Anayasa Mahkemesi 399 sayılı KHK kapsamında kamuda sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin işe alınma koşullarında 2018 yılında değişiklik yapılmış; buna göre
Özet Bilgi
- Zaman Aşımı Süresi: İdari yargıda genel dava açma süresi 60 gündür. Geçirilen süre sonunda açılan davalar, süre aşımı nedeniyle reddedilmektedir.
- Gerekli Belgeler: Güvenlik soruşturması/arşiv araştırması şartı artık aranmadığı için, bu süreçte herhangi bir özel belge talep edilmemektedir.
- Cezalar: Güvenlik soruşturması yaparak tesis edilen işlemler iptal edilecek ve ilgili kamu görevlilerinin hukuki ve cezai sorumlulukları doğacaktır.
- Yargıtay Kararları: Anayasa Mahkemesi'nin 19.02.2020 tarihli E:2018/91; K:2020/10 sayılı kararı, mevcut davalarda hüküm ve sonuç doğuracaktır.
KHK’nın 7. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (f) bendi ile güvenlik soruşturması/arşiv araştırmasının olumlu olması zorunlu hale getirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi (AYM) 19.2.2020 tarih ve E:2018/91; K:2020/10 sayılı kararıyla söz konusu hükmü iptal etmiştir. Böylece mevcut durum itibarıyla 399 sayılı KHK kapsamında sözleşmeli personel alımlarında güvenlik soruşturması şartı aranmayacaktır. AYM’nin bu kararı daha önceki kararlarıyla da uyumludur. Zira aynı gerekçelerle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki hükmü de iptal etmiş ve memurlar bakımından da artık güvenlik soruşturması yapılamaz hale gelmiştir. Öte yandan AYM, güvenlik soruşturmasının dayanağı olan 4045 sayılı Yasanın ilgili maddesini de geçtiğimiz günlerde iptal ederek konuyu daha ileri bir seviyeye taşımıştır.
İlginizi Çekebilir: Kötüniyet Tazminatı
Anayasa Mahkemesi 399 sayılı KHK yı iptal ederken şu gerekçeleri ileri sürmüştür:
“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen veriler kişisel veri niteliğindedir. Kural, kamu mercilerine bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması imkânı tanıması nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getirmektedir.
Anayasa’nın 20. maddesine göre kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Anayasa’nın 13. maddesinde de temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Söz konusu Anayasa maddeleri uyarınca kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını sınırlamaya yönelik kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir olması şarttır.
Kamu görevine alınmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerekir.
İlginizi Çekebilir: Güvence Hesabı Nedir
Kuralda güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvencelere yer verilmemiştir.
Güvence ve temel ilkeleri kanunla belirlenmeksizin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine izin verilmesinin Anayasa ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kuralın olağan dönemde Anayasa’ya aykırı olduğu yönünde yapılan tespit, kuralın olağanüstü dönemde Anayasa’ya aykırı olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirmeyi kapsamamaktadır.
Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 13. ve 20 maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.”
ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARININ MEVCUT DAVALARA ETKİSİ
AYM’nin bu kararı mevcut davaları doğrudan etkileyecektir. Bu davalar hangi aşamada olursa olsun yargı organları AYM’nin bu kararını dikkate alarak karar vereceklerdir. Zira müstakar Danıştay içtihatlarında, AYM’nin iptal kararlarının mevcut davalarda hüküm ve sonuç doğuracağı, bunun hukuk devleti ve anayasanın üstünlüğü ilkesinin bir sonucu olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla idare mahkemesi aşamasında ise iptal, istinaf aşamasında ise istinaf talebinin kabul edilmesi, Danıştay aşamasında mahkeme kararının bozulması sonuçlarını doğurur. 657 sayılı Yasa bakımından iptal sonrasında gerek idare mahkemeleri gerekse bölge idare mahkemeleri devam eden davalar bakımından davacılar lehine karar vermişlerdir.
ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARININ SÜRESİ İÇİNDE DAVA AÇMAYANLAR YA DA AÇILIP DA SÜREDEN REDDEDİLEN KİŞİLERE ETKİSİ
İdari yargıda genel dava açma süresi 60 gündür. Bu süre geçirildikten sonra açılan davalar, süre aşımı nedeniyle reddedilmektedir. Ancak yeni bir hukuki durumun doğması halinde bireylerin idareye başvurarak bu doğrultuda yeni karar verilmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Danıştay içtihatlarında da bu durum kabul edilmektedir. İdare tarafından yeniden tesis edilecek işlem üzerine 60 gün içinde yeni bir dava açılması mümkündür. İdare açıkça bu talebi reddedebileceği gibi, 60 gün boyunca cevap vermeyerek zımnen de reddedebilir.
Kural olarak Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümemektedir. Ancak bu ilke hukuk düzeni ve güvenliğinin bozulmaması için getirilmiş olup hak yaratan durumlar bakımında iptal kararları geriye yürümektedir.
Yukarıdaki iki paragraftan şu sonuca varılabilir; Anayasa Mahkemesinin 399 sayılı KHK’nın ilgili maddesini iptal etmesi sonucu artık yeni bir hukuki durum bulunmaktadır. Geçmişte bu madde nedeniyle kamu hizmetine giremeyen kişiler bu iptal kararı üzerine idareye başvurup işe alınma talebinde bulunabilir ve bu talebin reddi üzerine 60 gün içinde yeni bir dava açabilir.
TBMM BU KONUDA YENİ BİR YASA YAPAR MI ?
AYM verdiği iptal kararında güvenlik soruşturmasının hiç yapılmamasını değil yapılması usulünü hukuka aykırı bulmuştur. Dolayısıyla TBMM bu konuda iptal kararında belirtilen eksiklikleri giderecek yeni bir yasal düzenleme yapabilir. Bu yasanın mevcut davalar bakımından etkisinin olup olamayacağı ise ancak yasanın incelenmesi sonucu anlaşılabilir.
İDARELER GÜVENLİK SORUŞTURMASI YAPABİLİR Mİ ?
İdareler 399 sayılı KHK kapsamında personel istihdam ederken artık bu iptali gözetmek zorunda olup güvenlik soruşturması yapamazlar. Güvenlik soruşturması/arşiv araştırması yapılarak tesis edilen bir işlem hem idari yargıda iptal edilecek hem de ilgili kamu görevlilerinin hukuki ve cezai sorumlulukları ortaya çıkaracaktır.
399 Sayılı KHK Kapsamında Güvenlik Soruşturması Şartı
399 sayılı KHK kapsamında güvenlik soruşturması şartı, sözleşmeli personel alımında adayın geçmişine ilişkin idari inceleme yapılmasını ifade eder. 2018’de getirilen düzenleme, arşiv araştırması veya güvenlik soruşturmasının olumlu olmasını işe giriş şartı haline getirmişti. Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla bu zorunluluk kaldırılmıştır. Bu nedenle güncel durumda şart, 399 sayılı KHK sözleşmeli personel alımlarında uygulanmaz.
399 Sayılı KHK İptal Kararının Sonuçları
399 sayılı KHK iptal kararı, güvenlik soruşturması şartını Anayasa’ya aykırı bularak yürürlükten kaldırmıştır. Kararın fiili etkisi, idarenin bu şartı tek başına aday eleme nedeni yapamamasıdır. Başvurularda kurumlar kimlik, diploma, hizmet koşulları ve ilan şartlarını inceleyebilir; ancak güvenlik soruşturması sonucu tek başına ret gerekçesi olamaz. Böylece işlem, genel alım koşullarına göre yürütülür.
399 Sayılı KHK Sözleşmeli Personel Alımında Güncel Durum
399 sayılı KHK sözleşmeli personel alımında güncel durum, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartının genel kural olarak aranmadığı yönündedir. İptal kararından sonra idare, adayları bu nedenle doğrudan eleyemez. Ancak kanun koyucunun yeni ve açık bir düzenleme yapması halinde uygulama değişebilir. Mevcut tabloda başvurular, ilan şartları ve genel mevzuat çerçevesinde değerlendirilir.
399 Sayılı KHK Kapsamında Memur Kavramı
399 sayılı KHK memur nedir sorusu, teknik olarak doğru bir ayrımı gerektirir. 399 sayılı KHK, klasik anlamda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki memurları değil, kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan sözleşmeli personeli düzenler. Bu nedenle statü, iş güvencesi ve atama usulleri bakımından farklıdır. Güvenlik soruşturması tartışması da bu sözleşmeli statü üzerinden yürütülmüştür.
399 Sayılı KHK ile 657 Sayılı DMK Arasındaki İlişki
399 sayılı KHK ile 657 sayılı DMK arasındaki ilişki, kamu personel rejiminde farklı statülerin aynı güvenlik soruşturması tartışmasına tabi olabilmesidir. 657 sayılı Kanun memurları, 399 sayılı KHK ise sözleşmeli personeli düzenler. AYM, her iki düzenlemedeki güvenlik soruşturması hükmünü de iptal ederek benzer anayasal gerekçeyi uygulamıştır. Böylece kişisel veri ve özel hayat güvencesi öne çıkmıştır.
4045 Sayılı Kanunun Önemi
4045 sayılı Kanun bu konuda önemlidir, çünkü güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının genel dayanaklarından biri olarak kullanılmıştır. Ancak sadece dayanak kanunun varlığı yeterli değildir; uygulamanın kapsamı ve güvenceleri de açık olmalıdır. AYM’nin yaklaşımı, hangi verinin toplanacağı, kimlerin erişeceği ve ne kadar saklanacağı belirlenmeden müdahale yapılamayacağı yönündedir. Bu nedenle kanuni çerçeve dar yorumlanır.
Güvenlik Soruşturması Nedeniyle Elenen Adayların Başvuru Yolları
Güvenlik soruşturması nedeniyle elenen adaylar, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek idari başvuru ve dava yollarını kullanabilir. İptal kararından sonra, devam eden dosyalarda mahkemeler somut olayı ve işlemin dayanağını değerlendirir. Aday, yeniden değerlendirme talep edebilir. Eğer başvuru reddi yalnızca iptal edilen güvenlik soruşturmasına dayanıyorsa, işlemin iptali yönünde güçlü bir hukuki zemin oluşur.
Devam eden davalarda AYM kararı nasıl uygulanır?
Devam eden davalarda AYM kararı, mahkemelerin iptal edilen hükmü esas almamasını gerektirir. İptal kararları kural olarak geleceğe etkili olsa da derdest yargılamalarda hukuki değerlendirmeyi doğrudan değiştirir. Bu nedenle aday, güvenlik soruşturması nedeniyle reddedilmişse dosyada artık bu koşulun geçerli olmadığı ileri sürülebilir. Mahkeme, işlem tarihini ve yürürlük durumunu birlikte inceler.
Geçmişte elenen adaylar için iade veya yeniden değerlendirme mümkün mü?
Geçmişte elenen adaylar için iade veya yeniden değerlendirme, işlemin kesinleşme durumuna ve başvuru süresine bağlıdır. İptal kararı, otomatik olarak herkesin göreve alınması sonucunu doğurmaz; ancak hukuka aykırı ret işlemlerine karşı yeni değerlendirme talebini güçlendirir. Aday, uygun süre içinde dava açmışsa iptal istemi daha etkili olur. Kesinleşmiş işlemlerde ise ayrı hukuki yollar gündeme gelir.
Başvuru sürecinde idare hangi işlemleri yapabilir?
Başvuru sürecinde idare, ilan koşullarını, eğitim durumunu, sınav sonucunu ve gerekli belgeleri inceleyebilir. 399 sayılı KHK güvenlik soruşturması iptalinden sonra, aday hakkında ayrıca güvenlik soruşturması yapıp bunu zorunlu eleme kriteri olarak kullanamaz. Buna karşılık kimlik teyidi, adli sicil kaydı talebi veya eksik evrak kontrolü gibi işlemler mevzuatın izin verdiği ölçüde sürdürülebilir. Yetki, açık kanuni sınırlarla kullanılmalıdır.
İptal kararının yürürlük tarihi neden önemlidir?
İptal kararının yürürlük tarihi önemlidir, çünkü hangi tarihten itibaren güvenlik soruşturması şartının uygulanamayacağını belirler. AYM kararları kural olarak Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra hüküm doğurur ve uygulamayı etkiler. Bu tarihten sonra yapılan alımlarda idare, iptal edilen hükme dayanamaz. Önceki işlemlerde ise işlem tarihi, dava süresi ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.
İdare güvenlik soruşturması yerine hangi ölçütleri kullanır?
İdare güvenlik soruşturması yerine, ilan edilen nitelikleri ve objektif başvuru koşullarını kullanır. Mezuniyet, deneyim, sınav puanı, yaş, belge tamlığı ve pozisyonun özel şartları değerlendirme ölçütü olur. Güvenlik soruşturması yerine keyfî bir eleme yapılması mümkün değildir. Kişisel verilerin işlenmesi ise ancak açık kanuni dayanakla sınırlı kalabilir. Bu yaklaşım, kamu personeli alımında hukuki öngörülebilirliği artırır.
399 sayılı KHK kapsamındaki sözleşmeli personel ile memur arasındaki fark nedir?
399 sayılı KHK kapsamındaki sözleşmeli personel ile memur arasındaki fark, statünün kaynağı ve hizmet ilişkisinin niteliğidir. Memurlar 657 sayılı Kanun’a tabi iken, 399 sayılı KHK kapsamındaki kişiler sözleşme esasına göre çalışır. Bu fark, işe alım şartlarında ve disiplin rejiminde sonuç doğurur. Buna rağmen kişisel veri güvenceleri her iki grup için de anayasal koruma altındadır.
Bu karar kişisel veri ve özel hayat bakımından ne ifade eder?
Bu karar kişisel veri ve özel hayat bakımından önemli bir sınır koyar. AYM’ye göre güvenlik soruşturması, bireyin özel yaşamı ve sosyal çevresi hakkında veri toplanmasına yol açar. Bu nedenle hangi bilginin alınacağı, kimlerin erişeceği ve ne kadar süre saklanacağı açıkça düzenlenmelidir. Belirsiz bırakılan yetki, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını zedeler ve keyfiliğe yol açabilir.
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum Bırakın
Sorunuz veya görüşünüz için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.