alacakları ile tazminat alacakları aynı şekilde ele alınmaz. Fazla çalışma ve UBGT alacaklarında alacağın doğum tarihi esas alınırken, aylık ücretlerde dönem sonu dikkate alınır. Bu yaklaşım, yargıtay ödenmeyen ücret faizi hesaplama tartışmalarında temel ölçüttür.
Ödenmeyen Maaşta Temerrüt Zamanı
Temerrüt, işverenin borcu vadesinde ödememesiyle ortaya çıkar. Aylık ücretlerde vade, çoğu durumda ilgili ayın sonudur. İşverenin ayrıca ihtara ihtiyaç duymadan borçlu hale geldiği durumlarda faiz otomatik işler. Bu nedenle ücret alacağı faiz hesaplama yapılırken sadece dava tarihi değil, borcun asıl vadesi de dikkate alınmalıdır.
Maaş Haczi ve Ücretin Korunması Nasıl Sağlanır?
Ücretin korunmasına ilişkin en önemli kurallardan biri maaş haczidir. Kural olarak ücretin dörtte biri haczedilebilir. Ancak nafaka alacakları, kanunda öngörülen özel alacaklar ve bazı istisnai durumlar bakımından bu sınırlama farklı uygulanabilir. İşçinin geçim güvencesi korunurken, kanuni istisnalar ayrıca değerlendirilir.
Ücret Haczinde Dörtte Bir Kuralı Hangi Durumlarda Değişebilir?
Dörtte bir kuralı genel ilke olmakla birlikte, maaşın niteliği ve alacağın türü önemlidir. Nafaka borçlarında daha geniş haciz imkânı doğabilir. Aynı şekilde bazı sosyal güvenlik veya kamu alacakları yönünden de özel hükümler gündeme gelebilir. Bu nedenle maaş haczi incelemesinde sadece oran değil, alacağın hukuki niteliği de dikkate alınır.
İşçi Alacaklarında Zamanaşımı ve Faiz İlişkisi Nasıldır?
Zamanaşımı, alacağın dava edilebilirliğini; faiz ise alacağın geç ödenmesinin mali sonucunu ilgilendirir. Zamanaşımı süresi içinde talep edilmeyen ücretler bakımından hak kaybı doğabilir. Buna karşılık süresi içinde açılan davalarda faiz, muacceliyet tarihinden itibaren hesaplanır. Bu iki kurum birlikte değerlendirilmeden sağlıklı sonuç elde edilemez.
İşçilik Alacaklarında İspat ve Bordro Kayıtları Neden Önemlidir?
Ücret alacağı hesaplamasında bordro, banka kayıtları, puantaj ve tanık beyanları birlikte incelenir. İşverenin ödeme yaptığını ispatlaması gerekebilir. Bordroda görünen tutar ile fiili ödeme arasında fark varsa, bu fark faiz hesabına da yansır. Özellikle eksik ödeme ve kesinti iddialarında belge düzeni sonuca doğrudan etki eder.
Ücretin Eksik Ödenmesi ile Hiç Ödenmemesi Arasında Faiz Farkı Var mıdır?
Ücretin eksik ödenmesi ile hiç ödenmemesi arasında faiz hesabı bakımından fark olabilir. Eksik ödemede yalnızca ödenmeyen kısım için faiz yürütülür. Hiç ödeme yapılmamışsa tüm alacak kalemi üzerinden hesaplama yapılır. Bu ayrım, iş mahkemesi faiz hesaplama taleplerinde alacak miktarını belirleyen temel unsurlardandır.
İşçi Alacaklarında Faiz Hesaplama İçin Hangi Alacak Kalemleri Ayrı Yazılmalıdır?
Ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ücreti, prim ve ikramiye kalemleri ayrı başlıklar halinde gösterilmelidir. Her kalemin muacceliyet tarihi farklı olabileceğinden faiz başlangıcı da değişir. Ayrı döküm, hem dava dilekçesinde hem de bilirkişi hesabında daha sağlıklı bir sonuç sağlar.
Ödenmeyen Ücret Faizi Hesaplanırken Hangi Tarih Esas Alınır?
Ödenmeyen ücret faizi hesaplanırken esas alınan tarih, ücretin ödenmesi gereken son gündür. Aylık ücrette bu tarih çoğunlukla ay sonudur. İşveren daha sonra ödeme yaparsa, faiz bu gecikme süresi boyunca işlemeye devam eder. Bu yöntem, işçi alacağı faiz hesaplama uygulamasında temel hesap mantığını oluşturur.
2 Yorum
ben isi biraktigim donemde asgari ucret 5250 tl civariydi mahkemeye verdim ve hala sonuclanmadi sonuclanmasi dahilinde o sirkette aldigim son maastan mi hesaplanir suankinasgati ucret uzerindenmi
Efendim .2 sene oldu iş mahkemeleri istinaf incelemesi yapılıcak dosya . 2021 deki asgari ücret ten hesaplama yapıldı ona mevduat faizi ile birlikte mi ödenecek
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.